Divan Şiirinde Bezm Adabı ve Eğlence Anlayışı

 

Divan Şiirinde Bezm Adabı ve Eğlence Anlayışı

 

Osmanlıca yazılışı;  bezm :  بذم

Farsça kökenli bir isim olan bezm kelimesinin sözlüklerdeki anlamı,   İçkili, eğlenceli meclis,  dost toplantısı,  dernek anlamlarına gelmektedir. Bezm kelimesi şiir dünyamızda sözlük anlamları ile özellikle bahar aylarında, kırlarda mesire yerlerinde, özel bahçelerde “Has bağçede ‘ayş u tarab”,içip coşmak,  eğlenmek maksatlı yapılmış toplantıları içkili eğlenceleri ifade etmektedir.

Lâleler bezm-i çemende câm-ı ‘işret gösterür
Devletinde husrev-i gül ‘ayşa ruhsat gösterür      Baki

Eski devrin zengin kişilerinin konaklarında veya kırlarında tertip ettikleri bu eğlencelerin eski devrilerde oldukça yaygın olduğu da düşünülebilir. İşret meclisleri genellikle saray, konak ve yalıların bahçe ve kasırlarında, kışın ise haremde düzenlenirdi.   “Havuzlar, şelaleler, nadide çiçek tarhları, buhurdanlar ve kandiller ile adeta bir cennet bahçesi olan “has bağçe”de, devrin ünlü musiki heyetleri, seçkin şair, edip ve sanatkârları buluşurdu. İşret meclisleri aynı zamanda sanatçıların padişaha hünerlerini gösterdikleri yarışma meydanıydı. Şairler karşılıklı en güzel şiirlerini söylerdi.”[1] Daha ziyade bahar aylarında çimenlik, kır, gül bahçesi gibi yerlerde tertip edildiği anlaşılan işret, sohbet, muhabbet meclislerinde sakı, çalgıcı,  çengi, gazelhan ve Gömlek Pirahen Yakmak ( Raks Edip Soyunmak)   gibi işler yapan külhanbeyleri de bulunabilirdi.

Yandırır pervane perri  şem’e hiç pervâ  yemez
Germ olur mey meclisinde sanki pirahen yakar.    Hayreti
Pervaneler mumun etrafında döne döne kanatlarını yaktırır.  Sanki iyice sarhoş olup mecliste gömlek yakıyor.

Bezm meclislerinde toplanan yârân ve içkiler içer mezeleri yer, sakilerin dağıttığı şarapları içer, mutrip çalgısını çalarken, gazelhanlar gazel ve şarkı okur, çengiler ve rakkaseler oynar,  aşka gelen külhanlar da donlarına kadar soyunup pirahen yakarlardı.

Dilerem cân oynayup  ışkunda cânâ ten yakam
Raksa girem germ olup meclisde pîrahen yakam   Hayreti [2]

Ey Sevgili! Senin aşkında canımla oynayıp vücudumu yakayım isterim. Raks edeyim, aşka gelip mecliste gömlek yakayım.

Bu meclisler, şairlerin en çok rağbet ettikleri, en çok da betimledikleri eğlenceler arasında olmuş, pek çok şairimiz bu tip meclislere iştirak etmiş ve gazellerinde bu meclislerden sık sık söz etmişlerdir.

Yâre derdim diyemem bezm-i şarâb olmayıcak.
Cürmüm ikrar edemem mest-i harâb olmayıcak.     Nefi

 İçki meclislerinde saz heyeti, saki, gazelhan,   daha da teferruatlı olanlarda rakkas, rakkase ve cengi de bulunurdu.  Bu meclislerin oluşturulduğu bahçelerde özel düzenlemelerin de yapıldığı kandillerin mumların yakıldığı tütsülerin buhurdanların kokular saçtığı, alanı diğer birçok mefruşat ile süslendiği de ortaya çıkmaktadır. Bu eğlencelerde sadece içki içilmediği müzik, raks ve diğer eğlencelere de önem verildiği anlaşılır.

Bir eli devri kadehte bir eli çar- parede
Yani hem sakilik eyler , hem eder her yane raks    Fazıl

Rakkas bu hâlet senin oynunda mıdır 
Âşıkların günahı boynunda mıdır                 Nedim

Şiirlerden de anlaşıldığı gibi bezme iştirak edenlerin yerde bir daire oluşturacak şekilde yan yana oturdukları, elindeki ratl-ı gırân (büyük kadeh)i ile ortada dolaşan sakinin ve herkese aynı içki kâsesinden şarap ikram ettiği i, herkesin sıra ile içerek kadehi yanındakine uzattığı, böylece kadehin sırayla devr ettiği anlaşılmaktadır.  

Bezm-i safâya sâgar-ı sahbâ gelir gider
Gûyâ ki cezr ü medd ile deryâ gelir gider             Nabi     
   
Şarap kadehi ve sehpası eğlence meclisine denizin med-cezirle gidip gelmesi gibi gelip gider 

Bir şeker handeyle bezm-i şevka câm etdin beni
Nîm sun peymâneyi sâkî tamâm etdin beni       Nedim

Bezmde mumların yandığı,  mimce ve buhurların tütsülendiği, etrafa güzel kokular saçıldığı Ve eğlencelerin sabahlara kadar sürdüğü anlaşılır.

Bezmde bir şûh u şengül yâr-ı şem’
Bir semen-ten serv-kad dildâr-ı şem’  Edirneli Nazm

Sâkiyâ alsan ele bezm içre bir rengîn kadeh
Aks-i ruhsârından olur gün gibi la’lîn kadeh      Bursalı Rahmi

Bezm meclislerinin en görkemlilerini padişahların yaptırdığı da bir gerçektir. Bunun yanı sıra ileri düzeydeki sadrazamlıların, zenginlerin ve devlet adamlarının da bu tip eğlenceler düzenledikleri bilinmektedir.  Bunların en güzellerinin Lale Devrinde yapıldığı  Nedim ’in gazelleri ve  Levni ’nin minyatürlerinden de anlaşılmaktadır.  

İçki meclislerinde n söz eden şiirlerde Cemşid-i Hurşit’den, cura - son yudumu- Cem’in ruhuna gitsin diye toprağa dökmekten ve Zühre’den de  söz edilir. ( bkz  Cür'a ( Divan Şirinde Son Yudum ve Cür'a dökmek )   Cemşid-i Hurşit şarabın mucidi, baharında simgesidir.  Venüs’ün doğu mitlerindeki karışlığı olan Zühre ise çalgı çalan raks eden bir güzel olarak tasavvur edilmektedir.

Fenâ-yı bezm-i Cem içün şarâb kan aglar
Aŋup o demleri çeşm-i habâb kan ağlar  Bursalı Rahmi

Mutrîb-i bezm-i gam âheng nedür bilmez hîç
Zühre-i çarh-ı elem çeng nedür bilmez hîç

Bezm-i felekte  urmuş idi Zühre  saza çeng
Ayş u safada hürrem ü handan – şadman       Baki

Klasik Türk şiirinde sıkça geçen bezm, tek başına kullanılabildiği gibi, bezm i aşk ( aşk meclisi) ,  bezm-i gam,  bezmi hass ( hususi meclis) ,  bezm-i cihan ,  bezm-i nuşanuş (aralıksız içki içilen meclis), bezm-i mey (içki meclisi), bezm-i safa (zevk meclisi), bezm-i muhabbet (sohbet meclisi), bezm-i vuslat (kavuşma meclisi), bezm-gah (eğlence yapılan yer) Bezm-i işret, bezm-i mey, bezm-i cem  ( Cem’in meclisi ) Bezm-i gülşen, bezm-i hüsn ,  bezm-i âlem gibi sevgilinin yüzü, dünya, güzellikler vs. yerine de kullanılan şekillerde de karşımıza çıkar.

Nigârâ bezm-i hüsnünde dil-i mestânemiz kaldı
Perin yakmış cemâlin şem'ine pervânemiz kaldı     Hayali Bey

Yine bezm-i çemene lâle fiirûzân geldi
Müjdeler gülşene kim vakt-i çerâğan geldi.        Nedim

Yâr hem-bezm olup agyâr ile peymâne çeker
 ‘Âşık-ı zâr ‘abes na’ra-i mestâne çeker                 Sünbülzade Vehbi

Zamân-ı rezm geçdi şimdi vakt-i bezmdir söylen
Çemen ııakşeylesiıı nakkaşlar piişt-i kemân üzre       Nedîm

Kâse-i deryûzeye tebdil olur câm-ı murâd
Biz bu bezmin Nâbiyâ çok bâdelıârın görmüşüz      Nâbî

 

İLGİLİ YAZILARIMIZ 

KAYNAKÇA 

[1] Prof. Halil İnalcık Osmanlı sarayı nasıl eğlenirdi? 03.03.2011, Yeni Aktüel

[2] Şahamettin Kuzucular, Gömlek Pirahen Yakmak ( Raks Edip Soyunmak ) https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/

 





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016