Ahmet Rıdvan Hayatı Hamsesi Şairliği

 


Ahmet Rıdvan

 

 

Ahmet Rıdvan

( Ölümü: 1528-1538 ?)

 Ahmed Rıdvan doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmeyen ancak II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kânun Sultan Süleyman zamanlarında yaşamış olduğu bilinen, defterdarlık ve sancak beyliği yapmış, hamse sahibi mesnevi şairimizdir.  

Ohrili olduğuna dair kuvvetli şüpheler vardır.  "Tütünsüz" veya "Bîduhan" lâkabıyla da anılan şair daha ziyade  “Ahmed Beg” olarak anılmıştır. [1] Şair, şiirlerinde “ Rıdvan “ veya Ahmed Rıdvan mahlaslarını kullandığı için Ahmed Rıdvan olarak bilinir. II.Bayezid, Yavuz Selim ve Kanunî devirlerinde defterdarlık ve sancak beyliği yapmış olduğu bilinen şairin hayatı hakkında detaylı bilgiler yoktur.


1502’de bitirdiği Hüsrev ü Şirin’in baş tarafındaki bazı beyitlerden onun bu sıralar gençlere öğüt verecek yaşta, yaşlanmış biri olduğunu göstermektedir. Moton kalesi alındığında (906/1500) elden ayaktan düşecek kadar yaşlı olmadığı anlaşılmaktadır. Şairin yine Hüsrev ü Şirin’deki bazı ipucu beyitleri, onun bu eseri yazdığı yıllarda kırk yaşın üstünde olduğunu düşündürmektedir. Hadım Ali Paşa’ya yazdığı bir kasidesindeki beyitlerinde sılaya gitmenin vacip olduğunu söyledikten sonra Ohri’nin verilmesini istemesi onun  Ohrili bir şair olabileceğini  düşündürmektedir. [2] İ. Ünver, şairin “Ohrili olduğunu ve baba adının Abdullah olması sebebiyle devşirme olabileceğini”  belirtir. (Ünver 1989: 123). Şairin  ölüm tarihi bilinmese de 1528-29 tarihli bir tapu kaydına göre hayatta olması gerektiği ancak 1528-1538 tarihleri arasında bir yılda Edirne'de öldüğü sanılmaktadır. [3] Sehî Bey’in 1538’de bitirmiş olduğu tezkirede ona rahmet dilemiştir. Latîfî’ de şairi bu tarihte vefat etmiş göstermektedir. Şu halde Ahmed-i Rıdvân’ın 1528-1538 tarihleri arasında vefat etmiş olmalıdır. [4]


Ahmed Rıdvan’ın Dimetoka’daki Ahmed Fakihlü (Eceköy) köyünü evlatlık vakfı yaptığı bu vakfiyeden, ayrıca şairin defterdar olduğunu öğreniyoruz. Bu köyün Ahmed Rıdvan’a Sultan II. Bayezid tarafından verildiği, 890/1485 yılından başlayarak tapu defterinde kaydedilmiştir. [5] Edirne'de Ağaçpazarı semtinde kendi adıyla anılan bir medresesi bulunduğu kaynaklarda geçer.

Şairin, Anadolu’da görev yaptığı yerlerle ilgili birtakım bilgileri de divanındaki  kasidelerden çıkarılabilmektedir. Şair, bazı şiirlerinde  eski dostları olduğunu söylediği Hadım Ali Paşa, Koca Mustafa Paşa ve Yahya Paşa’dan, makam ve mevki sahibi olduktan sonra, kendisine yakınlık göstermedikleri için Sultan II. Bayezid’e dert yanar. Ayrıca kasidede Karahisar, Hamid, Teke, Karaman ve Ankara’da görev yaptığını da söylemektedir. [6]


Ahmed Rıdvan, Sultan Bayezid’in son zamanlarında oğulları Ahmed ve Selim arasında çıkan çatışmalarda, padişahın şehzadesi Ahmed’in tarafını tutmuş ve Heft-peyker adlı mesneviyi onun adına yazmıştır. Yavuz Sultan Selim’in tahta geçmesinden sonra şairin ona hitaben yazdığı kasidelerde yer alan bazı beyitlerden onun bir süre açığa alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kendisine Sultan Bayezid tarafından verilen köy, bu dönemde de kendi adına kayıtlıdır.( İsmail Ünver, “, 1986, s. 75)  Bu köy Kanuni Sultan Süleyman döneminde (935/1528-29) de onun adına kayıtlıdır. Ayrıca bu dönemin tezkirecilerinden Sehi Bey’in onu “Padişah sancağını çeker ağır dirliklü beg idi”, Latifi’nin “Ümeradandur” Diye anmaları, şairin sancak beyi olarak görev yaptığı anlaşılır.

Şahzade Ahmet’i tuttuğu için Yavuz zamanında açığa alınmış olduğu şiirlerinden de anlaşılmaktadır. Fakat Kanuni döneminde tekrar sancakbeyi olduğunu gösteren emareler bulunur.
 

Ahmed Rıdvan hamse sahibi divan şairlerimizdendir. 27.000 beyit tutarında altı mesnevîsi ile bir divanı vardır. (O. Kemal TAVUKÇU, AHMED RIDVAN’IN HÜSREV Ü ŞÎRÎN) 

Şairin ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Ahmed Fakihlü köyünün Kanuni dönemindeki tapu kaydından hareketle 935/1528-29 yılında sağ olduğunu söyleyebiliriz. Eserini 945/1538-39 yılında bitiren Sehi ise ondan rahmetle söz etmektedir. [7]

Eserleri:

Divan, İskendernâme, Leylâ ve Mecnûn, Hüsrev ü Şîrîn, Rıdvâniye, Mahsenü'l-Esrâr, Heftpeyker.

İsmail Ünver, 'Ahmed Rıdvan'ın Hayatı, Eserleri ve Edebî Şahsiyeti' başlıklı doçentlik tezi hazırlamıştır (1982). O. Kemal TAVUKÇU ise İsmail Ünver'in adı geçen eseri ile Ahmet Rıdavan hakkında yazdığı diğer makaleler ve çalışmaların da değerlendirerek bir kitap hazırlamıştır. Bu eserini Kültür Bakanlığı yayımlamıştır. (O. Kemal TAVUKÇU, AHMED RIDVAN’IN HÜSREV Ü ŞÎRÎN) 


ESERLERİ VE HAMSESİ 

DİVAN: 

Ahmed Rıdvan ve eserleri üzerine bir doçentlik tezi hazırlamış olan İsmail Ünver, şairi ve eserlerini incelediği yukarıda zikrettiğimiz makalesinde divana sonradan eklenen bu manzumeleri de ilgili nazım şekli içerisine almış ve bu şekilde değerlendirmiştir. [8]  Ünver, Divan’ın üç bölümden oluştuğunu tespit etmiştir: Divan. Kaside, mesnevi, terkibibend,  gazel ve kıta olmak üzere toplam 1044 şiir ile altmış sekiz beyitten ibaret bu eserin bilinen tek yazması Türk Dil Kurumu Kütüphanesindedir.

İskendernâme

Ahmed Rıdvan’ın ilk mesnevisidir. Eser 1499 yılında bitirilmiştir. Ahmed Rıdvan bu eserini Osmanlı sahasında ilk İskendernâme’yi yazan Ahmedi (ö. 1412-13)’ye dayanarak hazırlamıştır. Ancak bu eseri tamamen Ahmedi’nin İskendernamesinin kopyası olarak kabul etmek de yanlıştır. Ahmed Rıdvan, bu eserinde Ahmedî’den farklı olarak I. Mehmed'den II. Bâyezid’e kadarki Osmanlı tarihine de yer vermiştir (Tavukçu 2000: 84)[9]

Eser tahminen 8300 beyittir.  İskendername mesnevilerinin ilkini yazmış olan Nizami Gencevi’nin İskendernamesi toplamda 2. 500 beyittir.  Nizami’nin 2500 beyitlik İskendername’sinden yapılmış bir tercüme olmasına rağmen ( bkz  İskendername (Şerefnâme ve İkbâlnâme) Nizami Gencevi ) Ahmedi’nin  İskendernamesi ise yaklaşık on bin beyittir. Ahmed Rıdvan’ın İskendernamesi ise 8300 beyitten oluştuğuna göre bu eser Ahmedi’nin eserinden biraz daha kısadır. Ahmed Rıdvan’nın bu eserinin sonunda Osmanlı tarihi ile ilgili bir bölüm de vardır. (Ünver, a.g.m., s. 99-103.) ( bkz İSKENDERNAME -AHMEDİ ) Bu bölüm Ahmedi’nin eserinde bulunmaz.

İskender-nâme’nin konusu, Makedonyalı Büyük İskender’in Ab-ı hayat suyunu bulan doğu mitolojilerindeki İskender  ( Çift boynuzlu Zülkarneyn ) ile karışmış olan efsaneleşmiş hayatını anlatır. [10]   Bilindiği gibi Ahmedi’nin İskendernamesinde ab-ı hayatı bulan Zülkarneyn  İskender’in hayatını ve fetihlerini anlatır.  Dünya ve hükümdarlar tarihini anlatan eserde  Dara ile ( bkz Dârâ III.Darius Kimdir ve İskender ) kadın hükümdar Kraliçe  Kaydafe’ den de söz edilmektedir. ( bkz İSKENDERNAME AHMEDİ )

“ İskender’in klasik edebiyata yansıyan tipi Makedonyalı Büyük İskender (The Great Alexsandre), Kur’an’da Kehf sûresinde ismi geçen “Zulkarneyn” ve Hızır’la birlikte “âb-ı hayat”ı arayan İskender kişiliklerinin birbiriyle karışmasıyla oluşmuştur.” ( BKZ  İskender Kimdir Edebiyatta İskender ve Zülkarneyn )


Leylâ vü Mecnun


Leyla vü Mecnun, Ahmet Rıdvan tarafundan 1499 ile 1502 yılları arasında yazılmıştır. (O. Kemal TAVUKÇU, a.g.e.)  Ahmed Rıdvan’ın Leyla vü Mecnun’u II. Bayezid’e sunmuş olabileceği anlaşılmaktadır.( O. Kemal TAVUKÇU, a.g.e) Eserin 4000-4250 beyit arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Ahmed Rıdvan bu eserini Genceli Nizami’nin eserinden tercüme ederek ancak bazı ilaveler de katarak hazırlamıştır. Şair Nizami’den tercüme ettiği anlaşılan eserini orijinal kılabilmek için eserine Nizami’de bulunmayan bazı ayrıntılar katmış, ikinci derecedeki bazı kahramanların isimlerini değiştirmiştir.( O. Kemal TAVUKÇU, a.g.e)

Nizami’nin yazdığı Leyla ile Mecnun Türk Arap, Fars, Urdu ve Hint edebiyatlarında yazılmış olan ilk Leyla ile Mecnun mesnevisidir. O yüzden bu eser Nizami’den sonra yazılmış olan bu kültürlerdeki tüm Leyla ile Mecnun mesnevilerinin kaynağını teşkil eder. ( bkz GENCELİ NİZAMİ LEYLA İLE MECNUN MESNEVİSİ )



 Rıdvâniyye


 Rıdvan’ın dini ve ahlaki öğütler ve hikâyelerden oluşan bu küçük mesnevisinin bitiş tarihi 1508-1509 dir. Şairin eserin sonundaki ifadelerinden onu bir veli olarak tasvir ettiği Sultan II. Bayezid’e ithaf ettiği anlaşılır. (Ünver, a.g.m., s. 103-105.) 

 

Heft peyker

Ahmed Rıdvan’nın bu eserinin de kökeni Genceli Nizami’nin aynı adlı mesnevisine dayanmaktadır. ( bkz HEFT PEYKER MESNEVİSİ GENCELİ NİZAMİ )  Nizami’nin yazdığı Heft Peyker (Behrâmnâme). 5600 beyitten ve 53 başlıktan meydana gelir.

 

Nizami bu eserinde Sâsânî Hükümdarı Behrâm-ı Gûr’un av eğlenceleri, evlilik hayatı ve yedi eşinin kendisine anlattığı hikâyeleri yazmıştır.  ( bkz Behram -ı Gur Kimdir Behram Gor )  Eserde Behrâm’ın çocukluk, gençlik ve saltanata ulaşıncaya kadarki yaşamını anlatır. Daha sonra Behram Gur yedi ülke padişahının değişik renklerdeki köşklerde oturan yedi güzele haftanın her bir günü misafir olarak gitmeye başlaması en sonunda avlamak istediği bir yaban eşeğinin peşinden gidip bir mağarada kaybolması konusu işlenmiştir.  [11]

Ahmed Rıdvan’nın bu eseri de Nizami’nin eserinin tercümesi halindedir. . Sâsânî hükümdarı Behrâm' ın av ve çeşitli eğlencelerle geçen günlerini anlatan 4174 beyitlik bu mesnevinin 917-918 tarihleri arasında kaleme alındığı tahmin edilmektedir. (Ünver, a.g.m., s. 121-124.) Mesnevi ilk önce II. Bayezid’in şehzadesi Ahmed adına yazılmış, daha sonra Selim’in padişah olmasıyla, bu isim Selim’e dönüştürülmeye çalışılmıştır.  Ünver, Hayâtî adına kayıtlı olan bu eserlerin de aslında Ahmed Rıdvan’a ait olduğunu düşünmektedir (. bkz. Ünver, a.g.m., s. 93-95; 121.) Şair, Nizami’nin aynı adlı eserinden kısaltarak tercüme ettiği bu eserinde, yine Nizami ile aynı vezni “fe’ilâtün mefâ’ilün fe’ilün” kullanmıştır. (Ünver, a.g.m., s. 112-113) Heftpeyker. Nizamînin Behrâmnâme adlı mesnevisinin serbest tercümesidir


 Hüsrev ü Şirin

İlk kez, Nizami tarafından kaleme alınan Hüsrev ü Şirin'i  Ahmed Rıdvan’ da yazmış, Rıdvan eserini yazarken Nizami ve Şeyhi’nin yazdığı Hüsrev-i Şirinlerden yararlanmıştır.  Eserdeki bir beyitten hareketle Ahmet Rıdvan'ın bu eseri M. 1502’de kaleme aldığı  eseri  II. Bayezid' takdim ettiği anlaşılmaktadır. Eser 6308 beyittir. Fakat eserin bazı bölümlerinin eksik olduğu veya sayfaların eksildiği sanılmaktadır. (O. Kemal TAVUKÇU, a.g.e.) 

Şairin bunlardan başka 104 beyitlik Kasîde-i Bür' e Tercümesi [5]ayrıca Câmiu'n-nezâir [15 ] ile diğer bazı şiir ve nazire mecmualarında da manzumeleri bulunmaktadır.

Ahmed Rıdvan. Mesnevilerinde Ahmedî ve Şeyhî gibi Türk şairleriyle İranlı Nizâmî'yi örnek almış, ancak hamse sahibi olması sebebiyle Türk mesneviciliğindeki gelişmeyi tespit açısından önemli bir isim olmuştur. 

KAYNAKÇA

 

[1] DOÇ. DR. ÖMER SAVRAN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmedi-ridvan

[2] O. Kemal TAVUKÇU, AHMED RIDVAN’IN HÜSREV Ü ŞÎRÎN MESNEVÎSİ,T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

[3] DOÇ. DR. ÖMER SAVRAN, http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmedi-ridvan

[4] Çeltik, Halil (hzl.) (2011). Ahmed-i Rıdvân Divanı. Ankara: Bizim Büro Yay.

[5] KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ e-posta: [email protected]

[6] O. Kemal TAVUKÇU, AHMED RIDVAN’IN HÜSREV Ü ŞÎRÎN)

[7] İsmail Ünver, “Ahmed-i Rıdvan”, TTK-Belleten, L/196, 1986, s. 75

[8] İsmail Ünver, “Ahmed-i Rıdvan”, TTK-Belleten, L/196, 1986, s. 75

[9] Tavukçu, Orhan Kemal (2000). Ahmed Rıdvân, Hüsrev ü Şîrîn. Doktora Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi.

[10] https://www.uslanmam.com/dini-bilgiler/1305604-ahmed-ridvan-hamse-sahibi-divan-sairi-dogum-tarihi-belli-degildir-kendi-ifaadesinden.html

[11] ŞAHAMETTİN KUZUCULAR, HEFT PEYKER MESNEVİSİ GENCELİ NİZAMİ, https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/Arama.aspx?id=32049



KAYNAKÇA / İLGİLİ LİNKLER
1 Ahmet Rıdvan Hayatı Hamsesi Şairliği
2 Ahmet Rıdvan Ve Hamsesi
3 Rıdvaniyeden [ NEFSİN İNSANA YAPTIKLARI ]
4 GERÇEK AŞK - RIDVÂNİYYE'DEN
5 Nizami Gencevi (1141-1209)
6 Genceli Nizami Türklüğü Edebi Yönü ve Hayatı ( 13. yy )
7 Genceli Nizami Leyla İle Mecnun Mesnevisi
8 Genceli Nizami Husrev-i Şirin ve Etkileri
9 HEFT PEYKER MESNEVİLERİNİN ÖZETİ
10 Behram -ı Gur Kimdir Behram Gor





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016