Mevlevilik Teşkilatı ve Mevleviyye

 
Mevlevi - Mevleviyye Nedir
 
Mevlevi: Mevleviyye, مولويّ
 
Mevlevi tarikatına bağlı olan, Mevlevi tarikatına mensup kimse veya kimselere denir.  Sözcük Mevlana’ya bağlı, Mevlana’ya intisap etmiş manasına gelecek şekilde, oluşmuş Mevlana Celaleddin Rumi’nin yolundan giden, onun adına kurulan tarikata bağlı olanlara Mevlevi denmiştir.

Mevlevi, Mevlana’nın oğlu  Sultan Veled ’in kurduğu Mevlevilik tarikatına mensup olan, Mevlevilik tarikatına muhib olan, Mevlevilik tarikatının kaidelerine göre çilesini dolduran dervişlerin, halifelerin veya şeyhleri ifade eden bir isimdir.

Mevlana sağlığında diğer tarikatlarda olduğu gibi belli kurallar koymamış ancak oğlu Sultan Veled, Mevleviliğe özgü bir takım kurallar, adaplar, törenler getirmiş, Mevlevilere özgü kıyafetler de düzenleyip tarikatı oluşturmuştur.

Mevlevilerde muhip veya can, derviş, halife ve şeyhlik olmak üzere dört tür makam bulunur. Bu makamlar şeyh, dede, çilekeş can ve muhip olarak da adlandırılırlar. Mevlevilerde her biri on babdan ( bölümden )  oluşan yüz mertebe de bulunur.

Mevlevilerde  Makamlar

Muhip veya Can

Mevlevilerde tarikata dâhil olmak isteyen ilk adımını atan kişilere muhip veya can denmiştir. Muhib sikkesi tekbirlenmiş kişidir. Muhib  Mevlevi dervişi adaylarıdır. Bir muhip derviş olmak isterse ilk önce 18 gün sürecek olan çileye girmek ve çilesini tamamlamak zorundadır. Bu nedenle muhip veya can Mevleviliğin ilk aşamasında olan derviş adaylarıdır. ( bkz Muhib Nedir Tasavvuf ve Divan Şiirinde Muhip )

Derviş- Matbah Canı – Çilekeş Can  

Bir muhip derviş olmak isterse on sekiz gün sürecek olan çileye girecektir.  Çilesi süresinde dışarıya çıkması yasaktır. Muhip bu çile süresince sadece tekke içinde dolaşabilir. On sekiz günlük çileyi tamamladıktan sonra Şemsi Tebrizi ziyaretine çıkarılır. Daha sonra ise derviş Çelebi’den evrad ve ezkar derlerini almaya başlar. Derviş bu törenlerden sonra dilerse bin bir gün sürecek olan hizmet dönemine girmeyi talep eder. Bin bir gün sürecek olan bu hizmet süresine halvet de denirdi.

Bu hizmeti kabul eden derviş matbahı şerifte sırası ile 18 tür hizmet görür.  Bu hizmetler ayak işleri ayakçı, avlu süpürgecisi, şamdanları yakan çerağcı (çıracı); kandilleri yakan sıraç (kandilci);  sofrayı sermek ve kaldırmak  (somatçı); dergâhın meydan işlerini yapan şeyhin postunu seren,  postu kaldıran (meydancı); baharatları döven hazırlayan  (tahmisci; yatakları seren kaldıran  (yatakçı);  alışverişe çıkan getirip götüren (pazarcı); bulaşıkçı, dolaplara ve kaplara bakan  (dolapçı); helâları ve tuvaletleri temizleyen (ayrızcı); şerbetleri dağıtan (şerbetçi); çamaşırları yıkayan (cameşuy)  emirleri ilan eden  (dışarı meydancısı); matbahın kandillerini yakan (iç kandilci); ayakkabıları çeviren (paşmakçı); lokma yapan (lokmacı).

Derviş bu binbir gün sürecek olan hizmeti tamamlarken “çilekeş can” veya “matbah canı” olarak anılır. Matbahta binbir gün çile çıkardıktan sonra dergâhta hücre sahibi olunca  “dede” olarak anılmaya başlar.

DEDELİK MAKAMI

Matbahta çilesini dolduran dedelik makamına erişir ve dergahın işleyişi ile ilgili sorumluluk alan bu Dedelere “dergah zabitanı” denirdi. Dergah zabitanı dedeler suret-i hilafet görevi almış olan dedelerdi.  Dergahın işleyişleri ile görevlendirilen bu dedeler tekkenin yönetim işlerinin yürütülmesi ile sorumlu olan dedeler veya halifeler oluyorlardı.  Matbahtaki hizmet alanlarından birisinin sorumlusu haline gelen dedelerin sorumluluk alanları şunlardı.

Aşçı veya Sertabbâh Dede: Dergahın yemek hizmetlerinin yürütülmesini ve canların eğitimi sağlamak. Aşçı Dede,  şeyhten sonra dergahın en önemli amiridir.

Kazancı Dede : Kazanları hazırlamak temizletmek ve canları eğitmek

Meydancı Dede: Meydan işlerini yönetmek, postların serilmesi kaldırılması işlerini yönetmek, aşçı dedenin emirlerini canlara ve diğer dedelere tebliğ etmek,ve canları eğitmek.
Bulaşıkçı Dede: Bulaşık işlerini yaptırtmak ve bulaşıkçı canları yönetmek
Halife Dede : mutfağa yeni girenlere (nevniyaz) yol-erkân öğretir, onları yetiştirirdi.
Türbedar Dede:  türbe-i şerifin bakımından sorumludur
Bevvâb Dede: Mevlevîhânelerin kapılarını akşam ezanında kapatır sabah ezanında açardı.  


MEVLEVİLERDE HALİFELİK

Halvetten çıkmış, dervişlere suret-i hilafet, mana-yı hilafet ve hakikat-ı hilafet olmak üzere üç tür halifelik verilirdi. “Mana-yı hilafet, seyr-ü süluk denilen tasavvufi yolculuğun makam ve mertebelerini iyi bilen, Allah'ı tam anlamıyla tanıyan dervişe halkı irşad etmesi amacıyla verilen halifeliktir. Hakikat-ı hilafet de doğrudan irşad ve şeyhlik yetkisiyle verilen halifeliktir. Şeyhlik makamı boş olan tekkelere atanacak şeyhler bu halifeler arasından seçilirdi.” [1]


MEVLEVİLERDE ŞEYHLİK

Konya’daki ana asitanenin şeyhlik makamına Mevlana ve Sultan Veled’in soyundan gelen halifeler otururdu. Konya dışındaki asitanelerin ve dergâhların şeyhlik makamına ise Hakikat-ı hilafet makamına seçilen halifeler atanırdı.

Mevlevi dergâhlarının ana asitanesi Mevlana’nın kurduğu Konya Mevlevihanesi idi. Diğer illerdeki Mevlevihanelere de buradan şeyh atanırdı. Konya Asitanesi’ne Mevlana’nın soyundan gelen şeyhler oturuyordu. Mevlevilerin baş asitanesinde oturan şeyhlere Çelebi de denirdi.

Mevlânâ’dan sonraki silsile Şems-i Tebrîzî ile devam etmiş, tarikatın diğer şeyhleri ise Mevlana’nın soyundan gelen Sultan Veled, Hüsâmeddin Çelebi, Ulu Ârif Çelebi’, Ulu Ârif Çelebi’nin Şemseddin Emîr Âbid, Selâhaddin Zâhid ve Hüsâmeddin Vâcid çelebilere, Emîr Âbid Çelebi’nin Emîr Âdil Çelebi’ye[2] intisap etmiş sonraki şeyhler ise bu Çelebilerin soyundan gelen diğer şeyhler olmuşlardı.

İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ VE LİNKLERİ 

 

KAYNAKÇA

  • [1] https://semazen.net/sp.php?id=42
  • [2] Ş. BARİHÜDA TANRIKORUR, MEVLEVİYYE,https://islamansiklopedisi.org.tr/mevleviyye





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016