MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Yağcıbedir Halıları ve Bütün Özellikleri
Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen

Balıkesir, Biga, Bigadiç, Kepsut, Savaştepe ve Sındırgı ilçeleri ile bu ilçelerin kasaba ve köyleri ile BERGAMA (İzmir) civarında dokunan, halılara Yağcıbedir Halıları denir.  Yukarıda adı geçen il ve ilçelerin her biri bir halı dokuma merkezi olarak ün yapmıştır. Bu dokuma merkezleri içerisinde en dikkat çekici olan ve tanınanı ise Sındırgı ve Sındırgı halılarıdır. Bu halı tipi ismini yörede yaşayan ve bu halıları dokuyan Yağcı bedir Yörüklerinden almıştır. Bu Halıların dokunduğu yerlerde yaşayan Yörüklere de  Yağcıbedir yörüğü adı verilir.

Yağcıbedir olarak tanınan Yörük Oymağı Balıkesir ve Bergama çevresinde 24 köyde yerleşmiştir. Bir zamanlar orduya yay imal etmelerinden dolayı yaycibedir olarak tanınan bölge zamanla değişerek yağcıbedir'e değişmiştir. Bergama'nın batısında Geyik dağının eteklerindeki Mazılı, Çağlan, Kıroba, Kocaoba Samanlık gibi köylerde; halı, kilim, heybe, torba, çuval ve çul dokunmaktadır.[1]

Yağcıbedir Halıları Türk El halıları standartlarına göre  Hereke' ve Sivas halıları ile birlikte Extra, Extra İnce halı tipleri arasına girer. [2]Bu bakımdan Yurdumuzda üretilen en kaliteli en ekstra üç halı tipinden birisi de Yağcıbedir Halılarıdır.

Yöredeki halıcılığın kökeni ve tarihçesi hakkında yapılmış bir araştırma yoktur. Yağcıbedir halılarının yörede rastlanılan en eski örnekleri XIX. yy. sonlarından rastlanılmaktadır. Bu tarihlerden önce dokunmuş örnekleri büyük ihtimalle göçer kültür etkisi ile ele geçememiştir. 19. Yy ortalarından itaibaren Yörüklerin yerleşik hayata geçmeleri ile birlikte bu yüzyıldan sonra yapılmış örnekler elimize ulaşabilmektedir.  Diğer Yörüklerde de olduğu gibi Yağcı bedir Yörükleri de halıyı daha ziyade çeyiz  için ve küçük ebatlarda dokumuşlar, geniş evlerde kalmadıkları ve kullanmaları gerekirse çadır içinde kullandıkları için de küçük ebatlı dokumuşlardır. Bu bakımdan yöredeki eski tarihli halılar küçük ve hep aynı ölçülerdedir. [3]Ekstra Ekstra ince ve sık düğümlü dokunmasının bir nedeni de bu olmalıdır.  Yağcı bedir halıları halıdan ziyade seccade örnekleridir.

Balıkesir'in Sındırgı ve Bigadiç köylerinde Yörükler tarafından dokunan bu halıların Üç çeşidi vardır:[4]

“Sındırgı yöresindeki yünü halı dokuyan herkes kendi koyunlarından elde ediyordu. Koyunların yünü yılda iki kez kırkılır (kesilir), baharda kırkılana yapağı, güzün (sonbahar) kırkılana da yün adı verilirdi. Eskiden, dokuma ipliği yalnızca yapağından elde ediliyordu. Yünden yapılan halılar kıymetli sayılıyordu.”[5] Yağcı bedir halıları diğer Türk ve Türkmen halılarının dokuma ve iplik üretme yöntemleri kullanılmaktadır.  Halıda kullanılan her malzeme yörede yapılır.  Yapağı ve Yünden iplik üretmek de eski ve yerel yöntemlerle sağlanmaktadır. Halı yüzde yüz olan iplerden dokunur. Eriş, Argaç veya çözgü denilen ipleri de yün olmaktadır. Fakat çözgü için kullanılan ip pamuktan ve hazır olarak da alınabilmektedir. Ahşaptan yapılmış, burgulu tezgâhlar Anadolu’da çok eskiden beri bilinen dokuma tezgâhlarıdır. Bu yörede kullanılan tezgâhlarda bu şekildedir.  Halıda dik atılan iplere eriş (çözgü ipi),. yan atılanlara argaş , argaş veya çözgü (atkı ipi), düğüm ipine de ilme, ilmek  adı verilmektedir.

“İpini kendisi eğirenler ipliği elde etmek için iğ ve çıkırık (çıkrık) kullanıyorlardı. Yörede ahşaptan yapılmış, burgulu tezgâhlar yaygındı. Halıda dik atılan iplere eriş (çözgü ipi), yan atılanlara argaş (atkı ipi), düğüm ipine de ilme adı verilmekteydi”

Yıkanmış yapağılar ve yünler yıkanıp temizlenerek ve tırmık adı verilen alet ile iplik haline getirebilecek kıvama gelinceye kadar tiftiklenip inceltildikten sonra İğ veya çıkrıkta çekilerek ip haline getirilmektedir. Bu ipler yünlerin rengine göre ayrılır.  Ve ipler kökboyası ile boyanır.

 

 

 YAĞCIBEDİR HALILARINDA KÖKBOYAMA USULLERİ  VE RENKLER

 

 

Yağcıbedir halılarında en çok kullanılan renkler  gök boya (mavi), san (koyu kırmızı), narınç (kahverengi) ve beyaz renklerdir.    Bunların dışında kullanılan diğer renkler şu şekilde tespit edilmiştir

  • Meşe kabuğu : Kahverengi ve siyah boyar
  • Palamut tırnağı : Siyah boyar
  • Nar kabuğu : Kahverengi ve siyah boyar
  • Ceviz kabuğu : Kahverengi boyar
  • Kök boya : Vişne rengi boyar
  • Çömlek boya (çivit) : Lacivert boyar
  • Asma yaprağı : Tazesi filizi, kartı sarı boyar

Bu renkler boyalık (kök boya)sı ile elde edilmekteydi. Bu renklerden her biri farklı şekillerde elde ediliyordu:

Gök boya (mavi): Ilıbada kökü, tuzsuz ekşi hamur ve çivit'ten yapılıyordu: Yörede yetişen ılıbada bitkisinin kökleri sökülüp kurutuluyor ve eziliyordu. Tuzsuz ekşi hamur hazırlanıp bir beze bağlanarak kazan içine konuyordu. Kazan sıcak su ile dolduruluyor ve karışım 15 gün boyunca bu su içinde bekletiliyordu. Ayrı bir kazan içine ılık su dolduruluyordu. Dövülerek ezilen ılıbada kökü kazana atılıp, kaynatılıyordu. Bu kazan içinde, ılık halde, 24 saat bekletilen ekşi hamur ve ılıbada kökleri alınıp, iki kazandaki su birleştiriliyordu. Bu karışım suyu içine biraz çivit katılıp, boyanacak ipler bu kazan içine konuyordu. Suyun devamlı ılık kalmasını sağlamak için de kazan hafif ateşte tutuluyordu. Karışım köz halindeki ateş üzerindeki kazan içinde bir gün bekletiliyordu. Arada bir rengi alıp almadığı kontrol ediliyor. İstenilen renk elde edilmişse ipler kazandan alınıp, soğuk su ile durulanıp kurutuluyordu, Eğer istenilen renk elde edilmemişse, ipler istenilen ton elde edilinceye kadar kazan içinde beklemeye devam ediyordu.[6]

Sarı (koyu kırmızı): Boyalık otu (kök boya), tetre (kavak ağacı filizi), sentetik kırmızı boya ve şap ile yapılıyordu. Tetre (kavak filizi) bir kazan içine konuyor, üzerine şap atılıp ve kaynatılıyordu. Kaynama sırasında boyanacak ipler kazana konulup, bir süre sonra ipler tetre denilen sarımtırak bir renk almaya başladığında kavak filizleri (tetre) kazandan çıkartılıyor, kazandaki su içine kırmızı renkli sentetik boya ve boyalık otu (kök boya) ilave edilip, tekrar kaynatılıyordu. istenilen renk elde edildiğinde kazandan çıkartılan ipler soğuk su ile durulanıp kurutuluyordu.[7]

Narınç (kahverengi): Kekik, boş yaprağı (ada çayı), şap, kırmızı ve siyah renkli sentetik boya ile yapılıyordu. Kekik ve boş yaprağı içi su dolu bir kazana konularak kaynatılıyor, kaynama sırasında ipler kazana konuyordu. Sarımtırak bir renk alıncaya kadar kaynatılan ipler kazandan çıkartılıyor, kazanda kalan su, boş yaprağı ve kekik üzerine bir miktar kırmızı renkli sentetik kırmızı ve siyah boya ilave edilip, tekrar kaynatılıyordu. Boyayı iyice emdiğine ve istenilen rengi aldığına kanaat getirilen ipler kazandan çıkartılıyor, soğuk su ile durulanıp, kurutuluyordu.[8]

Beyaz: Yıkanmış, temiz ipler saf olarak kullanılmaktaydı.

 

YAĞCIBEDİR HALILARIN DOKUNMASI

Yağcıbedir Halıları Türk düğüm tekniğİ vaya Gördes düğümü denilen şekilde dokunmaktaydı. Erişler tezgâha dikey olarak gerildikten sonra ilk önce halıların saçak kısmı dokunur. Saçak 15 20 cm uzunluğundadır.  Saçaktan sonra Pervaz veya pavraz denilen, 3-4 parmak kalınlığında, kilim dokuması yöntemi ile dokunan kesim dokunur. Bu kısma topraklık da denmektedir. Daha sonra da ilme, ilmek  (düğüm) atılarak desenler ve motifler oluşturulmaya başlanır. Halı dokunurken her düğüm sırasından sonra iki argaş (arğaç) ipi geçirilir. Her argaşdan sonra baskı ipi (sicim ipi) atılıp sıkıştırılır daha sonra da baskı ipinin üzerinden kirkit vurularak ilmeklerin yerine oturması ve sıkıştırılması sağlanır. Kirkitleme işleminden sonra da baskı ipleri çıkartılıp yeni ilmek sırasına geçilir. Halı bitiminden sonra yine pavraz tutulup, saçak bırakılır.

Dokuma sırasında kirkit, bıçak ve makas kullanılmaktaydı. Eskiden yörede yarı yatık ahşap tezgâhlar kullanılmaktaydı. Bir halı tezgâhında, yerel deyimlerle, halı direği (yan ağacı), halı ağacı (alt-üst bazı), diki çumağı, çomağı (mezar çubuğu), burgu (gerdirme kolu), germe (yatay tezgâhı ayakta tutan desteğin gergifiği), gelemara (varan gelen), güzi ağacı (kücü) bölümleri bulunmaktaydı. [9]

“Bu halıda dıştan içe doğru, dar su, geniş su, mehrep (mihrap) ve tarla (zemin) bölümleri bulunurdu. Bunlardan her biri ayrı desenle süslenirdi. Dıştaki dar sularda genellikle karagöz, deveboynu, kertikli su, yılan kemiği, geniş su bölümünde, daraklı su, sarılı su, incili su, kocabaş motifleri yer alırdı. Mihrap köşeliklerinde yoz denirdi. Bu bölümde koyungözü, ay-yıldız, Hacı Hüseyin elması, kocabaş desenleri bulunurdu. Mehrep (mihrap) merdiven halinde daralarak yükselir ve kesişme noktasında eli belinde şeklinde sona ererdi. Bu desene de bayrak denirdi. Mihrabın içini ise saksılı çiçek, vagon çiçeği, civa (süngü), el desenleri süslerdi” [10]

YAĞCIBEDİR HALILARININ TÜRLERİ VE MOTİFLERİ

Yağcıbedir Halıları üç türlüdür.

  • Karagöz
  • Heybesulu
  • Yedielli

Türk düğümü olarak bilinen Gördes  Düğümü ile ilmeklenen bu halıların 1 dm²'sinde 1400-1600 düğüm, 1 cm'sinde de 30-35 ilmek bulunmaktadır. Bu yüzden halıların ömrü 150-200 yıldır.

Yağcıbedir halılarında kalite sıyırdım hesabı, düğüm sayısı ve desen ipliğine göre belirlenir. Halk arasında bir sırada atılan düğüm sayısına sıyırdım denir. İki dokuyucu günde 50-60 sıyırdım dokuyabilir. 120 x 200 cm boyutundaki bir seccadede yaklaşık 1000-1050 sıyırdım bulunur.

 

Yağcıbedir Motif Envanteri [11]

a)Kenar Desenlerine Göre

1- Yedisulu : Yağcıbedir Halılarının kenar motiflerinde bulunan su yollarının yedi tane olması, gökyüzünün yedi katlı olduğu düşüncesidir. Bu su yollarının orta kısmında bulunan beyaz su yolunda nazar boncukları bulunmaktadır. Bunun iki yanında kedi izleri ve hayat zinciri ile birbirine bağlanmış motifler bulunmaktadır. Bu yedisulu kenar motifini ağırlıklı olarak Çakıllı Köyü kullanmaktadır.

2- Heybesulu : Yağcıbedir Yörüklerinin atlarının sırtlarındaki heybelerde bulunan motif kenar desenlerini oluşturmaktadır. Köylülerin deyimi ile “çam kobağı” heybesulu motifini oluşturmaktadır. Tarla sınırı anlamını taşımaktadır. Heybesulu kenar motiflerinde genellikle beyazsulu nazar boncukları ile beraber kullanılmaktadır. Bu kenar suyu genellikle Eşmedere Köyü halılarında bulunur.

 

a-1)Kenar Desenlerinde Kullanılan Motifler

1- Yıldız Dönüşü : Yıldızların güneşin etrafında dönmesi bu motifin oluşmasına sebep olmuştur. Eğridere ve Çakıllı Köylerinin halılarının kenar motiflerinde sıkça rastlanmaktadır.

2- Elibelinde : Bir kadının ellerini beline koymuş hali stilize edilmiş ve bu motif oluşmuştur. Kadının aynı zamanda “ana” olması sebebi ile üremeyi ve çoğalmayı da temsil eder. Kelle halılarının kenar motiflerinde bulunur. Eğridere ve Karakaya halılarında rastlanan bir motiftir.

3- Deve Boynu : Halının kenar motiflerinde ve kenar ile zemin arasında kullanılır. Tarihte bütün sanat dallarında, özellikle İslamiyet sonrası Türk Kültürüne girmiş olan sanatlarda bu motife sıkça rastlanılmaktadır. Özellikle Çakıllı ve Eğridere halılarında bu motife sıkça rastlanılır.

4- Köpek Dişi : Kenar Motifleri ile zeminin kesişme noktasında kullanılır. Eğer bir halıda mihrap ile kenarsuyu arasında deveboynu yoksa köpekdişi mutlaka bulunur. Bütün yöresel halılarda bu motife rastlanılabilir

 

b)Zemin Motiflerine Göre

1- Mihrap : Görünüş itibarı ile merdiven basamaklarını (genellikle onüç adet) andıran kahverengi, siyah ve ortasındaki tek beyaz ilmeden oluşan mihrap, göğe yükselme ve Allah’a yönelme anlamını taşır. Mihrap bütün Yağcıbedir Halılarında vazgeçilmez bir motiftir.

2- Kocabaş : Mihrap altında bulunan üç kocabaş, koyun sürüsünün önderi olan koçu ve gücü temsil eder. Mihrap basamaklarının altında, kenarlardaki kocabaşların üstünde bitkisel motifler bulunur. Alakır Köyünde dokunan halıların dışında diğer halılarda bu motife rastlanır.

3- Yıldızlar : Zemin içinde üç adet yıldız bulunur. Ortadaki yıldız güneşi, diğer iki yıldız ayı temsil eder. Güneş, dünyaya hayat veren yıldızdır. Ay ise gecenin aydınlatıcısıdır. Bütün yöresel halılarda bu motife rastlanır.

4- Hayat Ağacı : Bir ve üçüncü yıldızın kenarlarında bulunur. Genç kızların hayattan beklentilerini yansıtır ve bu motifi işleyince daha güzel bir hayatın kendisini beklediğine inanır.

5- Civa : Civalar iki çeşittir:

Terazi Motifi : Terazi motifi Türklerdeki adaleti temsil eder.

Ayaklı Motif : Kırkayağın stilize edilmiş halidir.

Her iki motifinde üstünde ejderha motifi bulunur. Ejderha doğada bulunan hayvanların içerisinde en güçlü olması nedeniyle ve insanlara zarar vermeyeceği düşüncesiyle halıya işlenmiştir. Terazi ve ayaklı civalar halıda iki adet bulunur. İkisinin de yönü aynı tarafa bakar. Sebebi Türklerdeki ileriye bakışın ifadesidir. Elli motif dışında bütün halılarda civa bulunur.

6- Çınar Yaprağı :Genellikle ortadaki yıldızın kenarlarında bulunur. Çınar Yağcıbedir yöresinde yaşayan en uzun ömürlü ağaç olması sebebi ile motif olarak kullanılmıştır. Genellikle Eşmedere ve Çakıllı Köylerinin halılarında bulunur.

7- Elli Motif : Mihrap içinde civa kullanılmadığında bu motif mutlaka kullanılır. Birbirine bağlı çiçeklerden oluşan bu motif Türklerdeki bağlılığı temsil eder. Genellikle Eğridere ve Karakaya Köyü kelle ebatlarında bu motiflere rastlanılmaktadır.

8- Üzüm Salkımı : Nadir olarak Eğridere Köyünün halılarında bulunan bu motif bolluğu ve bereketi temsil eder.[12]

 

GÜNÜMÜZDEKİ DURUM

Yağcıbedir halıları mavi, fes rengi güvez ve koyu kırmızı renklerinde yapılmaktadır. Ekseriyetle 80*120 cm ebatlarındadır.

Bu gün Sındırgı yöresinde 10.000- 10.500 civarında tezgâhta yılda 300.000 adet çeşitli ebatlarda Yağcıbedir Halısı dokunmaktadır.[13]  Yağcıbedir olarak tanınan Yörük Oymağı Balıkesir ve Bergama çevresinde 24 köyde yerleşmiş durumda Sındırgı’nın Eşmedere, Çakıllı, Karakaya, Alakır, Eğridere köylerinde yaşamakta ve halılar bu 24  köy ile  Balıkesir, Biga, Bigadiç, Kepsut, Savaştepe ve Sındırgıda orijinaline bağlı kalarak dokumaktadır.





KAYNAKÇA

 
  • [1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Ya%C4%9Fc%C4%B1bedir_Hal%C4%B1lar%C4%B1
  • [2] edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/377-turkiye%E2%80%99de_el_haliciligi_ve_haliciliki.html
  • [3] Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [4] http://tr.wikipedia.org/wiki/Ya%C4%9Fc%C4%B1bedir_Hal%C4%B1lar%C4%B1
  • [5] Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [6] Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [7] Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [8] Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [9]  Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [10] Murat Alperen , Yağcıbedir Halıları, http://ansiklopedi.blogspot.com/2006/02/yacbedir-hallar.html
  • [11] http://www.sindirgi.bel.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=17&Itemid=32
  • [12] http://www.sindirgi.bel.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=17&Itemid=32
  • [13] http://www.sindirgi.bel.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=17&Itemid=32

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...