Hıta Hoten Hata Yurdu Ahular Çiğil ve Yağma Güzellerİ


 
 
 Resim alıntı : https://islamansiklopedisi.org.tr/hayvan/ Kellie ve Dimne'den 

 

Hıta  Hatâ  Hoten Ülkesi  Ahular ve Güzellerin  Şehri

Hıta, Çin'in kuzeyi ile Doğu Türkistan topraklarına verilen ad ile bu bölgede bulunan meşhur bir şehre verilen addır.  Bölge olarak bu günkü  Hıta, bugünkü Moğolistan ve Mançurya ile Sibirya topraklarının bir bölümünü oluşturan bir bölgedir. M.S. X. asırdan itibaren Moğolların "Hatâ" adlı kabilesinin yaşadığı bu bölge  bu adla anılır hale gelmiştir.  ( İskender Pala, Ansiklopedik Divan Sözlüğü, shf. 209) 

Hıta ve Hoten’e coğrafik  olarak  oldukça geniş bir alanı kaplar. Fakat Edebiyatta anılan hali daha dar hatta  daha da farklı bir cografik bölge, bir şehir veya civarı olarak tasavvur edilir.

İşittik cümle hûbâna Hıtâ’dan armağan gelmiş
O zülf-i müşg-i Çîn başdan nigârın pâyına düşmüş     Zatî

Gör ol Türk-i Hıtâyî nûş kılmış câm-ı sahbâyı
Salar dil milketine türktâz-ı katl ü yağmâyı      Avni Fatih Sultan Mehmet 

Hotan,Türkistan'ın  güneyinde, Kunduz ve Belh bölgelerini de içine alan, Sogd , Demir Kapının güneyinde, Tohâristân ‘ın "küçük ordu"su  Belh 'in güneyinde bulunan  bir yerdir.[1] Hotan veya Hıta yurdu Karluk ve Uygur Türklerinin sanat eserleri ve pek çok güzelliklerini bünyesinde saklamış ve saklayan, Türk tarihi ve kültürü açısından mühim bir  mıntıkadır.. Bu bölge  divan edebiyatında  vadilerin, ovaların olduğu; ahuların ve ceylanların cirit attığı, Türkistan güzellerinin  yaşadığı bir yer olarak  tasavvur edilmiştir. Hoten Firdevsi'nin şehnamesinde de geçer.Turan Padişahı  Afrasyap ’a karşı savaşa giden Siyavuş,  Afrasyap ’ın barış talebini kabul ettiği için babası Keykâvus ile bozuşunca Efrâsiyâb’a sığınır. ( bkz Afrasyap Efsanesi ve Alp er Tunga- Şehname'de Rüstem - i Zal Afrasyap ve Savaşları )  Efrâsiyâb  kızını  Siyavuşla evlendirir ve Siyavuş  Hıta, Hoten  ’de Gengdij adında bir kale inşa edip o kaleye yerleşir. ( bkz Keyhüsrev ( Kiros ve Siyavuş’un Oğlu )

Feyz-i tıynet başkadır şu hı suret başkadır.
Her gazalı sanma ki deşt- i Hoten ahusudur.     ( Koca Rağıp Paşa)

Bu bölgede bulunan ve eski edebiyatta da  meşhur olan diğer bir şehir ise  Halluh şehridir.  (Halluh şehri ise içinde  gelen misafirlere sunulan  güzellerin bulunduğu Halluh Mabedi ile de  meşhur olmuş ve şiirlerde anılmıştır.  ( bkz Halluh ( Ferhar : Güzeller Mabedi ) Hoten ve Nevşâd Şehirleri )

Tuhfe-i Vehbi, Halluh şehrinde bir güzeller mabedinin - Farhar -  olduğunu   yazmaktadır.  “ Bu şehirde nefislerini putların hizmetine vakfeden yetmiş kadar güzel varmış, bunlardan biri öldüğü zaman yerine nazirini koyarlarmış. Bu put haneye bir kâfir gelirse rahipler o kızları göstererek istediğini beğenmesini teklif edermiş. O kişi de hangisine meylederse o kızı seçip onunla halvete ( görüşmeye) girip visaline nail olurmuş”[2] “ Bu şehre gelenler bu şehirdeki mabede girmekte,  mabed’de hizmet eden “ yetmiş güzel kızdan birisine tutulmakta kızların güzelliğine kapılanlar o şehre ve Budizm’e bağlanmaktaydı”[3]

Halluh ve  “Farhar-ı Halluh"  mabedi ieski edebiyatın hafızasında önemli bir yer tutmuştur.  Bu bölge Karluk ve Halaç türklerini yaşadığı bir muhittir. "Karluk ve Kalaç Türklerinin adları  ise Araplar tarafından Halluh ve Halac olarak telaffuz edilmiş; Arap harfleri ile de bu şekilde yazılmış,   İslâm kaynaklarında bu iki Türk boyu birbiri ile ekseri karıştırılmıştır.  "[4]

Coğrafik yerinin dışında edebiyatta tasavvur edilen anlamı ile baktığımızda Hıta şehri veya Hıta ülkesi Doğu Türkistan’ın güneyinde bulunan  Karluk, Kalaç ve Uygur Türklerinin yurdu olan bu bölgenin içindedir.  Bu  bölge ve Hıta şehri  şehir, ipekli kumaşları, ahuları,  misk kokusu çıkartılan ceylanları, ipekleri ve güzelleri ile meşhur bir yer olarak anlatılmıştır.  “ İlk ismi Yotkan olan Hoten, Eskiçağ’dan itibaren Budist kültürünü Orta Asya’ya bağlayan en önemli merkezi teşkil etmiştir[5]   Hıta kenti veya yurdu, eski edebiyatta, misk ü anber, misk adı verilen ceylanları,  dağ keçileri, ahu,  Çiğil ve Yağma güzelleri, avcı güzeller, ipekli kumaşlar ve yakınlığı ve hatırlatması dolayısı ile Çin ülkesiyle ile birlikte anılmıştır.

Zülf  İrem bâğında irmiş  hûşe-i müşgîn-‘ineb
Ruh Hıtâyî yaprag asmış Çîn nigâristânıdur           Ahmed Paşa

 Ahu 'yı Hoten- Ahu'yı Misk- Ahu'yı Müşgin Hıtay (Hıtâ, Hatâ) , misk (müşg) ve âhu kelimeleriyle kurulan tamlamalarda ve isimlerde Hıta veya Hoten’den söz ediliyor demektir. [6]

Hıta ve Hoten eski edebiyatta Misk ahularının olduğu, bu ahuları yakalayan ve avlayan avcı Çiğil ve Yağma güzelleri ile Karluk, Kalaç ve Uygur Türklerinin yaşadığı, misk kokuları ile ahuların vatanı, misk kokularının diğer ülkelere gönderildiği, efsanevi bir kent olarak bilinir.

Kanına aşıkın susamışdır Hata gözün
Fesh-i azimet etme ki fikrin hata değil      Nesîmî

Çin zulfune senin nice diye muşgin dil
Zülfünün bir kılına değmez iken Çin ü Hata     İbn Kemâl

Ol but-i Çin u Hata kim turra-ı muşgini var
Ne hatamız gördü kim ebrularının çini var        Ahmed Paşa

Dişleri dürr-i Aden müşg-i Hotendür kohusı (658/1)
Yâsemîndür teni vü tâze-semendür kohusı            Ahmedi

Ahmedî saçlaruñuñ vasfın ider anuñ-ıçun (658/7)
Nefesinüñ ki urur müşg-i Hotendür kohusı         Ahmedi

Hıta, Hoten, Hıtai sözcükleri  aşık şiirimizde de geçer. Özellikle divan şiirine de vakıf olan halk şairlerimizin şiirlerin de  Hıta yurdu bilinmektedir. Örneğin Bayburtlu Zihni’nin aşağıdaki dörtlüğünde Hıtayi olarak geçmiştir.

Kakülün ser bölük zülfün yüzbaşı
Çin mülkünün hükümranı gözlerin
Perçemin Hıtayi halin Habeşi
Değer taht-ı Süleyman'ı gözlerin

 

 KONUYLA İLGİLİ LİNKLER İMİZ

KAYNAKÇA

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış