AFGANİSTAN - ABD ve TALİBAN

 

“Asya’nın en önemli devleti Afganistan," 1979 yılında SSCB, işgalini yaşadı. Yıllar önce imanlı ve cesur bu millet, içlerindeki dili, dini, ırkı, mezhebi farklı insanlarla o dönemin SSCB Rusya'sına karşı koydular. Ve Allahın yardımı ve inayetiyle ülkelerinden kovmaya muvaffak oldular.  Ne zamanki kendi içlerinde, iş makam ve mevki kapmaya gelince, işin seyri değişmeye başlamıştır. 
 
Her geçen gün büyüyen mezhep ve meşrep kavgaları sonucu, sisli havalardan nemalanan ABD ve Batı, El kaide ve başka örgütleri bahane ederek, sene 2001 demokrasi, adalet ve istikrar vadiyle buraya çöreklenmiş, kanlarını emmiştir. Afganistan, Yaklaşık 30 yıl süren bu işgaller nedeniyle, iç savaşlar açlık ve sefaletler içerisinde bu günlere gelinmiştir. 
 
ABD güdümündeki Suud ve benzeri rejimler,  Mısır, Yemen, Sûdan, Libya ve Tunus'ta piyon olarak kullandıkları adamları destekleyip darbe yaptırdıkları gibi, gizli Emellerine ulaşabilmek için, Afgan birliği için çalışan, Ahmet Şah Mesûd ve Burhanettin Rabbani gibi daha nice güzel şahsiyetleri, suikastler sonucu ortadan kaldırmışlardır. Sonunda bu günlere kadar gelinmiş, bilinçli bir şekilde radikal guruplar üzerinden Afgan halkının azmi, mücadele ve Cihad ruhu sekteye uğratılmış tır..

ABD, Afganistan'da kendine bağladığı ajan, kukla, kullanmaya müsait insanları  para ve örgütsel eğitim desteği vererek kandırmış, hatta onları ABD  vatandaşı yapacağını, Türkiye ve başka ülkeler üzerinden radikal yollardan ülkesine çağırıp, diğer ülkeleri de kullanmak istemiştir. "Türkiye yol geçen hanı değildir diyerek bu oyunu bozmuştur." ABD ve NATO şimdilerde bu piyon güçleri arkada bırakıp, Afganistan'ı Taliban'a altın tepsi içinde sunup kaçmışlardır..
 
ABD ve batılı güçler Afganistan’dan kaçtı, kaçtı ama; Arkada bıraktıkları büyük yıkım, viran olmuş şehirler, yetim çocuklar, dul kalmış eşler, psikolojisi bozuk yığınla insanlar ve kaybolmuş seneler bıraktılar..
 
Şu bir gerçektir ki, Emperyalistler hangi ülkelere barış ve mutluluk getirmek için gittilerse, darmadığın yaşanmaz, istikrarsız ve karanlık bir hale getirmişlerdir.  Örneğin Irak, Libya ve Suriye gibi ülkelerde olduğu gibi..
 

VelhasılAfganistan, Asya'daki stratejik konumu sayesinde Orta Asya, Pakistan, İran, Hindistan ve Çin’i içine alan toplam 2,5 milyar nüfuslu bir pazarın kilit noktasında bulunmaktadır. Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru sayesinde, gerek dış ticaret gerekse enerji sevkiyatı konusunda Afganistan, Güney Asya için etkin bir transit ulaşım imkânı sağlamaktadır.

Başta petrol, doğalgaz, demir, bakır, değerli madenler ve metaller olmak üzere, Afganistan'ın büyük el değmemiş doğal kaynakları, dış güçlerin iştahını kabartmak ta dır.

Sonuç; Türkiye devlet olarak tüm Türki ve Müslüman ülkelerle ve bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak zorundadır, o ülkelerin gelişim ve istikrarı için çaba sarf etmelidir. 
 
Türkiye, Afganistan'da Sivil ve askeri kurumlarımızı riske atmadan, Afgan halkı istediği için orda olunmalı ve gerekirse hakim güçlerle, Taliban'lada görüşmeler yapılmalıdır. "Asla ve asla Amerika'nın ve dış güçlerin oyuncağı, yamağı olmamalıdır."
 
Radikal yollarından Türkiye'ye gelenlerin önü kesilmeli ve prokotiv olaylara karşı uyanık olunmalıdır. Gerekirse Afganlı bütün gruplarla görüşülerek, demokratik bir ortamın sağlanması ve en kısa zamanda geniş, katılımlı demokratik seçimlere gidilmesine katkı sunulmalıdır. Yoksa bölge daha vahim içinden çıkılmaz bir hal alır..

İnşallah bu yaşananlardan bizdeki batı hayranları ve terör seviciler de ders çıkarıp, demokrasinin ve ülkemizin kıymetini bilirler.

Ahmet Ali Canbaz 18/08/2021





Ahmet Ali CanbazGold Üye / Erkek / 3/30/2020