Mahmud B. Ali ve Nehcül-Feradis Harezm Sahası



Nehcü’l-Feradis  ve Mahmud Bin Ali

 

Nehcü’l-Feradis, Türk Edebiyatının bilinen ilk kırk hadis kitabıdır. Bir vaaz ve nasihat kitabı olan eser, kırk hadisin tercümesi ve şerhlerine yer verir.  Yazı olan Muhammet Bin Ali, bu hadisleri tercüme ederken önemli tercümelerden, tefsirlerden ve eski kaynak kitaplarından faydalanmış, Hz Muhammet'ten, Halife, ulemadan, sofilerden velilerden, şeyhlerden ve önemli din adamlarından da söz etmiştir.

Eserin diğer bir özelliği Türk edebiyatının bilinen en eski mensur eseri olmasıdır. Bu bakımdan da özellikle Türk diline dair yapılan çalışmaların ana kaynaklarından birisi durumundadır. En eski ve en güvenilir yazma nüshası 1360 tarihlidir. Bu nüsha Harezm sahasında yazılmıştır. Söz konusu bu nüsha Halen İstanbul'da Yeni Cami kitaplığında bulunmaktadır. Yeni camideki bu nüshayı ise Zeki Velidi Toğan bulmuştur. [1] Bu nüsha 1956 yılında TDK tarafından Macar Türkolog, Janos, Eckman tarafından  ve tıpkıbasım olarak yayımlanmıştır. Eserin çeviri yazımı metni ise J. Eckman tarafından yazılmaya başlanmış fakat onun ölümü üzerine gerekli düzeltme ve eklemeler Doç. Dr. Semih Tezcan ve  Doç Dr. Hamza Zülifkar tarafından1984 yılında  TDK tarafından basılmıştır. [2]

Harezm sahasında yazılan ve Türk dilinin en önemli eserlerinden biri olan Nehcü’l-Feradis üzerine birçok çalışma yapılmasına rağmen, eserin yazıldığı yer, tarih ve eserin yazarı hakkında kesin bilgiler yoktur. Köprülü’nün Türk Edebiyatı Tarihi ( 2003:313 ) adlı eserinde “Nehcü’l-Feradis’in Harizm’de yazıldığı, lisanı mahiyetinden başka, orada söylenen rivayetlerin hepsinin Türkistan, Uş, İspicib, Harizm âlimlerinden nakledilmiş olmasından anlaşılıyor.” şeklindeki sözleri, eserin Harezm sahasında yazılmış olduğu görüşünü güçlendirmektedir.  Eserin müellifi olarak, birçok araştırmacının ortak görüşüne göre, Kerderli Mahmut kabul edilse de kesin belgelerle bu bilgiye sahip değiliz. [3]

Togan, eserin müellifi hakkında kesin bir  şey söylenemeyeceğini ama  Şahabeddin Mercânî’nin bahsettiği nüshaya göre, müellifin ve müstensihin Mahmud bin Aliü’s-Sariyiü’lBulgriü’l-Kerderî olduğunu ve bizim de  şimdilik bu  şekilde kabul etmemiz gerektiğini ifade etmiştir (Köprülü, 2003:313). Eserin müellifinin tam olarak bilinememesi, yazılış tarihi ve yazılış yeri konusunda da bir tartışma yaratıyor. Araştırmacılar tarafından kabul gören görüşler  şu  şekildedir. Mercanî, bulduğu 
nüshaya göre eserin müellifinin Mahmud bin Aliü’s-Sariyiü’l-Bulgriü’l-Kerderî olduğunu, eserin Altın-Ordu sahasında yaşayan Volga Türkleri arasında meydana geldiğini yazmaktadır. Eserin dilinin ise “Osmanlı, Türkmen, Çağatay ve Kazakistan lisanlarına benzeyen bir dil”, yani Bulgarca, eski Volga Bulgar Türk devletinde konuşulan Türkçe olduğunu kabul etmektedir (Sağol, 2004:320). Togan (Köprülü, 2003:314), Mercanî’nin eserin yazılış yeri ve dili ile ilgili görüşlerine katılmaz. Togan’a göre eser Harezm Türk lehçesinde yazılmış ve müellifi 761 yılında vefat etmiştir. Ona göre,  İstanbul nüshasının kâğıdı, Ürgenç’te yazılıp da  İstanbul kütüphanesinde bulunan eserlerin kâğıdına benzemektedir. Ama Ürgenç ile Saray kâğıtları farklıdır. O nedenle eser Harezm’de istinsah edilmiştir. Köprülü (Köprülü, 2003:314), Nehcü’l-Feradis’in yazılış yeri ve müellifi hakkında Togan’ın görüşlerine aynen katılmaktadır. 

Nehcü’l-Feradis, konusu itibariyle dinî nitelik taşıyan bir eserdir. Eserde Hz. Muhammet’ten (S.A.V.), dört halifeden, ehl-i beytten, dört imamın faziletlerinden ve iyi-kötü amellerden bahsedilmiştir. Eser adından da (Nehc: 1. doğru yol 2. yol, usul Feradis: 1. bahçeler 2. cennetler, uçmaklar -Cennetlerin Doğru  Yolu-) anlaşılacağı gibi insanların hem dünyada hem de ahirette mutluluğu için  hazırlanmış bir kılavuzdur. Eser dört baptan oluşmaktadır. Her bap da kendi arasında  on fasıldan meydana gelir.[4]

Eserde her nasıl bir hadisle başlamış, arkasından bunun Türkçeye tercümesi yapılmış,sonra da zamanın tanınmış İslam âlimlerinin bu hadisle ilgili görüşlerine ve aktardıkları hikayelere yer verilmiştir. Müellif, bilinen bazı hikâyelerde istediği değişikliği yapmaktan sakınmamıştır. Ayrıca gerektiği yerde Türkçe tercümeleri ile birlikte zaman zaman ayetlere de başvurulmuştur. [5]

Birinci bapta peygamberin hayatından ve faziletlerinden; ikinci bapta dört halifeden, ehl-i beytten ve dört imamın faziletlerinden; üçüncü bapta Allah’a yaklaştıran iyi amellerden; dördüncü bapta Allah’tan uzaklaştıran kötü amellerden bahsedilmektedir (Eckmann, 2004:XIII, XIV). Nehcü’l-Feradis’in kıymeti, konusundan ziyade dil özelliklerinden kaynaklanır. Eser insanlara yararlı olmak amacıyla yazıldığından dil oldukça sade, ifade açık ve nettir. Nehcü’l-Feradis, yazıldığı dönemde konusu itibariyle insanların çok fazla önem verdiği bir eserdir. [6]

Buna rağmen, dinî kıymeti itibariyle bu eserin epeyce şöhret kazandığı, daha müellif  hayatta iken Saray’da istinsah edilmiş nüshasına tesadüf edilmesi ile sabittir. ” Ayrıca eserin dil özelliklerinin muhtevadan daha ön planda olduğunu ve esere edebî kıymetini dil özelliklerinin kattığını, “Nehcü’l-Feradis bilhassa lisanî tarihi noktasından, fevkalade dikkate değer: Eldeki sahih ve eski nüshanın Harizmli biri tarafından baştanbaşa Harizm  şivesine göre ve büyük bir dikkatle harekelenmiş olması,  hususunda da edebi lehçenin muttarid imlasına daima riayet  edilmeyerek, ekseriyetle mahalli şive te'sirinde kalmış olması bu ehemmiyeti bir kat daha arttırmaktadır. ” [7] sözleri ile ortaya koymaktadır. [8]

Nehcü’l-Feradis’in bilinen birkaç nüshası vardır. Bunlardan bazıları  kaybolmuş, bazıları ise kaçırılmıştır. Bu nüshalardan ilki eser hakkında ilk defa bilgi  veren, ilim alemine bu eserin varlığını duyuran  Şahabeddin Mercani’nin  kütüphanesinde yer alan nüshadır. Bu nüsha sonradan kaybolmuştur. 759 (M.1357- 1358) tarihini taşıyan yazma, Altın Ordu devletinin başkenti Saray’da istinsah  edilmiştir (Sağol, 2004:316).  Gülden Sağol (2004:316) “Nehcü’l-Feradis Üzerine”  adlı çalışmasında Mercanî nüshasıyla ilgili şu bilgiye yer vermiştir: “1877 yılının  Ağustos ayında Kazan’da düzenlenen 4. Rusya Arkeoloji Kongresi çerçevesinde  düzenlenen sergide gösterime sunulan el yazmalarından on ikincisi Nehcü’l-Feradis’tir. [9]

Eserin bir diğer nüshası,  İstanbul‘da Süleymaniye Yeni Cami  kütüphanesinde 879 numarada kayıtlı bulunan nüshadır (Köprülü, 2003:313). Bu  nüsha Zeki Velidi Togan tarafından ilim âlemine kazandırılmıştır. Bu nüshadan hareketle, eserin Harizimli Mehmed bin Mehmed bin Hüsrev tarafından yazılıp sonradan Mısır’a  geldiği ve orada Melikü’z-Zahir Eba Said Çakmak (1438-1445)’ın oğlu Mehmed’in  kütüphanesinde bulunduğu anlaşılmaktadır (Köprülü, 2003:313). 

Nehcü’l-Feradis’in diğer bir nüshası da Yalta nüshasıdır. Bu nüsha ilim  âlemine Yakup Kemal tarafından “14.Asır Türk-Tatar lisanı Abidesi Nehcü’lFeradis, 1930” adlı eseriyle tanıtılmıştır (Caferoğlu, 2001:112). Eserin sadece iki  bölümünün yer aldığı bu nüsha 792/1390 yılında istinsah edilmiştir (Gülensoy,  2000:115). Eserin müstensihi Kasım b. Muhammed’dir. Yazıldığı yer ve müellifi  belli değildir. Yakup Kemal eserin, Kırımda ortaya çıkmış olması, istinsah tarihinin Kırım’ın Altın Ordu devletinin kültür merkezi olduğu zamana denk gelmesi, müstensihin Solhatlı olması gibi kıstaslara dayanarak müellifin Mahmut b. Ali olacağını ifade etmiştir. Şu an için bu yazma kayıptır (Sağol, 2004:317).

Eserin diğer bir nüshası Paris nüshasıdır. Paris Bibliothec Nationale 1020 numarada muhafaza edilen nüsha J. Eckmann tarafından bulunmuş ve ilim âlemine tanıtılmıştır.

 

 Nehcü’l-Feradis’in diğer bir nüshası da Kazan nüshasıdır. Kazan’da üç tane nüsha bulunmaktadır. Üçü de Kazan Devlet Üniversitesi Kütüphanesinde kayıtlıdır. Nehcü’l-Feradis’in diğer bir nüshası da St. Petersburg nüshasıdır. St. Petersburg SSCB İlimler Akademisi Şarkiy?t Enstitüsünde iki nüsha bulunmaktadır. Bunlardan biri 316 numarada yer almaktadır. Eksik olan nüsha, birinci babın dördüncü faslıyla başlamaktadır. Nüshada, 759 yılının sefer ayının sekizinci gününde yılkı yılında Saray’da yazıldığı ve kitabı toplayan kişinin “Mahmud b. Ali b. şeyhe’s Sarayi menşe’en’l Bulgari mevliden ve’l Kerderi akden” olduğu bilgisi yer almaktadır (Sağol, 2004:319). SSCB  İlimler Akademisi  Şarkiyat Enstitüsünde bulunan ikinci nüsha 2590 numarada kayıtlıdır.  Bu nüsha tam olmayıp, başı ve sonu eksik bir nüshadır.  (Sağol, 2004:319)

Eserin yzarı hakkında kesin bilgiler yoksa da Nehcü'l Feradis'in yazarını Kerderli Muhammet Bin Ali olduğunu kabul etmek gerekir. [10] Şimdiki, " Köhne Ürgenç'in" doğusunda olan " Nöküz " ve Çimbay adı verilen bölgede o yılların bir ilim merkezi olduğu, medreselerde pek çok Türk âlim yetiştiği kaynaklar tarafından bilinmektedir. Türkçe eserler yazan Kerderli âlimler arasında 15 asırda yaşamış olan " Devletşah " adlı tezkire yazarının  yetiştiği malum çevrelerce bilinen bir gerçektir. Ali Şir Nevai den önce yaşamış olan tanınmış bir Türk Şairi olan Lütfi ile Yine Kerderi adlı şair de bu yöreden yetişmiş Türk âlimlerindendir. [11]Dolayısı ile bu eserin bu sahada oluşmuş olmasına asla şaşırmamak gerekir.

Nehcül Feradis'in nerde yazılmış olduğu tam bir kesinlik kazanmamış olsa da Köprülünün ifadelerine göre bu eserin dil özelliklerinin Harezm sahasının özelliklerini yansıtmış olmasının yanı sıra Türkistanlı âlimlerin nakillerinden faydalanılmış olduğunu ifade eden kısımlarından bu eserin Harezm sahasında yazılmış olduğunun kanıtı olarak göstermektedir.

Nehcü’l-Ferâdîs ’in yazarı, Kerderli Mahmud bin Ali’dir. Yazar, eserinden anlaşıldığına göre tefsir, hadis, fıkıh, erâiz, megâzi, menâkıp gibi ilimlere yabancı olmayan biridir. Bu itibarla medrese eğitimi görmüş olup tarikat ehlidir. Ele alıp örnek verdiği ayet ve hadisler doğru ve yerinde görünmekte olup eseri sağlam kaynaklara dayanmaktadır.

Z. V. Togan da Mahmûd bin Alî es-Sarâyî el-Kerderî’yi Nehcü’l-Ferâdîs’in müellifi olarak kabul eder. Ancak Ş. Mercânî’nin eserin dili ve yazılış yerine dair söylediklerine ka-tılmaz. Çünkü eserin Yeni Cami nüshasında müstensih kaydı bulunmaktadır. Ayrıca bu nüshada Nehcü’l-Ferâdîs ’in istinsah ve müellifin ölüm tarihi de yer almaktadır.


Nehcü’l-Ferâdîs’in Yeni Cami nüshası, müellifin ölümünden üç gün sonra yani 6 Cemaziye’l-evvel761 (25 Mart 1360, Çarşamba) tarihinde tamamlanmıştır. Buna göre müellifin ölüm tari-hi ise, 22 Mart 1360, Pazar olarak hesaplanabilmektedir.


Nehcü’l-Ferâdîs’in Nüshaları:


Eserin bilinen dokuz nüshası vardır.1. İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi, Yeni Cami kısmı, 879: Eserin dil özelliklerini veren en iyi nüshasıdır. Harekelidir. Bu nüshanın tıpkıbasımı Janos Eckmann tarafından 1956 yılında yapılmış olup Eckmann bu çalışmanın ardından hemen eserin çevriyazımı metnini hazırlamaya koyulmuşsa da vefatı üzerine onun çalışmalarını bir araya getirip yayımlayan Hamza Zülfikar ve Semih Tezcan olmuştur. Aysu Ataise bu eserin üçüncü cildini, 1998 yılında Dizin-Sözlük
adı ile yayımlamıştır.


  1. Şihabettin Mercânî Nüshası.
    3. Paris Bibliothèque Nationale, 1020.
    4. Yalta Nüshası.
    5. Kazan Nüshaları.a. Kazan Üniversitesi Kütüphanesi, 6026
    1.b. Kazan Devlet Üniversitesi Kütüphanesi, 3060 (445b).
    c. Kazan Devlet Pedagoji Enstitüsü, 12100.
    6. Leningrad Nüshaları.a. Leningrad SSCB İlimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü, 316.
    b. Leningrad SSCB İlimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü, B2590



    KAYNAKÇA

 

[1] Fuad Köprülü, Eski Türk Edebiyatı Tarihi,Ötüken Yayınları, Ankara , 1980, shf, 292, 294

[2] Prof. Dr. Mine Mnegi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara, 1997, Shf, 70, 71

[3] ELİF GÜLTEKİN, NEHCÜ’L-FER?D?S’TE YARDIMCI SÖZLER ,GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ, SBE. TDE., ANA BİLİM DALI,YÜKSEK LİSANS TEZİ, Gaziantep, 2006

[4] ELİF GÜLTEKİN, NEHCÜ’L-FER?D?S’TE YARDIMCI SÖZLER ,GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ, SBE. TDE., ANA BİLİM DALI,YÜKSEK LİSANS TEZİ, Gaziantep, 2006

[5]  VIII-XIII.YÜZYILLAR TÜRKEDEBİYATI, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2367AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1364

[6] ELİF GÜLTEKİN, NEHCÜ’L-FER?D?S’TE YARDIMCI SÖZLER ,GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ, SBE. TDE., ANA BİLİM DALI,YÜKSEK LİSANS TEZİ, Gaziantep, 2006

[7] M. Fuat Köprülü, Eski Türk Edebiyatı Tarihi 1980, shf, 292-294

[8] ELİF GÜLTEKİN, NEHCÜ’L-FER?D?S’TE YARDIMCI SÖZLER ,GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ, SBE. TDE., ANA BİLİM DALI,YÜKSEK LİSANS TEZİ, Gaziantep, 2006

[9] ELİF GÜLTEKİN, NEHCÜ’L-FER?D?S’TE YARDIMCI SÖZLER ,GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ, SBE. TDE., ANA BİLİM DALI,YÜKSEK LİSANS TEZİ, Gaziantep, 2006

[10] Fuad Köprülü, Eski Türk Edebiyatı Tarihi,Ötüken Yayınları, Ankara , 1980, shf, 292, 294

[11] Köprülü, 1980, shf, 293)

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



KAYNAKÇA / İLGİLİ LİNKLER
1 HAREZM SAHASI EDEBİYATI
2 Harezmi Muhabbetname Harezm Sahası
3 Hüsam Katip ve Cümcüme-name'si ( Harezm Kıpçak )
4 Seyfi Sarayi Gülistan Tercümesi ( Memluk Sahası)
5 Kutadgu Bilig
6 Divan-ı Lügat-it-Türk ve Kaşgarlı Mahmud Hakkında Bilgiler Tespitler Örnekler
7 Divan-ı Lügat-it-Türk Yazımı Basımı Bulunuşu Önemi
8 Atabetü'l-Hakayık Konusu Dili İçeriği Nüshaları Alıntılar
9 Codex Comanıcus Kuman Kıpçak Kitabı Sözlüğü
10 MEMLUK ( Kıpçak ) SAHASI EDEBİYATI





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 20.01.2016