FETH-İ İSTANBUL


11.07.2021

FETİH- İ  İSTANBUL
  _ . _  _  /_  . _  _  /_ . _  _  /_ . _  

Sislerin ardında İstanbul, bu gün bir başka yâr.
Gölgeler ıssız, hisarlar suskun, ey! Eşsiz diyâr.
Mis kokan akşamlarından, nur yağan mehtâbını,
Özledim ey şâh-ı şehvâr, kalbinin mihrâbını.
Şimdi sessiz sayhalardan çırpınırken Marmara,
Kaç defâlar kehkeşandan resmedilmiş manzara.
Saçların kıskandırırken parlayan yıldızları,
Martılar deryâda mutsuz, oynuyor yalnızları.
Ey güzel İstanbul'um! Sen dürr-i   yektâ, sen gümüş,
Sen hudutsuz mâvilerden bir desen, sen her gülüş.  

Rabbimin bir lütfusun sen, gül dokunmuş çehrene,
Mutluluktan parlıyorsun, nur mu yağmış çevrene?
Bir akın var şimdi, benzersiz, doyumsuz bir akın,
Ey Sitanbul! Vakt-i vuslat, fethin artık çok yakın.
Nevbahâr mesrûr, Mayıs son demlerin hüznündedir,
Gör ki bin yıllık Bizans, heyhat! Bugün zor  gündedir.

 

Arşa dönmüş çehrelerden parlıyor nûr hâlesi,
Her taraftan âteş almış Türklüğün meş'âlesi.
Şimdi aşkın cengi var, sussun bütün çanlar bugün.
Ak duvak takmış kılıçlar, başlıyor şenlik, düğün.
Ah Haliç! Zincirle bağlanmış o nârin ellerin,
Âhuzârdan lâl kesilmiş çağlayan şen dillerin.
Geçti kalyonlar kızaktan, keşfeden âkıl kimin?
Allah! Allah! Nârasından sarsılır  rû-yi zemin.
Topların gümbürtüsünden arş-ı âlâ titriyor,
Korkuyor haçlar hilâlden, görklü kal'â titriyor.
Gün doğarken  üç taraftan sardı Türk'ün ordusu,
Titriyor kâfir derinden, kuşkusuz can korkusu.
Coştu çılgın dalgalar, her yer cehennem,her yer âh!
Öyle bir âteş ki heyhât! Yer
tutuşmuş,gök siyâh.
Her kılıçtan yükselen tekbirle inlerken semâ,
Ehl-i gayret yâr için, islâm için olmuş fedâ.

 

Surların burcunda sancak, okların altında can.
Her taraftan şer kuşatmış, kıpkızıl akmakta kan.
Göklerin nûruyla yunmuş hakka âşık her nefer,
Arşa yükselmiş nefesler kalmamış gözlerde fer.
Şimdi garbın çehresinden damlıyor mağlûbiyet,
İhtişâm surlarda tutsak, ağlıyor mağrûriyet.
Şer külahlar yerle yeksân, bak sarıklar zirvede,
Yandı âminlerden âlem, cümle haçlar tövbede.
Şehsüvâr Osmanlı'yız biz, âsumânın şâdıyız,
Kahraman  ecdâdımız var, Fâtih'in ahfâdıyız.
İmrenirken cümle âlem Türk'ün âlî şânına,
Şâhit olmuş tüm semâvat müjde sunmuş hânına.
Bir devir hüsrân olurken, bir devir destân olur,
Sevdiğin hanlar saraylar gün gelir zindân olur.
Sardı pervâsız bulutlar, âfitâpsız gök hazin.
Bil ki  aydınlık şafaklar şehr-i İstanbul senin.

 

Önde Akşeyh sonra Fâtih, girdi aşkın şehrine,
Her pınardan aktı yaşlar, döndü rahmet nehrine.
Kır atın üstünde sultan, bir gururdan âbide,
Kim inanmaz,kim güvenmez, böyle nâzik zâhide.
Sen ki hanlar hânı Mehmet, hükmederken âleme,
Muhteşem bir damga vurdun, sundun âtî âdeme.
Sen nebî lütfuyla mazhâr,sen cihân hünkârısın,
Çağ açıp çağlar kapatmış bir devin mîmârısın.
Bitti zulmet, geldi envâr, dinsin artık nâleler,
Aşka vuslat vakti ey yâr! Artık açsın lâleler.
İlk cumâ kıldırdı Akşeyh,  sardı tekbir arşları,
Cümleten;  Allâhuekber!  dinmiyor gözyaşları.
Haydi! Şenlik var bugün, vur mehteran! Vur köslere!
İnlesin dağlar denizler, aşk düşürsün seslere.
Dinle İstanbul! Niyâz et kutlu fethin şâhına,
Yattığın yer nûrla dolsun,fâtihâlar rûhuna.

fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün

NECİBE TAŞKIN ÇETİNKAYA

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


7 Yorum
Esa
12.07.2021 - 12:08
Mis kokan akşamlarından, nur yağan mehtâbını, Özledim ey şâh-ı şehvâr, kalbinin mihrâbını. Şimdi sessiz sayhalardan çırpınırken Marmara, Kaç defâlar kehkeşandan resmedilmiş manzara. İstanbul ve fethi her vakit üzerinde çok durulan, her zaman her yerde konusu edilen Dünya Tarihinin akışını da değiştiren evrensel bir mevzudur. Böylesine evrensel ve kadim bir konuyu mesnevi şekliyle ve aruz ölçüsü ile üstelik çağdaş kuşağın anlayacağı sadeliğe yakın bir dille anlatmak oldukça mühim bir gayret. Temennimiz bu şiirin edebiyat tarihinde yer alması, bir çok vesile ile hakkının verilmesidir. Şiir tekniği, benzetmeleri söz sanatları, ahenk ve içtenliği ile hayli başarılı olan bu şiir, yeteneğin, emek ve birikimle meydana gelmiş güzide bir misali olduğuna inanıyoruz. Tebrikler ve alkışlarla....

13.07.2021 - 20:41
Beğeniniz onurdur benim için. Ne zamandır bir fetih şiiri yazmak istiyordum. Yaklaşık bir sene önce birkaç beyit yazıp bırakmışım. Şimdi yazmak kısmetmiş demek ki. Nihayet bitirdim. Şiir yazılıp okurlarla paylaşıldığında, herkesin şiiri oluyor. Sizin gibi tapılan yorumlar ve beğeniler de yazanı mutlu ediyor. İyi ki varsınız, iyi ki bu ailenin bir mensubuyum. Tekrar teşekkür ederim.

05.08.2021 - 08:42
Merhaba Necibe Hanım. Coşkunun, ahengin ve sanatsal söyleyişin buluştuğu zarif bir şiir olmuş. Güzel kaleminize sağlık. Umuyorum ki fethedilen bu güzel şehrimizi ve ülkemizin bütün güzelliklerini - bu değerli emaneti - gelecek kuşaklara, tahrip etmeden teslim edebilelim. Ülkemizin her köşesi ayrı bir güzel ama İstanbul hep ayrı bir öneme sahip olmuştur. Şu anda güzelim şehirlerimizde, ormanlarımızda yanan güzellikleri geri getiremesek de umarım el birliğiyle o yerleri güzelleştirebiliriz. Gelecek kuşaklara güzellikler bırakabilmek dileğiyle!

07.08.2021 - 12:15
Güzel dikeklerinize bütün kalbimle amin! Diyorum. Beğenen yüreğinize sağlık değerli kardeşim. Teşekkür ediyorum.

05.08.2021 - 08:43
Selam ve sevgilerimle...

07.08.2021 - 12:17
Bilmukabele Sevim hanımcığım.

09.08.2021 - 23:27
Şiirinizi ilk paylaştığınızdan beri bir kaç defa okudum. Her okuduğumda ayrı bir beğeni duygusu edindim. Son zamanlarda okuduğum en güzel şiirlerden biri. Yorumumla da tebrik etmek istedim; yüreğinize sağlık, selam ve saygılarımla.