Beyit Nedir Merhun Tac Mütali Musarra Matla Makta Beyitleri

 
 
 
Beyit Nedir  Merhun Tac Mütali Musarra, Matla Makta Beyitleri
 
Osmanlıca yazılılışı: beyit  بیت
 
Beyit Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcük ve edebiyat terimidir.   Kelimenin Arapçadaki anlamı ev,  ev, hane, yuva şeklindedir.
Edebiyatta ise iki dizeden oluşan kendi başına anlam bütünlüğü olan  nazım  birimi anlamında bir terim haline gelmiştir.
 
Beyit ile Kurulmuş Tamlamalar
 
Beyt-i ahir / beyt-i âhir :  Son beyit.
Beyt-i kıymettârî :  Değerli beyit;
Beyt-i murassa: İki mısrası da kafiyeli olan beyit.
Vasıta Beyti : Terci' ve terkib-i bentleri teşkil eden parçaları birbirine bağlayan beyit.
 

Beyit Tanımları

  • Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası
  • (Geniş anlamıyla) Çift dizeli olarak düzenlenen bir koşuğun her dize çifti
  • (Dar anlamıyla) Tara anlam veren ve iki dizeden meydana gelen koşuk[1]
  • Aynı vezinde iki dizeden teşekkül eden sözdür ( Tahir’ül Mevlevi, Edebiyat Lügati, s. 26)
  • “ Divan Yazını’nda, aynı ölçüde yazılan ve anlam yönünden birbirine bağlı olan iki dizelik şiir birimi.”[2]
  • iki mısradan meydana gelen nazım parçası. Batı edebiyatında beyte "kuple" denir.[3]

 

Eski dile  beyit ev hane anlamına gelir, Eski devrilerdeki evler çift kapılı olduğu için mısra ise kapı kanadaı anlamına gelmekte, eski şiirde iki dizen oluşan  ölçülü şiir birimlerine ise beyit denmekteydi. Nitekim eski edebiyatta beytin tarifi “Aynı vezinde iki mısradan teşekkül eden sözd.”  [4] şeklindedir. Beyit Divan Şirinin temel şiir birimi olarak kabul edilmiş tüm şiir şekillerinin temeli beyit olarak kabul edilmiş, beyitten fazla nazım birimleri ise beyitten arttırılmış birimler olarak kabul görmüştür.

Beyit, aynı vezinde olan ve birbiri peşinden gelen iki mısradır. Beyitin bir nâzım birimi olarak kabul edilmesi yüzünden, divan edebiyatı şiirlerinde konu birliği pek az görülür. Divan şiiri beyitleri meydana getirecek kafiyelerle ikişer mısra söyleyebilmek esasına dayanır.  Beyit sistemini esas alan divan şiirinde beyitlerin şiirden bağımsız ve kendi içinde anlam bütünlüğü olan parçalar şeklinde düşünülmesi şiirlerde konu bütünlüğünün olması aranamamıştır.  Divan edebiyatındaki bu şiir anlayışı, bizde "Edebiyat-i Cedide" ile değişmeye başlamıştır. Anlamın bir beyitte tamamlanmasının şart olmadığı sonraki beyitte, hattâ daha sonraki beyitlere geçebileceği hakkındaki örnekler Edebiyatı Cedidecilerle beraber başlamıştır.  Böylece, bir şiirde tüm mısraların aynı konuyu tamamlayacak şekilde olması ve şiirde konu bütünlüğü sağlanması esası ortaya çıkmıştır.

Divan Şiirinde beyit birimi esastır. Diğer nazım birimleri beyite, ki, mırsa, üç, mıra , dört mısra, beş mısra, , 6, 7 8, mısra ilavesi ile arttırılmış nazım birimleri olmakta murabba, muhammes, müseddes  gibi adlar da almaktadırlar.

Divan edebiyatında, bir beyitteki iki dize kendi içinde iki parçaya ayrılır. Birinci dizenin ilk parçasına sadr, son parçasına aruz ya da harb denir. İkinci dizenin ilk parçası ibtida, son parçası acz ya da darb'dir. Sadr ile aruz, ibtida ile acz arasında kalan bölüm haşv olarak isimlendirilir. Uyaklı bir beyite "beyt-i musarra", uyaksız olanlara "ferd" ya da "müfred" denir.  Musarra beyit ilk beyit olursa matla beyti, olur.

Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı?
Felekler yandı ahımdan muradum sem'i yanmaz mı?

Fuzuli’nin bu beyti hem musarra hem de gazelinin ilk beyti olan matladır.  Musarra beyiti bendler arasında da bulunabilir, buna da vasıta beyti denir.

Divanlarda müfredler müfredat adıyla ayrı bir bölümde toplanır. Uyaklı beyitlerin olduğu bölüme de "metali" denir. Örnek beyit:

Biz bülbül-i muhrik-dem-i şevkâ-yı firakız
Âteş kesilür geçse sabâ gül-şenimizden      Selimî (Padişah 2’nci Selim)
Beyit, kafiyeli iki mısradan meydana gelirse "beyt-i musarra", bir gazelin en seçme beyti olursa "beyt-ül gazel" bir kasidenin en güzel beyti olursa "beyt-ül kaside", içinde şairin adının ya da mahlasının bulunduğu beyitse "tac tâc beyit" bir kasidenin ya da gazelin ilk beyiti "matla" son beyti ise "makta" adını alır.

Manası diğer bir beyit ile tamamlanan beyte ise  “ Beyti Merhun “ denir. [5]

Beyti Merhun Örneği:

Onu böyle gördükte sordu Halife
Sen niçin kaçmadın oğlum söyle

Diyerek sordu o sabi çocuğa
Ne cevap verdi bakın yavrucuğa

Kasidelerde şairin adının geçtiği beyte  “Taç Beyit” , gazellerde şairin adının geçtiği beyte “Makta Beyti”  adı verilir.


Makta Beyti Örneği

Hem mey içmez, hem de güzel sevmez demişler
Eylemişler Râsîh'e bühtân bühtân üstüne.           
Râsîh


BEYİT ÖRNEKLERİ 

Dil verdiğimiz yâre nigâh-i gazabından
Tasrîhe mecâl olmadı îmâ ile geçtik        Naili

Ders-i aşkın müşkilin Yahyâ nice halleylesin
Söyleyenler kendini bilmez bilenler söylemez       Şeyhülislam Yahya

Göz gördü gönül seni sevdi ey yüzü mâhım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım.         (Nahifi)

Haddeden geçmiş nezaket yâl-u bal olmuş sana
Mey süzülmüş şişeden ruhsarı al olmuş sana.        (Nedim)

İLGİLİ BAŞLIKLAR LİNKLERİMİZ

 

 KAYNAKÇA

  • [1] Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü
  • [2] Güncel Türkçe Sözlük
  • [3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Beyit
  • [4] Tahir’ül Mevlevi, Edebiyat Lügatı, Enderun Yayınları,  İst., 1973, sayfa 27
  • [5] Tahir’ül Mevlevi, Edebiyat Lügatı, Enderun Yayınları,  İst., 1973, sayfa 27





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016