Senin Olsun Şiirini Anlamlı Kılmak İçin Analiz Birazcık Eleştiri Ve Mutlu Bir Gülümseme

Senin Olsun Şiirini Anlamlı Kılmak İçin Analiz Birazcık Eleştiri Ve Mutlu Bir Gülümseme
 
Bugünde Salih Özel(Evreni) kardeşimizin “Senin Olsun “ şiirini daha anlaşılır kılmak için biraz eleştiri eleştiriden öte analiz ederek, gönüllerde biraz gülümseme bırakarak, kendi köşeme çekileceğim.
 
Gayrı geçti benden dünya hevesi
Zümrüt, Altın, Gümüş al senin olsun
Artık zevk vermiyor sevinç neşesi
Davulu, zurnayı çal senin olsun
 
Salih kardeşimiz dünyaya ve onun geçici olan sevgisine serzenişte bulunarak şiirine başlıyor.” Gayrı geçti benden dünya hevesi  “Ey dünya anladım ki peşinde koşarsam beni varlıkla var etmezsin boş olana koştursun, Mevla’dan uzaklaştırırsın,  beni sen kararsız sabırsız doyumsuz bırakarak elimde gönlümde olanı alırsın yüreğimi kanla doldurursun. Kardeşimiz mısralarıyla doğru vuruşu ve tespiti yapıyor “Zümrüt, Altın, Gümüş al senin olsun “,senin gibi onlarda yalan, verdiklerinle beni benden alacaksın kaybettireceksin, kendimden geçireceksin hakkı unutturacaksın, beni köle kendini efendi yapacaksın.” Artık zevk vermiyor sevinç neşesi “,anladım ki sevinç neşen bu yönde olunca zevk vermiyor. Verdiğinle dertlere kimse derman olmuyor ben ben ben diyerek saklıyor kimseye faydalı olmuyor, uzaklaş git yanımda, Mevla her şeye hâkim iken, sen yarın yok olacak olan nasıl bana hâkim olabilirsin hükm edersin, beni boş olanla oyalayarak, sen ki geçici olanla oyalayarak, kalıcı ahiret yurdu için yapmam gerekene engel olursun. O nedenle beni yoldan çıkarmaya çalışma al” Davulu, zurnayı çal senin olsun  “ sendekiler sende kalsın, bana yaramaz… Çok güzel mısralar ve tespitler.
 
Elli iki yılı eyledim hesap
Çektiğimi yazsam doldurur kitap
Ne bir balta olur ne baltaya sap
İşe yaramayan dal senin olsun
 
Kardeşimiz elli iki yaşına geldiğini “Elli iki yılı eyledim hesap  “ dünya içinde hep hesap yaptığını ve onunla yapılan hesapların tutmadığını ve tutmayacağını anlayarak devam ediyor tam on ikiden vurarak “Çektiğimi yazsam doldurur kitap- Ne bir balta olur ne baltaya sap “.Düştüm peşine çektim boş yollarda gezdim bir yararlı iş seninle yapamadım, zaten de yaptırmazsın ey dünya derken, sende ne balta olur yaralı bir yara kesilir nede baltaya bir sap olursun, ortaya yararlı bir balta meydana çıkar, onunla insanlığa faydalıda olunmaz. İşte ey dünya” İşe yaramayan dal senin olsun “ sende yaramazsın uzattığın meyvesi olmayan dallarında. Sen ancak benliği ile nefsi ile olanları seversin, lakin Mevla’mda bunları sevmez, işte bu nedenle al dalların faydasızdır senin olsun uzaklaş benden. Ah dünya seni seven insana karşı sevgi ve şefkat duyguları ile dolu olmaz, ıstırabını saadet diyen yutturarak de onunla birlikte yaşatırsın, yıkarsın ahreti ah dünya ah…
 
Daha çocuk yaşta sayıldım reşit
Reşit insanlarla tutuldum eşit
Çok yollar denedim hep çeşit çeşit
Önüme set çeken yol senin olsun
 
Ah dünya “Daha çocuk yaşta sayıldım reşit” o kadar acelen vardı ki, çocukluğumu yaşatmadın, bindin sırtıma sen beni büyüklerden saydın ah dünya ah demektedir Salih kardeşimiz. Birde ey dünya utanmadan   “Reşit insanlarla tutuldum eşit –ben çıkmak kaçmak istedikçe yaklaşma dedikçe koştun bindin sırtıma kaçamadım”  Çok yollar denedim hep çeşit çeşit” derken kardeşimiz, bana çıkılacak bir yol bırakmadın engeller koydun önüme ben geçtikçe düştün kanattın dizlerimi acıtmadın  “Önüme set çeken yol senin olsun “ al tüm yollar senin olsun, hak yol bana yeterde artar diyerek, şair kardeşimiz bize gerçeği tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
 
Genç yaşımda asa verdi elime
O asayı destek yaptım belime
Ne yediysem acı geldi dilime
Bundan böyle şeker, bal senin olsun
 
Dünya bırakır mı insanın peşini ele geçirmeden rahata erer mi Salih kardeşimiz “Genç yaşımda asa verdi elime “ derken gençliğini yaşamadan bir anda beni ihtiyarlattın nefessiz güçsüz bıraktın.” O asayı destek yaptım belime “ güçsüz kalan doğrulmayan belime destek yaptım seni şaşırttım, yıkılmadım dimdik yürüdüm derken “Ne yediysem acı geldi dilime “ Şeker verdin acı kattın içine gülümseme verdin acıyı sakladın içinde, var olan güzellikleri almak için şirin göründün lakin sen şirin değilsin derken “Bundan böyle şeker, bal senin olsun “ al sende şeker bal olmaz seninle yolda alınmaz neyin varsa al diyerek elin tersi ile itmek kabul etmemek gerektiğini kardeşimiz anlatıyor sağ olsun var olsun.
 
Evren-i bu dünya varsın gülmesin
Ellere yâr olsun sana gelmesin
Yeter ki ahrette böyle olmasın
Dünyalık para, pul, mal senin olsun
 
İşte son kıtalarda dizelerde gerçek meydana çıkıyor, niyet belli oluyor. “Evren-i bu dünya varsın gülmesin  “,evet insan dünyada gülmezse ne olur ölür mü, zaten vakti gelince ölüyor,” Ellere yâr olsun sana gelmesin “ dünya yar gibi başkalarına tatlı olsun, hayat tatsız olmazsa ne olur kıyamet mi kopar? Zaten kopmayacak mı? Geldik imanın parıltısı nuru ile var olmaya, dünyayı alaşağı etmeye derken Salih kardeşimiz “Yeter ki ahrette böyle olmasın “,imanlı kul olana ahirette ıstırap cefa sızı yoktur Mevla ile buluşma Âlemlere Rahmet Nur Nebi ile buluşma vardır, ey dünya, seninle olursam imanımı elimden nefsim şeytanla alacaksın eyvah ahretimde bomboş kalacak elimde Mevla’ya götürecek bir sevap bir gülümseme götüremeyeceğim, sen git yanımda boşluğunla ahretim boş olmasın, Salih kardeşim cümlemiz inşallah yalancı dünyaya kanan değil, ona uymayarak ahretini Salih amellerle dolduran oluruz inşallah. Ve son mısra son tokat  “Dünyalık para, pul, mal senin olsun “ dünyada dünyalık kazandıran servet, sevap hayır kapısını bir yoksulun karnını doyurmayacaksa var neyin varsa senin olsun, benim bir kuruşum olsun yarısını paylaşırım bir parça sevap kazanırım, seni vereceğin servet ile yokluğu cehennemi kazanırım istemem al senin olsun, diyerek Salih kardeşimiz bu enfes şiirine son noktayı koyuyor, Sağ olsun var olsun, sürçü lisan ettim ise af ola vesselam, selamlarımla.
Mehmet Aluç

 





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016