NEY NE ÖĞRETİR
HAFTANIN YAZISI

            Sanatların her biri, bir arayışın tezahürü olarak ortaya çıkar. Bir başka deyişle sanat ve arayış ayrılmaz birer ikilidirler. Bu arayış da başta "kendini arayış" olmakla beraber, içeriğinde genel olarak "güzel olana ulaşma" şeklinde ortaya çıkmaktadır. Güzelliğin sınırı ise "en güzeli" bulununcaya kadar aramakla çizilmiştir. İşte bu arayış, sonsuz bir denklem gibi sanatçının ruhunu besler ve hayatı ile sanatı arasındaki gerçekleşen tüm olgu ve kavramları yine kendi karşısına çıkarır. Aslında sanatçının asıl ve gerçek sanatı; arayış içerisinde geçirdiği seyr-i sülûkun karşısına çıkardığı özbeöz kendi benliğidir. Genelde sanatları bu şekilde izah ederek yaptığımız girizgahdan sonra, özelde ney sazına gönül vermiş neyzenlerin sazlarını öğrenirken ne gibi kazanımlar elde edebileceklerine dair gözlem ve tecrübelerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

            Hüzünlü bir ayrılığın hikayesini anlatan "ney", Hazreti Mevlânâ'nın tâbiri ile:

            "Sîne hâhem şerha şerha ez firâk

            Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk"

            "İştiyâk derdini şerh edebilmem için, ayrılık acılarıyla şerha şerhâ olmuş bir kalp isterim. " (Mesnevi 3. beyit) demektedir.

            Bu beyitten yola çıkıldığında akla hemen: Peki "ney" neden dertli bir yürek ister? Neden kendi derdini başkalarıyla; üstelik yüreğinde ayrılık acısıyla kavrulan birileri ile paylaşmak ister? Sorusu gelmektedir. Buna verilebilecek en kısa ve en güzel cevap: "Halden ancak hallice olanlar anlar." şeklinde olacaktır. Çünkü hislerin uyumu benzer yollardan geçmiş olanların yaşadıkları ile doğru orantıdadır. Hz. Mevlânâ'nın ifâde ettiği "iştiyak derdi" tabiri de zaten, "sıkıntı", "kasavet", "eziyet" anlamlarında değil, tamamen bir kabullenişin izahı olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü "ney"den çıkan sadâlar her ne kadar şikâyet ediyor gibi algılansa da bu, hiç bir zaman "kabullenmeme", "karşı durma" veya "isyan" anlamlarında duyulmamaktadır. Ayrıca "ney" Yûnus Emre'nin tabiri ile: "Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş..." diyerek dert neredeyse, dermanın da orada olacağının farkındadır. İşte tam da bu yüzden "ney", derdi ile dertleşecek hüzünlü yüreklerle olup, onlara hitap etmek ister.

            Yazımızın başında değindiğimiz üzere, her sanatta olduğu gibi ney sanatına gönül verenler de girdikleri bir arayış üzerine bu saza yönelirler. Onların bu arayışları çoğunlukla yaşadıkları sosyal hayat içerisindeki dış etkenlerin iç yapılarını tetiklemesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Onlar her ne kadar yaşam süreçleri içerisinde maruz kaldıkları sınanmalardan kaçarcasına bu yola girmiş olsalar da aslında daha zorlu bir sınanma ile karşı karşıya kalacaklarının farkına daha sonradan varırlar. Fakat yine de zor da olsa kendileri gibi dertli olan bu saz ile haldaş olma yolunu seçerler ve bu yolda yürümeye başlarlar. Neyzen adaylarının büyük çoğunluğu ise henüz yolun başında, kendilerinden çok daha dertli olarak gördükleri bu sazın zorluklarına göğüs germekten çekinip kısa zamanda onunla yollarını ayırarak sadece dinleyici olarak kalmakla yetiniriler. Bu bir kusur veya eksiklik değildir. Acizane kanaatimize göre her arayış değerlidir. Belki onlar da kendilerini tatmin edebilecek başka bir arayışta keşfedecek ve gizli yeteneklerini, hatta daha da önemlisi kendilerini o alanda ortaya çıkarabileceklerdir.

            Mâlum ki bir çok şârihe göre Hazreti Mevlâna'nın gerçek anlamıyla "ney"den muradı; "insan /insan-ı kamil"dir. Bu noktada evvelce yazdığımız yazılarda bu konuya değindiğimiz için yeniden detaylara girmeden "ney" ile "insan" arasında nasıl bir ünsiyet kurulur ya da kurulmalıdır? Ney sazının öğrenim sürecinde "neyzen"lerde ne gibi değişim, gelişim ve kazanımlar olabilir? Sorusuna cevaplar aramak üzere değerlendirmelerimize geçmek istiyorum.

            Bu kazanım ve gelişimlerin en başında "sabır" gelmektedir. Çünkü her bir "neyzen"in sabrı, henüz daha yolun başından itibaren, usta bir sanatkâr oluncaya kadar sürekli olarak sınanmaktadır. Bununla birlikte neyzen adayları bu sınanmalara sabırla göğüs gerebildikleri oranda da gerek kendi hayatlarına, gerekse yaşadığı sosyal hayat içerisindeki karşılaştıkları bir çok zorlu problemlerin çözümlenmesinde bir adım öne geçebilmiş olacaktır.

            Diğer bir kazanım ise "öğrenmeyi öğrenmektir". Yani ister bir hoca gözetiminde olsun, ister kendi başına olsun fark etmez, her neyzen aslında bu yolda yalnız yürümek zorundadır. Çünkü kendi çalışma prensiplerini kendi psikolojik ve sosyal hayat şartlarına göre düzenleyip kendi kendinin anlayabileceği şekilde kendisine öğretmen olmak zorundadır. Malum ki öğrenmeyi öğrenebilmiş biri, aynı zamanda öğretmeyi de öğrenmeye kabiliyet kazanabilmiş demektir.

                Bir diğer kazanım ise her ne kadar kişiden kişiye mizaca göre değişiyor olsa da kolay bir şekilde öğrenilemediği için "neyzenler"in  gurur ve kibrinin törpülenmesidir.

                Ney sesinin kalbe hitap eden yapısı gereği katılaşmış bir "kalbi yumuşatır." Bu sebepledir ki neyzenler çoğunlukla "ince ruhlu" ve "kibar" insanlar olurlar.  

                Ney öğrenim aşamasındaki diğer kazanımları da aşağıya maddeler halinde aktarmak istiyorum.

                - Nefes tekniği ve diyafram nefesini kullanabilmeyi öğrenme ile "psikolojik gelişim.";

                - Doğru nota ve perde basabilmeyi öğrenme ile "konuşma" ve "diksiyon.";

                - Ritim duygusunun gelişmesi ile "düzenli" ve "sistemli" bir yaşantı sürdürebilme.;

                - Sesler arasındaki kurgu ile "derinlik.";

                - Ney öğreniminde karşılaşılan zorluklar ile "empati yapma" yeteneği.;

                 - Bütünsel ve melodik eser icralar yapabilmeyi öğrendikçe "dikkat.";

                - Makamsal tonlamaları geliştirdikçe "sezgi.";

                - Güçlü tonlama yapabilmeyi öğrendikçe "güçlü bir iradeye sahip olabilme." vs. gibi."neyzen"ler sazlarını öğrenip geliştirdikçe bir çok alanda kazanım ve gelişmelere kapı aralamış olacaklardır.  Bu örnekleri çoğaltabilmek mümkündür. Şimdilik hatırımıza gelenleri sizlerle paylaşmak istedik.  Yazımızın sonunda diyoruz ki:

                "Neyzen" "Ney"i öğrenmiş gibi görünse de aslında "Ney" "Neyzen"e öğretir.

Saygı selam ve muhabbetlerimle.

Cemil Baştürk

07.10.2021





Cemil BaştürkGold Üye / Erkek / 8/8/2019