İnşa Münşi İnşa- yı talebi İnşa-yı gayr-i talebî

 
 

İnşa ve  Münşi  Nedir

Osmanlıca yazılışı: Münşi :   منشی

Sözlük anlamları: inşâ eden, yapan,  yapısı, üslûbu güzel olan, iyi kâtip.

İnşa’:  انشاء

Osmanlıca yazılışı : inşâat) :

Sözlük anlamları:  Yapma, yapılma, vücûda, meydana getirme, kaleme alma,  nesir yazı, mektup yazma

 

Edebiyatta İnşa ve Münşi
Eski edebiyatta inşâ günümüzdeki nesir kelimesinin eş anlamlısı olarak kullanılmıştır. Eski edebiyatta düz yazı nesir yazanlara münşi, düz yazılara ise münşeat denmiş, şiir yazana şair; şairlere de şuara, eş’ar denmiştir.
Eski devrilerde inşâ, daha ziyade süslü sanatlı ağdalı yazılar olarak  algılanmış buna rağmen az süslü orta süslü veya tam süslü düz yazı ( Sade, Âli, Orta süslü  düz yazı olarak da üçe ayrılmıştır. Şiir ve inşâ ise edebiyat kelimesi yerine kullanılmıştır

Türk edebiyatında inşâ kelimesi terim anlamı ile  ilk önce  resmî yazışmalarda  kâtiplerde ve münşilerde olması gereken, yazıcıların uyguladığı  düz  yazı disiplini  olarak anlaşılmış,  edebi manada ise  güzel yazı yazma kompozisyon tekniği ve sanatı olarak anlaşılmıştır. .  Bir başka deyişle inşa,   anlatılmak isteneni ve  meramı en güzel ve doğru şekilde ifade etme sanatı olarak bilinmiştir.   Kaynaklarda inşa: “yazıların münşî adıyla anılan usta yazarların beğenecekleri özelliklere sahip olması için bilinmesi gerekenleri öğreten fen" olarak da tarif edilir. 

Divan edebiyatında şiire önem verilmiş olduğundan roman veya hikâyenin konusu olabilecek yazılar dahi şiir şeklinde yazılmış olduğundan nesir ve düz yazı yeterince gelişmemiş ve işlenmemiş bir konu olarak kalmıştır.

Divan edebiyatının şiiri öne çıkaran yaklaşım nesir ve münşeatın gelişmesine engel teşkil ettiğinden divan edebiyatı nesir türünde geri planda kalmış, bu nedenle nesir ile yazılması gereken eserlerin dahi şiir dili ile yazılmasına neden olmuştur. Divan edebiyatının bu tutumu neden ile düz yazı ve cümle bilgisi eski edebiyatta gelişme gösterememiş, düz yazının önemi ancak Tanzimatlar birlikte artmaya başlamıştır.

Eski edebiyatçılar inşayı iki kısımda ele almışlardır.

 

1.İnşa- yı talebi:  Bu tip inşa'lar, emir, istek ve temenni den oluşan cümlelerdir.  İnşa-yı talebi Fiil kipleri ve edatlar yardımıyla kendini gösterir.

 

  • a)Îstek: Nolaydı erken avdet edeydin hanemize
  • b)Soru : Bir alev halinde düştün elime / Hani ey gözyaşım, akmayacaktın?
  • c)Emir: Ey müezzin gel cenazem üstüne feryâdkıl-Aşkı),
  • d)Nehiy: Bir işin yapılmasını veya yapılmamasını istemektir. (Sen sus ey bülbül biraz gülşende yârim söylesin-Nâbî)
  • e)Ünlem, Nida : Ey Nedlnı, ey biilbül-i şeydâ niçin humuşsun!

 

  1. İnşa-yı gayr-i talebî.

Hiç bir şey istememek fakat olmasını da umut etmek anlamını içeren şiir veya nesir ifadeleri için kullanılır.   Olması ümit edilen, husule gelmesi emeli ortaya çıkan durumları ve deyişleri ifade eder.  Bu nedenle olmaı meydana gelme olasılığı olan, olma ihtimali bulunan ifadelerdir.  Korkma, şaşma, olma ihtimalinden endişe etme, şaşırma, hayret etme manaları İnşa-yı gayr-i talebi tabiri içinde ele alınır.

Güllü dîbâ giydin amma korkarım azâr eder,
Nâzeninim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni,                   Nedim.

Görüp endîşe-i katlimdeol mâhı budur derdim
Ki bu endişeden ol meh peşimân olmasın yâ Rab-  Fuzûlî

Sana kimisi cânım kimicânânım deyii söyler
Nesin sen doğrusöyle can mısın cânan mısın kâfir-  Nedim

Sultan-ı gam nişîmen edelden derûnumu
Sahrâ-yı kalbeleşker-i sevdâ gelir gider-Nâbî)

İnşa ile ilgili Linklerimiz





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016