MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
15 TEMMUZ DESTANI
Anasayfa / ŞİİRLER / Hece Şiiri Hafatanın Şiiri
Ekleyen : M. Nihat Malkoç , 14 Temmuz 2018 Cumartesi Beğen 6
 
                        ...tanklara meydan okuyan bir milletin
                                   şanlı yiğitlerine ve dahi şehitlerine tazimle...
 
On Beş Temmuz gecesi cinnet getirdi zalim
Cadde sokak kan gölü, bu ne hunhar bir talim(!)
ABD'nin uşağı, vatanı satıyordu
Kanla sulanan yurdun üstüne yatıyordu
Başkent semalarında alçak uçtu uçaklar
Milletin üzerine kurşun sıktı alçaklar
Akış tersine döndü, su yokuşa dayandı
Reis işaret verdi, millet çabuk uyandı
Halk yola revan oldu, palalar ellerinde
Kelime-i şahadet, pelesenk dillerinde
 
İhanet tuzağına, 'halka hizmet' dediler
Apar topar kaçmaya sözde 'hicret' dediler
Kimliği yok hainin, kemliği var besbelli
Sahibinin sesidir, yemliği var besbelli
El tetikte dolaştı, ihanet odakları
Düşmanlara açıktı o sıcak yatakları
Önüne ne çıktıysa devirdi, harap etti
Millete kurşun sıkmak, ne büyük garabetti
Hıyanet çeşmesinden ne kirli sular aktı
Şeytan onu görünce şeytanlığı bıraktı
 
Yağdan kıl çeker gibi, sızıp durdu devlete
Hainden ne beklersin, komplo kurdu millete
Ayılar şehre düştü, deşifre oldu inler
Millî irademize pusu kurdu hainler
Gece ruhlu eşkıya, başkaldırdı gündüze
Yokuşlarda tıkandı, Hakk çıkarmadı düze
Kemiği gördüğünde ayaklandı enikler
Hakikat nazarında yüz bin kere yenikler
Paralel şeytanların gözünü kan bürüdü
Kahraman mücahitler kurşunlara yürüdü
 
Şaşkın ördek ters daldı, halkıyla girdi harbe
Millet ayağa kalktı, darbeci yedi darbe
Manga magandalaştı, kurşun yağdırdı itler
Bu kutlu toprakların tapusudur  şehitler
Millete doğrultuldu, milletin emaneti
Tarihler yazacaktır bu büyük ihaneti
Cunta yalan üretti, hain planı çoktu
İstikbâli çalanın çepçiden farkı yoktu
Milli irademize pusu kurdu cuntacı
Meydanda görülmedi tencereci, tavacı
 
Mankurtlaşmaya mahkûm tarihini unutan
Sert bir muhtıra verdi haine başkomutan
Yurduma alçakları uğratmadı yiğitler
Bayrağın gölgesinde bayrak oldu şehitler
Firavun'un dölleri salya sümük azdılar
Yiğitler destanını kanlarıyla yazdılar
Aydınlık fecir çıktı, gecenin karasından
Misk ü amber yayıldı şehidin yarasından
Serdengeçti yiğitler döküldü meydanlara
Hadlerini bildirdi vicdansız şeytanlara
 
Halk sokağa akarken kefenini kuşandı
O bin yıllık gecede ne acılar yaşandı
Zifiri bir geceydi, uzadı asır oldu
Acılar katmerleşti, yürekte nasır oldu
Haine çehresini çattı gül yüzlü hilâl
Puslar dağılsın diye ezan okudu Bilâl
Yunan'ın döllerini tanklardan indirdiler
Din-i mübin uğruna haini sindirdiler
Yiğide kefen oldu, zannetme bayrak düştü
Şahadet bahçesinde gonca, güle dönüştü
 
Her an teyakkuzdaydı ihanet odakları
Çeteler derdest oldu, kurudu batakları
Haçlı geçememişti, Boğaz'ı geçmek zordu
Bu puslu havalarda dost düşman seçmek zordu
Başkomutan 'çık' dedi, millet çıktı dışarı
Zalimler derdest oldu, böyle geldi başarı
Dünyada yaşattınız, kıyamet günü bize
Kimse unutturamaz, o kara dünü bize
Millet unutmayacak, katran karası yüzü
Kanunlar affetse de affetmez millet sizi
 
Yurduna kuyu kazdı, canı çıkası canı
Kaç kez vizyona girdi ihanet fragmanı
Kripto hainlerin tüm sözleri yalandı
O gece bir kez daha bayrak kanla sulandı
Gözyaşlarımız bile kırmızı akıyordu
Tarifsizdi acılar, yürekler yakıyordu
Tankların gölgesinde uzun bir gece oldu
Şerefliydi bu millet, daha bir yüce oldu
Başlarına yıkıldı hainlerin hilesi
Darbeciye direndi ümmetin son kalesi
 
Gerisi teferruat, söz konusu vatandı
"Allah" ism-i şerifi yüreklerde atandı
Direniş mektebinin onurlu neferleri
Bu kutlu yürüyüşte hayroldu seferleri
Akıl savuşup gitti, nefret ekildiğinde
Her şey ortaya çıktı, sular çekildiğinde
Alçaktan ne beklersin, bilmek değil kehanet
Sınırları zorladı beynelmilel ihanet
Devletin yeri baştır, kuzgun üşüşür leşe
Kırdırmak istediler kardeşleri kardeşe
 
Bukalemun ruhlular, masuma attı suçu
Zulüm bir bumerangdı, yapana döndü ucu
Paraya biat eden, her şeyi para gördü
Denize düşen mel'un, maviyi kara gördü
Zalim devre mülk  gibi, aklı verdi kiraya
Hainler deniz bitti, gemi vurdu karaya
Kardeşlik tuğlasıyla bir dünya kurduk o gün
İhanet zincirini balyozla kırdık o gün
Cumartesinden gördü, menfaatçi pazarı
Genişçe kazılmalı taklacının mezarı
 
Karanlığın en koyu noktasında tan gelir
Mum olmaya razıysan onu bir yakan gelir
Tefrikayla ölürüz, birlikte sağalırız
Ölmek azalmak değil, öldükçe çoğalırız
Allah'a kul olanın her zaman yüzü aktır
Davası Hakk olanın, zaferi muhakkaktır
Hançerlendi hakikat, ümmetin aktı kanı
Uyumak haram sana, at üstünden yorganı
Şerefle dalgalanır, bir daha inmez sancak
Tenimiz çiğnenirse, gönderden iner ancak
 
Memlekettir aslolan, can dediğin füruat
Söz konusu vatansa gerisi teferruat
Şanlı Çanakkale'yi geçilmez kılan ruh bu
Tankın altına yatan ne şerefli  gürûh bu
Bozmasın hiçbir kuvvet, kardeşlik dokusunu
Zalimler hissetmesin cennetin kokusunu
Hainlerin görevi halka mezar kazmaktır
Milletin vazifesi kanla destan yazmaktır
Destanını yazarken elde kalem ağladı
Hıçkırığa boğuldu, gökte alem ağladı
 
Acının o tiz sesi, sessizliği susturdu
Zalimlerin beynini makatından kusturdu
Millet Hakk'a dayandı, Allah deyip doğruldu
Hamuru şehitlerin kanlarıyla yoğruldu
Onurla savuşturduk, darbe denen illeti
Yurduna sahip çıktı şerefli Türk milleti
Hainler var oldukça milletin bahtı gülmez
Hakk'a secdeden başka başlar öne eğilmez
Milletin aleyhinde planlar kurulamaz
Halkın direnişinin önünde durulamaz
 
                                    M. NİHAT MALKOÇ
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

14 Temmuz 2018 Cumartesi 20:39:57

Bu güzel şiirdeki işçilik çok güzeldi. Tebrik ederim yüreği ı

14 Temmuz 2018 Cumartesi 21:49:57

Güzel bir şiir gönlünüze sağlık. Bana çok hitap etti. Teşekkür ediyorum.

16 Temmuz 2018 Pazartesi 09:24:16

Gönlünüze, ellerinize sağlık üstad.

16 Temmuz 2018 Pazartesi 11:34:45

Nihat bey, sanırım "güruh", kelimesini sehven koymuşsun, tenakuz var.. bir daha gözden geçrimeni tavsiye ederim.. GÜRUH: değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, değersiz kimseler topluluğu, ayaktakımı, sürü. (tdk)

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...