Gülşen –i Envar’dan

 
 
 
Gülşen –i Envar’dan
 
Kıldı beni Hâlik-i kevn ü mekân
Bende-i efgende-i Osmâniyân
 
Niteki taşdan çıkan âb-ı zülâl
Oldum o dem tâlib-i bahr-i kemâl
 
Hem-dem olup âlim ü dânâlara
Uğradı yolum niçe deryâlara
 
Kendümi fâzıllara kıldım celîs
Mürşid-i kâmillere oldum enîs
 
İki hüner verdi bana Zü’l-celâl
Biri şecaât biri fazl u kemâl
 
Birisi miras idi el-hak bana
Biri zekâretten oldı iktizâ
 
Kıldı sipâhî beni şâh-ı güzîn
Eyledi ashâb-ı yemîne karîn
Pâdişâh-ı devr-i zamân âkıbet
Virdi bana mertebe-i tevliyet
Hayli münâsib beğe oldı nasîb
Almadum âsîb ile bir dâne sîb
Gerçi bana zulm-i azîm itdiler
Âkıbetü’l-emr zâim itdiler
Oldı murâdum ki sülûkum diyem
Gördüğümi bildiğimi söyliyem
….
Zâhiri vîrâne vü mihnet-zede
Bâtını ma’mûr Muhammed Dede
Şehrimüze gelmiş-idi sâbıkâ
Hızr gibi yolda sataşdum ana
 
İki gün evvelce düşümde fakîr
Beş Arabî beyt didüm bî-nazîr
 
Çünki uyandum nitekim şem’-i dîn
Hatıruma gelmedi kaldum hazîn
 
Okudı bir bir bana inde’l-vusûl
Cümle unuttuğumı andurdı ol
Kadriye YILMAZ, BİR NAZİRE ÖRNEĞİ OLARAK TAŞLICALI YAHYÂ’NIN GÜLŞEN-İ ENVÂR’I, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Yıl: 2015/1, Sayı:21
 
 





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016