Halluh Hoten Nevşâd Şehirleri ve Ferhar Güzeller Mabedi


 
  
 

Halluh ( Ferhar : Güzeller Mabedi )  Hoten ve   Nevşâd  Şehirleri

Halluh – Hoten ve Nevşad, adları divan şiirlerinde sık sık geçen meşhur Türkistan şehirleridir.  Halluh ve Neşad,  misk kokusu, ahuları ile meşhur olan Hoten ile birlikte aynı bölgelerde bulunan ve eski şiirimizde adı sık sık geçen Kunduz eyaletinin Belh şehri yakınlarında Hoten ile birlikte aynı bölgede yer alan şehirlerdir. Farhar-ı  Halluh  Türkistan’da Hıta ile Kaşgar arasında güzelleri, puta tapan insanları ve sanatçıları   ile  ünlüdür. [1]  Ferhar şehri ve mabedi ise Türkistan’da Hıta ile Kaşgar arasında güzelleri ve puta tapan insanları, güzel sanatlar ile uğraşan   sanatçıları   ile  ünlü bir şehirdir. Ferhâr şehir eski edebiyatçıların düşünme biçimlerinde doğu Türkistan’daki putperestlerin yaşadığı,  büyük bir mabedi olan , mabedinin içinde ise  mabedi ziyarete gelenlere ikram edilen yetmiş tane güzeli olan bir şehirdir. ( bkz Ferhâr Güzeller Mabedi )

Kısaca Halluh ve Nevşad şehirleri , eski edebiyatta  ziyarete gelen misafirlere ikram edilen güzellerin bulunduğu putperest mabetlerinin bulunduğu ç şehir olmaktadır.

Halluh şehri, Karluk, Kalaç ve Uygur Türklerinin yurdu olan Hotan’ın ,  Türkistan'ın cenubunda, Kunduz ve Belh bölgelerini içine alan, Sogd , Demirkapının güneyinde, Tohâristân ‘ın "küçük ordu"su  Belh 'in güneyinde bulunan  bir yerdi.[2]  Karluk ve Uygur Türklerinin sanat eserleri ve pek çok güzelliklerini bünyesinde saklayan bu bölgenin adı “Farhar-ı Halluh"  mabedi tabiri ie Anadolu Türklerine kadar gelmişti. “Karluk ve Kalaç Türklerinin Araplaştırılmış adlan olan Halluh ve Halac kelimelerinin Arap harfler ile yazı­lışı birbirine çok benzer ve İslâm kaynaklarında bu iki Türk boyu birbiri ile ekseri karıştırılmıştı.  "[3]

Halluh Şehri ile  Karlukların adı bir birlerinin yerine de kullanılmış, Halluh , Çiğil ve  Yağmâ  Türkleri , Çiğil ve Yağma güzelleri ve Nevşâd şehirleriyle birlikte ele alınmıştır. Çiğil, divan şiirinde  kara, kaşlı, kara gözlü, uzun kirpikli,  ak yüzlü  putperest güzellerinin bol olduğu bir ülke gibi düşünülmüştür.  Çiğil sözcüğü divan şirinde Huban-ı Çiğil olarak da geçer. Huban-ı Çiğil ise Çiğil güzelleridir. [4]

Zahid öz tespihini küfr ehli zünnarın sever
Ben  büt-ü Çin isterem her kimse öz yarin sever.         Tebrizli Kavsi[5]

'İmârın emr idüp hüsn-i tabi' at muktezâsınca
Rüsüm-ı tar~ u tarzın itdi reşk-i Halluh u Nev-şâd            Nahifi  (Aypay 1992: 273) 

 

FARHAR-I HALLUH  ŞEHRİ VE GÜZELLER MABEDİ

 

Farhar-ı  Halluh, Budist   Karlukların önemli kentlerinden birisidir. Bu illeri kuran Karluk ve Uygurlar, Budist kültürü ve sanatını yakından tanımış ve bu etkiler altında kültür sanat, mimari resim edebiyat ve güzel sanat dallarında ileri gitmiş;  bu bölge Uygur idaresi altında önemli bir kültür merkezi haline gelmişti.

Tuhfe-i Vehbi’ye göre Halluh şehrinde bir güzeller mabedi - Farhar - vardı. “ bu şehirde nefislerini putların hizmetine vakfeden yetmiş kadar güzel varmış, bunlardan biri öldüğü zaman  yerine  nazirini koyarlarmış. Bu puthaneye bir kafir gelirse rahipler o kızları göstererek   istediğini beğenmesini teklif edermiş. O kişi de hangisine meyl ederse o kızı seçip  onunla halvete ( görüşmeye) girip  visaline nail olurmuş”[6]  “ Bu şehre gelenler  bu şehirdeki mabede girmekte,  mabed’de hizmet eden “ yetmiş güzel kızdan birisine tutulmakta   kızların güzelliğine kapılanlar o şehre ve Budizm’e bağlanmaktaydı[7]

Eyledim ol büt-i nâzendeyi nâgah  hayal
Oldu kalbim yine  büt- hane-i ferhar gibi     Elmastraşzade Hilmi 

Büt- i Ferhar’a benzer bir püser  gördüm Sıfâhanda
Ruhun Şehname-i hüsn üzre  tesavir-i Acem sandım         Sünbülzade Vehbi

Eski devrin kaynaklarına göre Türkistan da adı ferhar olan ve yukarıdaki  Ferhar şehrindeki mabede benzer mabedi olan  iki Ferhar şehri daha bulunmaktadır. Bunlardan bir diğeri de muhtemelen Nevşad şehrindeydi.

Gitti  sevdâ-yı hat- ı müşgin ile  şûride dil
Çin ü Tâtar u Hıtâ’dan  Hallud’u Nevşâd’a dek     Aynî

Bu zîbâ hüsn ile mümkün mü olmamak meftun
Arûs-ı nazmına hûbân-ı  Halluh u Nevşâd                  Neşati

Şahid-i nazmımı  bu işve ile görse eğer
Dilber-i Halluh-u  Nevşâd  çekerler gerden      Ayni

Bu beyitlerden de anlaşıldığı gibi,  Halluh ve Nevşâd şehirleri Çiğil Yağma, Karluk ve Uygur güzelleri “Türk-i Perizat“ ları ile meşhur olan şehirlerdir.   Toharsitan, Kunduz ve Belh bölgelerini de içine alan Doğu Türkistan’nın bu şehirleri Farhar adı verilen mabetleri, bu mabetlere uğrayanlara ikram edilen güzelleri, bu konularda üretilen efsaneleri ve bu mabetlerdeki güzellerle birlikte yaşamayı tasarlayan şairlerin hayalleri ile  meşhur şehirlerdir.


HOTEN AHULARI VE MİSK KOKUSU

Halluh ve Hoten misk kokusu, ahuları güzelleri, güzeller mabedi ve sanatçıları ile divan edebiyatına adı geçen Türkistan şehirleri oldu.   “ İlk ismi Yotkan olan Hoten, Eskiçağ’dan itibaren Budist kültürünü Orta Asya’ya bağlayan en önemli merkezi teşkil etmiş” [8]ahuları ve misk kokuları ile divan şairlerinin şiirlerini süslemiştir. Misk kokusu her ceylandan değil sadece Hoten’deki ceylanlardan çıkartılan bir kokuydu. Bu yüzden bu bölge   divan şiirinde  Hıtay (Hıtâ, Hatâ) , misk (müşg) ,  âhu , müşg-i Hoten, âhû-yı Hoten , Halluh gibi kelimeler     ahu, misk, ceylan ve Hıta güzellerini  ifade eden anlamları ile çok sık kullanılmıştı. (  bkz Ahu 'yı Hoten- Ahu'yı Misk- Ahu'yı Müşgin Nedir.)

Ey  çeşm- i ahu hicr ile tenhalara saldın beni
Çün nafe  bağrım hun edip  sahralara saldın beni        İsmail Dede 

Feyz-i tıynet başkadır şu hı suret başkadır.
Her gazalı sanma ki deşt- i Hoten ahusudur.     ( Koca Rağıp Paşa)

Zülf  İrem bâğında irmiş  hûşe-i müşgîn-‘ineb
Ruh Hıtâyî yaprag asmış Çîn nigâristânıdur           Ahmed Paşa

İşittik cümle hûbâna Hıtâ’dan armağan gelmiş
O zülf-i müşg-i Çîn başdan nigârın pâyına düşmüş     Zatî 

Deyr-i dil böyle sanem-hâne-i Ferhâr olmak
Hep senin ey büt-i nâzende hayâlindendir                     Nedîm

Musâdif olmadım Ferhâr u Çîn ü Sind ü Kabil’de
Siyeh hâl ü siyah mû böyle bir kâkül-perîşâne                     Sünbülzade  Vehbi

Farhar-ı  Halluh  ile birlikte adı sık sık geçen diğer Türkistan şehri olan  Hoten’de yaşayanlar ceylanları sürü sürü besler,  Hotenli avcılar   bu  ahuların göbeklerine   kese bağlarlar,  hayvanın nafesinden ( göbeğinden) dökülen    kirleri veya yara kabukları  bu keselere dolar,  avcılar yılda bir kez  hayvanları yakalayarak  göbeğindeki    yaradan dökülen kara renkli nafeleri  ( yara kesesi, yara kabukları)  toplar ve misk kokusu çıkartılan bu naifeleri satarlardı.   [9] Bu kokular ise eski dünyanın en paha biçilemez kokularıydı.  (  bkz Ahu 'yı Hoten- Ahu'yı Misk- Ahu'yı Müşgin Nedir.) Hotan, Hıtâ veya Huten  olarak da bilinen bu şehir  güzelleri ve ipek ürünleriyle de meşhurdur. Burada dokunan kıymetli ipek kumaşlara Hatâyî/Hıtâî denmiştir.

Bir Hatâyî dokuyup kârgeh-i gülşende
Arz ider pâdşieh-i âleme kâlâ lâle               İzzet Ali Paşa

Günümüz ve çağdaş edebiyatımızda, Hoten, Halluh ve Nevşad şehirleri unutulmuş olsa bile   Ahuları,  Tükistan ahularının ve ceylanlarının kimi  özellikleri misk kokuları, hatta Hıtaî veya Hataî kumaşlarının adı yaşamaya devam etmektedir.

Feymani'yim, kaçma benden,
Usanmadı gönül senden.
Ecel tatlı canı tenden,
Çekmeden gel, çıkmadan gel.               Feymani

İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİMİZ

 

 KAYNAKÇA

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış