AHLAK
GÜNÜN YAZISI

“AHLAK” NEDİR?
Ahlak lügatte huy, karakter, mizaç, kişilik ve tabiat manalarına şamil gelir.
Genel olarak ise şu şekilde özetlenebilir; Kişinin içinden ve özünden meydana gelen, insanların 
yanında istemsizce ve düşünmeden bir hey'et ve hal içinde bulunduğu tabiat ve kişiliğidir.
Kişinin fiillerini, hâl ve sıfatını yansıtır, eğer bu fiiller güzel ise kişiye güzel ahlaklı, kötü ve tutarsız ise 
kişiye kötü ahlaklı denir.
Şayet Ahlakı genel ( insani) ve özel ( dini ve etnik) olarak ele almak gerekirse, İnsani ahlak herhangi bir 
dine ve etnik yapıya tabi olmaksızın dahi, cahil ve alim, okumuş veya ümmi ayırdetmeksizin insanlığın 
ittifak ettiği huylar ve ihlalini kınadıkları tutarsızlıklardır ancak malûm olduğu üzere nasıl ki bir öğretici 
olmadan ilim ve bilim ilerlemez, bir yönetim olmadan düzen sağlanmaz ve bir önder olmadan 
dosdoğru yol bulunmaz işte Peygamberlerde ahlaki yapıyı düzenlemek, insanların gerek yaratıcılarına 
gerek kendilerine gerek topluma karşı sorumluluklarını bildirmek ve haklarını öğretmek için din ve 
inanç çerçevesinde görevli ve seçilmiş elçilerdir ki bu peygamberlerin öğrettiği ahlâk ise dinin 
emrettiği ve gaye ahlak seviyesidir.
Bir tasarımın en doğru ve anlamlı kullanımı o tasarımın tasarımcısı tarafından bilinir, insanın 
tasarımını, dizaynını ve yapısını en ince ayrıntısına kadar bilen ve her devirde farklı aracılar vasıtasıyla 
aynı temel taşlarına sahip kullanım kılavuzlarını gönderen tasarımcısı ise onu yaratan Allah (c.c.) dur. 
Ahlak ise bu tasarımın en önemli ve kıymetli temel taşıdır.
Kâinatın efendisi, gaye ufuk ve son peygamber Hz. Muhammed ( s.a.v.) bir hadis-i şerifte şöyle 
buyuruyor: 
- ( انما بعثت لاتمم مكارم الاخلاق ) ( Muhakkak ki ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim).
Güzel ahlâk neydi? Onun yaşantısıydı ( s.a.v.) 
Hz. Aişe der ki “Onun ahlâkı Kur’an idi” 
Peki Kur’an neydi? Allahu Tealanın c.c. kelamı ve insanlığın doğru yol rehberiydi.
Ahlâk kişisel ve toplumsal hayatın her anını ve toplumun her kesimini içine alır, yumuşak huylu olmak, 
tebessüm etmek, doğru konuşmak, öfkelenmemek, zahiri ve batıni hiçbir zarar murad etmemek, 
kısacası her hareketimiz ahlâk kavramına dahildir.
Öte yandan Ahlâk, hak ve sorumlulukların bilincinde olmak ve yerine getirmektir. Kişinin kendisine 
karşı ( yeme, içme, giyme, öğrenme, çalışma, zararlı alışkanlıklardan uzak durma gibi ), ailesine karşı 
( ihtiyaçlarını temin etme, sevgi besleme, merhametli ve hoşgörülü olma gibi ), topluma karşı. 
( vazifelerini yerine getirme, kurallara uyma ve yasakları ihlal etmeme gibi ) sorumlulukları olduğu gibi 
Yaratıcısına karşı da sorumlulukları vardır, dini emirlere uyma ve yasaklardan uzak durma en temel 
sorumluluktur/ vecibedir...

(Fâni)





Diyaeddin Kahraman(Fâni)Üye / Erkek / 3/7/2017