Amasra: "Çeşm-i Cihan Bu mu Ola?"


Amasra'yı fethe gelen Fatih Sultan Mehmet Amasra'yı görünce hocasına seslenmiştir: 
- " Lala Lala! Çeşm i cihan bu mu ola?" 

 



AMASRA HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Amasra, Karadeniz Bölgesi, Batı Karadeniz Bölümünde bulunan Bartın iline bağlı bir ilçedir. Yeniçağa(Bolu) üzerinden E–80 otoyolu ile E–5 devlet yoluna ulaşılarak, Mengen-Zonguldak-Devrek-Çaycuma-Bartın istikametinde ilerlenen yolla; Bartın’dan 17 km. sonra Amasra’ya ulaşılır. Amasra”nın eteklerinde kurulduğu Küre Dağları denize paralel uzanmaktadır ve 250 km. uzunluğundadır..Kıvrım dağlar olup karstik bir yapıya sahiptir.Karstik yapı kalınlığı kimi yerlerde 1000m.,kimi yerlerde 200 m. kadardır. Karstik alanlar zaman içerisinde aşınıma uğrayarak mağara gibi oluşumlar meydana gelmiştir.Amasra ilçe merkezi; Tekke Tepesi, Küçük Ada, Boztepe ve Zindan adalarının dağ eteklerindeki alüvyal alana bağlanmasıyla oluşmuş bir yarımadadır. Tombolo karakteri taşıyan bu oluşumda bugün Kum Mahallesi olarak adlandırılan bölüm karayla bağlantıyı sağlayan kıyı okudur. Bu okun doğu ve batısında iki doğal koy bulunmaktadır. Batıdaki küçük liman, doğudaki büyük liman olarak adlandırılmıştır. Adalardan yalnızca Büyük Ada (Tavşan Adası) ada karakterini korumuştur.

 Amasra’nın da içinde bulunduğu Karadeniz Bölgesi, Batı Karadeniz Bölümü’ndeki Küre Dağları canlılar için uygun doğal yaşam alanlarının (ormanlar, sarp kayalıklar, akarsular, çayırlar vb.) çeşitliliği, bitki ve hayvan türlerinin zenginliği nedeniyle 07.07.2000 yılında Milli Park olarak kabul edilmiştir. WWF (Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından milli park ilan edilen alan Avrupa’da elde kalan doğal ormanların en güzel ve yabanıl örneklerinden birini temsil etmektedir. (7) 

 Bartın ilinin ilçesi olan Amasra hem tarihi, hem yeşili hemde denizin güzelliğini birlikte yaşayabileceğiniz, maviyle yeşilin buluştuğu sakin bir ilçedir. Amasra denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı ve bağımsız adaları ile eşsiz bir görsel güzelliğe sahiptir.  Amasra  tarihi, doğal, şiirsel ve romantik çekiciliğine ilaveten  balıkçılığa dayanan yerel el sanatları ve  etrafını çevreleyen muhteşem   ormanlarıyla ülkemizdeki en güzel en çekici yerlerin başında gelmektedir.

Amasra'da yetişen şimşir ağaçlarına dayalı olarak ilçeye  özgü bir ahşap oymacılığı el sanatı oluşmuştur.. Amasra'ya özğü bu ağaçlardan Amasra'ya özgü oymacılık sanatıyla çok sayıda zenatkarın elinden çıkmış ağaç işi el sanatı örnekleri üretilmekte Amasra'yı ziyarete gelen yerli veya yabancı Turistlere bu el işi ahşap eşyalar satılmaktadır. Bu ağaçlardan küçük  el tezgâhlarında küçük hediyelik ev ve süs eşyaları yapılmakta, çarşı ve dükkanlarında yapılmış olan yöreye özgü tahta kaşık, çatal, havan ve salata tabağı türü eşyalar görücüye çıkmaktadır. Bu eşyaların bir kısmını Çekiciler çarşısında bulmanız mümkündür.

Amasranın güzelliğini The Guardian yazarının kaleminden anlatalım: "Türkiye'nin Karadeniz'e olan kıyıları içersinde çayınızı yudumlayıp güneşin batışını seyredebileceğiniz en güzel yer. Amasra kalesinin etrafında çay bahçeleri ve balık lokantaları bulunuyor. Burada en taze balık çeşitlerini bulabilirsiniz. Doğuya doğru Sinop'a doğru uzanan sahil yolunda yer alan plajlar ve küçük köyler de görülmeye değer." (6) 

TARİHÇESİ

Amasra'!nın  bilinen ilk adı Sesamos'tur. M.Ö XII. Yüzyılda Gasgas ve Hitit egemenliğindeyken daha sonra bir  Fenike kolonisi olmuştur.  Fenike sonrasında İonlar ile  Miletli ve Megaralı denizcilerce ele geçirilmiştir.Bir dönem Lidya egemenliğine giren şehir, M.Ö IV. Yüzyılda Pers yönetimine geçmiştir. Makedonyalı Büyük İskender’in Anadolu’yu Pers istilasından kurtarmasından sonra Sesamos’un yönetiminin Persli bir prenses olan Amastris’e geçtiğini görüyoruz. Bu dönemde canlı bir ticari hayat ile şehir tarihinin en parlak dönemini yaşamıştır.Amastris’ ten sonra iki yüzyıl kadar Pontus Krallığı’na bağlı kalan şehir M.Ö 70 de Romalıların hakimiyetine girdi. Paflagonya eyaletinin merkezi olan şehir, Roma İmparatorluğunun 395’te ikiye ayrılması ile Doğu Roma sınırları içerisinde kalmıştır. 
1071 Malazgirt Savaşı sonrasında, Kutalmışoğlu Süleyman Şah önderliğinde başlayan fetihler Amasra’ya kadar uzanmış, Türk komutanlarından Emir Kara Tigin tarafından kuşatılan şehir alınamamış, ancak buradaki Bizans Garnizonu vergiye bağlanmıştır
        XIII. Yüzyılda Cenevizli tüccarlar şehri ele geçirmişlerdir, Ekim 1460’ta Fatih Sultan Mehmet’in fethine kadar Ceneviz yönetiminde kalan şehirde canlı bir ticari hayatın yansıması olarak pek çok sanat eseri günümüze ulaşmıştır. Amasra’nın Osmanlılarca fethi öncesinde şehre tepeden bakan Fatih, hayranlığını şöyle dile getirir: “ Lala, Çeşm-i Cihan bu mudur ola?” Fetih sonrası şehirdeki iki kilise camiye çevrilir, bir kadı atanır ve Fatih’in emriyle Eflani Kalesi halkı Amasra’ya yerleştirilir. Osmanlı yönetimindeki şehir, Bolu Sancak Beyliği’ne bağlı bir merkez olarak varlığını sürdürmüş, bu dönemde şehri ziyaret eden Batılı gezginler büyük bir hayranlıkla bahsetmişlerdir.

        Mondros Mütarekesi sonrasında tüm yurtta olduğu gibi bölgede de direniş örgütleri kurulmuştur. Bartın Kuva-yi Milliye Teşkilatı oluşturulmuş, bu teşkilatın bir kolu Alemdarzade Nuri Efendi başkanlığında Amasra’da kurulmuştur. Nuri Efendi, Osmanlı hükümetine ve İstanbul’ daki büyük devlet elçiliklerine çektiği telgrafta “ Amasra’nın Anadolu’nun kopmaz bir parçası olduğunu” bildirmiştir. 

      
        "Halen benzersiz doğal güzellikleri, eşsiz koyları, deniz ürünleri, ağaç çekiciliği ve tarihi mekanları ile Batı Karadeniz ’in çekim merkezlerinden biri olan Amasra, turizmde yeniden görkemli günlerine dönme arzusundadır."

 


AMASRA'DA TARİHİ YAPILAR VE YERLER 

AMASRA MÜZESİ 
     
 1955 yilinda ilk müze Belediye binasinda bir küçük salonda faaliyete geçmiş,1969'da eski ilkokul binasına tasinmistir. Ancak Amasra'ya yeni bir müze yapilmasi ihtiyaci dogmustur. Insasina 1884'te Bolu mutasarrifi Ismail Kemal Bey tarafindan baslanan, ancak yarim kalan Bahriye mektebi 1976'da tamamlanmistir. 30.01.1982 tarihinde onarimi tamamlanarak ziyarete açilmistir. Müze tek katli olup burada 2'si arkeolojik, 2'si etnografik olmak üzere, 4 teshir salonu bulunmaktadir. Teşhir salonlarindaki eserlerin büyük bölümü Amasra ve yakin çevresinden derlenmiş tarihi eserlerden oluşmaktadır.

1 Nolu Arkeolojik Eser Salonu: Helenistik, Roma, ve Bizans dönemine ait küçük buluntular sergilenmektedir. Mezarlarda ele geçen pismis toprak ve cam koku, gözyasi siseleri, altin ve bronz süs esyaları, ayrica denizden çıkarilan cesitli tipte amphoralar, testiler, 2 Nolu  Salonda  Helenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait mermer eserler heykeller, heykel baslari, mezar stelleri, kabartmali çesitli mimari parçalar sergilenmektedir.1 Nolu Etnografik Eser Salonda Geç Osmanli dönemine ait küçük eserler sergilenmektedir. Bunlar arasinda bakir mutfak kaplari, silahlar, yazim takimlari, samdanlar, mühürler, kantarlar, seramikler ve yüzükler ile Amasra yöresine özgü agaç çekicilik sanatini yansitan kaplar,2 Nolu Etnografik Eser Salonunda ise  Osmanli Devrine ait yöresel giysiler, gümüs süs esyalari yatak ve yastik örtüleri, Kuran-i Kerimler, halilar, keseler, ve eski duvar saatleri sergilenmektedir. 



AMASRA KALESİ VE CENEVİZ ŞATOSU

Amasra Kales Romalılar döneminde yapılmış, bugunki surları ise Bizans dönemine aittir. M.S. 14. ve 15. yüzyıllarda Cenovalılar tarafından  daha korunaklı bir hale getirilmiştir. Kale iki ana kütleden oluşur. Boztepe Adası’nda ve Zindan Mahallesi’nde yer alan kütleler “Boztepe Kemeri” denilen bir köprü ile bağlanmaktadır. Boztepe’de yer alan ve “Sormagir Kalesi” de denilen yapı Roma dönemine aittir.Kalenin güney surları 200 m. olup, üzerinde 6 burç bulunmaktadır. Zindan Mahallesi’nde bulunan kısım ise 300 m. uzunluğunda ve 50 m. genişliğinde bir alan çevrelemektedir. Ortalama yüksekliği 17 m. dir. Amasra Kalesi özellikle Cenevizliler tarafından yoğun biçimde kullanılmış, 14. ve 15. yüzyıllarda ciddi onarımlar görmüştür.
Kalenin iç kale olarak bilinen kesiminde  Cenova şatosu olarak bilinen bir iç kalesi vardır.  Büyükliman tarafından basamaklı kaldırımla ulaşılan Cenova armalı bir ana kapıdan; kale içinde de yüksek bir burçla korunmaya alınmış şato kapısından girilmektedir. Kapıdaki armalarda; üstte Cenova, alttaki üçlüde solda Poggio (Galata Podestasının mensup olduğu, Liguryalı ailenin), ortada Cenova, sağda Malaspina (adlı ailenin) armaları vardır.


DİREKLİ KAYA
  Amasra`nın küçük liman mevkisinde bulunan Direkli Kaya, kayaların ustaca üst üste dizilmesi ile oluşturulmuş 7 metre boyundaki tarihi olarak en önemli kalıntılardan biridir. ön bölümde kayanın içi oyularak yapılmış bir havuz göze çarmakta olup bu havuz halk arasında Amastrist`in havuzu olarak bilinmektedir. Direkli Kaya, Amasra halkının ve misafirlerinin denize girmek için kullandıkları uğrak mekanlardan biridir.

Kuşkayası Yol Anıtı

Roma İmparatoru Tiberius Claudius Cermanicus (M.S.41-54) zamanında, Doğu Eyaletleri İnşaat Ordusu (Legion) Komutanlığı yaptıktan sonra kaydıhayat şartıyla Bithynia-Pontus Valiliğine atanan Gaius Julius Aquilla tarafından yaptırılmış Amasra’da bulunan karayolu dinlenme yeri ve anıtıdır.

Bedesten

Roma Eyalet Meclisi Sarayı (Basillique), Amasra’nın güneyinde sahile yaklaşık 1,5 km uzaklıkta bulunan Bedesten Amasra’nın görülmeye değer yerlerindendir.

 AMASRA KLİSESİ
 Amasra Klisesi M.S. 9. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş bir bizans klisesidir. Küçük bir şapel planında olup narteks kısmı üç bölümlüdür. Özenli tuğla işçiliği ile yapılmış olan klise 1460 tarihinde Fatih Sultan Mehmet`in Amasra`yıl almasından sonra camiye dönüştürülmüştür cami 1930 yılında ibadete kapatılmıştır. 

ANTİK TİYATRO:
        Aya Yorgi tepesinin güney yamacındadır.19. yüzyılın sonlarına kadar oldukça iyi bir durumda olduğu tespit edilen yapının gerek yol yapım çalışmaları gerekse kişiler tarafından tahrip edilmesi ile sahne ve kavea bölümleri tamamen yok olmuştur. Bugün mezarlığın yer aldığı tiyatro alanında giriş nişlerinin varlığı tiyatronun geçmişteki görkemi hakkında bilgi vermektedir.(7)

AMASRA OSMANLI HAMAMI
      Osmanlı hamamının ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir ancak XVI yüz yıl sonlarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
      Hamamın soğukluk bölümü yıkılmış olup, Ilıklığı, üç kurnalı yıkanma odası, giriş halveti, dinlenme makatı ve holü, sıcak ve soğuk su hazne bölümleri sağlamdır. Ilıklık bir orta kubbe ve iki yarım kubbe ile örtülüdür. Dört köşede görülen biyeler Anadolu Beylikleri Dönemi mimarisini hatırlatmaktadır. (4) 

AMASRA'DA TURİSTİK YERLER  VE TURİZMİNDE  ÇEŞİTLİLİK 

Amasra dışarıdan ve ülke içinden gelen turistler için pek çok alternatif tursitik seçenekler sunmaktadır. Tarihi, doğası ve deniziyle birlikte sunduğu muhteşem güzellikleri ile birleşen yerel ve insani güzellikler birleşince ortaya Amasra çıkmaktadır. Amasra bu bakımlardan turistik faaliyetler açıısndan da pek çok imkan yaratan çok çeşitli aktivitler ve tursitik seçenekler çıkarmıştır. Her tip turizme adapte olabilecek zenginliklere sahip oluşu bu denli çok sayıda aktivitenin de ortaya çıkmasını sağlamıştır. Deniz dağ, doğa, tarih, kültür zenginliği bünyesinde ve atrafında her çeşit turistik faaliyeti burada yapmak ve görmek bu yüzden mümkün olabilmektedir. 

 ÇEKİCİLER ÇARŞISI:    
  
        Amasra’ya özgü tahta işçiliğinin nadide ürünlerinin, tel kırmaların, el dokumalarının ve daha pek çok el emeği göz nurunun satıldığı, Amasra’dan bir hatıra götürmek isteyenlerin değişik ürünler alabildikleri sıra dükkânların dizildiği bir sokaktır.

YELKEN ve YAT TURİZMİ:
        Amasra ve cevre koylar uygun rüzgârlarıyla hoş bir yelken parkurudur. Amasra Yelken Kulübü bu yönde gençlerinde eğitildiği, yelken aktivitelerine ev sahipliği yapan önemli bir merkezdir. Yelken Kulübünde sörf, optimist,4.20 ve pirat sınıfı yelkenliler turistlerin de kullanımına açıktır.Amasra yatların ve teknelerin güvenle barınabilecekleri ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir limandır. Ayrıca Amasra limanı Karadeniz Yat Rallisine (KAYRA) ev sahipliği yapmaktadır.
 
 BALIKÇILIK VE DALIŞ TURİZMİ:
        Deniz avcılığında, yine mevsimine göre olta balıkçılığı ile istavrit, mezgit, kefal, palamut, lüfer, zargan, karagöz, iskorpit avlanır. Aralık-Şubat aylarında hamsi, kefal; Mart-Mayıs aylarında kalkan, kefal, barbunya; Haziran-Ağustos aylarında mezgit, iskorpit, istavrit; Eylül-Kasım aylarında palamut, lüfer, çinekop, zargan avlamak mümkündür. Amasra hem profesyonel hem de amatör balıkçılık için dört mevsim av alanıdır.Su altı keşifleri için batıklar ve su altı mağaraları gibi ideal alanlar bulunmasına rağmen henüz bu alanda gerekli tanıtımlar yapılarak bu fırsatlar meraklılarına duyurulamamıştır. Bu açıdan el değmemiş bir hazine olan Amasra ve çevresinde özellikle Tarlaağzı ve Çakraz civarında son derece güzel dalış alanları bulunmaktadır. (7) 

GÜRCÜOLUK MAĞARASI
Gelişimini tamamlamış, ancak iç şekillenmesi devam eden Gürcüoluk Mağarası; görünümleri son derece güzel ve ilginç sarkıt, dikit, sütun, makarna sarkıtları, duvar ve perde damlataşları ile bezeli rengarenk bir dünyadır. 

Gürcüoluk Mağarası, Üçgen biçimli ve 3-4 M genişliğindeki ana girişten sonra yaklaşık 4-5 M yüksekliğinde ve 6x7 m boyutlarındaki ilk oda çevresinde toplanan 15 odadan oluşur. Gerek ulaşım kolaylığı ve doğal çevrenin güzelliği; gerekse renkleri gri, krem ve bej arasında değişen rengarenk damlataşlar ve fiziki özellikler; Mağarayı çekici kılmaktadır.

Bartın'a 32 Km uzaklıkta ve Amasra ilçesi, Makaracı köyündedir. Mağaraya, Amasra-Çakraz karayolu güzergahında bulunan İnpiri veya Karakaçak köyü üzerinden ulaşmak mümkündür. (2) 


 TAVŞAN ADASI

   Tavşan Adası Amasra'yı oluşturan önemli Adalardan bir tanesidir.
Tavşan Adasında Cenevizlilerden kalma tarihi kalıntılar mevcuttur. (Bizans Kilisesi-Manastır) ismini yıllar öncesinde adaya bırakılan ve halen adada yaşamakta olan tavşanlardan almıştır. Adanın doğu ucunda bir kaya kavuğu mevcut olup, yörede eskiden o kaya aralığından çeşitli hastalıkları olanları sandal ve motorlarla geçirirler ve iyileşeceği umulurdu.  Adaya ulaşım şuan için sadece deniz yolu ile gerçekleşmektedir. konum olarak tarihi Kemere Köprüsü Karşısında bulunmaktadır.

Göldere Şelalesi ve Kemere Köprüsü

Göldere şelalesi küçük ama seyri doyumsuz; sessizliği seven, doğa ile içiçe güzel saatler geçirmek isteyen herkesi misafir ediyor. Kemere köprüsü Boztepedeki Sormagir Kalesini Amasra’daki Zindan Kalesine bağlayan tek gözlü bir köprüdür.
Çakraz Köyü ve Bozköy Plajı
 
Amasra Kurucaşile karayolunun 18. km’sindedir.Çakraz doğal güzellikleri, temiz kumları ve denizi ile şirin bir tatil beldesidir. Çakraz, Amasra’nın 16 km kuzeydoğusunda, Amasra’ya bağlı bir köydür. Son zamanlarda Turizmde önemli gelişmeler yaşamakta, Turistik tesislerin sayısı artmaktadır.Özellikle denizinin ve kumsalının temizliği, yeşil doğasıyla çekim merkezi olmaktadır.Amasra’dan yola çıktığınızda, ağaçlı ve kıvrımlı yollar, sizi önce Kaleşah-Ahatlar-İnpiri güzergahından , muhteşem çam ormanlarının arasından Bozköy’e ulaştırır.Amasra’dan sonra tekrar deniz karşılar sizi.Çakraz’a 1 km kala, sola ayrılan yol sizi yaklaşık 400 metre uzunluğundaki sahile ulaştırır.
Amasra’nın Çakraz köyüne Bağlı Bozköy Sahili Altın sarısı kumlarla kaplanmış berrak plaja sahiptir.Amasra’da gidilebilir en güzel plajdır hem denizden hem karadan ulaşımı kolaydır. (5) 
 

AMASRA'DA TEKNE TURU

Bir tekne turuyla Amasra’yı denizden gezmek imkanı da vardır. .Gezi Yatları Büyük Limandan hareket etmektedir. Tekneler Büyük Liman Mendireğinin arkasından dolanarak Tavşan Adası ; Kemere Köprüsü'nü ya da,Boztepenin etrafından dolaşıp,Küçük Liman'a ulaşılır. Direklikaya yakınlarında Kraliçenin denize girdiği yerde mola verilir.Dönüş yolculuğu ;Değirmenağzı-Çakraz-Akkonak-Göçkün istikametine yapıllır.

KAYNAKÇA 

1.https://www.amasram.net/amasra-hakkinda-bilgi.html
2.https://www.amasram.net/gurcuoluk-magarasi.html
3.https://www.amasram.net/direkli-kaya.html
4.https://www.amasram.net/osmanli-hamami.html 
5.https://www.kadinlariz.com/yasam/gezelim-gorelim/amasra-guzellikleri.html   
6.https://amasra.jimdo.com/guardian-dan-amasra-ya-%C3%B6vg%C3%BC/






Amasra - Amasra, Bartin