Eceb yüzin gören nece qılar tâb,

 
Eceb yüzin gören nece qılar tâb, 
Çü andan bîbedel olur şeyxle şâb.

Eceb nergislerin uyur oyanux, 
Görenün gözüne nece girer xâb.

Eceb dürc-i göher kimi dehandan-
Düşün midür görünen mâder-i tâb.

Eceb ay kimi alımından münevver, 
Cehanda var mıdur bir taq-i mehrâb.

Eceb mi teşneliqden cân vererse,
Görenler leblerimi le'l-i sîirâb

Yüzünü görenler acaba nasıl dayanırlar? Çünkü genç, ihtiyar kimse ona benzemez.
Acaba nergise benzeyen gözlerini uykulu veya uyanık hâldeyken görenlerin gözlerine nasıl uyku girer?
Acaba inci kutusu gibi ağzından görünen doğuştan gelen dişlerin midir?
Acaba ay gibi alnındaki parlaklık gibi dünyada mihrap kemeri var mıdır?
Suya doymuş lâl taşı gibi kırmızı dudaklarını gö-renler susuzluktan cân verse, şaşılır mı?

Eceb mi, ey perî, yüzin görende 
Güneş sararuban, qarare möhtâb.

Eceb mi gözlerümden yaş yerine 
Axudam hesretünden seyl-i sürxab.

Eceb mi Gülşenînün Rövşenî 'çün,
İnildü zârisin mânend-i dulab.

Ey perî yüzlü sevgili! Yüzünü gördükten sonra güneş sararsa, ay kararsa şaşılır mı?
Hasretinden gözlerimden yaş yerine kanlı seller akıtsam, şaşılır mı?
Gülşenî'nin Rövşenî için dolap gibi inlemesine şa-şılır mı?


Şeyh İbrahim Gülşeni Hayatı ve Şeyhliği





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016