MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Şefik Bursalı Hayatı ve Sanatçı Kişiliği
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 28 Ocak 2014 Salı Beğen




Şefik Bursalı (d.  Bursa, 1903 - ö. Ankara, 20 Nisan 1990), gerçekçi peyzajları ile tanınan üçüncü kuşak Türk ressamı

1903 yılında Bursa'da doğan sanatçı ilkokul ve ortaokul yıllarında Bursa da öğrenim görürken Bursa kenti, o yıllarda Yunan işgali altında bulunuyordu.  Yetişme döneminde Yunan İşgalinin gölgeleri arasında hem öğrenim görüyor hem de yanı sıra, ailesinin geçimine katkıda bulunmak için çok çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalıyordu. Bu işgal yıllarında bir ara karikatürcü Cemal Nadir'le tabelacılık da yapmış, suluboya resimlerle, sanat yaşamının ilk ürünlerini de vermişti Cemal Nadir’in yanında bulunması onun geleceğini belirleyen ve ressam olmasını sağlayan önemli bir etken oldu.[1]

Artık ne olacağını biliyordu. Bir an önce Akademi'ye yazılmak için lise öğrenimini yarıda bırakıp işgal altındaki Bursa'dan İstanbul'a geçmeyi başararak, İbrahim Çallı'yı (buldu. İbrahim Çallı sık sık Bursa’ya geliyor Bursa sokaklarında Bursa’nın resimlerini yapıyordu. Büyük bir ihtimalle dostlarının da önerdiği Çallı’yı bu yüzden tanıyordu.  1921'de giriş sınavını kazanarak O zamanki adı Sanayi-i Nefise Mektebi olan İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde İbrahim Çallı Atölyesinde eğitim görmeye başlamıştı.  1921-1930 yılları arasında, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin çeşitli atölyelerinde sanat eğitimi gördü.  Bu okulda iken ibrahim Çallı, Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Namık ismail ve Avni Lifij’ten resim dersleri almıştı. [2]

Öğrencilik yıllarında tatil zamanlarında Bursa'ya gidiyor, Bursa ‘nın çeşitli yerlerinin resmini yapıyordu. Sanatçının okul yıllarını kapsayan bu dönemi onun Bursa dönemi olarak anılan resimlerini oluşturuyordu. Bu yıllarda çok sayıda Bursa resimleri ve manzara etütleri yaptı. Hocaları olan İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Namık İsmail ve Avni Lifij’in kurduğu Türk Ressamlar Birliğinin sergilerine henüz öğrenci iken davet edilmiş, 1923'ten başlayarak Galatasaray sergilerine Bursa manzaraları ile katılmaya başlamıştı. Açılan yarışma sınavında başarılı olarak, devlet hesabına Paris'e gönderildi. Pariste iken bir çok sanat atölyesinde resim öğrenimi gördü. 

Okulu, birincilikle bitirdi. 1923'ten itibaren Galatasaray ve Akademi sergilerine Bursa manzaraları ile katıldı. Bir süre Avrupa'daki sanat merkezlerinde resim çalıştı. Yurda döndükten sonra İzmir, Konya ve İstanbul'da resim öğretmenliği yaptı. Eşi Mediha Bursalı ile evlendi. 1934 -1936 yılları arasında Konya ‘da öğretmen olarak görev yaparken çok sayıda Konya, Mevlana, Selçuklu, Konya stepleri, bozkır konulu resimler yapmıştı. Özellikle Mevlana kalıntılarından esinlenerek yaptığı eserler 1936’dan itibaren bir hayli takdir görmüştü.[3]

1936'dan itibaren Ankara Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretim üyesi oldu.  Tablolarında;  Konya, Bursa ve İstanbul’un turistik yerlerini çizmeye devam ediyordu.  1937- 1938 yılları arasında Atatürk’ün isteğiyle resimleri Moskova, Lenıngrad, Kıev, şehirlerinde sergilendi. Daha sonra Bükreş, Belgrad, Atina ve Paris’te de sergilenmişti. [4]  Avrupa’daki bu sergilerini Hollanda Belçika Avusturya Viyana sergileri izlemişti. [5]  Avrupa’nın çeşitli yerlerinde sergilenen bu resimler tüm Avrupa'daki sanatseverler tarafından çok olumlu kritikler almıştı.[6]

Ankara Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğretim üyeliği otuz yıl devam etmişti. Bu okuldaki görevi sıralarında çok sayıda ressam ve resim öğretmeninin yetişmesinde katkıda bulunmuştu.  Ülkemizdeki dördüncü ve beşinci kuşak ressamlarının tuvallerinde derin etkiler bıraktı ve onların yetişmesinde büyük katkısı olmuştu.

Şefik Bursalı 1967’de emekli olarak Ankara’ya yerleşmişti Ankara’da yaşadığı ev 1998 yılında bir müze haline getirildi.

Ankara Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğretim üyesi olarak görev yaparken 1966- 1973, 1980 ve 1982 yıllarında ödüller almıştı.[7] 1986 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık görüldü.  1987 yılında Mimar Sinan Üniversitesi senatosu kararı ile kendisine profesörlük unvanı verildi. [8]

20 Nisan 1990'da hayatını kaybetmiştir.

Tablolarında genellikle Konya, Bursa ve İstanbul’un tarihi ve turistik görünümlerini ele alan ressam, doğduğu kent Bursa'yı ölümsüzleştirmeyi başarmıştır. Konya'da öğretmenlik yaptığı dönemin etkisi ile yaptığı Selçuk, Mevlana temalı resimleriyle ün kazanmıştır. Eserleri Atatürk'ün isteği üzerine 1937-1938 yıllarında Sovyetler Birliği ve Avrupa'nın çeşitli kentlerinde sergilenmiştir.

Ankara'da yaşamış olduğu Ahmet Mithat Efendi Sokak No: 36/3, Çankaya adresindeki evi ressamın vasiyeti üzerine Kültür Bakanlığı tarafından Şefik Bursalı Müzesi olarak düzenlenmiştir. Bu müze-ev, resim alanında açılmış ülkemizdeki ilk özel müzedir. Eşi Mediha Bursalı, bu müzenin bir üst katında Şefik Bursalı apartmanında oturmaya devam etmiştir. Her ölüm yıldönümünde bahçedeki büste bir buket çiçek koymak onun için bir gelenek haline gelmiştir.[9]  Bu müze ev Pazartesi dışında her gün 09.00-12.00 / 13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

Doğum yeri olan ve bu yüzden de soyadını da Bursalı olarak alan Ressamın adı Bursa'da yaşadığı sokak ve bir sanat galerisinde yaşatılmaktadır. Büyükşehir Belediyesi Tarihi binası önünde olan Şefik Bursalı Sanat Galerisi sergileme alanı ve aydınlatma sistemi ile Bursa’nın en büyük sanat galerisidir.[10]

 Üstelik Bursa'daki Kültür park’ta onun bir büstü bulunur.

2000 yılından bu yana her yıl Şefik Bursalı’nın anısını yaşatmak, plastik sanatlar alanında sanatçılarımızın çalışmalarını desteklemek, değerlendirmek, sergilemek ve kalıcı eserler kazandırmak amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığınca  “Şefik Bursalı Resim Yarışması” düzenlenmektedir.[11]




Ödülleri


  • 1930 Avrupa Konkuru Birincilik Ödülü
  • 1966 Devlet Resim Heykel Sergisi Ödülü
  • 1973 Devlet Resim Heykel Sergisi Ödülü
  • 1980 Devlet Resim Heykel Sergisi Ödülü
  • 1983 Devlet Resim Heykel Sergisi Ödülü
  • 1986 Kültür Bakanlığı Özel Ödülü




SANATÇI KİŞİLİĞİ

Şefik Bursalı, Türk resminde bağımsız hareket ederek topluluklara ve sanat akımlarına katılmayan bağımsız kalmayı tercih eden bir ressamdır.  Resim eğitimini İbrahim Çallı ve onun kuşağı olan Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Namık ismail ve Avni Lifij gibi ikinci kuşak ressamlarımızdan almış resim anlayışında bu kuşaktan aldığı anlayışın izleri görülmüştür.

Şefik Bursalı  “inandığı ve geliştirdiği plastik değerleri şaşmaz bir kararlılıkla ömrünün sonuna dek uygulayan bir sanatçımızdır. “  [12] Şefik Bursalı eğitim gördüğü hocaları gibi gerçekçi yaklaşımlar sergileyen soyut sanata pek rağbet etmeyen bir ressamdır. Hocaları gibi peyzaj, natürmont türünde eserler vermiş daha çok Anadolu konulu resimler yapmıştır.

“ Bozkır Peyzajı” adını deyimleştirilen sanatçı Anadolu’nun çeşitli kentlerine dair yaptığı resimleri ile ünlüdür.  Bursa, Konya ve İstanbul temaları en sevdiği ve başarılı olduğu resimler olarak karşımıza çıkar.   “ Sarı/sıcak bir renk armonisiyle, ıssızlığa ve melankolik çağrışımlara atıflı bu yöresel gözlemler, sanatçının tutkuyla bağlandığı Bursa görünümlerinde de oldukça belirgindir. “ Şefik Bursalı,  Anadolu konulu resimler yaparken sadece görüntüyü resmetmek amacının gütmemiş, yaptığı resimlerinde Anadolu kültürünü, sosyal hayatı,  toplumsal ve kültürel değerleri kendi duygu ve düşünceleri ile sentezleyerek betimlemiştir.

Şefik Bursalı kendisiye 1989 Mayısında, Bursa’da bulunduğu sırada, yapılan bir söyleşide resim saantı ve anlayışı konusunda şunları söylemişti:

-”Benim karakterimde, yaradılışımda tabiata karşı bir temayül(eğilim) var. Resmimi natüre, tabiata dayanarak yaparım. Bana sorarsanız; benim yaptığım natürmort’u da kimse yapamaz. Ben tam 10 sene Akademi’de desen çizdim…10 sene… üç yılda talebeliğimi bitirmek lazımken,10 sene çalıştım… Bunun yarısı talebelikte geçti… Yarısı da sanatkâr gibi Çallı, Namık İsmail, Feyhaman(Duran) Bey, Ruhi(Arel) Bey ve Avni Lifij ile birlikte geçti. Çok genç olmama rağmen beni bir arkadaş olarak yanlarında bulundururlardı. Çallı’ya Fındıklı’da denizin karşısında bir lojman vermişlerdi. Çok değerli arkadaşları ile sanat hasbıhalleri(sohbetleri) yaparlardı. Ben de onlar arasında bulunurdum. Talebeler içinde sadece beni çağırırdı.’Sen şımarmazsın… Senin vasıfların var… Sen kendini bilirsin.’ derdi Çallı. Başta Çallı olmak üzere hocalarımın bu sevgisini hiçbir zaman suiistimal etmedim…”[13]


“Hacim değerleriyle örülmüş yapısal unsurları; basit kavranmış bir perspektife göre konumlandırılmış kent ve yöre görünümlerinin, Bursalı’da “belge” niteliğinde ortaya çıkan gerçekçi kavrayışlar olduğunu vurgulamak gerekir.”[14]



KAYNAKÇA 

  • [1] Anonim, webmastersitesi.com/kultur-sanat-edebiyat/154644-sefik-bursali.htm son erişim 12-01- 2014
  • [2] http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,43543/ankara---sefik-bursali-muze-evi.html
  • [3]. Janset Zor, Şefik Bursalı Müzesi, angorasanat.com/yazarlar/sefik-bursali-muzesi.html son erişim 12-01- 2014
  • [4] turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters_artistDetailID=264 son erişim 12-01- 2014
  • [5].turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters_artistDetailID=264 son erişim 12-01- 2014
  • [6] http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,43543/ankara---sefik-bursali-muze-evi.html
  • [7].turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters_artistDetailID=264 son erişim 12-01- 2014
  • [8] turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters_artistDetailID=264 son erişim 12-01- 2014
  • [9].Janset Zor, Şefik Bursalı Müzesi, angorasanat.com/yazarlar/sefik-bursali-muzesi.html son erişim 12-01- 2014
  • [10] http://www.bursa.bel.tr/hizmetler/sayfa/46
  • [11] http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/24562053.asp
  • [12] http://sanalmuze.tcmb.gov.tr/sanalmuze/tr/sanat-koleksiyonu/s/137/SEFIK+BURSALI
  • [13] Dr.Erdoğan Tanaltay,Şefik Bursalı ile Bir Gün,Size aktüel dergi,Ağustos 1989,Sayı:190,Sh.21
  • [14] http://sanalmuze.tcmb.gov.tr/sanalmuze/tr/sanat-koleksiyonu/s/137/SEFIK+BURSALI

İstanbul manzarası: http://www.tarihnotlari.com/sefik-bursali/


balikcilar
Balıkçılar: 




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...