Gönüllerin Kapısını Açan Tatlı Dildir Lakin Çoğu Dil Acıdır Neden Acaba?

     Gönüllerin Kapısını Açan Tatlı Dildir Lakin Çoğu Dil Acıdır Neden Acaba?
 
   Gönüllerin kapısını açan tatlı dildir, lakin çoğu dil acıdır acep neden? Gönülde huzurla gezinen dil, duyana tatlı bir huzur gönülde muhabbetle bağlılık dostluk kapılarını açar, eser huzurun serin rüzgârı seri serin… Dil insanların anlaştığı tek iletişim kapısıdır. Dilin tatlı huzurla konuşması için, önce akıl izan ve şuuru Gönül’ü bir sağlam bir kapıya bağlamak gerekir ki dilde huzur veren gönülleri okşayan dost kapısını açtıran olsun.
 
   Yoksa herkes kendi düşüncesini gönlünü aklını kendi kapısına bağlarsa bu iş gerçekleşmez, gönüllerde huzur dostluk güzellik olmaz. Bağlanılacak tek kapı Yüce Allah C.C kapısı Nur Kur’an Nur Resul İslam iman kapısıdır. Bundan başka yere gönlü ne kadar bağlarsan bağla, akıl izan idrak şuur gönül bu kapıya bağlı değilse, derman üretmez sevemez insanların derdi ile meşgul olmaz… Bundan başka kapı kul kapısı olursa, yalan dünya nefis ya da şeytan kapısına bağlar ki ,buda sonsuz huzur kapısını nur kapısını dostluk kardeşlik kapısını dil açamaz…
 
   Örnekleri Çoktur, Hak dostu Yunus Emre, Mevlana ve diğerleri gönüllerini aklını izanını şuurunu Allah kapısına bağlamış olan hak dostları, hakkın sözünü gönüllere yayan nurlu insanlar. Dil nereye bağlı ise onun yansıttığı ile konuşur onu aktarır. Uyanık olmak, samimi tövbe edenlerden olmakta çok önemlidir. Bununla ilgili bir menkıbe anlatayım.
 
   Bir gece hırsızın biri Sadreddîn-i Konevi Hazretlerinin dergâhına girer. Ancak duyduğu tıkırtılar üzerine bir kuytuya siner. Konevi Hazretleri adım adım yaklaşır ve az ötesine seccadesini serer. Hırsız, girdiğine gireceğine pişmandır, soygundan filan çoktan vazgeçmiştir ama bu saatten sonra bana müsaade deyip çıkamaz ki. O kadar utanır ve o kadar içten tövbe eder ki yıkanıp arındığını hisseder. Eğer bu cendereden kurtulursa dürüst bir insan olacak, servetini hak sahiplerine dağıtacaktır. Gecenin bir vakti kapı çalınır. Çehresi ayın on dördü gibi parlayan biri içeri girer, öyle ki yüzünün şavkı kubbeyi aydınlatır. Esrarengiz misafir “Ey Gavs Hazretleri” der, “Yedilerden biri vefat etti. Yerine kimi tayin edelim?” Sadreddîn-i Konevi Hazretleri mânâlı mânâlı güler. “Bu mâkam, bu saatte uyanık olanların hakkı olsa gerek” der, “Bak bakalım etrafta uyanık biri var mı?” Hızır Aleyhisselam elinde çırağ ile köşeye sinen hırsızı aydınlatır. “Burada birisi var ama” der, “bilmem olur mu?” Sadreddîn-i Konevi Hazretleri “Niye olmasın” der ve onu yedilere seçerler. İşte içten yapılan tövbe insanı böyle temizler.
Rabbim dilini gönlünü aklını izan ve şuurunu Allah kapısına bağlayan ve tatlı tatlı konuşan ve birbirini sevenlerden eylesin. Âmin. Selam ve dua Muhabbetle kalın.





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016