” BAĞ-I VİRAN “Şiirine Bir Gülümsemeyle Tahlil Bakış Açısı

 
 
” BAĞ-I VİRAN “Şiirine Bir Gülümsemeyle Tahlil Bakış Açısı
 
bakış açısı eleştiri ile ilgili görsel sonucu
 
Aşkı hasreti bu kadar güzel enfes anlatan, Salih Özel (Evreni) kardeşimden daha güzel anlatamam, bugün okudum ” BAĞ-I VİRAN “ şiirini, hece hece anlatışına gönül güzelliğine aşkı anlayışına hayran kaldım, daha anlaşılır olması ve onun yanında bir gülümsemede ben ekleyerek başka bir gözle anlayışımla tahlile -yalnız bu kan tahlili değildir bilginiz olsun, içinden gezerek bir şeyleri kapma peşinde olduğum bilinsin- geçeyim, ondan sonra köşeme çekilerek sizleri seyredeyim. Buyurun birlikte aşkı anlamaya, aşk deryasında biraz gözyaşı dökerek gezelim, buyurun…
 
Gönül; ne beklersin bağ-ı viranı
O bağların gülü gülşeni yoktur
Dökülmüş çiçeği çorak her yanı
Güllerden ziyade dikeni çoktur
 
Gönlüne sesleniyor Salih Özel (Evreni)  kardeşimiz, ey gönül için bomboş neden içini aşkla gülümseme ile doldurmazsın bağını viran edersin, ey gönlüm içinde bakmaz mısın açan bir gül bahçen gülün yoktur, dökülmüş bakımsızlıktan çiçeğin çorak olmuş toprağın her yanın, gözyaşında mı yok akıtasın sulayasın yeşertesin? Bir sevgili canan bulursan burada nasıl gezdirebilirsin? O cananda senin gibi kuru kalır, gül yok bahçende batan dikenin çoktur, kanatır gönlünü farkına varsana. Okurken ben aşkın deryasına daldım, aşkın gönlünü sarışını ve gönlümü sarışını inanın hissettim. Aşk gelse böylesi bir gönül’e girmez, gelse tarumar eder gül bahçesine çevirir buda ayrı bir gerçek. Bir divan şiirinde okudum aklımda kaldıkça yazayım, aşk sözü kısadır dikkatli ol, hırsız onu alıp çalsa, hırsızda sende hissedersin hisseden ol. Kısacası kardeşimiz bize aşkın “ah “ çekerek “ah”ın içinde bulunacağını söyler.
 
Bülbül dahi terki diyar eylemiş
Gidip türküsünü yâd’a söylemiş
Bilinmez ki bu bağ sana neylemiş
Sinene saplanmış zehirli oktur
 
Bak ey gönlüm kendine, umutsuzluğa kapılma nedir bu viraneliğin, bu gönül bahçende ne gül kalmış ne başında öten bir bülbül terk etmiş gitmiş, aşk türküsünü sana söyleyeceğine senden umudunu oda kesmiş, yâd ellerde aşkı söylemek anlatmak için gitmiş. Gönlüm içindeki bağ sana en yaptı, yoksa içinde gezecek bir canan, aramaktan umudunu neden terk ettin, kendi ellerinle sinene zehirli okları saplama, ara bul cananını. Gönlün meşalesi olan aşk nuruyla, gönlümüzü aydınlatırken kardeşimiz bize aşkı anlatmaya devam ediyor o gülüşüyle. Sabırla ayrılık hasreti çekilince vuslat kapıyı çalacak, nedir ey gönlüm, sendeki bu viranelikten çok haktan umudunu kesmen diyerek Salih Özel (Evreni)  kardeşimiz hesap soruyor. Nutkuna açıklık ve kalemine kuvvet dileyelim şair Salih kardeşime.
 
Direnmeyi bırak nasihat dinle
Bu bağların gönlü değil seninle
İster feveran et istersen inle
Kör inatla senin çektiğin haktır
 
İnadı bırak ey gönlüm nasihat dinle, her şeyin suçlusu sensin, canan bir gül bahçesi sunsaydın aşkla sevseydin gitmezdi. Harap ediyorsun bu bağların içindekini harap ediyorsun, artık girmeye de hakkın yok. İster feveran-kaynayarak coşarak- ederek ağla istersen inle suçlu sensin ey gönül, kör inadınla aşkın sözünü dinlemedin, ona değer kıymet vermedin çekti gitti cananla birlikte, şimdi yalnızlığınla karanlığınla kimsesizliğinle kal çünkü çektiğin haktır sen istedin, sen aşka yön vermek istedin incittin.
 
Sözleri heceleri mısra mısra dizerek güzelliği anlatan gösteren aşk aslında sultandır gönül’e, dil aşkı anlatmaz ancak gönlün gördüğünü anlatır, insanın kendisi anlatmaz anlatan insan değildir, aşktır. Buna izin vermezse gönülle insan, böylesine zelil perişan olur, şair Salih kardeşimiz arkadaşımız bunu anlatmaktadır. Aşk olmazsa insanın gönül suskunluğuyla neyi anlatabilir ki? Aşk manayı güzelliği cananın gamzelerinde, gülleri açtırmadıktan sonra, gözler neyi görür? Gönül göze göstermezse? Muhabbet meclisine hayran olmayan varmayan gülüşüyle sarmayanın suskunluğu, neyi anlatabilir ki?
 
Evren-i yi sürükleyip peşinden
Sıktırarak kan akıttın dişinden
Ona da pay biçtin aşk ateşinden
Gayri bundan sonra saçları aktır
 
Şair Salih kardeşimiz söz dinlemeyen gönlüne kendisini de peşinden sürüklediğini aynı ıstırabı yaşattırdığını, kendisi sabırla dişlerini kanatıncaya kadar sıkmaya, damarlarını sıkarak tüm gücüyle dayanmaya çalışırken, -çünkü aşk “ah” da gizlidir bunu bilmeyerek- aşka değer vermeyen sabırsız gönlü onu da aşk ateşinden değil, cehennem ateşinden bana pay çıkarttın, beni çökerttin ey gönlüm saçlarımı ağarttın kar yağdırdın başıma, az sabır edeydin cananda bizimle olurdu aşkta bahçelerde güllerde, kısacası cennet bizim olacaktı ah gönlüm bilemedin aşkı, Salih Özel (Evreni)  kardeşimi tebrik ederim,  enfes bir şiir okutarak bana bunları yazdırarak aşkın denizinde gezdirdiği bu duyguları tattırdığı için, sürçü lisan ettim ise af ola gönüllerimiz aşkla saflıkla dola, arayan aşk meclisinde bizleri bula, selamlarımla.
 
Mehmet Aluç
 





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016