Ey Şiir Bu Sana İlk Mektubum -1-

 
                   Ey Şiir Bu Sana İlk Mektubum -1-
 
Görsel sonucu 
 
   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 
 
 
 
 
 
 
   
 
    Ey gönlü güzel gülümseyen gülümseten şiir, bu sana ilk mektubum, biraz geçte olsa yazıyorum seninle tanışmamız ta gençlik yıllarıma dayanır. Daha sonrasında, aradan geçen otuz senelik bir aradan sonra, benim demlenmem gönlümde fokur fokur kaynayarak pişmen ve beni sen kendinle yoğurman bu kadar uzun sürdü. Demek ki sana alışmak, seninle olmak yazmak bu kadar uzun sürüyor ya da Yüce Allah, bu zamanı uygun gördü ve tekrar yazmamı seninle duygularımı duyguları hisleri gözyaşını vatanı gönülleri gülümsemeleri tekrardan yazmamı uygun gördü… Yazmamı bundan yedi yıl öncesinde, gönlüme tekrar dokunarak yazmamı nasip etti. İnsan yaşarken duygularını beraber yaşadığı topluluklarını oluşturan diğer insanlarla yaşarken, benzer yanlarını arayıp seninle bulurken anlatırken, gülümserken seninle kendinde taşımakla birlikte yola çıkması, kendine özgü seninle özgü hecelerle birbirini ayırıcı özellikleri de içinde taşıyarak, anlatarak tek başına değil birlikte tek can olduğunu anlatması çok güzel. Biliyor musun senin tarifini sözlük anlamını okuyunca sana vurulmuştum,gönlüm sana o an ısınmıştı nasıl ısınmasın sen” duygulardan, düşüncelerden, düşlerden, özlemlerden vb. süzülmüş yaşantı birikimleri olarak, ozanların, sözcüklerin sözlük anlamlarına kimi zaman değişik anlamlar da yükleyerek, dil içinde özel bir dil ile anlatarak sararak gülümseterek oluşturdukları, imgelerden, simgelerden, söz sanatlarından, ritimden, uyumdan vb. yararlanarak ortaya koydukları, okurda estetik duygular uyandıran yazın ürünü olduğunu okuyunca anlayınca” nasıl gönlüm sana ısınmasın,birliktelik için sen gülümsetirken yardımcı olurken…
 
Birey olarak seninle olmam seninle duyguların okyanusunda gezmem, toplumu oluşturan diğer insanlarla düşünsel, duygusal, akıl fikir iradeyle ilgili nitelikleri beraberce nefes alarak toplum içinde okuyan insanların, fert olarak değil biz olarak var olacağımı anlattırdığın için teşekkürler ederim. Bilirim ki birey olarak ben, senin yüklediğin sorumluluk gülümseme dolu hecelerle olmam, seninle beraber yazmam seninle olmam beni toplumdan ayırmaya değil, birleştirmeye götürdü. Sadece senin yüklediğin misyon değil, benimde kendimi ifade etmeme yönelik kendimi ifade etmemede yardımcı olduğunda bir gerçek. İdeolojik saplantıdan uzak, bizi birleştiren tahammül sınırları içinde beraber olmayı ifade ettiren, hecelerle sarman ve yazdırman senin güzelliğindir bunu da inkâr edemem. Tahammül sınırlarında, bizleri buluşturan sen, farklı yorumlarla önemli fikir alış verişinde bulunmamızı katılımcı olarak, birlikte aynı yolda gitmemize de vesile oluyorsun.
 
Ben bir birey olarak yaşarken, beni bu bireylikten sıyırarak toplumun yararına ve tabii ki bunun yansıması olarak, kendi yararıma yol almamı, yola çıkmam gerektiğini de anlattın ve ben hala seninle yoldayım seninle, gönülleri gülüşleri mutlulukların hüzünlerin ayrılıkların gözyaşlarının içinde geziniyoruz. Gülmeyenleri güldürmek, ağlayanların gözyaşlarını silmek, ayrılık ilinde kalanları sararak sabırla devam etmesini anlatıyoruz, anlatırken kendimizi içinde buluyoruz… Birey olarak ben tek başıma algıyı duyguyu aklımın merkezinde gezerken, bu kadar hisseden farkına varan değilken, farkına varmayı hissetmeyi düşünmeyi var olmak için canların canına varmayı, onlarla muhabbet ederek birkaç satır yazdırarak, beni dinç duyan fark eden olmam konusunda çok yardımcı oldun. Birlikte kim olduğumuzdan ziyade, biz olmamız gerektirdiğini o güzel gülümseten hecelerle yazdırdığın içinde ayrıca çok sevinçliyim mutluyum. Bizler akıl sahibi insan olarak sadece kendimizi değil, toplumsal değerlerin yaşaması için bir arada biz olarak yaşamamız gerektiğini satır satır dize dize yazdırdın…
 
Materyalist düşünceyi dünya bağlı kalmayı savunan düşünceleri beraber yıkarak, toplumun yarınları için algılarımızı duygularımızı aklımızı yarınlarımız için kültürle edebiyatla romanla şiirle muhabbet ortamında, birbirimize saygı duyarak, gönülden hissederek, gösterişten uzak yaklaşımlarla gönülden gülümseyerek, ellerimizde tutarak yürümemiz gerektirdiği yönünde, binlerce mısraları dizeleri yazmam için benimle bizimle oldun. Sendeki birleştirici dertleri birlikte yok etme yönünde duygu ve inanç etrafında, ayırmadan bir kulp takmadan herkesin fikri kendi zikri seçimi diyerek, insanın kimlik bilincini olmadan, toplumsal değerleri güzelleştirmeden çarpıklıkları ortadan kaldırmada bir arada olmadan, bir birlerine saygı duymadan onunla var olmadan, yanında yürümeden bu farklı düşüncelerin kavramların gülümsemelerin veyahut ağlamaların çığlık atmaların olabileceğini, ancak bunları bir arada bir duygu his atmosferi, şiirlerle yani seninle anlatılınca anlaşılır kılınacağını söyleyince, ilk önce yadırgamıştım lakin haklı olduğunu anlayınca da çok şaşırmıştım, alnından öpmüştüm.
 
Hele zamanla seninle edilen kazanılan geliştirile duygu düşünce hislerin bahar serinliği gülüşü artık toplumca vazgeçilmez kavramalar olacağını söylediğin zamanda, şaşırmadım gönülden kabul ettim ve seninle bir an tereddüt etmeden, yoluma devam ettim… İnsanda duygu ve inanç her insanda bildiğimiz gibi aynıdır değişmez, lakin anlama kavrama idrak etme yönünde anlama yönünde kopukluklar olabileceğini düşündürerek, bu yönde gönülde birleştirici bol bol şiirler yazdırdın sana müteşekkirim ve Rabbime de binlerce şükür ediyorum, sen şiir duygusu düşüncesi tertemiz gönlünde nefret kin bir damla kiri barındırmayan, birey olarak değil en çokta toplumsal alanda bizleri biz yapan sende bulunan binlerce temiz hecelerle, sözlerle düşüncelerle beraber yola çıkmamı nasip ettiği için…
 
Akıl fikir algı anlama düşünme şekli, insandan insana bilirim farklılık gösterir, görecelidir. Bu nedenle bireye var olmayı var olmak için toplumsal düşünmeyi, güzelliği inşa etmeyi veren aklı ile beraber yol alarak, onun fikrine zikrine düşüncesine müdahale etmeden, etrafını saran sislerden arındırmak için, gönlünde kapalı olan penceresini açarak nefes alması için, seninle ona yeni bir bakış açısı ile kapalı pencerelerinin pervazını açmış nefes alması için ciğerlerine fikrine hislerine temiz havayı çekmesini birkaç dize hece ile çektirmiş ve o bunlarla gülümserken, biz sessizce yanında gülücüklerimizi gülücüklerine karıştırarak ayrılmıştık ve beraberce algılarımızı hislerimizi düşüncelerimiz aynı merkezde, bu birleştirici misyonu ile senin meziyetin sayesinde üstlenmiştik. Şimdilik satırlarıma seninle birlikte birkaç dize ile son vermek isterken acele cevabını beklerim, mektubumun içine gülümsülerimi gülmemelerinle karışması için koyuyorum ve acele cevabını beklediğimi yineliyorum vesselam, selamlarımla.
 
Daha dün çocuklar gibi coşardık gönüllerde
Ağlayanlarla gülenlerle beraberdik düğünlerde
Ağlarken küçük bir çocuk oyuncağı yok diye
Onunla saatlerce oyun oynamıştık seninle gülsün diye
 
Kışın kardan kapanmış yolları sabahın seherinde beraber açtık
Yolda işe giden babaları beraberce ısıttık yollarını gülümsemeler saçtık
Daha dün annemizin kollarında yaşarken mısrası ile yollarda koşturduk
Üşüyerek donanları evreşe yolları dar türküsünün mısralarıyla coşturduk
Dar olan evreş’e yolların genişlettik tüm Türkiye’yi içine sığdırdık
 
Bebeler ağlarken birkaç mısra ninni olduk uyusun da büyüsün ninni dedik büyüttük
Üstat ile sen beraber bizler “Korkma” dediniz korkmadık yılmadık düşmanları süpürdük
Umudu olanlara umutlarının peşinde gitmesini ağlayanların hep gülmesini yazdık
Yazdıkça coştuk okuyucu coştukça biz koştuk mutluluk uzakta olsa da biz seninle yola koyulduk
 
Mehmet Aluç / Âşık Gülveren
 
Devam Edecek İnşallah
 
 





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016