Fantastik Edebiyat ve Hikaye

 
 

Fantastik Edebiyat ve Hikaye

Latince kökenli Phantasia kelimesinden gelen fantastik ve fantezi kelimeleri "gerçekte var olmayan, hayal ürünü, hayali" anlamları ile çeşitli sanat dalları ve edebiyatta gerçek olmayan hikâyeler anlamını karşılar.

Basit tarifi ile  doğaüstü, gerçekdışı unsurlar barındıran her eser, fantastik edebiyat içinde görülebilir. Bu tip edebi eserlerde olaylar, kişiler, mekânlar vb  gerçeklikten uzak, hatta gerçeğe aykırı;  masal, efsane, bilim kurgu vb konulu eserlerdir.  Bu eserlerin pek çoğu zaman, mekân, hatta dünya ve evrendeki gerçeklik ve coğrafya ile de alakasızdır.  Kısaca Fantezi edebiyatı fiziki âlemde var olmayanları hayal edip, varmış gibi anlatan bir edebiyat türüdür.

Fizik dışı bir âlemde, hayali mekânlar, kişiler, varlıklar, olaylar ve kurgular oluşturmanın binlerce yolu bulunmuş, binlerce çeşit ürün meydana gelmiştir.  Bu nedenle destan, masal, fabl,  Gotik edebiyat ( acayip, doğaüstü korkunç, gerçeğe aykırı edebiyat  )`ta gördügümüz vampir  öyküleri, bilim kurgular, masalımsı olaylar, uzay yolcuğu, yaratık istilaları,  mikro insana dönüşerek insan bedeni içine seyahat, gezegenlere ışınlanma,  hayvanların insanlığı istilası,  insanların hayvana, hayvanların insanlara dönüşümleri,  uzaylı istilası,  gibi olayları ele alan  eserler;  fantastik edebiyat ürünleri sayılır.

 Fantastik edebiyat ve türlerinin sınırları Todorov’a göre,  “bir öyküde geçen olayların doğal mı yoksa doğaüstü mü olup olmadığına cevap veremediğimiz “ yerden başlamaktadır.  Bu görüşe göre, dünyamızda yaşanabilir hissi uyandıran hikaye, fantastik değildir.  Fakat Geothe’nin  Faust , J. Swit’in “ “Gulliver'in Gezileri”, Gogol'ün  Palto , Guy de Maupassant'ın  bazı öykülerini  düşündüğümüzde Fantastik edebiyatın sınırlarını biraz daha esnetmek gerekecektir.

Fantastik öykü kavramından yola çıktığımızda Fantastik edebiyatın, mit, esatir, efsane, masal türleri ile dünyanın en eski edebiyat örnekleri ve türleri olduklarını görmekteyiz. Üstelik dünya uygarlıklarında ortaya  çıkan ilk edebi ürünler de bunlardır. Nitekim çağdaş hikâye, roman, tiyatro, fikir yazılarının türleri, ilkel fantastik edebiyatın doğaüstü olayları konu edinen kurmaca mantığından kurtuldukça, ortaya çıkabilmiş çok çok yeni edebiyat türleridir.

Şüphesiz ki fantastik edebiyatın ilk örnekleri, sözlü edebiyat ürünleri olarak mağara devri adamlarına; yazılı ürünler olarak yazıyı ilk bulan Sümerlere kadar uzanır.  Nitekim bilinen ilk yazılı destanlar, mitler ve efsaneler fantastik edebiyatın ilk ürünleridir. İlk yazılı destan olan Sümerlerin GAMIŞ DESTANI,  Antik Mısır, Akat,  Hitit,  Asur, Babil, Pers ve Yunan mit, destan ve esatirleri de Dünya edebiyatının ilk fantastik ürünleridir.  Bu ürünler ilk çağ insanlarının hem dini inançlarını; , hem de Güneş Ay, yıldızlar,  dağlar, nehirler,  iklimler vb nin Tanrılar, yarı tanrılar veya onların ilişkide bulundukları doğaüstü diğer varlıklar tarafından nasıl meydana getirildiğine dair tahayyüllerini ortaya koymaktadır.

Çağdaş roman, öykü ve tiyatronun ortaya çıkışı ise en çok 15. Yy a kadar uzanabilmektedir.   Çağdaş roman, öykü ve tiyatro,  ilk çağ insanlarından gelen peri, dev, tanrı, yarı tanrı gibi hayali yaratıklardan kurtularak,  yaşanabilir, yaşanmış, yaşanmış hissi uyandıran olaylar, insanlar ve konulara yönelmiş, böylece gerçek  kimliğini kazanmıştı.

Yeni nesil fantastik edebiyat; ilkçağlardan beri süre gelen, masal, efsane,  mit, destan vb den çok farklı ve çok çok ayrı bir anlayış ortaya çıkararak kendine modern bir çizgi bulmuş, hem de sınırlarını oldukça genişletmiştir.

Çağdaş Fantastik edebiyat ve öykücülüğünün de 18 yy dan dan sonra, yeni bir kılığa büründüğü görülür. Gotik mimari, resim ve edebiyatın tesiri ile acayip, şaşırtıcı, ilginç konulara meyletme merakı güçlenmiştir.  Dante’nin   İlahi Komedya`sı, Kont Horace Walpole'un The Castle of Otranto (Otranto Şatosu), J. Swit’in Gülliver  ( Devler ülkesinde, Cüceler Ülkesinde ) serisi ve Jules Verne’nin romanları ile yeni boyut ve kimlik kazanmaya başlamıştır.  Buna ilaveten, Geothe’nin Faust’u, Mary Shelley’in  Dr.Frankenstein`i, Bram Stoker'ın Dracula`si, Edgar Allen Poe’nin şaşırtıcı öyküleri, Rudyard Kipling’in, bilimkurgu eserleri, Franz Kafka' nın örümceğe vb dönüşen insanları,  G. Orwel’in Hayvan Çiftliği  benzeri eserlerinden  sonra,  Fantastik edebiyat  çok çeşitli türlere ve yönlere sapmıştır.

Rowling'in Harry Potter ve J. R. R. Tolkien'in The Hobbit , Yüzüklerin Efendisi adlı serileri  ilkçağın mit, masal, efsane ve esatirlerine getirdikleri yeni yorumlar ile, kendilerine özgü bir fantastik edebiyat türü ortaya koymuşlardır.

Günümüzdeki fantastik edebiyat, ilk çağdan beri süregelen mit, destan, esatir ve efsanelerdeki gibi "Dağlar, mevsimler, çukurlar, Dünya vb nasıl oluştu?"," insanlık, milletler, devletler, nasıl ortaya çıktı?",  "çiçekler, inciler, ağlayan kayalar vb nasıl ortaya çıktı?", "fırtınalar, şimşekler neden oluşur?" vb sorulara dinsel, mitolojik veya efsanevi cevaplar bulmak derdinde değildir.

Günümüzdeki fantastik edebiyat, gerçek dışı bir dünyada, mantığa uymayan, uymayı hiç dert etmeyen,  dini, ahlaki, sosyal fayda gayesi de olmayan hayali olayların anlatıldığı bir yöne doğru meyletmiştir. Çağdaş bilim ve medeniyetin açtığı ufuklardan da faydalanırken, kadim mitlerin öğelerinden de istifade ederek, kasıtlı olarak ama belli bir amacı olmadan mantık dışı ve hayalî bir âlem yaratmak kurgusuna yönelmiştir.

Çağdaş fantastik edebiyat, din,  inanç hatta bazen de ahlaki yönelimlerden de uzak;  çoğu kez bir felsefesi, verdiği bir öğüdü,  belli bir ana fikri de olmayan bir edebiyattır.   Çağdaş fantastik öyküler,  gerçekliğe aykırı olmayı hiç dert etmediği gibi, bildik bir dünyada bilinmeyen mitler,  milletler, insana benzeyen ırklar (  Narnia Günlükleri,  Yüzüklerin Efendisi, Hobbitler),  dünya benzeri başka dünyalar oluşturabildiği gibi, "bilimsel hayalcilik" de diyebileceğimiz gelecekte yaşanmış âlemler de yaratabilmektedir.  Böylelikle geçmişe ve geleceğe gidiş gelişler;  insan bedenine seyahat, hayvanların ele geçirdiği dünyalar;  örümceğe, gergedana vb dönüşen insanlar  konularını da işleyebilmektedir.  Fantastik edebiyattaki dünya; insanları, mekânları, canlı ve bitki türleri ile bildik bir dünya olabildiği gibi,  bilmedik varlıkların da olduğu bir dünya;   uzaydaki bir başka dünya veya boyut da olabilmektedir.  

Çağdaş Fantastik edebiyat,   bilimkurgu, hayalet, vampir, uzaydan gelen ziyaretçiler,  zamanlar ve çağlar arası yolculuklar,  uzaylı yaratıkların istilası,  kurgusal ve hayali dünyaları anlatanlar, Gotik Kurgulardan esinlenilmiş acayip, şaşırtıcı fantastik öyküler de işlemiştir.  İnsanlıktan çıkıp böceklere, gergedanlara, örümceklere dönüşümler;  hayvanlar âleminde geçen ama insanlıkla ilgili fabl benzeri hayalî vakalar gibi çok yönlü öyküler hallinde de dallanıp budaklanmıştır.

Fantastik öykü roman ve tiyatro eserlerini masal, mit, efsane veya fabllarla birleşmiş bir edebiyat olarak görmek de doğru değildir. Fantastik öykü ve roman;  masal, fabl, mit, efsane benzeri bir konu işleyebilir. Fakat örneğin masallardaki kendi kendini yalanlayan mişli bir anlatıma veya yadırgayan, hayret eden, yaklaşımlarla uğraşmaz.  Veya fabllardaki gibi ders, öğüt verme endişesi de taşımaz. Mitoloji, efsanevi, esatiri, menkıbevi bir yaklaşıma sahipse, bu defa da, din, ahlak, sosyal fayda veya inançla ilgili mesajlar vermeye veya propagandasını yapmaya da kalkışmaz.

 

Fantastik edebiyat ürünlerinde genel olarak bir felsefe de yoktur.  Geothe’nin Faust, Dante’nin İlahi Komedyası gibi ilk çağdaş örnekleri dışladığımızda fantastik edebiyatın sosyal veya kişisel faydayı düşünen bir edebiyat olduğunu söylemek oldukça zordur.  Fantastik öykü ve romanlar genel olarak sosyal faydayı dert etmezler.  Zaten Dünya gerçekliğinden kopmuş bir edebiyatın, dünyevi sorunlarla uğraştığını düşünmek saf dillik olur.  Buna rağmen G. Orwel’in  “ Hayvan Çiftliği “ Ionesco’nun “ Gergedan”  Kafka’nın  “ Dönüşüm “   adlı eserlerinde olduğu gibi insanlığa çeşitli mesajlar ve göndermeler yapan fantastik eserler de vardır. Fakat iyi dikkat edildiğinde bu tip eserlerde fantezinin amaç değil, tıpkı fabllardaki gibi, iletiyi en kestirme yoldan göndermek için kullanılan bir araç olduğu anlaşılır. Zaten Kafka, Gide, Sarte, gibi varoluşçuların bir felsefesi vardır ve eserlerindeki fantastik unsurları bu felsefi düşünceleri ortaya koymak için kullanmışlardır.

 Fantastik edebiyat;   ilkleri, kuralları, manifestosu vb olan realizm, sürrealizm, romantizm gibi belli başlı bir sanat akımı değildir.  Fantastik öykü ve romancılığın yapısal veya kurmaca ilkeleri ya da sınırları yoktur. Hatta genel olarak bakıldığında çok büyük oranda felsefi, ideolojik, ahlaki, dini mesaj içermedikleri sosyal fayda sağlamak endişesi taşımadan yazıldıkları görülür.  Hatta en çok da bunları göz ardı etmişlerdir. Fantastik öğeler barındırdığı halde bu kaygıları öne çıkartan eserlerde fantezinin amaç değil araç olarak kullanıldığı ortaya çıkmaktadır.   

Fantastik edebiyatın hayali bir kurmaca oluşturmak, okurları eğlendirmek;   boş zamanlarında hoşça vakit geçirmelerini sağlamak,   yazarları olarak okurda hayranlık uyandırmak, bu sayede şöhret ve para kazanmak amacıyla yazıldığı rahatça söylenebilir.  Fantastik eser yazan romancı ve öykücülerin temel hareket noktalarının bunlar olduğunu söylemek ileri bir iddia olmasa gerektir.

Fantastik roman ve öykülerin yapısal tekniği realite kaygısı güden roman ve öykülerden faklı değildir. Fakat “ Fantastik edebiyatın gerçeklikten kasıtlı olarak kurtulmak edebiyatı “ olduğu göz önünde bulundurulduğunda, kendi doğası gereği, roman ve öykülerdeki mekân, zaman, karakter gerçekliği kaygısını özellikle taşımadığı ortaya çıkmış olur.  Buna rağmen karakterler dünyadaki idealize edilmiş karakterlerin benzerleri de olabilir. Ama genel olarak bakıldığında;   konu, kurmaca olaylar ve mekânları bakımlarından da dünya benzeri bir başka dünya ve dünya dışı öğeleri söz konusu olmaktadır.

Anlatılanların tümünü Çağdaş Türk Edebiyatı açısından gözden geçirdiğimizde Tanzimat’tan bu yana, fantastik edebiyat alanında kayda değer bir eser ve yazar ortaya çıkmadığı fark edilmiş olacaktır.  Şu halde çağdaş Türk Edebiyatı milli fantastik edebiyattan mahrumdur.  

Bade içmek, rüyada âşık olmak, imdada yetişen pir, Hızır veya derviş sayesinde dertten beladan kurtulmak, efsunlu nesneler vb sayesinde çocuk sahibi olmak gibi kısmen fantastik öğeler taşıyan ama modern anlamda fantastik öykü de sayamayacağımız halk hikâyelerimiz de tarihe karıştığından beridir kültürümüzde fantastik edebiyat örneği hemen hiç yok gibidir.  1990`lardan sonra birkaç roman ve öykü örnekleri yazılmaya başlanmış olsa da, edebiyatımızda henüz ses getiren fantastik bir öykü ve roman yazılmamıştır.

 

Kültürümüzde Fantastik Edebiyat

Türk kültürü zengin ve çok sayıda destana sahip bir kültürdür. Milli destanlarımızın pek çoğu tarihi hadiseleri anlatan destanlar olsa dahi birçok doğaüstü öğeleri de barındırmaktadır. İran ve Arap  ve Fars  edebiyatından edebiyatımıza giren  Vamuk u Azra , Genceli Nizami’nin yazmış olduğu  İskendername   ve   Heft Peyker  ,Mahzen’ül Esrar,   Cemşid ü Hurşid, Ferruh ile Hümâ,  Varka ve Gülşah, Camasbaname  gibi mesneviler, konuları itibarı ile  Fantastik edebiyat türüdür,  F. Attar’ın Mantık’ut Tayr adlı eseri   doğu edebiyatının en önemli eserlerinden de biridir.

Fantastik Edebiyat ve Hikaye

Sanatsal Fantastik Destansı Masalsı Anlatım

Fantastik nedir Fantastik Edebiyat ve Tarihçesi

 





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016