Az Kafa Yoralım İnceleyelim Yorumlayalım-1-



Az Kafa Yoralım İnceleyelim Yorumlayalım

 3d Person Is Using The Magnifying Glass Royalty Free Klipartlar ...



“Yollarda kaldı gözlerimiz, gelmedi haber
 Bakarım, bakarım sılam görünmez”
 
Dizelerinde neden haber gelmez dediği haber nedir? Sıla yolu neden görünmez? Sılada bekleyen kimdir? Hangi kavramlardan söz edilmektedir? Âşıklığın güç bir uğraş olmasını belirtir? Toplumsal yaşamın büyük ölçüde değişmesini mi anlatır? Nice garip âşıkların gurbet illerde yitip gitmiş olması mı söyler?
 
A-Âşık sevdiğinden geçim şartlarının bulunduğu durduğu yerde uygun olmamasından dolayı kolayı bulamayınca olayı başlar gurbete rızkını kazanarak yâri ve çocukları için kazanmak için gitmesi, gitmekle çarenin hemen gelmemesi, gözlerde yaşların damla damla süzülmesi. Geçim zordur hele birde işin olmaması daha acıdır. Birde o yıllarda iletişim için telefonun olmaması mektupla haberleş ilmesi,haber aylarca gelmez nazlı yâr ve çocuklar okuma bilmez mektup yazamaz, varın gurbettekinin halini siz düşünün. Şairin dediği gibi.
    Şu dağlar olmasaydı,
    Çiçe
    Çiçeği solmasaydı,
     Ölüm Allah’ın emri
     Ayrılık olmasaydı.
     Ölüm Allah’ın emri
     Ayrılık olmasaydı.
B-Geçim derdi bitmez insana yetmez, bir gün değil ki gidilip de gelinsin bir ömür sürer. Gurbet ilde ev tutmak, eşya düzmek kolay mıdır? Alınan üç beş kuruşla anca karın doyar bir de eş çocuk vardır. Yâr ile çocuklar yolunu gözler âşıkta onlara kavuşmayı bekler özler. Gurbet zordur geçim zordur, insanlık zaten yoktur bu kavramlarla anlamlarla yakınmalarla sızlanmalarla, âşık halini mısralarında anlatır tabi anlayana. Toplumsal değişim gelişim önce insanlıktan, insana saygıdan emeğinin karşılığını vermekten başlar, gurbete gidip te dönemeyenler çoktur. Âşık şair içinde bulunduğu toplumun sosyal yapısını ve iç mücadeleleri yansıtır dizelerinde.
C- Ela gözlerine kurban olduğum
    Yüzüne bakmaya doyamadım ben
   
    Yüzüne bakmaya doyamadım ben
    İbret için gelmiş derler cihana
    Noktadır benlerin sayamadım ben
    Noktadır benlerin sayamadım ben
Diye türkü söylerken gurbetteki âşık ya da şair, yâre olan özlemini aradaki mesafenin sancısını anlatır, geceye söyler. Ayrıca duygularını engin zengin ve mizansen hatta evrensel aşk diliyle bir sevgiyle dile yazmıştır. Sanki Âşık Serdari onun için yazmıştır. Buyurun okuyalım.

Nesini söyleyim canım efendim
Gayrı düzen tutmaz telimiz bizim
Arzuhal eylesem deftere sığmaz
Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim


Sefil ireçberin yüzü soğuktur
Yıl perhizi tutmuş içi koğuktur
İneği davarı iki tavuktur
Bundan gayrı yoktur malımız bizim


Reçberin sanatı bir arpa tahıl
Havasın bulmazsa bitmiyor pahıl
Tecelli olmazsa neylesin akıl
Dördü bir okkalık dolumuz bizim

Benim bu gidişe aklım ermiyor
Fukara halinden kimse bilmiyor
Devletin sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim

Evlat da babanın sözün tutmuyor
Açım diye çift sürmeye gitmiyor
Uşaklar çoğaldı ekmek yetmiyor
Başımıza belâ dölümüz bizim


Zenginin sözüne beli diyorlar
Fukara söylese deli diyorlar
Zemane şeyhine velî diyorlar
Gittikçe çoğalır delimiz bizim


Sekiz ay kışımız dört ay yazımız
Çalığından telef oldu bazımız
Kasım derken buz tutuyor özümüz
Mayısta çözülür gönlümüz bizim


Tahsildar da çıkmış köyleri gezer
Elinde kamçısı fakiri ezer
Yorganı döşeği mezatta satar
Hasırdan serilir çulumuz bizim


Zenginin yediği baklava börek
Kahvaltıya eder keteli çörek
Fukaraya sordum size ne gerek
Kahvaltıya eder keteli çörek
Fukaraya sordum size ne gerek
ğülcek çorbası balımız bizim


Serdarî halimiz böyle n’olacak
Kısa çöp uzundan hakkın alacak
Mamurlar yıkılıp viran olacak
Akıbet alınır öcümüz bizim

 Âşık Serdari

 D- Her insan kendi bireysel olarak, varoluşu çabası içinde kendisi kazanarak aydınlatmak kazanmak ister. İnsanın kendini ve dünyayı kavramaya çalıştığı anda bir aile kurarak, hayatını birliktelikle devam ettirmek için çabalarken çaresiz işsiz kalır insan bu hayat mücadelesin de verdiği, uzunca bir serüven değil sancıdır ıstırabıdır. Bir iş bulsa hakkını vermeyen işveren, zamlar ah gel gör ki mutfak un, buğday, pirinç, yağ, çay, şeker bekler, çocuk elbise ayakkabı ister. İşte bu gerçekliğin akla uygun bir açıklaması arasan da sanma vardır, var olan insanlığı merhameti adaleti yolda kaybettik bu nedenle gerisini siz düşünün diyor şair mısralarında. İster şairi deyin ister âşık deyin insanlık durumu hakkında ortaya koyduğu bu hazin durumla yaptığı kattığı saptamalar, aslında insanımızın bakış açısının ne kadar vahşi anlamsız olduğunu ete kemiğe bürünmüş hali ile anlatmasıdır.
Mehmet Aluç





Mehmet AluçGold Üye / Erkek / 20.01.2016