Çukurova ve Gavurdağlarında Ulaş Oymağı

 

 
YAYINEVİ VE SATIŞ NOKTALARI
NOBEL Kitabevi

 

ULAŞLAR

 

Ulaş adına ilk defa Dede Korkut'ta  rastlanır. “Dede Korkut” destanlarından biri olan Salur Kazan Bey’in babasının adı Ulaş’tır. "Ulaş oğlu Salur Kazan Han, yiğitleriyle birlikte avdayken Peçenekler (Tavagor) onun yurduna saldırır." Prof. Dr. Faruk Sümer Ulaşlılar hakkında şu bilgiyi vermektedir.  “Ulaşoğulları en tanınmış Varsak Beyleri arasında sayılmaktadır. Fatih’in vezirlerinden Rum Mehmet Paşayı 1469 yılında perişan eden Varsak Beylerinin başı Uğuz Bey’in Ulaş ailesinden olduğunu biliyoruz. Ulaş boyunun yurdu, Tarsus’un kuzeybatısından başlayıp Bulgar Dağına dek uzanıyordu. Ulaş Boyu büyük bir teşekkül olup, Bayındır(41 cemaat), Salur(10 cemaat), Orhan Beğlu gibi obalara ayrılmışlardır. 1519 yılında Ulaş boyuna bağlı Salur obası on kola (cemaate) ayrılmıştır. "
Kanuni Sultan Süleyman devrinde Halep Türkmenlerinden Beğ-Dili boyunu oluşturan 40 obadan 22. sıradaki Ulaşlılar 39 vergi evi ile bir obadır. Yüreğir boyunun ve Ramazanoğulllarının Çukurova ve Gâvurdağı bölgelerieni Türk boyları ve cemeatlerine pay ederken "Tarsus’tan Bulgar dağına kadar olan bölge de Ulaş’a pay edilmişti." ( F. Sümer, Bayındır, Peçenek ve Yüreğirler, DTCF, Der. S.XI, s. 320–321 )  Elde edilebilen bilgilerden yola çıktığımızda Ulaşlıların özellikle Bayındır, Beğdili- Döğer, Salur ve Avşarlar ile çok sıkı bir irtibat içinde olduklarını ve anılan bu boylarla birlikte hareket ettiklerini göstermektedir.  Bayındırlar Ulaşlılar içerisindeki on koldan biri olarak karşımıza çıkarken, Küçükalioğullarına ve Avşarlar'ın başları sıkıştıkça sığındıkları bir oymak olarak göze çarpar. Payas derebeyi olan Küçükalioğullarının Ulaşlardan çok yardım gördüğü, hatta Ulaşlı olduğunu düşündürtebilecek kadar yakın olduğu dikkati çeker.


 

Payas, Dörtyol, Erzin Osmaniye ve Gâvur dağları tarihi için son üç yüz yılın en önemli oymağı Ulaşlı oymağıdır. Özellikle son üç yız içerisindeki bu bölgede meydana gelen hadiselerin içerisinde olan, hatta son üç yüz yılda bölgede meydana gelen hemen hemen bütün olayları yönlendiren veya ortaya çıkmasına sebep olan oymak olarak karşımıza Ulaşlılar çıkar. Sivas’ın ilçelerinden birinin adı Ulaş’tır. Anadolu’da İçel (Gülnar), Isparta (Igdır), Konya (Karaman), Çorum (iki yerde), Çankırı (Çerkes), Sivas (Hafik ) ’de bu isimde köyler oldugu tespit edilmiştir.

 

Ulaş adına ilk defa Dede Korkut’ta rastlanır. “Dede Korkut” destanlarından biri olan Salur Kazan Bey’in babasının adı Ulaş’tır. "Ulaş oğlu Salur Kazan Han, yiğitleriyle birlikte avdayken Peçenekler (Tavagor) onun yurduna saldırır." Prof. Dr. Faruk Sümer Ulaşlılar hakkında şu bilgiyi vermektedir.  “Ulaşoğulları en tanınmış Varsak Beyleri arasında sayılmaktadır. Fatih’in vezirlerinden Rum Mehmet Paşayı 1469 yılında perişan eden Varsak Beylerinin başı Uğuz Bey’in Ulaş ailesinden olduğunu biliyoruz.” Ulaş boyunun yurdu, Tarsus’un kuzeybatısından başlayıp Bulgar Dağına dek uzanıyordu. Ulaş Boyu büyük bir teşekkül olup, Bayındır(41 cemaat), Salur(10 cemaat), Orhan Beğlu gibi obalara ayrılmışlardır.

 

Arap tarihçisi Reşidü’d-dine göre “” Ulaş ve oğlu, Ulat Salurlarından İnal Han’ın veziri ve naibi de boydan idiler “diye bilgi vermektedir.” ( 83 Mehmet Toksoy, İstintaknâmelere göre II. Fırka-ı İslâhiye ve Sonuçları, VI. Hatay Tarih ve Kültür Sempozyumu, 2002 Antakya, Shf.169)

 

 F.aruk Sümer, “1519 yılında Ulaş boyuna bağlı Salur obası on kola (cemaate) ayrılmıştır. Şeklinde bir bilgi vermektedir. Kanuni Sultan Süleyman devrinde Halep Türkmenlerinden Beğ-Dili boyunu oluşturan 40 obadan 22. sıradaki Ulaşlılar 39 vergi evi ile bir obadır.” Yüreğir boyunun ve Ramazanoğulllarının Çukurova ve Gâvur dağı bölgelerini Türk boyları ve cemaatlerine pay ederken "Tarsus’tan Bulgar dağına kadar olan bölge de Ulaş’a pay edilmişti." (84 F. Sümer, Bayındır, Peçenek ve Yüreğirler, DTCF, Der. S.XI, s. 320–321 )  Elde edilebilen bilgilerden yola çıktığımızda Ulaşlıların özellikle Bayındır, Beğdili- Döğer, Salur ve Avşarlar ile çok sıkı bir irtibat içinde olduklarını ve anılan bu boylarla birlikte hareket ettiklerini göstermektedir.  Bayındırlar Ulaşlılar içerisindeki on koldan biri olarak karşımıza çıkarken, Küçükalioğullarına ve Avşarların başları sıkıştıkça sığındıkları bir oymak olarak göze çarpar. Payas derebeyi olan Küçükalioğulları’nın Ulaşlardan çok yardım gördüğü, hatta Ulaşlı olduğunu düşündürtebilecek kadar yakın olduğu dikkati çeker.

 

Ulaşlı ağaları ve onlarla ittifak kurmuş olan Küçükalioğulları’nın İstanbul Padişah’ın,  bu dağlar bizim mantığına sahip oldukları, yörede asayişi sağlama ve vergi alma hakkının kendilerinde olduğu şeklinde düşündükleri ortadadır.

 

 Gâvur dağlarını mekân tutan Ulaşlıların ve beş Ulaşlı ağa kolunun 18. yüzyılda buraya geldiklerine dair bilgiler bulunmaktadır. Dulkadirlilere mensup Döngellü, Ulaşlu, Çalışlu, Devdü ve Kebelü gibi oymaklar Kurt Kulağı ile Burnaz Köprüsü yöresinde yaşamakta idiler. 1690 yıllarında Kırşehir’den Harran ve Rakka'ya sürülen aşiretler arasında Ulaşlılar da vardır. Bu sürgün hadisesi gevşer gevşemez dağları ve serin yerleri pek sevdikleri anlaşılan bazı Ulaşlıların 1735 yılında birkaç yıl önce İslâhiye taraflarına Okçu-İzzeddinlü oymağının yaylağı olan Gâvur Dağına; bir kısmın da Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş, Malatya, Tunceli, Elazığ, Erzurum, Sivas, Erzincan törelerine dağılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ahmet Cevdet Paşa'nın "Tezakir" adlı eserinde Gâvur dağları, Erzin ve Osmaniye ve Payas'ın dağ kesimlerinde yaşayan Ulaşlıların ve yerleşik oldukları bölgeler şu şekilde tasnif edilmektedir.

 

1- Kellemenoğulları: Yarpuz (Cebel), Kellemen Küllüsü, Gökgöl, Türkü Yazısı, Tuz Taşı

2- Karayiğitoğulları: Karayiğit Köyü, Türkü Yazısı, Yarpuz ile Bulanık (Bahçe) arası

3- Alibekiroğulları: Mitisin, Büyük Küreci, Harlık, Bacbel, Karakışla, Küllü

4- Kaypakoğulları: Kaypak (Serdar) Kaypak Nahiyesi’

5- Çentoğulları: Çardak Köyü, Çened Nahiyesi’nin güney tarafları

 

Ahmet Paşa ve Derviş Paşa kuvvetlerine direnen Alibekiroğullarını direnç sebebi ise kendilerine sığınmış olan Küçükalioğullarından Dede beyi teslim etmenin geleneklerine ters düşmesi sebebi iledir. Ulaşlılar ise 1865–1867 yılları arasında Nur Dağlarında Bacbel, Mitisin, Küllü, Karaçay’ın yukarı boğazlarını teşkil eden yerlerde silahlı çatışmalar yapmışlar ve Ulaşlılar da dağlardan dağ yamaçlarına doğru inmişlerdir. ( 85 Anonim, Ulaşlı Toplulukları Hakkında Bilgiler, devturkler.com/devturk/ulasli-topluluklari-hakkinda-bilgiler)

 

Dörtyol ve civarındaki Ulaşlılar’ın yarattığı son karışıklık 1867 yılında olmuştur. Fırka-ı Islahat harekâtından bir buçuk sene sonra (1865 ) Ulaşlıların  “Doyumluk “ almak için eyleme geçtiği görülür. Mehmet Toksoy’un adı geçen bildirisinde bu hadise şu şekilde dile getirilmiştir.“Gâvur dağlarının Büyük Küllü, Küçük Küllü, Harlı köylerinden kalkan üç yüz kadar Ulaşlı silahlı adam Payas- Kuzuculu, arasında  “ doyumluk “ almak için vurgunlara başlayınca bölgeye yeniden bir askeri harekât yapma zorunluluğu ortaya çıkmıştı.”  ( 86 Mehmet Toksoy, İstintaknâmelere göre II. Fırka-ı Islahiye ve Sonuçları, VI. Hatay Tarih ve Kültür sempozyumu, 2002 Antakya, Shf 169)

 

Şahamettin Kuzucular,  “Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri “ kitabımdan alıntıdır.  Kitabın Temini İçin


Satış Fiatı : Kargo ücreti dahil 20 TL ' dir .
Hesap No ( Posta çek numarası ) : 056 80 204 Şahamettin Kuzucular .

Tlf:  530 324 11 85 

Kitap Adı: Dörtyol Hatay Çukurova Tarihi ve Türkmenleri
Yazar: Şahamettin Kuzucular,
Basım Yeri ve Yılı: Color Ofset, İskenderun, 2012
ISBN NO: 
ISBN 978-605-89260-1-1
T.C Kültür ve Turizm Bakanlığının 14930 Nolu sertifikasına istinaden basılmıştır.

Msn: [email protected],

 

 





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016