Bektaşi Fıkralarına Bütün Dünya Gülmekten Kırılıyor

 
 
UNUTTUM
Bektaşinin biri dalgın bir halde sigarasını tüttüre tüttüre yolda gidiyormuş. Karşısına yeniçeri ağası çıkmış. Hiddetle sormuş:
– Bu ne hal? Mübarek Ramazan gününde oruç tutmuyor, sigara mı içiyorsun?
Bektaşî şaşkın şaşkın karşılık vermiş:
– Unuttum ağa.
Yeniçeri:
– Neyi unuttun?
Bektaşi safiyetle:
– Sokakta olduğumu.
 
**
 
CENAZE NAMAZI
İçkinin şiddetle yasaklanmış olduğu bir zamanda, gizli meyhanelerden birinde demlenen Bektaşi, salına salına giderken, birdenbire  tanıdık bir çehre ile karşılaşmış. Hemen samimi bir tavırla elini o çehre sahibinin omzuna koyarak, sormaya başlamış:
- İmanım! Seni iyice gözüm ısırıyor. Acaba nerede gördüm? Fenerdeki Çardaklı meyhanede mi?
- Hayır.
- Öyleyse, Tavukpazarındaki Küplüde.
- Hayır.
- Eh, o halde mutlaka Uzunodalarda.
- Hayır.
- Allah, Allah... bari söyle de meraktan kurtulayım.
- Her halde sen beni selamlık ettiğim zaman görmüş olacaksın.
Bektaşi, karşısındaki adamın Padişah olduğunu anlamış. Artık söyleyecek söz bulamamış. Hemen oraya sırt üstü yatarak:
- Ey ahali... ben kalıbı değiştiriyorum. Buyurun cenaze namazına. Diye bağırmış.
 
**
 
KIYMETİNİ BİLİN
Şehre uzak köylerden birinde oturan bir Bektaşi, Ramazan ayında şehre gitmiş. Bakmış fırınlar, lokantalar kapalı. Kimsenin bir şey yiyip içtiği yok. Aç susuz köyüne dönmüş. Komşularının; 
-Şehirde ne var, ne yok diye, sormaları üzerine de; 
-Şehirde herkes acından ölüyor, köydeki bolluğun kıymetini bilin, demiş.





Ömer Faruk HüsmüllüGold Üye / Erkek / 6/22/2017