Hamdullah Hamdi Yusuf u Züleyha Mesnevisi Ve Hamsesi


Yusuf u Züleyha'dan bir Minyatür 

HAMDULLAH HAMDİ’NİN EDEBİ KİŞİLİĞİ

Hamdullah Hamdî, 15. yüzyıl’ın en meşhur şairlerinden biridir. Hamdullah Hamdi’nin edebi kişiliğine etki eden üç önemli şahsiyet vardır. Bunlardan ilki babası Fatih'in Hocası Akşemseddin (15 yy), diğeri   Şeyh İbrahim Tennuri  üçüncüsü ise Molla Camî’dir.  Hamdullah Hamdi mesnevilerini çevirirken Molla Cami’nin eserlerini tercüme etmiştir.[1]

Hamdi Çelebi, Türk edebiyatında batı Türkçesiyle  ilk Hamse sahibi olan, yani beş mesnevî yazan şairdir. Mesnevîleri arasında en çok Yusuf ü Zelihası ve Leyla vü Mecnun mesnevîleri beğenilmiştir.  Özellikle Yusuf ü Zeliha’sı dili ve üslubu bakımından, o zamana kadar bu konuda yazılan eserlerin en güzeli olarak kabul edilmiştir.

Hamdi Çelebi, hayatının sonuna kadar münzevi yaşadı. Umumiyetle, eserlerinden kazandığı para ile geçimini temin ediyordu. Bir ara Anadolu’ya gelen meşhur Abdürrahman-ı Camî ile de görüştü, sohbetinden istifade etti. Eserlerinde de ondan aldığı feyzi aksettirmektedir. Câmî’yi taklit etmiştir diyerek tenkit edenler çıkmışsa da eserlerindeki üslup ve tasvirler orijinaldir.[2]

Dîvanı ve hamsesi vardır. Türk edebiyatındaki en güzel Yusuf u Züleyha mesnevîsini Hamdi yazmıştır. Çağının en verimli şairlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hamdullah Hamdi Efendi Göynük’ te babasının halifesi olan  İbrahim Tennuri’ye derviş olmuş, eserlerini yazarak kanaatkârca bir hayat sürmüş, 1503 (H.909)te Göynük’te vefat etmiş, babası Akşemseddîn’in yanına defnedilmiştir. [3]

Hamdullah Hamdinin , Hamse’si içinde  Yusuf u Züleyha, Leyla vü Mecnun, Mevlid, Kıyafetname ve Tuhfetü’l-Uşşâk adlı  mesnevîleri yer alır. Yusuf u Züleyha  onun  en tanınmış eseridir.[4]

 

HAMDULLAH HAMDİ DİVANI

Hamdî’nin divanı  mürettep bir divandır.  Hamdullah Hamdî ve Divanı  hakkında  Ali Emre Özyıldıırm’ın bir çalışması vardır. İki yazma nüshası tespit edilen Hamdî Divanının tenkitli metni 1995 yılında Ali Emre Özyıldırım tarafından Ankara Üniversitesinde yüksek lisans tezi olarak hazırlanmış Ali Emre Özyıldıırm bu çalışmasını  Hamdullah Hamdî ve Divanı,  adıyla Kültür Bakanlığı, Ankara, 1999 da bastırmıştır. [5]

Hamdî divanı 3 kaside, 199 gazel, 1 murabba, 1 terci-bend, 5 kıta, 3 nazım, 9 müfred ve 1 beyitten oluşmaktadır.[6]Metin, Divanın bilinen iki yazmasının karşılaştırılması (Süleymaniye, Esad Efendi, 2626; Millet, Ali Emiri-manzum, 120) bir mecmuadaki Hamdî’ye ait şiirlerin bu  metne eklenmesiyle (Milli Kütüphane, FB, 442) ile  oluşturulmuştur.

ESERLERİ 

  • Hamdullah Hamdi Eserleri
  • Yusuf ü Zeliha (mesnevî),
  • Leyla vü Mecnun (mesnevî),
  • Tuhfet’ül-Uşşâk (mesnevî),
  • Kıyâfetnâme, ı
  • Mevlîd-i Nebî,
  • Ahmediyye, şiirlerini ihtivâ eden Divân’ı, tasavvuf ile ilgili Risâle, Mecâlis’üt-Tefâsir adlı tefsiri.

Hamdi Çelebi’nin Dîvân’ı ve mesnevîleri, yazma hâlinde olup, henüz basılmamıştır. Mesnevîleri,  divanındaki şiirlerine nazaran daha sade bir dille yazılmıştır.


YUSUF U ZÜLEYHA

Hamdullah Hamdî bu eseri 1492’de 42 yaşında iken kaleme almıştır.  Tespit edilebilen nüsha sayısı yüzden de fazla 120 civarındadır. Birçok kaynak eserin II. Bâyezîd’e ithaf ettiğini yazmış olsa bile bu eserde bu bilgiye dair bir emare bulunmamaktadır.

Yusuf u Zeliha Mesnevisi İran ve Türk şiirinde çok işlenmiş bir konudur. Esrer ilk kez Firdevsî Tusi    ve Genceli Nizami  tarafından kaleme alınmış, [7] Türk edebiyatında yazılan Mesnevilerin kaynağını ise Molla Cami’nin yazmış olduğu aynı adlı eser teşkil etmiş, Kuran-ı Kerim’de Ahsenü' l Kassas ( Kıssaların en güzeli ) olarak adlandırılan Yusuf suresi de Yusuf u Zeliha – Züleyha hikâyesine kaynaklık etmiş; daha sonra hem  İran hem de Türk edebiyatında pek çok şair tarafından tekrar tekrar yazılmıştır.

Türk edebiyatında bu konuda mesnevi yazan başlıca isimler şunlardır.: 14. yy: Ali, Şeyyâd Hamza, Sule Fakih, Erzurumlu Kadı Darîr, Rabguzî, Garip; 15. yy: Ahmedî, Hamdullah Hamdî, Behiştî; 16. yy: Kemâl-paşazâde, Taşlıcalı Yahya, Celilî; 17. yy: Rıfâtî Abdu’l-hay, Andelib; 18. yy: Ahmed Mürşidî, Esat Paşa; 19. yy: Süleyman Tevfik

Hamdullah Hamdi’nin yazmış olduğu  Yusuf u Züleyha mesnevisi yüzyıllar boyunca bu konuda yazılan en başarılı Türkçe eser olarak takdir görmüştür. Kemal Paşazade’nin 7777 beyitten oluşan Yusuf u Züleyha mesnevisi ile Taşlıcalı Yahya Yusuf u Zeliha ( Züleyha ) Mesnevisi  ve Nahifi’nin Yusuf İle Züleyha

Mesnevisi de oldukça  sevilen ve başarılı  Yusuf u Züleyha mesnevileri olmuşlardır.

Hamdi, Yusuf u Züleyha’yı Molla Câmî’nin eserini örnek alarak yazmış; tasvirleri ve duygulu ifadeleriyle başarı göstermiştir. 1492 yılında tamamlanan eser “fe’ilâtün mefâ’ilün fe’ilün” kalıbıyla yazılmış  ve  6241 beyitten oluşmaktadır. “Nitekim esere konu olan aşk hikâyesi gerçekten de daha sonra çeşitli şairler tarafından nazma çekilmiş fakat aşılamamıştır. Eserin yüz civarında yazma nüshasının bulunması ne kadar sevildiğinin ve benimsendiğinin en açık göstergesidir.” [8]

Hamdî Çelebi Yusuf ve Züleyha kıssasını İranlı şair Cami’nin aynı adlı mesnevisini örnek alarak yazmış fakat eseri tercüme bir eser olmaktan çıkararak esere kendi yeteneklerinden ve muhayyilesinden pek çok şeyler katmıştır. Bu bakımdan eser tercümeden zilyede,  telif bir eser  özelliği vermektedir. Eserin yüzden fazla nüshasının bulunmuş olması, Hamdullah Hamdi’nin bu eserinin ne kadar sevilmiş olduğunun göstergesidir.

Yusuf u Züleyha’yı bu denli güzel yazabilmesi ile Hamdi Çelebi’nin çocukluk yılları ile bir irtibatı vardır. Babası Fatih'in Hocası Akşemseddin (15 yy) öldüğünde henüz on yaşlarında olan Hamdi’ye ağabeyleri hem kötü davranmış hem de babasının mirasından mahrum bırakmışlar hem de oldukça kötü davranmışlardır. Babasının vefatından sonra bir hayli maddî manevi güçlük ve zorluklarla karşı karşıya kalan Hamdi Çelebi, her şeye rağmen mükemmel bir tahsil yapmayı başarmış, Hamdi bu dönemde kardeşleriyle bazı problemler yaşamış ve sonunda “ilmiye” yolunu seçmiştir. [9]“Şairin çocukluğunda kardeşlerinden gördüğü kötü muameleler bir anlamda kendisini Yusuf’la özdeşleştirmesine imkân vermiş ve dolayısıyla bu samimi duygular şairin eserine de yansımıştır.”

Kınalızade’nin tezkiresinde anlattığına göre  babasının imkânlarından mahrum bırakıldığı için zor şartlarda  yaşayan Hamdullah Hamdi, yazmış olduğu  Yusuf ve Zeliha mesnevisinin nüshalarını satarak geçimini temin ediyordu. (Kınalı zade Hasan Çelebi, 1978)[10][11]

Hamdullah Hamdi’nin Yusuf u Züleyha’sı Naci Onur tarafından 1991 yılında yayınlanmıştır. 

Yûsüf ü Zalîha mesnevîsindeki bir gazeli:


GAZEL

Kâlû belâ’da ekdi çü tohum-i belâ-yı aşk
Bitürdi âb-i derd ile ben bî-nevâyi aşk

Çün hâsıl etti döğe döğe harmânımı derd
Bir demde hâsılım yele verdi hevâ-yi aşk

Gönlümü âşinâ edeli derd-i yâr ile
Bîgâne etti bana kamu âşinâyı aşk

Benden selâmı kesdi, selâmet çûn eyledi
Dest-i melâmetiyle bana merhabâ-yi aşk

Kalmadı gözde hâb eseri, doldu âb ile
Bilmem ki âkıbet nidiser mâcerâ-yi aşk

 

LEYLA İLE MECNUN

1500 yılında tamamlanan bu mesnevi “mefâ’îlün mefâ’îlün fa’ûlün” kalıbıyla yazılmıştır  ve yaklaşık 4000 beyitten oluşmaktadır.[12]

Hamdî,  bu eserini Cami, Nizami ve özellikle de Hatifi gibi İranlı şairlerin eserlerinden  faydalanarak yazmıştır.

Hamdi’nin bu  eseri üzerinde  Zülfü Güler tarafından 1982 yılında Atatürk Üniversitesinde bir doktora çalışması yapılmıştır [Güler, Zülfü, Hamdullah Hamdî-Leyla vü Mecnun (İnceleme-metin), yayımlanmamış doktora tezi, Atatürk Ünv., Erzurum, 1982.].

 

AHMEDİYE

Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün” kalıbıyla yazılan ve 1494 yılında tamamlanan 1337 beyitlik  eser Hz. Muhammed’in doğumundan, mucizelerinden, peygamberliğinden, hicretinden, miracından ve vefatından bahseden mevlid türünde bir eserdir. Eser bazı kaynaklarda “Muhammediye” bazı kaynaklarda da “Mevlid-i Hamdî” adıyla geçmektedir.

Süleyman Çelebi’nin ünlü mevlidi kadar kabul görememiştir; tarihi kaynaklar eserin, ağır, süslü bir dille ve lirik değil de didaktik bir üslupla yazılmış olduğunu ifade ederler.[13]

Tuhfetü’l-uşşak

950 beyitten oluşan ve “mefâ’îlün mefâ’îlün fa’ûlün” kalıbıyla yazılan bu mesnevinin telif tarihi belli değildir. Eserde Hoca-zade adlı Kayserili bir Müslüman tüccarın kervanıyla beraber ticaret için İstanbul’a gitmesi, Hristiyan bir vezirin kızına aşık olması, ona kavuşmak için önce eğlence meclislerinde girmesi, sonra içki içmesi ve nihayet dinden çıkıp onunla evlenmesi en sonunda da beraberce Müslümanlığa geçmeleri konu edinir. Dolayısıyla eser  işlenen konu itibarıyla her ne kadar tercüme değil telif bir eser görünümündeyse de  F.Attar ve Gülşehri'nin Mantıku't Tayr' daki  Şeyh Sanan hikâyesinden izler taşımaktadır. Şair, eserinin sonunda kahramanların bazı soyut kavramları karşıladığını söyleyerek sembolik bir anlatım kullandığını ifade etmiştir.

İki yazması bulunan Tuhfetü’l-uşşak’ın tenkitli metni Mis’ad el-Shaman tarafından yayımlanmıştır [El-Shaman, Misad, “Hamdullah Hamdî’nin Tuhfetü’l-uşşak Adlı Mesnevisi”, Journal of Turkish Studies, 1991, s.169-255.[14]

Kıyafet-name

158 beyitten oluşan bu küçük mesnevi kıyafet ilmi  üzerine yazılmıştır.  Bu eser  yazıldığı konuda Türkçede bilinen ilk mesnevi örneği olarak dikkat çeker.  Bu eser  halk arasında büyük ilgi görmüştür.

Eserin tenkitli metni Amil Çelebioğlu tarafından yayımlanmıştır. [Çelebioğlu, Amil, “Kıyafe(t)İlmi ve Akşemseddinzade Hamdullah Hamdî ile Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Kıyafetnamesi”,Atatürk Ünv. Edebiyat Fak. Araştırma Dergisi, S. 11, Ankara, 1979, s.305 348][15]

Hamdî’nin ayrıca Mecalisü’t-tefasir adlı bir tefsir çalışması da bulunmaktadır. Ayrıca şairin tasavvufi risaleler kaleme aldığı da çeşitli kaynaklarda  belirtilmiştir.

HAMDULLAH HAMDİ İLE İLGİLİ LİNKLER

YUSUF U ZÜLEYHA İLE İLGİLİ BAŞLIKLAR VE LİNKLERİMİZ 


KAYNAKÇA

 

  • [1] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/674-hamdullah_hamdi__hayati_ve_edebi_kisiligi.html
  • [2] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/674-hamdullah_hamdi__hayati_ve_edebi_kisiligi.html
  • [3] https://www.edebiyadvekitap.com/hamdullah-hamdi-edebi-hayati-ve-divani/
  • [4] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/674-hamdullah_hamdi__hayati_ve_edebi_kisiligi.html
  • [5] https://www.edebiyadvekitap.com/hamdullah-hamdi-edebi-hayati-ve-divani/
  • [6] Ali Emre Özyıldıırm Hamdullah Hamdî ve Divanı, Kültür Bakanlığı, Ankara, 1999, shf 3
  • [7] Şahamettin Kuzucular, FUZULİ LEYLA İLE MECNUN MESNEVİSİ, https://edebiyadvesanatakademisi.com/
  • [8] Ali Emre Özyıldıırm Hamdullah Hamdî ve Divanı, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10615,girispdf.pdf?0
  • [9] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/674-hamdullah_hamdi__hayati_ve_edebi_kisiligi.html
  • [10] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/674-hamdullah_hamdi__hayati_ve_edebi_kisiligi.html
  • [11] ] Dr.Zehra ÖZTÜRK, On Beşinci Yüzyıl ?airlerinden Akşemseddinzade Hamdullah Hamdi’nin Yusuf ve Zeliha Mesnevisinde İşlenen Değerler, dem.org.tr/ded/10/, shf 47, son erişim , 11-08 -2012
  • [12] Ali Emre Özyıldıırm Hamdullah Hamdî ve Divanı, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10615,girispdf.pdf?0
  • [13] Ali Emre Özyıldıırm Hamdullah Hamdî ve Divanı, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10615,girispdf.pdf?0
  • [14] Ali Emre Özyıldıırm Hamdullah Hamdî ve Divanı, https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10615,girispdf.pdf?0
  • [15] Çelebioğlu, Amil, “Kıyafe(t)İlmi ve Akşemseddinzade Hamdullah Hamdî ile Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Kıyafetnamesi”,Atatürk Ünv. Edebiyat Fak. Araştırma Dergisi, S. 11, Ankara, 1979, s.305 348

 

 

 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış