MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
MİNYATÜR NASIL YAPILIR ?
Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen

 

MİNYATÜR NASIL YAPILIR ?


Minyatür  için gerekli malzemeleri kısaca sıralamak gerekiyor.
Aherli kağıt, hint kağıdı, kalın(300gr.)kağıt (piyasada pek çok çeşit var)
23 ayar kırmızı, 22 ayar sarı ve yeşil varak altın. Beyaz altın. (Bunlar defter şeklinde satılıyor ve bulması çok kolay fakat sahtecilik bu sektöre kadar gelmiş. Bildik yerlerden almak gerekiyor.)


Çok ince, samur sulu boya fırçaları. (3 sıfır, 4 sıfır, 7 sıfır numaralı fırçalar ideal) Bulunabilirse-İran da var-yeni doğmuş kedi tüyünden yapılan fırçalar. (Bunlar hayvana zarar vermiyor. İki üç tel kullanılıyor sadece.)

Şişede veya tüpte guaj boyalar.
Arap zamkı(altın ezmek için)
Jelatinli su(Altını kağıda sürerken yapışsın diye)
Karabiberden yapılan su.(Guaj boyaların renkleri mat olmasın diye)

 
Minyatürde hangi konu işlenecekse ilk önce o konunun en önemli kişisi veya objesi tespit edilir. Bu önemli kişi/obje, kağıdın merkezine ve büyük olarak yerleştirilir. Diğer kişi ve objeler merkezdeki önemli kişi/objeden daha küçük olarak kağıdın sınırları içinde sabitlenir. Hiçbir obje bir diğerini kapatmamalı. Bu yardımcılar yan yana bile dizilebilir. Kağıtta boş kalan yerler çiçekler, bulutlar ve hayvanlarla zenginleştirilir.

Miyatürde perspektif ve ışık gölgelendirmesi yapılmaz. Unutulmaması gerekir ki, MİNYATÜR  , ışık, gölge ve perspektif(boyutlandırma) verilmeden yapılan resim sanatıdır. Manzaranın en uzak köşesindeki bir ayrıntı bile en ince detayına kadar çizilir.

 Kompozisyon çizilip bittikten sonra nerelerde altınlama yapılacaksa o bölümler tesbit edilir ve altınlanır. İlk önce Altınlama yapılır ki, parlatma sırasında boyalar çizilip bozulmasın. Altın  için tercih edilen bölümler, gökyüzü(beyaz altın), nehir(beyaz altın), insanların kıyafetlerindeki kemer, düğme gibi detaylar, elbise üstündeki tezhipli kısımlar, atların başlıkları ve eyerleri, çiçeklerin orta kısımlarıdır.

Altınlanma bittikten sonra, mühre ile parlatılır ve (tercihen) is mürekkebi ile kontürlenir. Sıra, guaj boya ile renklendirilecek bölümlere gelir.

 Miyatür iustası Ömer Faruk Atabek’in, minyatür yapımı hakkındaki şu yazısı, bu sanatın yapımı sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini çok güzel anlatmıştır:


 Miyatür ün özellikleri nelerdir? 

Minyatürde perspektif yoktur. Figürler birbirini kapatmaz. Geride kalanlar yukarı doğru çizilerek ön ve arka oluşturulur. Kişilerin önemine göre orantı kurmak, manzara ve mimari yapılarda boy farkı yaratmamak, detayları bütünüyle göstermek, altın ve gümüş kullanmak başlıca özellikleridir.


Minyatür belge niteliği taşır mı? 

http://www.10marifet.org/imaj/saatoniki/kulturminyatr.jpg

 MİNYATÜR aynı zamanda belge niteliği de taşır. Belge niteliği taşımasının sebebi şudur: Padişahlar saraylarda nakışhaneler kurmuşlar. Bunları ikiye ayırmışlar: Nakkaşhane Rum, Nakkaşhane Acem. Nakkaşhane Rum: Daha ziyade belgesel minyatürleri yapan  Sanatıçılardır.

Nakkaş hane Acem: İranlı minyatürcüler değil, yine Osmanlı Minyatür sanatçılarıdır. Fakat İran tarzı minyatür yapıyorlar. Biliyorsunuz İranlılar biraz abartılıdır. Belgesel olmayan konuları, efsaneleri, tasvirleri yapan, yani istediği gibi at oynatabilen sanatçılar oluyor.

Minyatür belge niteliği taşıyorsa, minyatür sanatçısı tarihi olaylara da vâkıf olması gerekir değil mi?

Minyatür belge niteliği taşıyor dedik. Tarihi olayları kitaplarda okuduklarımızla yetinmeyip, minyatüre de bakıyoruz. Onlardan da bilgi elde ediyoruz. Günümüzde bir minyatür yapılacak, belge niteliği taşıyacak ise, muhakkak ki yapımcısı o konuyu çok iyi bilmesi lazımdır. Şöyle ki; Mimar Sinan Süleymaniye camisini yapmış, açılış merasimi olacak.

Cihan padişahı Kanûnî Sultan Süleyman geliyor ve anahtarı Sinan'a veriyor. Bunun şerefi sana ait olacak diyor. Minyatürde bu olayı belgelemek istediğiniz zaman;Kanûnî Sultan Süleyman 'ın merasim K aftanını , Kavuğunu, Mimarbaşının yine aynı şekilde merasim kaftanını, Padişahın karşısında bir kişinin nasıl vaziyet aldığını bilmek zorundasınız. Bu arada Kur'an tilavet edilmesi gerekir. Şeyhulislâmın da bu açılışta bulunması lazım gelir.


http://www.hayatname.com/dergi/wp-content/uploads/gurgenburanlar_minyatur.jpg http://www.bilgilik.com/images/min2.jpg
Bu olay hangi asırda geçmiştir?

16. Yüzyılda.

O zaman minyatür sanatımızda hangi renkler kullanılmaktaydı?

Olanları kullanmak mecburiyetindesiniz.
Cetvelleme düzeni nasıldı?
Onu bilmeniz icap eder.
Minyatür içerisinde yazı var mıydı, yok muydu o zamanın tekniğinde, üslubunda? Onu bileceksiniz. Bunları kâmilen bildikten sonra o minyatürü o sanatçı yapma hakkına sahiptir. Minyatür sanatçısı, saydığımız bu hususları inceden inceye tetkik etmesi lazımdır. Resim gibi, ben yaptım oldu denemez. Bu usul, Nakkaşhane Rum'un yapmış olduğu, günümüze kadar intikal eden bir kuralıdır. Bunu değiştirmeye kimsenin hakkı yoktur.

Minyatür sanatçısı, işlediği konunun detaylarına riayet etmek zorunda mıdır?

Elbette riayet etmek zorundadır. İki sevgili bir ağacın altında oturmuş evlenmeyi konuşuyorlar. O altında oturduğu ağaç, tomurcuklu çiçekler açan ağaç olur. Bu bir şeyin başlangıcıdır. Henüz meyve vermemiştir. Bu kimseler çocuklarıyla geldi, çocuklar oynaşıyor. Karı koca sohbet ediyor. Ağacı çiçekli yapamazsınız. Meyve koyacaksınız ağaca. Çünkü olay meyvesini vermiştir. Ama aradan zaman geçmiş, hanım ölmüş, çocuklar ayrılmış gitmiş, eski hatıraları canlandırmak için ağaca yaslanmış. Ağacın artık toprağa dönüşümü vardır. Yapraklar sararmış, ne çiçek açtırırsınız, ne meyve koyabilirsiniz. Bir kına gecesi yapılıyor. Oğlan evi geliyor, kız evi geliyor. Bir bahçede ağaçlar birbirine yaklaşır. İkisi de çiçek açar. Kız tarafının ki kırmızı, oğlan tarafının ki mavi çiçekler olur. Ağacın dallarını ve meyvelerini aynı renk yapamazsınız. Yani, minyatürün dikkat isteyen bir ruhaniyeti vardır. Bir öğrencim dedi ki: \"Derede çamaşır yıkayan kadınları yapacağım.\" İyi de sen hiç derede çamaşır yıkadın mı? Yıkamadım dedi. Yıkayanları da gördün mü? Görmedim dedi. Öyleyse kusura bakma yapamazsın, dedim. Minyatürü yapan bir kimse o olayı çok etüt etmesi, bilmesi, yaşaması, o ruhla yaklaşması icap eder. O ruh olmadığı zaman resim olur o. Öğrencilerimiz bu çalışmaları yaptığı zaman minyatür yapmıyorlar, aynı zamanda bilgi sahibi oluyorlar. Bu çok güzel bir şey. Geleneksel sanatlarımız içinde birinci sırayı hüsn-i hat alır. İkinci; minyatür sanatı gelir.



GÜNÜMÜZDE MİNYATÜR.
 
Günümüzde Minyatür sanatı diğer geleneksel sanatlarımızda olduğu gibi rahmetli Hocamız Ord. Prof. Dr. Süheyl ÜNVER'in büyük çabalarla yaptığı araştırmalar sonucu elde ettiği bilgileri öğrencilerine aktarmasıyla iyi yönde gelişme göstermeye başlamıştır. Bu atölye de yetişen hocaların nezaretin de yeni atölyeler kurulmuştur. Bu atölyeler de eski örneklerden esinlenerek yapılan çalışmalar olduğu gibi tamimiyle günümüz folkloründen, edebiyatımızdan ve klasik mimariden yola çıkılarak yapılan tasarımlar beğeni ile izlenir.

Minyatürü yapılacak konu tespit edildikten sonra konunun içeriğine göre en önemli kişi veya objenin merkez olduğu bir sistem içinde diğer elemanlar hiyerarşik bir düzende yerleştirilir. Işık gölge kaygısı olmadan anlatılmak istenen konudaki bütünlüğü bozmayacak şekilde tüm obje veya kişiler birbirini kapatmayacak düzende çizilir. Yardımcı motiflerle (ağaç, çiçek, dağ, yer bitkisi gibi) zenginleştirilir. Minyatür boyanırken eğer altın sürme olarak yapılacaksa parlatma sırasından boyaların bozulmaması için önce altın sürülür, parlatılır. Ufuk hattı denilen dağ, tepe gibi gökyüzü ile sınır teşkil eden bölümden başlanarak tercih edilen renklerle boyanmaya devam edilir.

Minyatür sanatıyla ilgilenen kişinin Tezhip bilgisi, daha doğrusu Tezhip tasarımı bilgisi mutlaka olmalıdır.Osmanlı Miyatür Sanatıının bütün güzelliği minyatürde kullanılan elbiselerin, çadırların, halıların, hatta duvarların Tezhip gibi boyanmasındandır. Tezhipteki çarpıcı renklerin ve helezonik çizgilerin en kalıplaşmış minyatüre bile canlılık verdiğini görmemek mümkün değildir.
 
Bugün kullanılan malzemeler eskiye oranla çok çeşitlidir. Fakat kimyevi malzemelerden elde edilen boya ve kağıtların dayanma süresi sınırlıdır. Eski yazmaların günümüze kadar bozulmadan gelmesinin sebebi tamamiyle doğal malzemelerden yapılmış olmalarındandır. Bugün değişik Üniversite, özel kurumlar, kuruluşlar ve kişilerce minyatür dersleri verilmektedir. Bu eğitim kurumlarında çok iyi yönde olan sanatçılar yetişmektedir. Umudumuz bütün geleneksel sanatlarımızla birlikte ÇAĞDAŞ TÜRK MİNYATÜRÜ VE MİNYATÜRCÜLERİmızın da dünya Kültür ve   Sanat  platformunda gereken yeri almasıdır.

kaynak :http://www.medikalforum.net/showthread.php?t=234 

 

Minyatür yapmak isteyenler nelere dikkat etmeli?

Figürlere
Doğa kompoziyonlarına
Minyatürde denge üslubuna
Renk bilgi ve dengesine
Minyatürde mimari özellikleri çizebilmeye

Figürler: 

1- İnsan figürü
2- Hayvan figürü
3- Kıyafetlerin çizimi
4- Beden hareketleri
5- Giyim özellikleri
6- Boy ölçülerinin incelenmesi ve çizimi
7- Duruş ve oturuş çizimi
8- Yüz detaylı çizimi (profil, cephe)
9- Baş hareketleri
10- Kulak, göz, ağız, burun, kaş, bıyık, sakal
11- El hareketlerinin çizimi
12- İnsan ve hayvan figürlerinin taranması
13- Renk düzeni 

 

Doğa kompozisyonları:

1) Bitkisel motif çizimi
a-Ağaç çeşitleri
b-çiçek çeşitleri
c- Çim, çalı ve otlar
2) Bulut çizimi
3) Deniz, dalga çizimi
4) Dere, ırmak, göl çizimi
5) Dağ, ova, vadi çizimi
6) Taş ve kaya çizimi

 

Minyatürde denge üslubu:

1) Denge üslubunu kullanabilme
2) Perdeleme
3) Yığma

Renk bilgisi:
1) Gölgelendirme
a- Degrade tekniği
b- Akıtma tekniği
c- Tarama tekniği
d- Noktalama tekniği
2) Tahrir çalışması
3) Renkli eskiz çalışması
4) Doku çalışması

Mimari özellikleri çizme:
1) İç mekan çizimleri
2) Dış mekan çizimleri
3) Geometrik desen çizimleri
4) Mimari çizim bilgilerini edinme ve sunma
5) Mimari özellikleri çizme
6) Şehir yerleşim çizimleri


KAYNAK: http://www.ozgurpencere.org/forum/viewtopic.php?t=6464&start=0
 
 
 
http://img.blogcu.com/uploads/mturab_minyatur.jpg

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...