Gün B/atımı


...

Gün B/atımı

   Güneşin içine evini kuranlar için zordur yaşamak. Büsbütün ateşsindir ve kaderindir cayır cayır yanmak. Ateş bir hırka ise, üşüdüğün için giymişsindir bu hırkayı...Ateşin içinde olanlar nasıl anlatsınlar gün doğumlarını, batımlarını?

   Yüreğimi hiç ateşten alamayan ben, gözümü ateşten başka bir yere nasıl çevirebilirim ki? Peki yanmaktan nasıl şikâyet edeyim, evimi güneşe kurmuşken? Güneş de gün gelir kafes olur ruhlara, ışıktan yorulunca. Hep ışığa kurarız oysa düşlerimizi, dualarımızı, tünelin sonundaki ışığı yoklar dururuz ruh yordamıyla...Işığın içinde ışığı arar dururuz bu da yetmez güneşe sorarız kaybettiğimiz evimizi, hayallerimizi, çocukluğumuzu bile...

   Bazen de güneşi içimize saklarız göstermemek için kimseye. Sanki göstersek ışığımız eksilecek, sanki cömertçe sunsak sevgimizi, sevgimiz bizi terk edecek...Güneşi bile saklanıyor diye düşünürüz. Güneşin ışığını cömertçe sunmaya devam ettiğini unuturuz nedense...Bu kadar cömert olduğu için, adının güneş olduğunu ise hiç düşünmeyiz bile! Bizim gibi saklamaya ve saklanmaya alışan ruhlar için güneşin bu kadar cömert olması biraz anormal değil mi?

   Ruhum güneşle sarmaşık olmuş, gün batmış ya da doğmuş bir önemi var mı? Herkes güneşe bakarken içimdeki kor, güneşe ev sahibi olmuşsa nasıl anlatılır başka bir güneş? Güneşi ıslatmak, bulutları istemek gibi bir şey. Hem yanmayı istemek hem de yağmuru özlemek. İşte bir üşüyüp bir yanan ruhlarımızı en iyi anlatan, bu bitmek bilmeyen arzularımız. Tatlı yiyip tuzlu isteriz, tuzlu yiyip tatlı ararız...Sahi biz tam olarak neyi isteriz? Kimse hayattan tam olarak neyi istediğini bilmez. Bildiğini sandığı anda da başka bir şeyi istemeye başlamıştır çoktan...

   Güneşe çok yakın olmayın yanarsınız diyen filozoflar, yüreğinde kiracı niyetine güneşi oturtanlara ne söylemek isterler? Yanmadan nasıl gidecek bu hamlık? Güneşle komşu olmadan nasıl pişecek bu yürek? Herkes şimdi bu soruyu kendi yüreğine sorsun! Gün attı mı, battı mı? Kime aydı, kimler ayılamadı hâlâ bilmiyorum ama bu hâli en çok yüreğini güneşe kuranların anladığı kesin...Yanmayan bilmez o hâlde...

 

Gel gel yanalım

Ateşi aşka

Şule verelim

Ateşi aşka

Ey padişahım

Yanmaktır kârım

Affet günahım

Ateşi aşka

Evvel aldandım

Kat be kat yandım

Pek kolay sandım

Ateşi aşka

Narım yitirdim

Geçtim oturdum

Dosta getirdim

Ateşi aşka

Varın verenler

Yandım erenler

Dosta gidenler

Ateşi aşka

Aşk ehli ölmez

Yanmayan bilmez

Yerde çürümez

Ateşi aşka

Seyyit Nesimi

Yandırdı cismi

Terk etti resmi

Ateşi aşka

Seyyit Nesimi

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
14.07.2021 - 15:27
Kardeşim muhteşem bir yazıydı enfesti duygu ve hislerle örülmüş tebrikler ederim kardeşimi selamlarımla.

Allah razı olsun Mehmet ağabey. Beraber daha nicelerine inşallah...