ÜYE PROFİLİ
Ahmet Zeytinci
Vip Üye
Cinsiyet : Bay
30.10.2016
HAKKINDA

Yapılan Yorumlar

27 Mart 2017 Pazartesi 10:43:42

20 Temmuz 1961 Yılında Ankara'da doğdum. İlk Ortaokul, Lise Ankara'da geçti daha sonra 1982 yılında Uludağ Üniversitesi İİBF' İşletme Bölümünde de bir yıl okuyup hevesim kaçınca okulu bıraktım, peşine askerlik daha sonra da ticaret hayatı devam ediyor emekli olmamıza rağmen. İşte böyle. 1992 de dünya evine giriş ki aslında ne de güzelmiş, iki tane de aslan gibi evlat, biri dişi aslan, biri erkek aslan olarak. Kendimizi ahirete doğru sürüklüyoruz.... Yetmişli yılların sonundan beri hasbelkader bir şeyler karalarken şiir adına, daha sonra buna 2009 yılında gülmece öyküleri ve denemeyi de ekledik. Hani diyor ya Bedri Rahmi Eyüboğlu ''Şairim Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası ayak seslerinden tanırım Ne zaman bir köy türküsü duysam Şairliğimden utanırım.'' Bizimkisi birazda doğal terapi, ortalık gergin, maksat sinirlerimiz yatışsın.

04 Nisan 2017 Salı 15:49:15

Yazılarınızdaki içten ve doğal söyleyiş, kısa özgeçmişinizi kaleme aldığınız yazınızda da var. Başarılarınızın devam etmesi dileğiyle.
04 Nisan 2017 Salı 16:14:40

Teşekkür ederim

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...
SON EKLEDİĞİ KONULAR
  KONU BAŞLIĞI KATEGORİ OKUNMA YORUM
Makale 36 3
Eleştiriler- Mizah 31 2
Söyleşi 44 3
Genel 34 2
Genel 31 2
Genel 29 2
Öykü 36 2
Deneme 25 2
Eleştiriler- Mizah 20 2
Genel 33 2
SON YORUM YAPTIĞI KONULAR
  KONU BAŞLIĞI YORUM
Çocuklar bizim canlarımız, ciğerlerimiz, en kıymetli varlıklarımız. Kıllarına zarar gelsin istemeyiz. Eğitim ve öğretim hayatında şiddet kadar itici ve çocuklar tarafından sevilmeyen başka bir şey yoktur. Azarlamak belki bir yere kadar çocuğu terbiye edebilir, ihtar verilebilir, ancak öğretmen ya da ana babalar tarafından çocuğa şiddet uygulamak ne insanlığa ne de vicdana sığar. Bunun hiç kabul edilebilir bir yanı yoktur. Değerli öğretmenlerimizin sabırlı olmaları hem kendi hem de öğrencilerin menfaatinedir. Devamlı şiddet gören çocuk yaşı ilerleyince büyük bir olasılıkla kendi de şiddet eğilimli olacaktır. Daha sonra çocuklarda psikolojik sorunlarda zuhur edecek, kaybeden ise hem çocuklar hem de toplum olacaktır. Güzel bir yazı hep okunması gereken. Kutluyorum içtenlikle Seyfettin Bey...
Çocuklar, bizim çocuklarımız, kimi tatlı, kimi huysuz, kimi sevecen, kimi afacan ama yine de etiyle kemiği ile her yönüyle tepeden tırnağa çocuk. Biz büyükler onlardan zaman zaman bizim gibi hareket etmelerini beklersek yanlış yapmış oluruz. Çocuk yetiştirmekte en önemli ve değişmez olgu sevgidir tabi ki... Genelde anne ve babanın sevgisi koşulsuzdur. Her çocuğun kabiliyeti ve zekası yaradılış gereği aynı değildir tabi ki bu nedenle kendi çocuklarımızı herhangi bir konuda başarısız oldukları zaman başka çocuklar ile kıyaslayarak aşağılamak yapılabilecek hataların en büyüklerinden birisidir... Bazı ailelerin farklı çocukları farklı kabiliyet ve zekada olabiliyor, kardeşleri bile birbirleri ile kıyaslayıp birini üstün tutup diğerini yerden yere vurmamalı... Bir anne ve babanın çocuklarına bırakabileceği en büyük miras ebeveynler ölünce çocuğunun kendine güvenli bir şekilde yıkılmadan ayakta durabilecek yetenekte olmasıdır. Maddiyat gelir geçer ama çocuklar sağlam karakterde ise hayat onlar için ileri ki yıllarda sağlam adımlarla gidecektir... Kutluyorum güzel yazınızı Seyfettin Hocam...
Böyle güzel tanıtım yazılarıyla bir şehir hakkında bilgiler edinmek ne kadar olumlu ve güzel bir davranış. Tarihini, sosyal yaşamını, kültürünü okuyup öğreniyorsunuz. Böyle yazıların turizm hareketlerine de mutlaka faydası olacaktır. Kutluyorum içtenlikle Sayın Yazarımızı...
Bundan otuz kırk sene önce çok daha sıcak çok daha candan, çok daha samimi mahalleler ve o mahallelerde oturan insanlar vardı... Mahalle Bakkalı, manavı, yufkacısı, terzisi, hepsi mahallelerin güzellikleri idi... Komşuluk kavramı çok daha anlamlıydı. Oysa şimdilerde tıkıldık kaldık yirmi otuz katlı apartmanlara, en fazla katınızda ki komşuları tanıyorsunuz. Asansörde bile merhaba demeye çekiniyor insanlar. Her şey menfaat ve çıkar ilişkisine dönmüş durumda. Yazık oldu gerçekten eski mahallelere ve komşuluklara... Gece yarısı hastalansanız komşunun kapısını çalmaya çekiniyorsunuz... Velhasılı duygularımız törpülendi makinelerin esiri olmaya devam. Doğallık öldü Allah rahmet eylesin.... Kutlarım içtenlikle Sevim Hanım...
Sevgi paylaşmaktır, sevgi ilgidir, saygıdır, dostluktur, kardeşliktir. Başkasının yediğinde içtiğinde, malında mülkünde gözü olmamaktır. Sevgi en başta en büyük yaratıcıyı Rabbımızı ve Kainatın Efendisi Hazreti Muhammedi aşk ile sevmeyi becerebilmektir... Sevgisiz yaprak bile kıpırdamaz, Dünya bile dönmez. Bir düşünür ''Sevgi sevgi üretir hiç bir şey üretememek sevgisizliktir.'' demiştir. Allah hepimizi sevgisizlikten korusun. Kutluyorum güzel bir yazıydı kısa da olsa...
''Dua müminin silahıdır.'' da derler... Rabbımız olan Allah cc bizi kul olarak yaratmışsa ve bize de Eşrefi Mahlukat sıfatı vermiş ise, o zaman biz de kulluğumuzun hakkını vererek şerefli bir şekilde yaşamaya gayret etmeliyiz... Dua da en önemli olgu sabır ve tevekküldür. Sabırla beklemek ve ibadete devam etmek, duamıza da anlam katacaktır. Ayrıca O'nun iyi olarak adlandırdığı şeyleri yapıp yasak ettiklerinden de kaçınmalıyız. En önemlisi O'nun rızasını kazanmaya çalışmak. Bundan gayrısı yalan ve boş şeylerdir... Kutluyorum kardeşimi içtenlikle...
Sadece devede mi Rahman ve Rahim olan Allah cc.'nin yarattığı her şey de hikmet var. Su, ne kadar saf ve temiz bir varlık ki bir çok şeyi de sudan yarattığını söylüyor Yüce Yaratıcı. Ancak anlamak istemeyenler ve Allah'ı kendilerine hasım olarak görenler de boşa kürek çektiklerini bir zaman sonra anlayacaklardır... Bir şeye de açıklık getirmek lazım gelir ki o da şudur ''Bazı aklı evveller Allah'dan korkulmaz Allah sadece sevilir.'' diyerek saçmalıyorlar. Ben de o zaman onlara şunu diyorum korku ve sevgi bir arada olursa Allah ile gerçek muhabbet kurulur o zaman. Neden insan cinayet işlemiyor, tabi ki Allah'dan korktuğu için. Neden hırsızlık yapmıyor insan, tabi ki Allah'dan korktuğu için. Ancak sevgi de olacak yaratıcıya. İkisi bir bütündür. Minnettarız Rabbımıza bize hayat verdi, de ismimizi de Eşrefi Mahlukat koydu. Daha ne olsun? Kutluyorum yürekten yazınızı...
Hayatımıza teknoloji hakim olmaya başladıkça, insani değerlerimizi yitirir olduk maalesef. Sevgi saygı geri plana itilir oldu... Her şey menfaat ve çıkar ilişkisine döndü... Nerede o eski mahalleler ve komşuluklar... Ellerimizde birer laptop odalarımıza kapandık, evin içinde bile iletişimimiz yok artık. Yazık ediyoruz böyle yapmakla böyle yaşamaya çalışmakla... Tabiatı da kirlettik, hala da kirletiyoruz, insanı da, benliğimizi de yaraladık ve kirlettik... Kısacası durum vahim hem de çok vahim... Kutluyorum manidar bir yazıydı...
Hayat acısı ve tatlısı ile geçip gidiyor. Hakkını verebilmek hayatın, erdemli insan olmayı da barındırıyor içinde... Eğer ki Allah'ın emirlerini de eğer ki layığı ile yerine getirebiliyorsak ne mutlu bize... Bu kainatta bizden başka canlılarda olduğunu unutmamalıyız ve onlara da saygılı olmalıyız... Kutluyorum Kardeşimi içtenlikle...
Ölüm hepimizin eninde sonunda yaşayacağı bir olgu. Selası verildi mi bir merhumun eğer yakından tanıyorsak cenazesine de icabet etmek gerekir... Tanımasak da yine bir Fatiha gönderebiliriz... Hayır dualar ile anmak ve hatırlamak, ardından da gıybetini yapmamak en güzelidir... Unutulmamalı ki bizim de bir gün selamız verilecek, biz de o yollardan geçeceğiz... Ölümü vakur bir şekilde karşılamak da olgunluk gerektirir. Merhum Necip Fazılın aşağıda ki dizeleri en güzel şekilde özetliyor yaşananları... ''Ölüm güzel şey,budur perde ardından haber... Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber?... Öleceğiz müjdeler olsun,müjdeler olsun ! Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!'' NECİP FAZIL KISAKÜREK Kutluyorum içtenlikle Sevim Hanımı...