İzahlı Hüsn-ü Talil Örnekleri

 

Niçin sık sıkbakarsın öyle mirat-ı mücellâya,
Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir?   Nedim

Sevgilinin sık sık aynaya bakma nedeni kendi güzelliğine hayran olması nedenine bağlanır.

Renk aldı özge ateşimizden şerâb ü gül,
Peymâne söylesün bunu gülzâr söylesün

Şaire göre şarabın ve gülün ateş rengini alması içindeki aşk yangınından kaynaklanmaktadır. Böylece şarabın ve gülün kan ve ateş rengi olması nedeni kendi doğallığının dışında dışında daha güzel bir neden e ve hayale dayandırılır.

Müzeyyen oldu reyâhin bezendi bâğ -ı çemen,
Meğer ki bağa haber geldi yârdan bu gece.

Bahçenin süslenmesinin nedeni sevgilinin geleceği haberini alması gibi bir nedene bağlanmış. Oysa bahçede çiçeklerin açması kokması, çimenlerin yeşerip fesleğenlerin açması mevsim ile ilgilidir.

Seni seyr etmek için reh-güzer-i gülşende
İki cânibde durur serv-i hırâman saf saf.   Baki


Servi ağaçlarını gül bahçesinin iki yanına sıralanmasının nedeni bahçeye gelen sevgiliyi seyretmek gi,bi bir nedene bağlanır.

Birçok gidenin hepsi memnun ki yerinden
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden

Ölen kişilerin geri dönmemeleri gittikleri yerden memnun oldukları nedenine bağlanır.

Turra-i yâri tararken öptü ruhsârın meğer
Lezzetinden çâk çâk oldu dehânı şânenin.” NÂBİ

Taragın diş diş olmasının nedeni sevgilinin saçlarını tararken yarin yanağını öpmesinden dolayı  zevkten ağzını kırması nedenine bağlanır.

Lâlehadler yine gülşende neler etmediler
Servi yürütmediler goncayı söyletmediler  Necati

Lâle yanaklı güzeller gül bahçesine girdiği için servi olduğu yerde çakılıp kaldı, goncanın da dili tutuldu.  

Nihâlin ağzı köpürdü şükûfe zannetme
Cihânı eyledi dîvâne cûybâr-ı bahâr    Ş. Gâlib,

 Görünen bir çiçek değil, bahar mevsimi ile ırmaklar çoşmuş, cünunluk vaktine erip deliren fidanın da ağzı köpürmüştür.

Pertev-i horşîd sanman yerde kim devr-i felek
Yere urmuş âfitâbın mâh-ı tâbânum görüb

(Ufukta batan güneşin ışığı değildir. Felek, Ay yüzlü sevgilimi görünce güneşi  yere vurmuştur.)

Değil mihr ü beyâz-ı subh ufukda seyr için sakfın
Felek baş kaldırınca hâke düştü tâc u destârı    Nef’î’

Görinen dağlar başında ebr ü bârân sanmanuz
Dağlar saçın çözüp ben hasta için ağlar      Zati

Hurşîde baksa gözleri halkın dola gelir
Zîrâ görünce hâtıra ol mehlika gelir     Baki

Dedim dilber yanakların kızarmış
Dedi çiçek taktım gül yarasıdır





EsaAdmin / Erkek / 24.08.2016