Küçük Prens ve Özeti Antoine De Saint-Exupery

Bu Eser 30.01.2014 Tarihinde Haftanın Yazısı Seçilmiştir



 

  • Küçük Prens
  • Yazar: Antoine De Saint-Exupery
  • Çevirmen: Sumru Ağıryürüyen

 

ESER HAKKINDA

Yazıda , Küçük Prens (Le Petit Prince), Antoine de Saint-Exupéry ‘  romanı ve kitabı  hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazar Antoine de Saint-Exupéry hayatı,  diğer romanları,  Küçük Prens (Le Petit Prince), Antoine de Saint-Exupéry  adlı eserden alıntılar, eser hakkında yorumlar, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi yazar ve eseri arasındaki ilişkiler yer almaktadır
 
ESER VE YAZAR HAKKINDA
 
Küçük Prens (Fransızca: Le Petit Prince), Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry ‘in yazdığı 1943'te yayımlanan bir hikâyesidir.  Aktarılan bilgilere Antoine de Saint-Exupéry bu hikâyeyi New York'ta bir otel odasında yazmıştır. [1] [2]
Antoine de Saint-Exupéry Küçük Prens adlı eserinde bir çocuğun gözünden büyükleri anlatmıştır. Eser aynı zamanda bir pilot olan Antoine de Saint-Exupéry’in mesleğinden de izler taşır. 
 
Antoine de Saint-Exupery hem yazar hem de bir pilottu ve 2. Dünya Savaşı sırasında hava postacılığı yapıyordu. 1935 yılında 150 bin frank ödüllü bir hız rekoru denemesinde uçağıyla birlikte Sahra Çölü’nün ortasına düşmüştü. Saint-Exupery bu çölün ortasında Andre Prevot adındaki bir teknisyeniyle dört gün boyunca kalmış ve bir Bedevi tarafından kurtarılmıştı.
 
Saint-Exupery’nin bu rekor denemesi dünya edebiyatında özel bir yeri olacak eserin ilhamı oldu.  Küçük Prens adlı eserin konusu bu olayı anımsatan bir öykünün konusudur.  Eser: Sahra Çölü'ne düşen pilotun Küçük Prens'le karşılaşması ve Küçük Prens'in ağzından insanların hatalarını, aptallıklarını, büyüdükleri zaman unuttukları basit çocuk bakışını bizlere aktarmaktadır.
Küçük Prens” Sahra Çölü’ne düşen bir pilotun, B-612 adlı asteroitten gelen bir prensle arasındaki konuşmalar üzerinde kurgulanmıştır. “Araştırmacılar Saint-Exupery’nin karısı Consuelo de Saint-Exupery’nin “Küçük Prens”e ilham verdiğini söyler. Consuelo da “Küçük Prens”in gezegeni gibi volkanlarla dolu olan El Salvador’da yaşamaktadır. Küçük Prens’in asteroitindeki gülü sürekli korumaya çalışması ve gülün bitmeyen istekleri, yazarın karısıyla arasındaki ilişkiyi anlattığı söylenir.”[3]
 
Eser pek çok dünya diline çevrilmiş, eserin ilk baskısı yazarın yaptığı çizimler ve resimlerle süslenmiştir. Kitap dünya üzerinde 250’den fazla dile çevrilmiş[4] ve dünyanın her yerinde satış rekorları kırmıştır. “Kitabın dünya üzerinde 140 milyondan fazla satıldığı tahmin ediliyor. Kitap, İncil, Kuran, Komünist Manifesto, “İki Şehrin Hikâyesi” ve “Yüzüklerin Efendisi’nden sonra en çok okunan kitap olduğu kabul edilmektedir.
 
Sinemada 11 filmi çekilen kitabın dokuz tiyatro oyunu oynanmış Fransa’da 50 Franklık banknotları üzerine Küçük Prens resimleri basılmıştır.
Eserdeki olaylara ve kişilere ithaf en 1975’te keşfedilen bir asteroite Saint-Exupery adı verilirken 1993’te de bulunan bir asteroite “Küçük Prens”in yaşadığı asteroit olan B-612’den esinlenerek 46612 Besixdouze adı verildiği gibi, 2003’te keşfedilen bir asteroide ise Petit Prince (Küçük Prens) adları verilmiştir. 2002’de Dünya’ya zarar verebilecek astroidleri izleyen vâkıfa da  “B-612 Vakfı” adı verilir. Tüm bunlar eserin yarattığı etkileri ortaya koyması bakımından oldukça manidardır.
 Eser pek çok seçici tarafından dünyanın en iyi kitapları arasında gösterilmiş Le Monde’nin yaptığı Yüzyılın Yüz Kitabı listesine de seçilmiştir. [5] Türkçeye de çevrilen eserin yayın hakkı, 1988 yılından bu yana sadece Mavibulut  Yayınları'a aittir. Eser bu yayınevi tarafından zaman zaman basılmaktadır.
 
Küçük Prens Özeti 
 
Kitabın yazarı çocukluğundan beri büyüklerin hayatını gözlemlemekte çok derin hayaller kurmaktadır. Büyüklerin yaşam koşullarından dolayı hayal kuramadıklarını, sıkıntılar yüzünden yaratıcılık yeteneklerini kaybettiklerini ve mutlu olamadıklarını anlamıştır.
 
Yazar, kendi dünyasında çeşitli hayaller kurmakta bu hayallerini de kendince resimlere dökmektedir. Nihayetinde bir fil' i yutan boğa yılanı resmini yapmış, tanıdığı herkese bu resmi göstermiş ama kimse onun ne yaptığını bir türlü anlamamıştır.  
Bir Pilot olan yazarımız bir gün çağına binip Afrika üzerinde uçarken uçağı bozulmuş ve çölde kalmıştır. Yanında çok az yiyecek ve içeceği bulunmaktadır. Bir müddet sonra bir sesle uyanır.  Karşısında bir başka gezegenden gelen ilginç ve minik biri durmaktadır.  Bu minik kişi gezegeninde tek başına yaşamakta olan Küçük Prens’tir.
Küçük Prens yazara bir koyun resmi çizmesi için rica eder. Kahramanımız herkese çizdiği ama kimsenin anlamadığı çizdiği o resmi gösterir. Küçük Prens bunun fil' i yutan yılan olduğu söyleyerek ondan bir koyun resmi çizmesi için yeniden ricada bulunur.
 
Bu sefer çizdiği resmi Prens’in çok hoşuna gitmiştir.  Böylece Küçük Prens ona kendi öyküsünü anlatmaya başlar. Küçük Prens ona yaşadığı gezegende biri sönmüş ikisi de lavlar püskürten üç tane yanardağ ile başka hiçbir yerde olmayan nadide bir çiçek de vardır.  Bu gezegen ormanlarla kaplı küçücük bir gezegendir.  Küçük Prens pilota gezdiği gezegenleri, tanıştığı insanları, onların mesleklerini, onlarla yaşadığı ilginç anıları ve gördüklerini tek tek anlatır.
Gittiği gezegenlerdeki insanları anlatır. Bunlardan birinde “her şeyi yönettiğini ve kontrol ettiğini düşünen bir krala, diğerinde kendini beğenmiş bir adama, bir başkasında sayılar, paralar ve hesaplamalarla uğraşan bir iş adamına, sürekli olarak içki içen bir sarhoşla karşılaşmıştır. Bu insanların hepsi başka gezegenlerde olsalar bile kendilerini mutsuz etmek için ellerinden gelen her şeyi yapan bu dünyadaki insanlara ve özelliklerine benzemektedir. Küçük Prens en sonunda bir kâşife rastlamış kâşif de onu bu dünyaya göndermiştir. Böylece Küçük Prens gezdiği yedinci gezegen dünya olmuş, buraya gelir gelmez de bir tilkiyi evcilleştirmiştir.
 
Küçük Prens bu tilkiden öğrendiği bir sırrı yazara anlatır. “ İnsan en iyi yüreğiyle görebilir. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.
En sonunda Küçük Prens kendi gezegenine gitmesi gerektiğini söyleyerek ayrılır . Kahramanımız da uçağını çalıştırıp tekrar  evine döner.
 
ESERİN BAZI BÖLÜMLERİ [6]
 
( Alıntı: adresi ve Tam metin : https://www.otostopcu.org/kucuk-prens/)
 
Bölüm 1
Altı yaşındayken Gerçek Öyküler adlı. Balta girmemiş ormanlardan söz eden bir kitapta korkunç bir resim görmüştüm. Boa yılanının bir hayvanı nasıl yuttuğunu gösteriyordu. Resmi yukarıya çizdim.
    Kitapta şunlar yazılıydı: "Boa yılanı avını bütün halinde çiğnemeden yutar. Ondan sonra hiçbir yere kımıldayamaz ve altı ay süren sindirimi boyunca uyur."
    Balta girmemiş ormanlar üzerine uzun uzun düşündüm bunları okuyunca. Sonra da biraz çaba ve renkli kalemle ilk resmimi yaptım. İşte l numaralı resmim aynen şöyleydi:..................
 
Küçük prens
    Sanat yapıtımı büyüklere gösterdim. Korkup korkmadıklarını sordum. "Korkmak mı?" dediler. "Şapkadan mı?"
    İyi ama, şapka resmi yapmamıştım ki ben. Fili yutmuş olan bir boa yılanı resmi yapmıştım. Ama büyükler anlamadığı için onlara bir resim daha yaptım. Büyükler açık seçik görüp anlasınlar diye fili yutmuş olan yılanın içini çizdim. Şu büyüklere her şeyi tek tek açıklamak gerekir hep. 2 numaralı resmim de şöyle oldu:.................
 
 
[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Prens
[2] https://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=116999
[3] https://www.milliyet.com.tr/-kucuk-prens-in-70-yillik-hayati/cumarte
[4] https://www.milliyet.com.tr/-kucuk-prens-in-70-yillik-hayati/cumartesi/hab
[6]  https://www.otostopcu.org/kucuk-prens/
 
 
 






EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016