Monolog Röportaj- Afrin Harekâtı Hakkında

                  
 
                     Monolog Röportaj- Afrin Harekâtı Hakkında
 
 
- Monolog röportajımıza sevgili okuyucularımız kaldığımız yerden devam ediyoruz. Efendim tekrar hoş geldiniz. Bize şu günlerde aslın da her zaman insanı düşünen insanın mutluluğu için koşan Türkiye’miz ve Afrin’e olan harekât hakkında ve kahramanlığımızla ilgili neler söylemek istersiniz?
 
-Biliyorsunuz dünyayı leş kokusu sardı hatta zombilerin istila ettiğini de söyleyebiliriz, onların leş kokuları öylesine dünyamızı sardı ki, orada yaşayan kardeşlerimiz için yaşama hakkını ellerinde aldılar ki bu sefer kaçınılmaz hatta çok geç oldu diyebiliriz. İnsanı yaşat ki devlet insan yaşasın ülküsü ile hareket eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın zalimlere artık yeter diyerek tüm çirkefliklerini söylemelerine rağmen, kardeşlerimizin feryadını duyarak her zaman yanında olan imanlı duruşuyla başlatılan ve zalimleri yok etmek için başlatılan bir harekâttır. Cinnet geçiren o zombilere insanlıktan nasibini almamış olanlara, canını bu mukaddes savaşla mazlumların yanında olan kahraman Mehmetçiğimizin imanıyla doğru kabul edilen yolda canını ortaya koyan kahramanlarımızın şahadetle koşmaları biz Müslümanlara yakışan harekâtıyla insanların malına,  hayatına gençliğin, hayallerini beklentilerini yıkanlara yönelik bir seferdir. Zalimlerin kirli emelleri ve oyunlarına ulaşmadan, mazluma ulaşan kahramanlarımız, insana değer vermeyen şerefsizlerin bir daha yaklaşmalarını, yaklaşma ihtimali olsa da buna kalkışmamalarını gösteren, buna kalkışmada bulunanların hemen vazgeçerek yapmaması için başlatılan kutlu bir seferdir. Bizler yaşatmaya çalışan insan olarak, kahraman Mehmetçiğimizle her zaman yanında olan bir milletiz.
İşte bu insanımızla beraber Mehmetçiğimizde, insanı koruyarak onu severek gerekirse bu yolda şahadete erişerek, Yüce Allah’a misafir olmak görüşmek, buluşmak ve doğrudan-Allaha Ekber- sohbete katılmak için, Allah’ın bu emri doğrusunun yolunda can verirken,  şahadetle ölümü yakından gördüğü halde kaçmayan şehitlerimizle insanı koruyacağız yaşatacağız ve gerekirse bizlerde bu güzel misafirlikle buluşma için canımızı seve seve vereceğiz, bu bize bir hediyedir onurdur şereftir… Şehitlerimiz savaşta kanlı kefenleriyle gömülürler ve Yüce Allah’a nur Nebiye böyle varırlar. Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın doğrusuna şahitlik etmek üzere, şahadetle tastık eden, eceli en yakından bilerek bu uğurda ölmeyi şeref sayan Mehmetçiğimiz bu hal ile üzere yola çıkıp şehit olanlar, Âlemlerin Rabbi ile misafir olurken, ölmeyenlerdir şehitlerimiz biliriz, canlı canlı sohbete de şahit olanlara bizlerde imrenerek o insanlıktan nasibini almamış zalimleri yıkmak için hazırız.
Bazen Felsefe ile hayatı anlasak ta böylesi anlarda anlamayız, imandan çelik gönüllerle yola çıkmak mazlumun yanında olmak gerek, bunun başka bir izahı yoktur. Onlar zorda iken bizlerin yatakta rahat yatması onlara zulümdür, eziyettir. Zalimler sınırları kanla boyasa da o kanlı sınırları onlara mezar yapacağız… Tasa denilen kurşun yüreğimizde iman varken işlemez, bizler değil o zalimler tasa etsin birazdan son nefeslerini vererek, cehenneme düşecekler… İnsan uğruna şeref vatan, vatanda hakkı olanların toprakları zorla elinde alınmaması adına, kardeşliğimiz adına serilsek de şahadetle toprağa bizler cennete onlar gidecek, onlarsa azap dolu cehenneme…
İnsanların onurunu hayatını canını hiçe sayan şerefsizleri öldürmek için yola çıkan, her insanla her düşünce ile beraberiz bundan dolayı hiçbir fikir ayrılığımız yoktur, tek ayrılığımız, fikirsizlerin fikirsizlikle yol aldıkları yol olacaktır. Eline silah alan üç beş şerefsizlerin dünyayı esaret altına almak için gösterdikleri kabadayılığı bizler kahramanlıklarımızla yıkacağız ve bir daha ayağa kalkmamaları için çalışacağız, her ne kadar içimizde birkaç utanmaz yanlarında olsa da… Birkaç mısra ile anlatayım sonra kaldığımız yerden devam ederiz, vesselam.
 
Hak yolunda ölmek şereftir
Mazluma varmak gerektir
Düşman vermez bize tasa
Dik tutmak yakışır başa
Hakkı her daim bilmek gerektir böyle yaşa
 
 
Batı sen değil biz tufanlardan çıktık
Sizler yola çıkmadan biz dünden vardık
Sanmayın elinizdeki silahtan korktuk
Daha dün Çanakkale de binlerce silahlınızı yendik
Dik tutmak yakışır başa
Hakkı her daim bilmek gerektir böyle yaşa
 
Kül etsen de dört kıtayı seni içinde yakacağız
İmanı taktık göğsümüze sanma sende korkacağız
Dönmek için çıkmadık yola bizler Hakka varacağız
Gitmeden önce sizi yok ederek bizler varacağız
Bizler imanımızla sizlere insanlığı anlatacağız
Anlamazsanız da ölümü sizlere tattıracağız
Dik tutmak yakışır başa
Hakkı her daim bilmek gerektir böyle yaşa
 
İman tende kokunca buluşunca sarar derinden
Zalimi gördü mü imanlı kul duramaz yerinden
Çıkar insanlık için sefere daha şafak sökmeden
Yıkarız zalimi biz imanla daha soluk alıp vermeden
Dik tutmak yakışır başa
Hakkı her daim bilmek gerektir böyle yaşa
Mehmet Aluç / Âşık Gülveren
 





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 20.01.2016