MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
ALAÇIKTAN GÖKDELENE ( Arka Kapak Yazısı ve Romanın girişi )
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 04 Şubat 2018 Pazar Beğen 6
Şahamettin Kuzucular adlı yazara ait Alaçıktan Gökdelene kitabını alabileceğiniz siteleri inceleyin 
 
SATIŞ YERLERİ : 
 
 
 
ARKA KAPAK TAKDİM YAZISI
 
        Son kozu kalan romanı başka adla basılmıştı. Kafasına kurşun sıkıp, bu dosyayı bırakmıştı. (2013) Ramiz holdingin mazisi bu dosyanın içindeydi. Ramiz Holdingin sahibi acaba hırsız Remzi mi, acaba bu romanını, editörü mü çalmıştı?
        Savcı dosyayı okudu: Ağcaören, insanlıkta küçük meydan savaşıydı. İki cihan savaşında göklere de kan sıçramış, Uzun yayla, at oynağı, göçer Türkmen yazlığıydı. Son eşkıya da vurulmuş, kan davası, kan bedeli; şaman, eşkıya, göçerlik ruhu devam ediyordu. (1950) Frenklerin yolu daha yaylaklara düşmemişti.
 
          Bey torunu Dönek Remzi kazara bir çocuk vurmuş, hapislerde haydutlardan her hüneri bellemişti. Remzi; artık her cins Bizans oyununda bir ustaydı. Bacısını kan bedeli kanlıya esir vermişler; ahıra atılan kıza, zulümler de başlamıştı. Bu küçük kız; hayvanlara, bakarak tüm insanlığı; insanlara, bakarak da hayvanlığı çözüyordu. Remzi; hapisten çıkacak, bacısını kurtaracak, çağdaş bir bey olmak için gerekeni yapacaktı. Üstelik de kanlısının halasına âşık olmuş, kel kafası güdük boyu hayli hayli karışmıştı.
 
        Radyo ile traktörler yaylağa yeni girerken, (1955) Venedik, Karayip… Gezen (2013) editörü köy damına, plazalardan bakıyor, yazar ile “milenyumda Türkiye’yi” görüyordu. 
 
         Küçük patronluklar için büyük savaşlar çıkmıştı. Kazançlının umduğu rant; iki katır yükü paydı. Marshall yardımları ile Frenklik yaylağa girdi. Kirli ruhlar ataktayken, saf ruhlar, saf âşıkların direnişi kırılmıştı. Samanlık kızı Sanemle, Abbaslar da tepelendi. Haramilerdeki vefa günümüze erişmedi. Şaman kadın Cercis gibi biri daha yetişmedi.
         Ağcaören ve köylüsü kadim bir dünyada kalmış; bu gündeki torunları, farklı bir dünya kurmuştu. Bin yıl sürecek değişim bir ömürde oluşurken; ortak akıl çağı bitmiş, tekil hinlik başlamıştı.
İnden çıkıp Ay’a giden insanlığın fıtratında pek çok şey hiç değişmedi. Erdem, vefa ve haysiyet; karşılıksız, tekil kaldı.
          Aşka doymayan topraklar her fidanda umut arar. İşte bu ahvale inat, çıkar bir kardelen yazar.
 
 
 
 Alaçıktan Gökdelene  ( İlk Sayfa )
 
Minicik ayaklarıyla tabancaya basan köpek, sahibinin baş uçunda melul mahzun inliyordu. Kulakları yere sarkmış, acınası bir haldeydi. Sandalye yere devrilmiş, o adam ise ölmüştü. Adamın kanlı çehresi sol yana doğru dönmüştü. Canından söyünmüş gözler bir romana bakıyordu.
 
Birkaç polis odadaki eşyaları incelerken, Savcı Bey masa üstünde duran o dosyaya baktı. Savcı Bey, o dosyanın üzerindeki pusulayı okuyordu.
 
“Biricik Sultanım Karım! Cantanem Sevgili Yavrum. Ne yazık ki emeklerim heba olup, boşa gitti. Hâlbuki onda biri de ün ve kazanca yeterdi. Ben yüz katı emek ile yerlerde yeksanda iken, kimisine yüzde biri göklerde uçmaya yetti.
 
Kaybettiğim savaşlara sizin için de girmiştim. Her varım bittiği gibi sizleri dahi kaybettim.
Birkaç yıldır bu romanın ümidiyle yaşıyordum. Sizden ayrı kalmaya da bu şekilde dayanmıştım. Evimiz de olacaktı… Hep birlikte kalacaktık...
 
Bu romanım başkasının adı ile yayımlandı…. Artık bütün umutlarım diğer hayatıma kaldı.
Bu dosya ve altındaki romanı bir inceleyin. Adı farklı olsa bile, roman benimkinden bozma. Benim öykümdeki Remzi, ideal insan yapılmış. Ahırda yetişen Sanem soylu bir bey kızı olmuş. Kısacası
Ramiz Holdingin hoşuna gidecek hale koymuşlar...
 
Sonra bir başka ad ile yayınlayıp çoğaltmışlar.
 
Bu not size ulaşmışsa; demektir ki artık yokum! Zaten birkaç yıldan beri varlığımda dahi yoktum. Size, bensiz bu dünyada uzun ömür diliyorum.
 
Pusulanın altındaki cd ye göz atın lütfen. Mailler ve delilleri götürüp savcıya verin. Hatta bir avukat tutup bu işin peşine düşün.
 
Size bu davadan başka bıraktığım bir miras yok... Sizin için
umut varsa; her daim sizinle olsun.!
 
Ben gidiyorum! Biricik Sultanım Karım, Cantanem Sevgili
Yavrum!
Atabey…”
 
Savcı, komisere dönerek sordu.
– Tüm deliller toplandı mı?
– Toparlandı sayın savcım. Evde yalnız yaşıyormuş. Tanınmamış bir yazarmış. Sanırım olay intihar. Pusulayı da bırakıp, kafasına kurşun sıkmış.
Savcı Bey, y o dosya ile cd leri inceledi. Dosyayı eline alıp sayfalara bir göz attı. Sonra da yere eğilip yerdeki romana baktı. Künye sayfasını açıp bilgileri inceledi. Romanı yerine koyup dosyayı
Komisere verdi.
– Üç nüsha yapıp çoğaltın. Pusula ile bunları aileye teslim edin. Romanın künyesini de tutanak içine yazın. Dosyadan nüsha getirin. Şu dosyaya da bakayım.
 
 
 
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

04 Şubat 2018 Pazar 12:24:57

eseriniz çok güzel ve anlamlıydı

04 Şubat 2018 Pazar 14:24:57

Bu denemenin hakkını veren yazara saygılarla

04 Şubat 2018 Pazar 18:15:21

Eser size ait mi kardeşim, çok güzel devamını okuyayım, selamlarımla.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...