İKİ KÜKÜM
GÜNÜN YAZISI

İKİ KÜKÜM

Saat gece 00.00.

Oğlum ve ben,bir devlet hastanesinin acil kapısından içeri girdik.Kalpten küçük bir rahatsızlık yaşamamdan dolayı;hastaneye giriş kaydı açtık. Sarı alana yönlendirildik. Doktor " muayene bekleyen var mı?"  diye hastalara seslendi. Oğlum bölüm giriş kayıt sırasında  beklemekteydi. Ben o arada doktorun seslenişine istinaden,boş bulduğum yatağın üzerine oturmuş vaziyetteydim,hemen doğrularak el kaldım.Acil doktoru yanıma yaklaşarak rahatsızlığımla ilgili sorular sordu ve    o arada oğlum da hemen yanıma geldi.

Doktor gerekli bilgileri aldıktan  sonra bizi acil uzmanina bizzat götürdü. Dolayısıyla sarı bölümden kırmızı bölüme geçerek boş bir yatağa uzandım.Uzman doktor derhal yanıma gelerek gerekli tetkikleri uygulamaya başladı. 

 Her geçen zaman zarfında; zaman zaman hastalarin inlemeleri,zaman zaman doktorun ve diğer sağlık çalışanların, gelen ve giden hastalarla diyalogları,zaman zaman da doktorun sağlık ekibine verdiği talimatlar vs... 

Kolumda cihaz bağlı ve yatakta yatarken,ağrı kesicilerin etkisiyle kalbim de rahatlamaya başlamıştı.Bu arada bir çok şeyi gözlemleme firsatım da olmuş oldu. 

Doktorun; hastalara ve sağlık personeline yaklaşımı, ilgi ve alakası, duyarlılığı ve naifliği:İnsanlar uzerinde hayranlık uyandırıyordu.Keza,hastanedeki diğer çalışanların da  ilgi ve alakalarından çok memnun olduğumuzu belirterek :Bütün sağlık çalışanlarımıza; Özverili çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyoruz.

.......bir ara;yaklaşık aradan iki saat kadar zaman geçmişti ki;

Doktor bey tahlil sonuclarıma bakarak, gerekli bilgileri vedi.Çok şükür kalpte ciddi bir durum sözkonusu olmadığını,tedaviye rutin devam etmem gerektiğini belirterek; dişarıda on onbeş dakika hava almam gerektiğini söyledi.

  Oğlumla beraber hava almaya çıkarken koridorda iki küküm (yaşlıyla) karşılaştık.

Tekerlerkli sandalyede taşınan;zayıf,yaşlı  erkek bir hastaydı. Tekerlekli sandalyeyi süren ise yine yaşlı,ayakta duramayacak kadar güçsüz ve zayıf bir kadındı.O halde, biribirleriyle fısıldaşarak koridorda ilerliyorlardı.Yanlarındayız biribirleriyle konuşmalarından hiçbir şey anlaşılmıyordu.Ancak biribirleriyle gayet anlaşabildikleri farkedilebiliyordu.

Kadının her ilerleyişi ancak bir karış boyu kadardı. Ayaklarını sürüyerek,kendini ileriye çekiyor gibi zoraki ilerliyordu.

Oğlum bu duruma müdahale etmek istedi. Tabi ki kayıtsız  kalınamaz.Yaşlı kadına yaklaşarak ve tekerlekli sandalyenin ucunda tutarak teyze: "ben yardımcı olayım. Gideceğiniz yere amcayı ben taşıyayım " diyor,Ancak yaşlı teyze oğlumun ne söylediğine cevap veriyor,ne de  tekerlekli sandalyenın ucunu bırakıp taşımasına müsade ediyor.

Oğlum, yanlarında çok kisa bir mesafe böyle ilerledi ve bırakmak zorunda kaldı. Hemen kenarda durup izlemeye başladık....

Tabi ki,o ara dışarıya hava almaya çıkamadık. Birkaç adım ötede,hastane girişinde sıralı sandalye dizili büyük koridorda;yaşlı kadın,sandalyeleri ip gibi hizalayarak,oturum yönünde,sanki otopartaki araç misali  tekerlekli sandalyeyi sıraladı.Kendisi ise tekerlekli sandalyenin sağ tarafından,ayağını birkaç defa sürüyerek ön taraftan dönüp dandalyeye ancak oturabildi..

Biz ve çevredekiler duygu dolu anlar yaşadık. Oysa her ikisininde bakıma ihtiyçları olduğu gözlemleniyor.Tekerlekli sandalyede,o haliyle taşıdığı kişi nesi oluyordu,bilmiyoruz.Ancak gözü kadar esirgediği bu kişiyi(eşi veya kardeşi vs..) kimseye emanet edemedi.O kadar güvenle yerleşirdi ki  herkesi  şaşkına çevirdi.

O an insan oğlunun hayatı film gibi gözler önüne seriliyor.

Bu yaşlı kadının yerinde olsaydık aynısını biz de yaparmıydık?

Ya da, bizlerde bu yaşa geldiğimizde böylesi durumları yaşarmıyız.?

Yaşlılıkta ne gibi durumlarla karşılaşırız..?

Bizde bu kadar sadakatli olurmuyduk..

Zaman bizlere neleri öğretecek.

....gibi gibi.

Acabalar ,ve sorular içimizde ,dilimizde geçmiyor değil.

 İki küküm( yaşlı)!....

Bizde mi böyle olacağız...???

Hem yaşlılıkları ve önemlisi akıllara takilan soru; gerçekten kimi kimseleri yokmu?Servislerde olsa dersin ki "sahipleri gitmiş, ancak gelirler."

Bu yaşta aklım almadı,içim yandı.

Hep mi böyle olacağız......??

Kimi kimseleri olsaydı  iki küküm yaşlı hastane koridorlarında; .biribirlerini taşıma yerine, (birde tekerlekli sandalyenin etrafı poşetlerle, tıklım tıklım dolu ve inim inim inliyorlardı sanki).tedavi esnasında el bebek gül bebek elde gezdirilirlerdi .

Işin gerçeği nedenini de bilmiyoruz

Bu tür olaylara tanıklık edince yürekler burkuluyor.

Hayatta karşılaşacağımız birçok şey var diye düşünüyor.

Zaman,insanları eritir,gençlik geride kalır.

Gençlikten yaşlilığa fer saklamalıyız.

Hayırlı evlatlar yetiştirmeli.

Eş,dost çevre edinmeliyiz.

Yargıdan uzak durmalıyız.

Her zaman empati kurmalıyız.

08.12.2021





Turan Demir (TURANİ)Üye / Erkek / 11/17/2021