Monolog Röportajım Devam Ediyor.

             
Görsel sonucuGörsel sonucu
Evet saygıdeğer şiire edebiyata gönül vermiş okuyucularım yine şiir edebiyat üzerine Monolog (Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşma)  röportajıma hoş geldiniz. Büyük şiir , düşüncelerimizi doyurmaz; allak bullak eder diyen Montaigne bu güzel sözü ile başlayalım isterseniz. Şiir gülümsemek gülümserken gülümsemektir de diyelim buyurun başlayalım.
 
-Hoş geldiniz değerli şairim, öncelikle sizce şiir nedir?
 
-Hoş bulduk, bana şiir edebiyat hakkında düşüncelerimi okuyucularıma ifade etmek için bu fırsatı tanıdığınız için teşekkürler ederim. Şiir, İnsanın kendini  doğru bir dil ile ifade etmek için aradığı yollarından en güzeli olan güzel sanatların önemli bir kolu olan şiir, ayrıca edebiyat dünyasına geniş yelpazesi anlatımı  ile güzel bir duygu ve hayal dünyamıza gönlümüzde derin etkiler uyandıran, gönüllere hitap eden okuyucusu  çevresinde hayat bulmuş,  yazılarak ve okunarak hala da bulmakta olan gönülden kalemle gönüllere akan yazılı bir eserdir, sımsıcak saran bir gülümsemedir, şairden gönüllere akan, gönülleri buluşturan bir derya deniz diyebiliriz.
 
-Şiiri diğer edebiyat dallardan ayıran özelliği nedir acaba?
 
- En önemli özelliği ise şair yazarken ortaya çıkardığı ve bu hislerle yazdığı ve okunduğu ilk anda insanda coşku ve estetik haz uyandırması. Şairin gönlünde olan geniş yelpazeli bir zevk duygusunu, dil aracılığıyla şiirini yazarken şiirine aktarmış olması ve okuyucunun da bunu hissederek duymasıdır. Şiir bir irtibattır gönülden gönüle, bağlantıdır güzel sözlerle bağlayan hoş eden…
 
-Bize şair ve okuyucu hakkında neler söylemek istersiniz?
 
-Biri yazan olandır, diğeri ise okuyan olandır. Okuyan kişinin yorumuna, algısına, zevkine, şairin  anlatış biçimi ve içinde bulunduğu her türlü duruma göre, hislerini değiştirerek yeni duygu ve hisleriyle bu melekesini geliştirerek, okuyucusuna yeni  bir duygu his çerçevesinde onlarca şiir yazarak sunması, okuyucusuna verdiği değeri gösterir .Okuyucusu da onun şiirine yorumla katkı sağlayan eksiklerini, güzel bir dil ile duygusunu ifade eden, okuyarak şiire değer verendir. Şair varsa okuyan yoksa olmaz, okuyan varsa şair yoksa buda olmaz… Şiir anında akılla olduğu gibi aktarım değil, gönül deryasında gezdirerek süsleyerek his ve duygu ekleyerek yazılmasıdır .Şair insanlığa hitap eden, okuyucuda şairin hitap ettiği gönüllere denir. Kısacası şair, sanatın halkla kendisi ile yan yana gitmesini isteyendir.
 
-Şair idealist olmalı mıdır sizce?
 
-Elbette herkesin bir ideali olmalıdır ama illa kabul edilecek bu iddam savıyla olmayacak. İddası ile insanları bir torna tesviye makinasında geçirir gibi, aynı düşünceye sahip olmaları ile bu makinadan geçmeye zorlayarak kabul etmelerini istemeyecektir. Kendinden emin cesur kendi ideallerinden önce, insanların bir ideal uğruna yola çıkmalarını isteyebilir, bunun eksilerini artılarını anlata bilir ama dayatamaz. Şiirlerini bir merdiven olarak kullanmaktan ziyade, bir beldede köprüsü olmayan  bir yerde köprü olma vazifesi niyetiyle yazmalıdır amacı bu olmalıdır, ya köprü ya da köprüde yürüyenlerle olan bir gönül olmalıdır. Kısacası Geçmişten geleceğe uzanan bir köprü olmalı hatta bu köprü temeline konulan, harç  tuğla olmalıdır. Tamamıyla ben olmamalıdır biz olmalıdır. Şiar idealist olmazsa, geleceğe seslenemez şiirlerini geleceğe okutamaz ,halkın yürüdüğü yollarda bir iz bırakamaz. Kalıbının arzu ve hislerini bir kenara koyarak, toplumun hislerini yazandır idealist şair. Geleceğe doğru giden güzel günlerin, ya da geleceğe güzel gitmeyen günler için güzelliği yaymalarını, ayaklar altında ezilmemesini ideali olmayan bir şair nasıl hisseder bunları yazar ve okuyucusuna geleceğe aktarır. Yunus Emre’yi ele alalım, onun şiirlerini tam Türkçeye çevrilmiş şekliyle okuyunca o şiirlerin 13 yüzyılda değil şimdi şu anda yazılmış olduğunu sanırsınız ve onu kalkıp aramaya çalışırsınız. İdealleri olan geleceğe insanlara seslenir…Nasıl dediğinden ziyade ne dediği önemlidir aslında ikisi de önemlidir, insanın ne diyeceği nasıl anlatıp diyeceği ile anlam ve mana taşır, şairde işte bunu idealleri ile anlatan olmalı, saplantı despotlukla yazarak anlatan olmalıdır. Gönül dediğimiz bir gül bahçesidir içinde çalı ayrık otu olursa güllerin yaşamasına yeşermesine imkan vermez, ayıklamak gerekir, yeşermesine olanak için çalışmak emek vermek gerekir.
 
-Teşekkürler ederim, yarın isterseniz kaldığımız yerden devam edelim saygıdeğer şair kardeşim.
 
-Başım üstüne siz nasıl münasip görürseniz, okuyucuyu sıkmayan uzun yazılarda kaçmak gerekir ki okuyucu sıkılarak okumasın kaçmasın, yaklaşsın yakın olsun can iken cana can olsun.
Mehmet Aluç





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016