MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Tarihte ve Günümüzde Isparta'da Halıcılık
Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen
Halıcılık Türk kültürünün ortaya çıkması ile birlikte ortaya çıkmıştır. Öyleki Türk kültür şubelerinin oluşması ile halıcılığın gelişmesi, birbirine parelelik gösterir. Başka bir deyişle Türk düğüm ve desenleri ile dokunmuş halıların bulunması ile Türk tarihine ait ilk bulguların bulunması aynı süreçlere denk gelir. Türk kültürünün oluştuğunu gösteren ilk arkeolojik bulguların yanında halı ve halıcılığa ait bulgular da mutlaka bulunmuştur. Kısaca Türk halıcılığının ortaya çıkışı ile Türk kültürünün ortaya çıkışı arasında kesin ilintiler vardır.


http://www.geyikmerkezi.com/resimarsivi/isparta_halisi.jpg


 Günümüzde geleneksel halıcılığımız, fabrika halıcılığının karşısında can çekişmektedir. Fabrika halıcılığının  maaliyeti çok düşürmesi, çok yoğun emek ve zaman gerektiren el dokuma halıcılığına önemli bir darbe vurmuştur. Günümüz Türkiyesinde el halıcılığının yagın olduğu şehirler olan, Isparta, Uşak, Kula, Kayseri, Bünyan, Demirci, Sıvas,Niğde, Nevşehir gibi şehirlerimizde halıcılık ya tamamen bitme noktasına gelmiş ya da küçük ebatlı turistik eşya kapsamında minyatür halıcılığa yönelmek zorunda kalarak değişen şartlara ayak uydurmak durumunda kalmıştır.

Yakın zamanlara kadar önemini koruyan Isparta halıcığı hakkında yapılan çalışmlarla elde edilen belli başlı bulgular şu şekildedir.


 ISPARTA 'DA HALICILIK

12. yüzyıldan itibaren çok önemli Türkmen nüfusunu barındıran bu bölgede, belgelere göre meşhur Türkmen halılarını dokuyarak komşu ülkelere de ihraç edebilen eski bir "ticari dokuma geleneği" bulunmaktadır.Türklerin batıda bulunan Bizans şehirleri ile ticaret yapma imkânı da kazandıkları, diğer önemli maddeler içinde yer almaktadır. 

Ticari hayatın genellikle mübadele esasına dayandığı o devirlerde, halı ve kilim imalâtı da yapabilen Türkmenlerin, diğer ürünleri ile birlikte el dokuması halı ve kilimlerini de mübadele ederek; gerek batıdaki Bizanslılarla ve gerekse Araplarla bu ticareti geliştirdikleri bilinmektedir.

http://detayhaliyikama.com/images/herekehali04.jpg
19. yüzyıl sonuna kadar Isparta ve çevresinde yaşayan Türkmenler ve Hamitoğulları, Melli, Sarıkaralı, Sarıkeçili, Karakoyunlu gibi aşiretlerle sürdürülen mahalli ve geleneksel Isparta halıcılığını sürdürmüşlerdir.Isparta halı dokumacılığı, ilk defa 1891 yılında Babanzade Mustafa Zihni Paşa zamanında teşkilatlanarak köylere kadar yayıldığı görülmektedir. Ancak bu çalışma uzun ömürlü olmamıştır. Daha sonra Etirelizade Mehmet Efendi, doktor Bodasaki ve tarihçi Böcüzade Süleyman Sami, Cumhuriyet öncesi Isparta halıcılığını geliştiren ve bölgeye yerleştiren kişilerdir. 890’lı yıllardan 1930’lara kadar bölgede Şark Halı Kumpanyasının organizasyonu ile üreticilere yün ipi, boya ve desen verilerek, en ücra köylere kadar halıcılık götürülmüştür. (http://www.isparta.gov.tr/index3.php?goster)

Bu dönemlere ait el dokuması halı ve kilimlerin nasıl özelliklerde olduğunu elde mevcut örnekler bulunamadığı için şimdilik bilemiyoruz. 19. yüzyıl sonundan itibaren İzmir'den başlayarak Manisa, Kula, Uşak ve Isparta'da en ücra köylere kadar nüfuz eden Şark Halı siparişleri nedeniyle de mahalli ve geleneksel özellikte dokunan halıların unutulduğu ve tam yüz yıldır da dokunamadığı bir gerçektir.

19. yüzyılın ortalarına kadar Avrupalıların istedikleri halıların üretim ve pazarlaması Osmanlı tüccarlarının elinde bulunmaktaydı. 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında Avrupalı tüccarlar bu işe büyük yatırımlar yaparak piyasayı ele geçirmeye başlamışlardır. İngiliz tüccarlar ip ve modellerini vererek (önce) Uşak ve çevresinde halı dokutmaya başlamış, Batı Anadolu'dan Avrupa'ya ihraç edilen bu halıların çoğu İngiliz tüccarlar tarafından sipariş verilerek yaptırtılmaya başlamıştır. (Anonim, http://www.2de1.com/isparta/1)
Bu ticarethaneler, sadece halı dokutmakla da kalmayıp, halıların yününü, ipini, boyasını da bizzat üstlenmişler, Avrupa'dan getirdikleri modeller ve modellere uygun renklerle yeni tipte halılar dokutmuşlardır" Piyasaya Avrupalı tüccarların girmesi bu yörelerdeki halıcılığın Avrupalı tüccarların renk, motif, desen ve tip seçimine göre şekillenmesine yol açmış, geleneksel motif, renk ve desen özelliklerimizin neredeyse unutulmasına yol açmış, Anadolu'da son yüzyılımız içinde gene bize ait olan bir melez yaygı ve halı kültürü olgusunu ortaya çıkarmıştır.
Genel olarak halı tezgahları iki cinse ayrılır:

1. Sarma Sabit Tezgahlar: Leventlerin eksen uçları girecek şekilde iki uçları delik olan iki yan tahtası ve alt top, üst top tabir edilen iki adet levendin montaj edilmiş diğer cihazlarının takılmış haline "Takım Tezgahı" denir. Çözgü toplar üzerine sarıldığı için ve hali dokunacak yere payandalarla çakılıp tespit edildiğinden dolayı "Sarma Sabit Tezgah" adı verilir.

2. Portatif Seyyar, Düz Tezgahlar: Bir yere çakılmayıp üzerinde çözgü ile istenildiği yere gezdirilebildiğinden adına "seyyar tezgah" denilmiştir. Sanayide çeşitli tiplerde profil ve saç demirlerden de yapılmaktadır. 

Üretilen halı desenlerine dokuyan kimseler halının desen kompozisyonlarına göre bir takım isimler vermişlerdir. Bunlar: Kandahar, Üzümlü, Saatli, Hançerli, Bademli, ?im?ekli, Ağaçlı, Beşir, Elvan, Goblen, Goncalı, Çelenkli gibi isimlerdir. Halıcılığın yaygınlaşmasıyla köylerde, evlerde, ıstar denilen halı tezgâhları kurulmuştur. Istar iki yassı tahtanın bir üst, bir alt tarafına takılan "top" denilen yuvarlak ağaçlarla yapılır.

Halı dokumada kullanılan tezgâh tipleri ahşap, sarma tezgâhlardır. Isparta halılarında genel olarak İran düğümü kullanılmakta, 26x33 kalitede halılar dokunmaktadır. Isparta halılarına boyutlarına göre geleneksel adlar verilir. (40x40, 40x130) Paspas, (75x130) Seccade /Namazlık, (100x200) Divan/Ar?ın Çeyrek, (120x180, 120x210) Seccade, (80x300) Yolluk, (150x260) Kelle, (200x300) Taban, (250x350) Büyük Taban olarak adlandırılır.(ANONİM, (2003), Isparta İl Yıllığı, Cumhuriyetimizin Sekseninci Yılı, Isparta Valiliği Yayınları s- 283, 289, 290, 201)


ISPARTADA HALI DOKUMACILIĞI

Halı tezgahının alt ve üst tahtaları arasında halı boyunca birbirine paralel olarak çaprazlama gerilmiş ipliklere "çözgü" denilir. Çözgü halı boyundan 120 cm uzun tutulur. Yerdeki kalas ya da beton zemindeki deliklere dikine doksan derece boru demirleri geçirilir. Çözgü ipinin bir ucu demirin alt ucuna bağlanır. Yeterli mesafedeki diğer boru demire doğru iplik götürülür. Dönüşte çapraz olacak şekilde geri getirilir. İlk demire dolanıp tekrar geri götürülür. Böylece yeterli tel sağlanınca çözgü bitmiştir. Her iki ucuna çiti zincir örgüsü yapılır. Çaprazın bozulmaması için iplik geçirilerek bağlanır ve boru demirlerinden çıkarılıp bükülür, çözgü tamamlanmıştır. Tellerin aynı gerginlikte olmasına dikkat edilir. Halı dokunurken çözgü ipliklerinin her çift teline belirli biçimde bağlanan ve yanyana gelerek sıralar oluşturan yün ipliğe "ilme" denilir. İki tip düğüm tarzı vardır. Tek bağlama; İran veya Sine düğümü, Çift bağlama; Türk veya Gördes düğümü. Isparta halılarında genel olarak 1 dm2’de 30-35, (1 m2’de 85800) düğüm olduğu görülür. İlme sıraları arasına ve halının enine paralel olarak geçirilen çözgü ile beraber halının zemin dokumasını oluşturan yün veya pamuk ipliğe "atkı" denilir. Düğüm uçlarının belli uzunluklarda kesilmesi "hav" olarak adlandırılırken halının iki veya dört kenarını çevreleyen desenli veya düz kısıma "bordür" denilmektedir. Bordürle çevrelenen orta kısma ise "orta" veya "zemin" denilir. Halının eni yönünde başlangıç ve bitim uçlarında ve saçakların dibinde çözgü ve atkı ipliklerinden oluşan zincir şeklinde olan dokuya "çiti" denir. Başlangıç ve bitim kısımlarında yapılan düz dokumaya "halı kilimi" denir. Halı bittikten sonra ilmeli kısmı korumak üzere halının iki başında 5-8 cm. genişliğinde desenli veya düz olarak dokunan kilim örgüsüne "toprakçalık" adı verilir. İmalâttan dokunup gelen halıya "ham halı" denir. Ham halılar yıkanmak üzere yıkamahaneye getirilir. Uygun bir beton zemine sırtı yukarı gelecek şekilde serilir. Alevli pürüz lambası ve alev ütüsü yardımı ile pürüzler yakılır. Bir "gelberi" ile yanıklar kazınır. Hortumlar ile üzerine su tutulur. Alt ve üstüne uygun temizlik maddesi deterjan verilir. Gelberi ile geri götürülür, sonra kazınır ve yeniden bol su verilir. Üzerindeki temizlik maddesi arındırılıncaya kadar su tutulur. Bundan sonra kuruması için dışarı serilir. İlmeği yün olan halılar kırpımhaneye sevk edilir. Heleronik bıçaklı büyük kırpım makinalarından geçer. Hav tepesi kadife intizamında kesilir ve mamul halı olmuştur. Yıkanan halı şayet ipek halı ise sırt yani pürüz lambası ile hafif ütülenir. İlaç yıkama işi bittikten sonra halı önden ve arkadan buharlı ütülerle ütülenir. (http://www.isparta.gov.tr/index3.php?goster=)

 Isparta halılarında çiçek ve yapraklardan oluşan bitkisel desenler, Isparta’nın simgesi olan gül motifi, insan,güller, menekşeler, mine çiçekler bahar dalları kelebek, kuş vb. hayvan figürlü, kandil, ibrik, şamdan bezemeler ve halıyı çevreleyen bordürlerde düz ve çapraz düzenlemeler yer almaktadır. Isparta halılarında, genel olarak Gülistan, Serpme, Kompozisyon, Osmanlı, Goblen, Çin, Üzümlü, Dönümlü, Kö?e göbek gibi desenler kullanılmaktadır. Isparta’da dokunan halılarda kullanılan renkler genellikle lâcivert, kiremit kırmızısı, camgöbeği mavi, kirli sarı, sarı-yeşil, yağ yeşili bej rengi tonları ile kırık beyaz olarak bilinmektedir. Motif konturlarında siyah ve bazı halılarda indigo mavi de yer almaktadır. Zemin renkleri, genellikle beyaz ve lâcivert ağırlıklıdır. Taban ve yolluk olarak dokunan düz renkli örnekleri de bulunmaktadır.

İlk Isparta halılarında desenlerin karekteristiği, gül ve diğer çiçeklerin dal ve yapraklarından yapılmış olmasıdır. İlk halılarda bu desenler çok daha disiplinize edilmişlerse de, son yıllarda bu durum çokça değişmiştir. Hatta o kadar çok değişmiştir ki; tamamen bordürsüz olarak dokuna tiplere bile rastlanmaktadır.
Yine ilk halılarda, değişik tonlarda 25 – 30’a yakın renk kullanılmakta iken, bugün 8-10 rengi geçememektedir. Desen olarakda, 40 – 50 yıl öncesi desenlerin kopyaları kullanılmaktadır. Kullanılan desenlerde Çin, İran, Hint desenlerinin Isparta kalitesi ile dokunmuş şekilleridir. Ama genellikle köşegöbek, hasgül, goblen, beşir, saksılı, üzümlü ve kandahar desenleri uygulanmaktadır. (Abdullah GÜLCEMAL, Halı Teknikeri,hangelfire.com/sk/isparta/hali )

Isparta Halısı üretimi günün şartlarına göre azalarak hemen hemen dokunmasından vazgeçilmiştir. Isparta halısı yerine piyasa talepleri doğrultusunda çeşitli tiplerde imalat yapılmakta olup, son senelerde Milas halısı dokutulmaktadır.

Fabrikasyon halılarlın kullanım alanlarının çok genişlemesi , el halısının maaliyetinin fabrika halılarına döre çok yüksek oluşu, geleneksel halı dokumacılığının sonunu hazırlamıştır. Bunun üzerine halıcılık küçük ebatlı hediyelik süs eşyası olma yoluna girmiş, seccade , pano, ya da yarısı bitmemiş minyatür ıstar modellerinde hediyelik eşya amaçlı minyatür üretim şekillerine dönüşerek geleneksel varlığını sürdürmeye, yeni şartlara uyum sağlama süreçlerine yönelmiştir.

Yörede, günümüzde yoğun olarak küçük tezgâhlarda, hediyelik minyatür halılar dokunmakta ve satılmaktadır. Yarısı bitirilmiş şekilde dokunan bu halılar, küçük ıstar maketlerine yerleştirilerek, hediyelik halı mahiyetinde satılmaktadır.Isparta yöresinde bu tarz halı üretimini özellikle halı sarayı esnafı gerçekle?tirmektedir. Bunun dı?ında hediyelik pano halı dokumacılığı da yapılmaktadır.
( Doç. Dr. FilizFiliz Nurhan ÖLMEZ, Dilan GÜLTEKİN ,ISPARTA’DA YAŞAYAN EL SANATLARI,siirtsempozyum.org)





FAYDALANILAN KAYNAKLAR
 
  • Doç. Dr. FilizFiliz Nurhan ÖLMEZ, Dilan GÜLTEKİN ,ISPARTA’DA YAŞAYAN EL SANATLARI,siirtsempozyum.org)
  • http://www.isparta.gov.tr/index3.php?goster)
  • Anonim, http://www.2de1.com/isparta/1)
  • ANONİM, (2003), Isparta İl Yıllığı, Cumhuriyetimizin Sekseninci Yılı, Isparta Valiliği Yayınları s- 283, 289, 290, 201)
  • (http://www.isparta.gov.tr/index3.php?goster=)
  • Abdullah GÜLCEMAL, Halı Teknikeri,http://www.angelfire.com/sk/isparta/hali )





Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...