İsâ Peygamber Şiirlerimizde Hz İsa

 
 

 

İsâ Peygamber

 

Osmanlıca yazılışı:  İsa : عيسىİsrail oğullarına gelen  son peygamberdir. Matta İncil'inde  (MÖ 4), Luka İncil'inde ise İmparator Augustus döneminde (MS 6) doğduğu bildirilmiş onun doğum tarihi modern dünya takviminin miladı olarak kabul edilmiştir.Dini kaynaklara göre  Hz İsâ,  mucizevî bir şekilde  Bakire Meryem'den babasız olarak doğmuştur. Hz İsa’nın doğumu ile ilgili olarak Kur'ân-ı Kerîm 'in   çeşitli ayetlerinde teferruatlı bilgiler bulunmaktadır.  (Meryem/16 vd., Meryem/16-34, Bakara/84, Nisâ/156-159, Mâide/109-120 vs.)"Benden önceki Tevrat'ı doğrulamak ve size haram kılınan bazı şeyleri helal kılmak üzere size Rabbiniz'den bir ayetle geldim. Artık Allah'tan korkup bana itaat edin. Gerçekten Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz'dir." (Al-i İmran Suresi, 50-51) Kurandaki  bilgilere ve  dini metinlere göre Cebrail Cibril   kendi nefesini Meryem’in eteğine üfleyerek Hz Meryem’i gebe bırakmış ve bu gebelik sonrasında Hz İsa Dünyaya gelmiştir.[1] Hz. İsa’nın ruhunun ve cisminin Cebrail’in Meryem’e üflediği bir ruh olduğuna inanılır.  Hz. İsa’nın ölüleri dirilten nefesi de Cebrail’in üfürdüğü ruhtan geliyor olması nedeniyledir.  [2]
 
Rivayete göre Hazret-i Meryem, Hazreti İsa’yı (a.s.) doğururken  Buhur-ı Meryem bitkisine yapışmış, bu bitki de onun beş parmağına benzeyen bir surette oluşmuştur. (  bkz Buhur-ı Meryem )
 

Cebrail'in Meryem’in eteğine üflediği ruhtan dünyaya gelen Hz İsa, neye dokunsa ona can veren ölüleri dirilten,  körlerin gözünü açan, çamurdan yapılmış kuşlara can verip uçurtan,  hasta ve sakat insanları iyileştiren, alaca hastalığına tutulanları tedavi eden, henüz bebekken konuşabilmiş olan,  su üstünde yürüyen ve buna benzer birçok mucizeler gösterdiğine inanılan bir peygamberdir.

Hz İsa 30 yaşına geldiğinde peygamber olmuş ve İsrailoğullarını Allah yoluna çağırmaya başlamıştır.  Tüm çabalarına karşılık ona sadece on iki kişi inanmış;  bu on iki kişiye de  "havârî" denmiştir. 

 

“Ben size çamurdan kuş biçiminde bir şey oluşturur, içine üfürürüm, o da hemencecik Allah'ın izniyle kuş oluverir. Ve Allah'ın izniyle doğuştan kör olanı, alaca hastalığına tutulanı iyileştirir ve ölüyü diriltirim.. " (Al-i İmran Suresi, 49)"Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun" (Maide Suresi, 110)

 

İsa, Galile gölünün kıyısından geçerek dağa çıkıp oturdu. Yanına büyük bir kalabalık geldi. Beraberlerinde kötürüm, kör, çolak, dilsiz ve daha birçok hasta vardı. Hastaları O'nun ayaklarının dibine bıraktılar. O da onları iyileştirdi. Halk, dilsizlerin konuştuğunu, çolakların sağlam oluverdiğini, körlerin gördüğünü, kötürümlerin yürüdüğünü görünce şaştı ve İsrail'in Tanrı'sını yüceltti.” (Matta, 15: 29-31)

 

Hz İsa , Huffaş yarasayı - huffaşı - ortaya çıkaran peygamber olarak da bilinir.   “Bize hiçbir hayvana benzemeyen çamurdan bir hayvan yap ki kuşlardan hızlı uçsun, kuş gibi tüylü olmasın, havada durabilsin, gagasız fakat dişleri olsun, karanlıkta görebilsin, insan gibi gülsün, kadın gibi hayız ve süt çıkan memeleri olsun, yumurtlasın, yavrular doğursun” ( Bkz Huffaş : Yarasa Hz İsa’nın Kuşu Murg –u İsa ( Vatvât - Şebpere)

 

Hz İsa’nın havarilerinin adları şunlardır. Petrus, Andreas, Yohanna, Filip, Küçük Yakup, Bartelmi, Torna, Matta, Sİmon, Yahuda, Büyük Yakup ve Yahuda'dır.  Yahuda,  Hz Isa'ya ihanet ettiği için yerine Matyas geçmiş,  Petrus, Yohanna, Matta ve Torna İncil’in nüshalarını kaleme almışlardır. Îsâ Aleyhisselâm’dan gördüklerini ve işittiklerini doğru olarak yazmış olduğunu ilan eden Barnabas da, kendisinin on iki havariden biri olduğunu bildirmiş, onun yazdığı İncil’e de Barnabas İncil’i denmiştir.  Fark edileceği gibi Hz isa’nın on iki havarisinin kimler oldukları ve sayıları hakkında bazı farklılıklar ve çelişkiler vardır. Hristiyan kaynaklarına göre Havarilerin isimleri şu şekildedir”  Eatris ismi verilen Şem'un ile kardeşi Endravs, Zibidi oğlu Yakub ile kardeşi Yuhanna, Filibs, Bertolmavs Torna, gümrükçü Mettâ, Halfi oğlu Yakub Tedavs lakaplı Lebaüs Fanvi Şem'un ve onu ele veren Isharyoti Yehudâ” (Mettâ incil’i onuncu bab) [3]

 

Gösterdiği onca mucizeye karşılık Yahudiler ona inanmamışlar, ona tuzaklar hazırlamaya başlamışlar,  onu öldürmeye kalkışmışlardır. Nitekim Hz İsa havarileri ile son yemeğini yerken, Yahuda  İsrailoğullarına  yardım etmiş, İsâ Peygamberin saklandığı evi onlara haber vermiştir.

 

İsarailoğulları onu yakalayıp çarmıha gererler. Ancak İsrailoğullarının çarmıha gerdikleri kişi Hz İsa değil onun yerini ihbar eden kişidir.  İhbarcı onların gözüne Hz isa gibi görünmüş ve onu öldürmüşlerdir.

 

Hz. Îsa, yeniden dirilir ve Meryem ile başkalarına da görünür. Fakat havarileri ona inanmamışlar,  Hz Îsa da  onları  ayıplamıştır. (Markos, 16/9-14; Luka, 24/8-40). Hz. İsa, melekler ta rafından dördüncü göğe kadar götürülmüş ve ona kıyamete kadar sürecek uzun bir ömür verilmiştir.

 

İsa gibi çıkıp göğe ağmadım
Mansur gibi kabul  etmez dar beni
Rahmet gibi gökten yere yağmadım
Yaradanım yoktan etmiş var beni         Seyrani ( Everekli ) Şiirleri

Rivâyete göre Hz. İsâ'nın üzerinde dünya eşyası olarak bir tas, bir tarak ve bir iğne varmış. Birinin eliyle su içtiğini, bir başkasının da parmaklarıyla sakalını taradığını görünce tası ve tarağı bırakmış.Göğe çıkarıldığı zaman üstünde dünya nimeti olarak yalnızca bu iğne bulunmuş ve bu yüzden sorguya çekilmiştir. Onun için de dördüncü kattan ileri geçememiştir.”[4]

 

Kutsal metinlere göre Hz İsa kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkan Deccal’ı öldürmek için Şam’a inecek,  halkı hak dine davet edecek, Kudüs'de Deccâl'ı öldürecek ve Tûr-ı Sinâ'ya çıkacaktır.

 

Hz İsa yere indiğinde Ye'cüc ve Me'cûc yeryüzünde fesat çıkaracak,  Hz İsa,  yanındakilerle beraber Tûr'dan inecek ve yeryüzüne adaleti yeniden tesis edecek, putları kırarak Mehdi ile buluşacaktır.

 

 

ŞİİR DÜNYAMIZDA İSA PEYGAMBER

İsâ peygamber,  şiir ve edebiyat dünyamızda, bakire Meryem'in İsa'ya  gebe kalışı,  hastaları iyileştiren elleri, körleri  iyileştiren kudreti,   cüzamlıları, alaca  hastalarını elleri ile dokunarak yani mesh ederek iyileştirmesi, nefesi ile ölüleri diriltmesi, “dünyaya değer vermemesi, bir merkep sırtında gezmesi, kendi söküğünü kendisi dikmesi,  gerildiği çarmıhta ölmeyip dördüncü göğe çekilmesi, dördüncü kat gökte bulunması, maddeden arınmış olması ve hiç evlenmemesi[5] , buhur-ı Meryem,  haç ,İstavroz , Çelipa,  İncil ,  Hıristiyan , kilise, zünnar, Huffaş : Yarasa Hz İsa’nın Kuşu Murg –u İsa ( Vatvât - Şebpere) vb ile birlikte anılır.

 

Hz İsa, “ Mesih”  ve “  Rûhu'l- Kudüs”   adları ile de anılır. Divan şiirimizde en çok hastaları iyi eden elleri ile yaraları iyileştiren,  nefesi ile ölüleri dirilten özellikleri ile anılmıştır. Bu nedenle Hz İsa’nın nefesi, sevgilinin dudağına benzetilmiş, sevgilinin dudakları ve ağzı aşığa ölümsüzlük kazandıran İsa nefes olarak tahayyül edilmiştir.  Sevgilinin dudağı İsa gibi can tazeleyen, can veren, aşığa can bağışlayan bir uzuv olarak görülür.

 

Hz İsa’nın nefesi ile sevgilinin olduğu bağdan veya yerden eserek gelen sabâ yeli de İsa’nın nefesi gibi aşığa can veren, aşığın canını tazeleyen diriltici bir rüzgârdır.

 

Dem-i İsâ dirilir bûy-i buhûr-ı Meryem
Açtı zambak yed-i beyzâ-yı kef-i Mûsâ-vâr   Baki


(Buhur-ı  Meryem’in kokusu İsâ’nın nefesi gibi toplanır. Zambak Mûsâ’nın nur neşreden yed-i beyzası gibi açtı.)

Zemin eflake elbet azmederdi fart-ı hasretden 
İkamet etse cerh üzre misal-i hazret-i İsa            İzzet Molla

Erişti hakten bûy-ı behur-i Meryem eflâke
Muattar eyledi göklerde dâmân-ı Mesihâ’yı.    Baki

( Buhurumeryem kokusu yerden göklere erişti. Hz. İsâ’nın eteğini kokulara boyadı.)

Hizmetde o gül-dene demâdem
Îsâ gülidür buhûr-ı Meryem         Şeyh Galip

Kalb kim Îsi-i aşkı bula gerdûn gibidir
 Akl-ı hod-râ hum-ı hikmetde Felâtun gibidir          Şeyh Galip Şiirleri[6]

Dedim değilim ki murg-i İsa
Şeb- revlik ile olam  şeb ârâ    Neş’et

Görüp emvâc-ı Nil ‘i cümle dihkân oldı tohm-efşân
Şikâra murg-ı ‘İsâ hâzır oldı dâmla dânâna             Fehim-i Kadim (K.7.13)

Eyledi bir nutk ile ihya o Isa-dem veli
Bir tabib-i can dahi böyle  Mesihalanmadı    Nazım

Safâ geldin eyâ enfâs-ı kudsiyyen dem-i İsâ
Seni gökde ararken yerde buldu âşık-ı şeydâ        Bosnalı Sabit Şiirleri

Masiva nakşına iplik kadar olma mail
Ehl-i tecridi yolunda alıkor bir iğne     Es'ad Dede

Yerden göğe  dek vardır ara yerde tefavut
Rifatde ne canible sana benzeye İsa     Yahyâ Bey

Necati'nin dirisinden ölüsü  Ahmed'in yeğdir
Ki İsa  göklere  ağsa yine dem vurur Ahmed'den      Ahmed Paşa

Dâmen-i Isâ'ya el irmez görinmez âb-ı Hızr
Senden olur ey tabîb-i cân u dil dermân bize       Şeyhülislam Yahya Hayatı Divanı ve Şiirleri

Aldugınca ele mavsasını berber ‘İsâ
Gösterür ol yed-i beyzâya gümişden bileği        Gelibolulu Sun’î (1486- 1534) Hayatı..

Bu güneşin doğuşuna dönen yar
Keşiş  gızı Aslı İsavi misin
Gözeller her neyi geyse yaraşır
Başı fino fesli İsavi misin.            İlhami Demir  Şiirleri

 

İlgili Başlıklarımız ve Linkleri

İLGİLİ SAYFALAR VE LİNLERİMİZ

 

KAYNAKÇA

 





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016