Terkib-i Bend Nedir ve Örnekleri

 

 Terkib-i Benn,  bentlerle kurulan uzun musammatlara denir.  Musammat ise en az üç ama daha ziyade dört veya daha fazla mısralardan oluşan  bendlerle yazılmış olan nazım şekillerinin genel adıdır.   Bu nedenle en az dört en fazla on mısradan kurulu nazım biçimleridir. [1]Terkib-i Bendler de  bendleri en fazla on mısradan  geldiğinden  musammat sayılırlar.  Musammat Arapçadaki “ samt “ sözcüğünden gelmiştir. Samt inci gibi dizlen anlamındadır.

Tekib-i bendlerde,  bend sayısı her zaman aynı değildir.  Bend sayıları 3 ila 17 arasında değişebilmektedir.

Her bent de beş ila 10 beyitten oluşur. Bentlere “ hane “ veya “ terkibhane” adı verilir. Bentlerin kafiye düzeni gazele benzer. Her bendin (terkib-hane, kıta) sonunda vasıta beyti denen bir beyit vardır.  Vasıta beyti terkiphaneleri birbirlerine bağlayan beyittir.  Vasıta beyitleri bentlerin sonunda bulunur ve vasıta beytindeki mısralar birbiri ile kafiyeli olur. Terkib-i bendelerde aynı vezinde ve murassa şeklinde yani mısraları aa, bb gibi aynı kafiye ile kafiyeli bir beyittir.  Tetkib i ben d ile terci bend vasıta beytinin aynen tekrar edilip edilmemesi ile ayrılır. Terci bendlerde her haneden sonra vasıta beyti aynen tekrarlanır.

Terkib-i bentlerde ise her bendin sonunda farklı vasıta beyitleri kullanılır. Bunlar bentlerden ayrı olarak kendi aralarında uyaklıdır. .

TERKİB-İ BENDİN KAFİYE ŞEMASI

 

Terkib-i bendlerde bentlerin kafiyeleşişi tıpkı gazeldeki gibidir.

aa xa xa xa xa xa bb cc xc xc xc xc xc dd .

(aa aa aa aa aa aa bb cc cc cc cc cc cc dd)

Divan şiirindeki terkib-i bendlerde  en çok 1. Şema kullanılmıştır.2. Şema ise mu’aşşer veya müsemmen nazım şekillerinin şemasına benzer.

 

TERKİB-İ BEND YAZAN ŞAİRLER

 Edebiyatımızda Bağdatlı Ruhi ve Ziya Paşa bu türün iki önemli şairidir.  Arpaeminzade Sami, Taşlıcalı Yahya ( mersiye) Enderunlu Vasıf, ( Mersiye )  Baki (  Mersiye ) Cevri, ve Şeyhi’de terkibi bendler yazan şairler olmuşlardır. [2]Terkibi bend, mersiye, mehdiye, hiciv, yaşamdan, talihten şikâyet; felsefi düşünceler, dini, tasavvufi konular ve toplumsal yergilerin işlendiği şiirlerdir.

 

Terkib-i Bent Özellikleri

  • Terkib-i bend bentlerden oluşmuş bir nazım şeklidir.
  • Her bent 5 ile 10 arasında beyitten oluşur.
  • Bentlerin sayısı 5 ile 12 arasındadır.
  • Bentlerin kafiye düzeni gazeldeki gibidir.
  • Her bentin sonunda "vasıta beyti" adı verilen bir beyit bulunur. Vasıta beyti her hanenin sonunda değişir. Eğer değişmiyorsa terci-i bend olur.
  • Hemen her türlü konunun ele alınabildiği terkibi bend edebiyatımızda çok kullanılmıştır.
  • özellikle Naat, mehdiye, hicviye vb. Nazım türleri, sosyal konular, din, tasavvuf ve felsefe konuları, terkib-i bend nazım şekli ile rahatlıkla anlatılmıştır. Ancak terkib-i bendin başlıca konusu mersiyedir.(Bâkî'nin Kanunî Mersiyesi, Şeyh Gâlib'in Esrâr Dede Mersiyesi)

ÖRNEKLER

Terkib-i Bend (Ziya Paşa)

 

İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı

Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı

(Yükselmek, iyi bir mevkiye gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı, önceleri bu beceriksizliği bilmezdik, bu da yeni çıktı)

 

Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı

Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı

(Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi, namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı)

 

Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet

Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı

(Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu; başkalarına gönül dostlarından şikayet yeni çıktı)

 

Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu

Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı

(Sâdık kişileri aşağılama, reddetme benimsenir oldu; hırsızlara ikram ve yardım yeni çıktı)

 

Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi

Hainlere amma ki riayet yeni çıktı

(Her ne kadar doğruyu söyleyenler de önceleri nefretle karşılanmışsa da ancak hainlere uyma yeni çıktı)

 

Evrak ile ilân olunur cümle nizâmât

Elfâz ile terfîh-i ra'iyyet yeni çıktı

(Bütün düzenlemeler bazı kâğıtlar ile ilan olunur, söz ile halkın refaha eriştirilmesi ise yeni çıktı)

 

Âciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi

Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı

(Güçsüz olanın en belirgin hakkı saklı tutulur, himaye görenleri her yerde korumak yeni çıktı)

 

İsnâd-ı ta'assub olunur merd-i gayûra

Dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı

(Gayretli kişiler taassubla suçlanırken dinsizlere özgü derin düşünce yeni çıktı)

 

İslam imiş devlete pâ-bend-i terakki

Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı

(Devletin yükselmesine engel olan İslamiyet imiş, önceleri yoktu, bu rivayet yeni çıktı)

 

Milliyyeti nisyan ederek her işimizde

Efkâr-ı Firenge tebaiyyet yeni çıktı

(Her işimizde millî benliğimizi unutarak Batı düşüncesine körü körüne bağlılık yeni çıktı)

 

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık

Zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

(Eyvah bu oyunda bizler yine yandık, çünkü zarar ortada bu konuda bilmem biz ne kazandık). Ziya Paşa

 

 

Bagdatlı Ruhi’nin Terkib-i Bendi-  On Birinci Bend

 

1 Yuf hârına dehrin gül-i gülzârına hem yuf

Ağyârına yuf yâr-ı cefâkârına hem yuf

 

2 Çün ehl-i vücudün yeri sahrâ-yi ademdir

Yuf kaafile vü kaafile-sâlârına hem yuf

 

3 Zî-kıymet olunca nidelim câh ü celâli

Yuf anı satan dûna hırîdârına hem yuf

 

4 Ârif ki ola müdbir ü nâdân ola mukbil

İkbâline yuf âlemin idbârına hem yuf

 

5 Çarh-ı feleğin sa'dine vü nahsine lâ'net

Kevkeblerinin sâbit ü seyyârına hem yuf

 

6 Çün oldu harâm ehl-i Hak a dünya vü ukba

Cehd eyle ne ukbâ ola hâtırda ne dünyâ

 

1- Dünyanın dikenine de, gül bahçesinin gülüne de yuh olsun! Rakiplerine yuh, cefa eden sevgilisine yuh!

2- Mademki var olanların yeri yokluk çölüdür, kafilesine de, kafilebaşısına da yuh olsun!

3- Kıyametli olun (yani: parayla satılan) mevkii ve büyüklüğü ne yapalım? Onu satan alçağa da, satın alanına da yuh olsun!

4- İrfan sahibi mevkiden düşmüş, bilgisiz ise yüksek mevkide olduktan sonra, dünyanın yüksek mevkiine de, mevkiden düşmesine de yuh olsun!

5- Dönüp duran gökyüzünün kutlu yıldızlarına da, kutsuz yıldızlarına da lânet! Yıldızların durağına da, gezegenine de yuh olsun!

6- Madem ki Tanrı ehline dünya ve âhiret haram oldu; ne âhireti, ne dünyayı hatıra getirmemeğe çalış.

 

 

Terkib-i Bend'den /

 

1)Vardım seher-i taat içün mescide nagah

Gördüm oturu halka olup bir nica gümrah

 

2)Girmiş kimisi vahdete almış ele tesbih

Her birisinün vir-i zebanı çil ü pencah

 

3)Didüm ne sayarsız ne alırsuz ne satarsız

K’asla dilinüzde ne nebi var ne hod Allah

 

4)Didi biri kim şehrimizün hakim-i vakti

Hayretmeğ için halka gelür mescide her gah

 

5)İhsanı ya pencah u ya çildür fukaraya

Sabreyle ki demdür gele ol mir-i felek-cah

 

6)Geldiklerini mescide bildüm ne içündür

Yüz döndürüb andan dedüm oy kavm olun agah

 

7)Sizden kim ırağ oldı ise Hakk’a yakındur

Zira ki dalalet yoludur tuttuğunuz rah

 

1)Bir sabah ibadet için mescide gittim.

Gördüm ki bir grup yolunu şaşırmış insan halka olmuş oturuyor.

2)Kimisi eline tespih almış ve tek başına köşeye çekilmiş( vahdete girmiş).

Her birinin diline dolanan (söz de) ya kırk ya elli.

3)Dedim: Ne sayıyor, ne alıp satıyorsunuz?

Ki dilinizde ne peygamber ne de Allah sözü var.

4)Birisi dedi ki: Şehrimizin valisi, halka iyilik etmek için, her zaman mescide gelir.

5)Fakirlere bahşişi ya kırk ya elli akçedir.

Sen de sabret ki o felek rütbeli emirin mescide gelme vaktidir.

6)Mescide niçin geldiklerini öğrenmiş oldum

Ondan yüz çevirip(hepsine)dedim ki ey cemaat ! Öğrenin:

7)Her kim sizden uzak olursa, Allah’a yakın olur.

Zira sizin tuttuğunuz yol azgınlık (ve sapıtma) yoludur.

 

KAYNAKÇA

 





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016