İbretlik Hikâyeler Öyküler Ve Bir Bakış Açısı Bir Gülümseme İle Eleştiri Tahlil.

İbretlik Hikâyeler Öyküler Ve Bir Bakış Açısı Bir Gülümseme İle Eleştiri Tahlil.
 
Günlerden bir gün, zamanın ünlü bir bilgesi hükümdarın sarayının kapısına geldi. Muhafızların hiçbirisi saygıları nedeniyle onu durdurmaya çalışmadı. Bilge, sonunda hükümdarın tahtında oturduğu odaya girdi. Ziyaretçisini hemen tanıyan kral saygıyla ayağa kalkıp sordu:
“Ne istiyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?” 
“Bu handa uyuyacak bir yer istiyorum” cevabını verdi bilge. 
“Ama burası han değil ki” dedi kral hafif kızgınlıkla, “Benim sarayım.” 
“Sorabilir miyim: Senden önce bu sarayda kim yaşıyordu?” 
“Babam. O öldü ama.” 
“Ondan önce kim yaşıyordu?”
“Büyükbabam. O da öldü.” 
“O zaman burası insanların kısa bir süreliğine gelip kaldığı, sonra da terk edip gittiği bir yer demek ki. Neden ona han demeyeyim? (Alıntıdır)

   İnsanoğlu bu dünyanın sadece kendisinin olduğunu ve bir görev nedeniyle ona görev verildiğinde yetki ile donatılınca, kendini o dünyanın vazgeçilmezi sahibi-Hâşâ- sanır, içinde ne varsa benim olsun, diğer insanlara bir şey kalmasın ister. Çarpık-İçi boş ama onu doldurmak bize düşerken- dünyanın çarpık ayakları ile yol alan insan haliyle çarpık ve yolu düzgün yürümekten öte bir sağa bir sola yalpalayarak yürüyeceğinden, yolda düzgün bir çizgi dâhilinde yürüyemeyecektir, kılavuz nasılsa gideceği yolda yamuk olacaktır. İnsanı dünyaya bağlayan bu davranışlar benlik kavgası bu hileli yönlendirme(Manipülasyon) ahlaki çöküntü ile insanları küçük görme hor görmeye kadar götürecektir. Farkındaysanız bu benlik sadece dış etkilerden ve diğerlerinden sökülerek atılacak “ötekileştirme” ile insanları birbirinden farklı kılmaya yönelik bir ego değildir. Nedir öyle ise bu ego bu bakış yaşam tarzı tüm insanların hayatını yönetmeye hâkim olmayı ve onları boyunduruk altına alarak, kendi gözetimi altında gözeten bir egodur, bakış açısıdır.
 
   Bu dünya üç günlük bir han herkes sahip olduğu her şeyi sadece kendisine ait olarak görmesi, diğer insanların kullanımına izin vermemesi, açıkça hakların paylaşılır olduğu gerçeğini değiştirmez. Hak herkes içindir, kimsenin kendi malı değildir. İnsan bu dünyaya emeği alın teri ile ortaya bir el koyar emek koyar, insanların ihtiyaçlarını görmezden gelmez, ihtiyaçlara göre biçim verir içine bir güzellik katar, böylelikle kendi emeği ile kendinden bir değer anlam mana katarak, bir güzellik yansıtır ve üç günlük dünyanın sonunda eceli gelen gider ve geride sadece bir gülümseme bir anı hatıra bırakır hayırla yâd edilir. İnsan yaşadığı çevresine bir şeyler kattıkça çevresi güzelleşir sevilen sayılan bir birey olmasını sağlar, tahakküm ile yol alanlar yol aldıklarını sandıkları anda diğer insanların hayatını yok sayma değer vermeme ile kendilerini yok saydıklarını değer vermedikleri anda geri dönüşü olmayacak bir yolda olduklarını anlayacaklar, vesselam. Selamlarımla.
Mehmet Aluç





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 1/20/2016