Bir Cevabın Anlaşılması Ve Akılda Çözülmesi Bu Kadar Mı Zor? Demek Ki Zor Anlaşılmaz Oluyormuş!

Bir Cevabın Anlaşılması Ve Akılda Çözülmesi Bu Kadar Mı Zor?
 
Demek Ki Zor Anlaşılmaz Oluyormuş!
 
    anlaşılmaz sorular ile ilgili görsel sonucu
 
Bu yazıyı yazarken yanlış anlaşılmaktan ve yazarken yanlış bir anlaşılmaya kapı açmadan çekindiğim için yazıp yazmamak adına çok zor karar verdim. Bu yazıyla benim çok bildiğim değil, benimde bilmediğim konular olduğunu söyleyerek lakin dinleyerek idrak ederek dinlemenin, güzelliğini anlatmak istiyorum sadece, başka bir anlam ve mana çıkarılmasın Lütfen.
 
Biz toplum olarak mı fert olarak çoğumuz idrak etmekten veya bilmek için açıp bir miktar okumaktan da mı aciziz onca internet her adımda her nefeste yanımızda iken? Yoksa salaklık veya bilmemezlik bu kadar mı popüler kendimizi mi karşımızdakini mi kandırıyoruz? Yoksa hoşa gitmeyen boş sorular sormak çok mu hoşumuza gidiyor? Anlamış bilmiş değilim şaşkınım! Hele birde dini sorular hatta saçma sorular olunca! Allah akıl vermiş idrak vermiş oku öğren sor lakin cevabı kesin olana soru sorma veya verilen cevabı idrak et. Cuma Namazındayız bugün hoca efendi merkezi yerden vaaz veriyor, idrar necistir sıçrarsa o idrar temizlenmeden abdest alınmaz ve camiye girilmez ve namaz kılınmaz diyor ve bir vatandaş ise kalkarak, hocam bu idrar külotumuza mı yoksa patronumuza sıçrarsa mı necistir diye cevaba karşı soru soruyor! İnsan az idrak eder külota da pantolona da sıçrasa necistir temizlenmesi gerekir. Düşünüyorum insanda eksilen ne idrak mi anlayış mı umursamaz olmanın keyfimi bilemiyorum!
 
“İdrar, mesaneden çıkan mayidir. Necasetin (galiz) kısmından sayılmıştır. Yani elbisede avuç ortası kadar bir yeri ıslatırsa namaza mani hale gelmiş demektir. Bundan aşağısı ise namaza mani olmasa da temizlenmesinin vacibe olduğu miktardır.Öyle ise, ister tuvalette idrar yaparken düştüğü yerden sıçrayarak olsun, isterse mesaneden sızıntı halinde gelerek iç çamaşırı ıslatmış bulunsun namaza mani olur. Bunu göz ardı etmemek lazımdır.” 
 
Hele ki Mübarek Ramazan ayında televizyonda o kadar saçma gereksiz sorular soruluyor ki anlamak çok zor! Acaba bir türlü sonu gelmeyen bilmemek öğrenmemek,  bilmek öğrenmek varken insanı eksilten sorular sormak acaba çok mu zevk veriyor? Sorulmasına elbette ki karşı değilim zaten hoca gerekeni söylüyor anlatıyor, idrar necistir pistir yok şuraya bulaşınca pis şuraya bulaşınca temiz demiyor ki! Yoksa ironi denen şeyi yani bir şeylerle alay etmek sanmıyorum yoksa etkiyi artırmak için, bir şeyin tersini söyleyerek alay etmek desem buda yakışmaz bilemiyorum anlayamıyorum! Burada çelişkiye düşecek ne var onu da düşünüyorum bulamıyorum, bunu yazmaktan da utanıyorum kimseyi bilmediğinden dolayı küçümsemiyorum bu haddim değildir, lakin teknoloji ile iç içeyiz her an yanımızda cebimizde, buna da gerek yok az dinlesek anlayan anlatan olsak buna da gerek olmaz diyorum, ben sanki çok şey mi biliyorum hayır…
 
Bir cevabın anlaşılması ve akılda çözülmesi bu kadar mı zor? Demek ki oluyormuş, muhatabı tarafından anlaşılmaması için zorlanılması bir çıkış yolu varken kendine göre bir cevap aranması mı güzeldir, yoksa cevabı alan akıl haznesi öngörüsüne göre çözümleme süresine göre bir anlam ifade etmiyor mu ki, değişik sanki soru cevap ara bul şeklinde kendince sorularla cevaplar aranıyor? Cevapta kesin bir ifade ile cevap varken tekrardan soruyla başka bir cevap şekli aranması insanı bilen mi yapıyor yoksa gülünç duruma mı sokuyor, şöyle olsaydı belki idrar üstünüze sıçrayınca üç defa yıkan temizlenin denseydi , o zaman insan, hocam bu yıkanma pantolon veya külotun tamamını mı yoksa bulaşan yerin mi imkân olmayınca yıkayınca necis olmaktan çıkarır deseydi olurdu, hocada haliyle bulaşan yerini bulaşan yerin vücuda temas etmesi ile temas eden yeriyle beraber imkân yoksa üç defa yıkayın derdi haliyle veya tamamen ayetle hadisle…
 
“  Su ile yıkamak: Su, hem pisliği temizleme ve hem de abdest ve gusülde kullanılma bakımından asıl temizleyicidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

"Sizi temizlemek için Allah gökten su indiriyor" (el-A'râf; 7/11); "Biz gökten temizleyici su indirdik" (el-Furkân, 25/48). Temizlik için kullanılacak su, yağmur, kar, nehir, göl, deniz, kuyu, pınar ve sel sularının toplandığı gölet suları olabilir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Su, temizdir. Onu tadı, rengi veya kokusu değişmedikçe dışarıdan bir şey kirletmez" (Buhârî, Vüdû', 67). Yine Allah elçisi, Esmâ binti Ebî Bekir'e elbisesini hayızdan nasıl temizleyeceği konusunda; "Ovalar sonra da su ile çitiler" buyurmuştur (Buhârî, Vüdû', 63; Müslim, Tahâre, 110; Ahmed b. Hanbel, VI, 134, 346). Necaset, kan ve dışkı gibi gözle görülen çeşitten ise, bunların temizliği bir defa da olsa pisliğin kendisini gidermekle olur. Ancak, yıkanmasına rağmen renk ve koku gibi giderilmesi güç bir eseri kalırsa, bu zarar vermez. Tercih edilen görüşe göre su saf bir hal alıncaya kadar yıkanır. Nitekim Havle binti Yesâr dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü! Benim bir tek elbisem var ve onda hayız oluyorum". Hz. Peygamber buyurdu ki: "Temizlendiğin zaman kan bulunan yeri yıka ve onunla namaz kıl". Havle dedi ki: "Ya Resulullah! izi kalırsa?". Buyurdu ki: "Su sana yeter, kanın eseri ise zarar vermez" (Ahmed b. Hanbel, II, 364, 380; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, I, 40). “
 
Neyse bu yazıyı bir hikâye veya söylenti ile bitirelim. Hoca Mübarek Ramazanlıktan önce bir köye gider, vakit namazlarda vaaz verir abdestin güzelliğini anlatır ve abdest alırken üç yudum su içmek sevaptır faziletlidir diye vaazda bulunur. Olay bu ya hoca Ramazanlık başlamadan o köyden başka köye vaaz için gider ve Ramazanlık bitmeden tekrar gelir, cemaate ey cemaat bu sene oruçla aranız nasıl, havalar çok sıcaktı susadınız mı demiş. Cemaatten birisi yok demiş hocam, her abdest aldığımızda susuzluğumuzu giderdik Allah senden razı olsun demiş. Şimdi hoca o vaazı verirken Ramazanlıkta abdest alırken su içmek caizdir, orucu bozmaz diye bir ifade kullanmadığı halde cemaat nasıl böyle anlar buda anlaşılır bilinir değil vesselam.
Mehmet Aluç
 





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016