Fuzuli Beng ü Bade Hakkında ve Özeti


Beng ü Bâde

Osmnalıca yazılışı : Beng ü Bâde ö:   باده بنكو

Beng kenevir anlamında olmasından hareketle divan edebiyatında esrar ve afyon ile eş anlamlı kullanılmıştır. Esrar ve Afyon bilindiği gibi Hint kenevirinin yapraklarından, yaprakların üzerindeki tüylerin dibinde bulunan bir çeşit sakızdan elde edilen uyuşturucu bir maddedir. Bade ise daha ziyade şarap anlamına gelen, fakat halk hikâyelerinde dolu, muta eşanlamları kelimeleri ile eş anlamlı olarak kutsi içecek anlamlarında kullanılan bir sözcüktür. Fuzuli bu eserinde beng ve badeyi alegorik bir anlamda işlemiştir

Beng ü Bâde Fuzûlî’nin alegorik olarak kaleme aldığı eseridir.  Eser 16. yy başlarında  tahminen 1510-1514 arasında yazılmış,  Şah İsmail Bağdat’ı ele geçirdiğinde Fuzuli bu eserini   Şah İsmail’e takdim etmiştir.

Beng ve Bade aslında iki ayrı hükümdarı işaret eden esrar ve şarap anlamından ziyade alegorik anlamlar ve amaçlar taşıyan bir eser olmaktadır.  Beng, eserde olgun, içine kapanık ve akla önem veren bir hükümdarı sembolize etmektedir.  Beng’in en sevdiği çiçek ise güldür. Eser hakkında inceleme yapanlara göre eserdeki beng II. Bayezıd’ı sembolize etmiştir. Lakin Beng ve Bade mukayesesi yaparak Bade’nin üstünlüğü ile biten eserdeki Beng’in Özbek Hanı Şeybani Han olabileceğini de düşünenler olmaktadır.  Bade, ise Şah İsmail’i temsil eder. Eserdeki, Bade hareketli fevri ve atak bir mizaca sahiptir.

Beng- ü Bade eseri kimi kaynaklara göre 438, kimi kaynaklarda 440- kimi kaynaklarda ise 448 beyitlik küçük bir Türkçe mesnevidir. (Vanlıoğlı, 1997: s. 197)   Bu eser Fuzuli’nin yazdığı ilk mesnevi olması bakımından da önem taşımaktadır. Beng ü Bade adlı eserde birer tevhid, naat ve Hz Ali’ye methiyeden sonra Şah İsmail’e de bir methiye yer alır. Daha sonra ise Beng, bade, rakı, şarap vb nin mücadelesini çatışmalarını içeren asıl bölüm başlar.

 

BENGÜ BADE’NİN ÖZETİ

Bade içki meclisinde arak, boza ve nebiz adlı arkadaşları ile eğlenmektedir. Bade, kendisine olağanüstü bir inançla güvenmektedir. Gençliğin verdiği enerji ve toylukla, her şeyin kaba kuvvetle çözülebileceğine inanmaktadır.

Saki ise onların yanına gelerek onlara bengü den övgü ile bahseder. Rakip tanımayan Bade arkadaşı Boza’yı, Beng’e elçi olarak yollar. Elçinin geldiğinde ise Beng,  Berc, Müferris, Macun ve Afyon adındaki arkadaşları ile eğlenmektedir. Beng’in eğlencesine kapılan Boza arkadaşı Bade’ye ihanet eder. Buna sinirlenen Bade, ordularını alarak Beng’e savaş açar. Sonunda Bade, Beng’e galip gelir. Yani şarap afyona üstün gelmiştir. [1]

Divan şiirinde Beng ü Bade’nin konusunu özetleyen ve konusunu alaya alan bir beyit yazılmıştır.

Öğme şarabı zemm edip afyonu sakiya
Açtırma ehli keyfe kutunun kapağını

 

BENG Ü BADE ESERİ HAKKINDA MÜLAHAZALAR

Eserin yazılması ve Şah İsmail’e takdim edilmesi hakkında Ali Yıldırım bizlere şu bilgileri sunmaktadır. “ Beng ü Bâde’de Fuzulî, münacat, tevhit, nat ve Hz. Ali övgüsünden sonra  ‘Anlayışlı Padişahın Övgüsünde’ başlığı ile Şah İsmail’i övmektedir;

Ol ki başlar zamânında bezm-i ferâğ
Pâdşehler başından eyler ayağ
 …
 Meclis-efrûz-ı bezmgâh-ı Halîl
 Cem’-i eyyâm-ı Şâh İsmâ’îl

"Şu beyitlerden de açıkça anlaşılıyor ki Fuzulî, bu eserini Şah İsmail’in Şeybani Han’ı mağlup edip başından altın kadeh yaptırması olayından, yani 1510’dan sonra kaleme almıştır. Eserin Şah İsmail’in Çaldıran’daki yenilgisinden sonra da yazılamayacağı düşünüldüğünde 1510 ile 1514 yılları arasında yazıldığı kesin gözükmektedir” Çünkü Şah İsmail, Çaldıran’da Yavuz’a yenildikten sonra bir çeşit inzivaya çekilmiş, üzüntüsünden kendisini içkiye vermeye başlamıştır.

Beng ü Bâde,  Afyonla şarabın karşılaştırılarak şarabın üstün tutulduğu Fuzûlî’nin mesnevi tarzındaki ilk denemesidir. Eser esrar (beng) ile şarabın (bade) karşılıklı konuşmaları biçiminde esrar ve şarabın kişileştirilmesi ve alegorik ve sembolik olarak birilerinin veya savundukları kavramların yerini tutması şeklinde yazılmış bir eserdir. “Bilindiği gibi alegori, basit bir şekilde ifade edilmesi ve anlaşılması güç bir fikrin somut çevirisidir. Fuzulî, bu anlatısında bazı kişi veya tiplemelerin şahsıyla bağdaştırdığı kavram ve değerleri, içki ve uyuşturucu gibi bir takım maddelerle alegorik veya sembolik bir dille ifade etmiştir.”

Eserdeki konuşmalar aklın ve gönlün çelişkileri üzerinde yoğunlaşmaktadır.  Eser esrara alışık padişahla şaraba düşkün şahın açık- kapalı mücadelelerini dile getirmektedir. Bu mesnevide bade, araka(  rakı)  boza, afyon, berş, nukl ve kebap gibi içki ve yiyecekler teşhis sanatıyla canlandırılarak bir birleriyle çatışıp, tartışmakta ve mücadele etmektedir.

Şah İsmâil’e ithaf edilen eser, bazılarına göre Osmanlı Padişahı ile Şah İsmail arasındaki mücadeleyi sembolize etmektedir. ( BKZ  Şah İsmail Hatai Edebi Kişiliği ve Divanı-  Şah İsmail ve II. Bayezid’i temsil eden beng ve bade’de yaşanan akıl ve gönül çatışması ilk bölümlerinden sonra daha ılıman bir üsluba bürünür.  Bade imajını bir nevi Şah İsmail gibi gören şair, bu ikili tartışmanın kazanan tarafı olarak badeyi görmek istemiştir. Çünkü Tahir Olgun’a göre bade Şah İsmail’in, beng (esrar) ise Sultan Bayezid’in kişiliğini sembolize etmektedir. [2] ( BKZ  Şah İsmail -Hatai Dehname ve Nasihatnamesi ) Alevi Türkmenlerin önderi haline gelen Hatai tüm şiirlerini Türkçe yazmış, “Şiirini ideolojisini yayan bir vasıta şeklinde kullanmakla birlikte şair bir yaratılışa sahip olduğundan beşerî, lirik, sanat değeri yüksek şiirler de yazmıştır.”[3]

Bu görüşe rağmen Şah İsmail Çaldıran da Yavuz’a yenildiğine göre Beng ü Bade’nin Şah İsmail ile Şeybani Han’ı temsil etmiş olduğu daha akla yakındır. Çünkü bu savaşta Şah İsmail, Şeybani hanı yenmiş, kafasını kestirmiş, Şeybani Han’ın kafasından altın bir kadeh yaptırmış, bunu da Sultan II. Bayezıt’a yollamıştır. [4]

Eser üzerinde çalışma yapan Ali Yıldıırm’a göre  de bang ve bade  Beyazıt ile Şah İsmail’i temsil eder. “Beng (afyon)’in II. Bâyezid, bâde (Şarap)’nin Şâh İsmail tarafından içilmiş olmasının yanında söz konusu maddelerin iki hükümdarı sembolize ettiğinin kuvvetli delillerini eserde de görmekteyiz: Bengin ihtiyar, bâdenin genç olması; bengin sakin, bâdenin hareketli; bengin sufi, bâdenin savaşçı olması vs. gibi… Fuzulî, Beng ü Bâde’de sadece Osmanlı Devletinin padişahı ile Safevi Devletinin şahını anlatmamış, bu kişilerin timsalinde Osmanlı ve Safevi toplum yapısını da irdelemiştir, ”[5] Ali Yıldırım’ı bu görüşlerini Osmanlının yerine Özbek,  Yavuz yerine Şeybani Hanı geçirerek düşünmek de doğru olacaktır.

Fuzuli’nin gençlik yıllarında yazdığı eserde; Bağdat’ı ele geçirip Özbekistan üzerine yürüyen Şah İsmail’e duyduğu sevgi kendini belli etmektedir. Şairin Şia Türkmenlerinin tarihi temsilcisi ve efsanevi hükümdarı olan Şah İsmail’i çok sevmesi oldukça doğaldır. Çünkü Fuzuli, Caferi mezhebinde olan Azeri Türklerindendir.

Beng ü Bâde hakkında böylesine bir takım spekülasyonlar veya düşünceler vardır. “ Eserin Şah İsmail ile II. Bayezid ve adamlarını sembolize ettiği düşünceleri yanında, içki ve uyuşturucu bir takım nesnelerin kişileştirilmesi ile basit bir gülmece veya tasavvufî bir eser olduğu tezleri de ileri sürülmüştür. “ [6]

Birçok araştırmacı “Fuzulî’nin bu eserinde inanç boyutu başta olmak üzere, milli duygularını da Bâde sembolizmi ile Şah İsmail’in şahsında somutlaştırmış “ olduğu düşüncesindedir. Ancak bu eserin Şah İsmâil ile Müşa‘şaî Hükümdarı Ali b. Muhsin arasındaki mücadeleyi anlattığını da ileri süren görüşler de vardır.

BENG Ü BADE BASKILARI VE HAKKINDA ÇALIŞMA YAPANLAR

Fuzûlî külliyatı içinde defalarca basılan bu eser hakkında Kemal Edip Kürkçüoğlu’nun da kıymetli bir çalışması vardır.(İstanbul 1956). Eseri Necati Lugal ve Osman Reşer, Almancaya tercüme etmişlerdir (İstanbul 1943 [7]

Beng ü Bâde üzerine yapılan önemli araştırmalar Mehmet Vanlıoğlu ve Ali Yıldırım’a aittir. Bu isimler mesnevinin içerik özellikleri üzerine iki makale yayımlamıştır. Ayrıca Kemal Edip Kürkçüoğlu 1955′te Beng ü Bâde’yi yeni harflerle basmıştır.

 

İLGİLİ LİNKLERİMİZ 

 

KAYNAKÇA 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış