Anka ( Zümrüd-ü Anka- Simurg) Mazmunu ve Özellikleri- Beyitlerle-


 ANKA (  Bkz Zümrüd-ü Anka- Sımurg- Hüd Hüd-  Kaf dağı –Huma mazmunları )

İran esatirlerinden edebiyatımıza girmiş  divan şiirinin başlıca mitolojik kuşlarından biri olan efsanevi bir kuştur.  Anka mazmunu Simurg ve Zümrüd-ü Anka ile  bir anlamda,  yani eş anlamlı düşünülmüş,  genellikle hüd hüd, Kafdağı,  Elbruz Dağı, Hüma ile  birlikte kullanılmıştır. Türk mitolojisinde karşılığı Tuğrul Kuşu’dur.

Anka tahayyülünün pek çok özelliği divan ve halk şiirimizde karşımıza çıkar.  “İran efsanesine göre, o kadar yaşlıdır ki dünyanın yıkılışına üç kez tanık olmuştur”  

Anka'nın  kanatlarında insanlar taşıyabilen devasa bir kuş olması,   yanarak ölmesi, öldükten sonra küllerinden yeniden doğması,  yüzünün insana benzemesi, kaf dağında yaşaması, boynunun çok uzun olması,  tüylerinin bütün kuşların tüylerinden meydana gelmesi, çok renkli olması,  otuz tür kuşun alametlerini bir den göstermesi,  onun yanına  sadece hüd hüd ile diğer 29 kuşun ulaşabilmiş olması,  boynunda ak bir halkanın bulunması,  ( Bkz f-attar-ve-gulsehri-nin-mantiku-t-tayr-i-ozetler-alintilar/425 )  diğer kuşları avlaması [1]; Cem’e üzüm fidanı vererek  Cem’in şarabı bulmasına vesile olması, ( Bkz /cem-cemsid-i-hursit-divan-siirinde-cem-ve-tum-ozellikleri/4944[2] üzerine bir yıldırım düşerek yanması ama küllerinden yeniden doğması,  dört kanatlı ve insan yüzlü olması,  çok nadir olması  gibi özelliklerinin tümü şiirimizde karşımıza çıkmaktadır.

Simurg, ulaşılmaz oluşu ile sevgiliye benzetilir. Gönül  ve Şehinşahlar da ulaşılmaz olduğu  için  Anka gibidir. Anka avlanması  mümkün olmayan bir kuş olduğu için ulaşılmaz sevgiliye  veya şehinşaha , yada ulaşılamaz şeyler dileyen gönüle benzetilir.  ( bkz Simurg-Zümrüd-ü-Anka-efsanesi/4184 )

Zülf-i siyahı sâye-i perr-i Hümâ imiş
İklîm-i hüsne anun içün pâdişâ imiş
     Bakî  [3]

"Siyah zülfü Hümâ kanadının gölgesiymiş. Güzellik ülkesine onun için padişahmış"

Dört kanadı açılınca saldığı gölge âlemi karanlığa sürükler  ve hava kararır.  Üzerine  Anka’nın gölgesi düşen  büyük mertebelere ulaşır. Veya  şehinşahların gücü ve kudreti Anka’nın gölge salmasına benzetilir. Bu gölgeye maruz kalan refaha kavuşur.  Bu  bakımdan Anka ile saye salmak ( gölge salmak)  birlikte kullanılır.

Sâye-i zülfün Hümâsm salma ağyar üstüne
Bir siyeh-rûdur anun bahtın hümâyûn eyleme
    (Ahmet Paşa D., G. 276, b. 2, s. 251)

"Zülfünün gölgesinin Hümâ'sını ağyar üstüne salma. Bir kara yüzlüyü; hükümdar, taht sahibi yapma"

Perçemin zülfün Hümâ-veş saye saldı üstüme
Pâdişâh-ı 'âlem oldum çün gedâ oldum sana 
 (Muhibbi D., G. 38, b. 2, s. 52)

"Saçının perçemi Hümâ kuşu gibi üstüme gölge saldı. Sana kul olduğum için âlemin padişahı oldum"[4]

Uçarken sel sesine veya gök gürültüsüne benzer sesler çıkarır. Göz kamaştırıcı bir parlaklığa sahiptir. İnsan gibi konuşur ve düşünür. Bilgisi ve hünerleri çok fazladır. Tüyleri ile yaraları iyi eder. Terk edilmiş çocukları alıp götürür. İlmini öğretir. İnsanları uzak diyarlara götürür. Yakıp kendisini çağırabilsinler diye insanlara tüylerini verir. Tüyleri  yaralara merhemdir. Uçarken ağaçların ve  bitkilerin  tohumları döktüğü için bereket saçar. Çok uzun yaşadığı için her ilmi  ve sırrı öğrenmiştir. Kimseye muhtaç olmadan kendi başına yaşadığı için kanaati temsil eder. Ulaşılması zor bir makamdan olmasından dolayı, sevgiliyi, şehinşahı , şeyhi hatta insanı kamil mertebesini de sembolize edebilir.  Yaratılmış olan her şeyin özünü ve alametini taşır.  O yüzden Anka’yı gören kendisini görmüş olur.

Kaf-ı istiğnada Anka’yı humayun bal iken
Arzu-yı saye –i perr hüma düşmez bana
   Neş’et [5]

Ben istiğna Kaf’ında hümayun kanatlı bir Anka’yım. Hüma’nın  ( devlet kuşunun)  kanatlarını istemek  bana hiç düşmez ( yakışmaz)

Anka çok yüksekten uçar. Saye salması uğur getirir. Gölgesinin düştüğü yerde olanların  " başına devlet kuşu " konmuş olur. O yüzden devlet  veya devlet kuşu tabirleri ile de birlikte kullanılır. Devlet kuşu ve Huma demek esasında Anka demektir. Anka iyi talih, iyi şans, kader ve çerh ile de  birlikte karşımıza çıkabilir. Onun görmek uğur getirir. Zaten iyiliksever bir kuştur. Örneğin Rüstem'i  Zal, çok iri olduğu için dünyaya gelemez bunu gören Anka gelerek Rüstem'in anasının karnını yarar ve Rüstem'in doğmasına yardımcı olur. [6]

Kaf- ı istignada  hem- pervaz- ı ankadır gönül
Saye-i bal – Huma arz ertmesin devlet bana
   Şeyhülislam Arif Hikmet 

Gönül istigna Kaf’ında Anka ile başa baş uçuyor. Devlet bana devlet kapısı  ( humanın gölgesini) arz etmeye kalkmasın.

Anka gibi yüksekte olmak demek devlete, mala, mülke, makama tenezzül etmemek demektir. Dünya malına tamah etmemek,  şana şöhrete makam ve mevkiye aldırmamak  anlamını vermek isteyen şairler Anka ile yan yana olduklarını söylerler. 

Bana Anka mükerrer oldu şikar.
Demsin hiç uçurmadır ağyar
     Derviş Paşa

Anka bana defalarca av oldu. Ama yabancılar bunun  uçurma olmadığını söylemesinler ( palavra attığımı sanmasınlar veya uçurtma avladığımı söylemesinler )

Anka'nın bir masal motifi oluğunu divan şairleri de bilmekte ama yukarıda zikredilen konular, benzetmeler, telmihler istiare ve  teşbihler için Anka'yı çok sık kullanmışlardır. 

Bî  vucud olmak gibi yoktur  cihanın rahatı
Gör ki sımurgun ne damı var ne de sayyad
ı [7]

Cihanda rahat etmek istiyorsan Tıpkı Anka gibi vücudun hiç olmayacak. Anka’nın  vücudu olmadığı için ne avcısı vardır ne de evi.

Hüma ve Anka halk şiirimizde de karşımıza çıkan bir motiftir.

Huma kuşu yükseklerden seslenir; 
Sen ağlama ala gözler ıslanır

Günümüz şiirinde de karşımıza çıkar.

Tanrılardan ateş çaldım, 
Yüzyıllarca turuştum, üstüste yandım.
Bir anka kuşu gibi anne, 
Kendimi külümden yarattım.       Yusuf Hayaoğlu

 

Kuşlar ile İlgili Konu Başlıkları aşağıdadır.

 KAYNAKÇA

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış