MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Askeri Ressamlarımız ve Biyografileri
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 09 Kasım 2012 Cuma Beğen



Askeri ve Primitif  Ressamlarımız

Türk Resim Sanatının temelleri, 1795’te Mühendishane-i Beri-i Hümayundur. Askeri amaçlı olarak II Selim,  Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’u açtırmış başına Baron de Tott getirilmiştir.  Okulda haritacılık ve teknik çizim önem kazanmıştı. Ama III. Selim döneminde kurulan Mühendishane-i Berri-i Hümayun’da resim derslerine de programda yer verilmişti. Teknik resme duyulan ihtiyaç nedeniyle açılan bu okul Ülkemizde batılı anlamdaki resim sanatının başlangıcı olmuştur. (1) Askeri öğrenimde üç boyutlu eşyanın doğru görüntüsünü yakalayabilmek amacı ile, Batı tarzında ilk resim dersleri Mühendishane-i Berri-i Hümayun'un 18. yüzyılda  programına alınmıştı. 19.yüz yıl da fotoğraf derslerinin eklendiği bu okulda öğretmenliği, ressamsınıfından mezun olan öğrenciler yaptılar

İngiltere’ye öğrenim amacıyla 1835’te gönderilen mühendishaneli 12 genç içinde Ressam  Ferik İbrahim Paşa diye bir üne sahip olacak bir genç de bulunuyordu

1834’te eğitim, öğretime açılan ( resmi açılış 1835 ) mektebi Fünun-u Harbiye-i Şahane’de başından itibaren resim derslerine önem verilmiştir. Harbiye de 1836 yılında matbaa kuruldu. Okulun resim öğretmenliğine 1837 de İspanyol ressam Chirans atandı. (1) Sonraki yıllarda Mekteb-i Harbiye “İfadiye” ve “Harbiye” diye iki aşamaya bölündü. İdadi dönemi resim öğretmenliğine Fransız Kes getirildi. Böylece “Askeri Ressamlar ” olarak anılan ilk ressamlar da bu okuldan yetişti. ( 2)

19.yy. da İlk Ressamlarımız resimlerini çekilmiş fotograflara bakarak yapıyorlardı. Gazete fotoğrafçılığı anlayışının öncülüğünü, 1840 yılında Osmanlı darphanesinde şef desinatör olarak çalışmaya başlayan James Robertson (1813-1888), Kırım Savaşı sonlarının, 1855 yılında çektiği fotoğrafları ile yaptı.

1859'da açılan Mekteb-i Mülkiye, 1868'de açılan Galatasaray İdadîsi (Lisesi) ve 1872'de açılan Darüşşafaka İdadîsi’nde de programlara resim dersleri konuldu. Bu sayede Darüşşafaka'dan da çok sayıda ressam yetişti. 19. yüzyılda bu okullardan yetişen Osmanlı Ressamları 'nın çoğu işte bu sebeplerden  Askeri Ressam kökenli oldular.(1)  Askeri Ressamlar o yıllarda İstanbul’da çoğalmaya başlayan fotoğrafçıların çektikleri fotoğraflara bakarak resimler yapıyordu.

Askerî okul çıkışlı ressamlardan olan  Ferik İbrahim Paşa Batı etkisindekiTürk Resim Sanatınin öncülerinden olmuştur. Yurt dışında öğrenim görerek ressam olanlar dışında açılan askeri okullarda öğrenim gören, yurt dışına gitmeden yetişen ressamlarımızda olmuştur. Bu ilk ressamlara pirimitif ressamlar adı verilir. Batı etkisindeki resim sanatımızın ‘primitifler’i yani bu dönemi başlatan öncü ressamlarımız: Fahri Kaptan, Ahmet Bedri, Hüseyin Giritli, Ahmet Münip, Salih Molla Aşki, Ahmet Ziya ve bugün isimleri tam olarak bilinmeyen bir grup ressamdır.

Batılı resim sanatımızın gelişiminde Pariste açılan Mekteb-i Osmanî o zamanki Paris elçisi Cemil Bey’in Sultan Aziz’e önerisi sonucu 1860’da Paris’in Karanel semtinde Viyola sokağında kuruldu ve kapısına Osmanlı tuğrası asılmıştı. Böylelikle Askeri Ressamlar bir kısmı da Paris'teki bu okulda öğrenim görerek yurda döndüler.(3)

Askeri ressamlarımız – Ki bazılarını Pirimitifler arasında da saymamız gerekecektir-  sırasıyla: Ferik İbrahim Paşa, Beşiktaşlı Tevfik, Darüşşafakalı Giritli Hüseyin, Karagümrüklü Hüseyin, Servili Ahmet Emin, Kaymakam Ahmet Şekür (d.1856 ?) Üsküdarlı Osman ve Bedri Kulları, Ahmet Bedri, Hüseyin Giritli, Ahmet Muhip, Salih Molla Aşki, (1866-1936),  Mirliva Osman Nuri Paşa , Süleyman Seyyit Bey, Şeker Ahmet Paşa, Hoca Ali Rıza (1885–1930) Halil Paşa, Hüseyin Zekâi Paşa  ile Osman Hamdi Bey'dir.

 

 

KAYNAKÇA
  1. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/115-19yycagdas_resim_sanatimiz_ve_askeri_ressamlar.html
  2. Turan EROL, Günsel RENDA –Geçmişten Günümüze Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi –sayfa 78–83 –Tiglat Yayınları 1980
  3. Başlangıcından Bugüne Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi, Günsel Renda -Turan Erol Sunuş: Suut Kemal Yetkin, C. : 1 Tiğlat Basımevi

 


Askeri Ressamlarımız ve Biyografileri


Ferik İbrahim Paşa

İlk yağlıboya ressamımız olarak isim yapan Ferik İbrahim Paşa'yı Mırati Mühendishane ve Elvahı Nakşiye kolleksiyonları, ( 1) ilk Türk Ressamı olarak tescil etmektedir.
İlk ressamlarımızın yetiştirildiği Mühendishane- i Berri Hümayun’u 1835 yılında bitirdi. Mühendishane-i Berri Hümayun'u bitirdikten sonra Avrupa'ya gönderilen 10 öğrenciden 2’si resim sanatını öğrenmeleri için yollanmıştı.  Bu iki öğrenciden Ferik İbrahaim Paşa diğeri ise diğeri de Mülazım Sani İbrahim Efendiydi. Sanat tarihimizde ilk Türk ressamı olarak şerefli bir yer alan İbrahim Paşa Nizamı Cedid Yüzbaşıları’ndan Konya’lı Kulaksız Mustafa Paşa’nın oğludur…Yazının Devamı Ferik İbrahim Paşa

 

 

thumbs osman nuri pasa Osman Nuri Paşa

Osman Nuri Paşa :

Pirimitifler denilen İilk Türk ressamlarımızdan birisidir.. Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemekle beraber, sanatçının İstanbul'da doğduğu ve öğrenimini burada yaptığı bilinmektedir. "Miratı Mektebi Harbiye" nin 279. sahifesindeki bilgiler bunu doğrulamaktadır. Osman Hamdi, Şeker Ahmet Paşa, Hüseyin Zekai Bey, Süleyman, Syyit ve Hoca Ali Rıza gibi Pirimitifler denilen Türk resim sanatının başlangıcını oluştururken resim sanatına kendi kimliklerini de kazandıran Asker kökennli ressamlarımızdan biridir. Yazının Devamı için Tıklayın Osman Nuri Paşa :

 

 


Şeker Ahmet Paşa, :

Asıl adı Ahmet Ali olan Şeker Ahmet Paşa, 1841 yılında iSTANBUL'un Üsküdar semtinde dünyaya geldi. Küçük bir çocukken eniştesi Yahya Paşa tarafından himaye edilen Ahmet Paşa, 1855 yılında Tıbbiye Mektebine girdi ancak doktorluğun hassas yapısına uymadığına karar verdiği için Harbiye Mektebine geçti.

Harbiye Mektebi'nde aldığı anatomi ve perspektif dersleri ile resim yeteneğini geliştirdi. Resim Sanatına  karşı olan ilgisi onun Harbiye Mektebi’nin  resim öğretmenliği bölümüne atanmasını sağladı. Resme ilgisiyle tanınan Abdülaziz Han başarılarından dolayı onu Paris’e gönderdi. 1855 yılında Paris’te açılan Mekteb–i Osmanî’de resim sanatı üzerine öğrenim gördü ve yedi yıl süreyle Osman Hamdi Bey'in de devam ettiği Oryantalist ressamlar Boulanger ve Gerome’un atölyelerinde çalıştı… Yazının Devamı Şeker Ahmet Paşa, :

 

 


Süleyman Seyyit,

(1842-1913), Osmanlı dönemi Türk ressamıdır.
Anadolu Maltepesi eşrafından Sedef sanatkârlarından ve sedefin kakmacı ustalarından Süleyman Ağa'nın torunu ve Kartal Maltepe'sinin tanınmış simalarından Hacı İsmail Ağa'nın oğludur. İdadi ve Harbiye’de iken yaptığı karakalem ve suluboya etütleri ile hocaları Schranz ve ve Kes’in dikkatini çekmiştir. Harbiye’de okurken resme olan eğilimi ile dikkatleri üzerine çeken Seyyid Bey, önceleri İstanbul'daki gayrimüslim ressamlar tarafından eğitildi. Bunlar arasında, karakalem üstatlarından İspanyol kökenli Şiranz ile İtalyan resim akımının Türkiye'deki temsilcisi sayılan Kes'den dersler aldı. Kes'in ailesi, Sultan Mahmud döneminde ordumuza topçuluk uzmanı olarak getirilmiş olanlardandı…
Yazının Devamı Süleyman Seyyit,

 



Hoca Ali Rıza

(d. 1858 Üsküdar İstanbul - ö. 1930 Üsküdar), Türk ressam

Süvari binbaşısı Mehmet Rüştü Bey'in oğludur. Rüştiyedeki öğrenciliği sırasında resim derslerindeki yeteneği ile dikkat çeken Hoca Ali Rıza, resim derslerini Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyid Bey ve Kez'den almıştır. Üsküdar Rüştiyesi, ardından 1880 yılında Kuleli Askeri İdadisi (Kuleli Askeri Lisesi)'ne, girdi. Öğrenimini Mekteb-i Harbiye-i Şahane’de sürdüren Hoca Ali Rıza, Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyid ve Mösyö Gués gibi seçkin hocaların öğrencisi oldu. 1881 yılında Harbiye Resim Sınıfı’ndaki başarılı çalışmalarından dolayı Sultan II. Abdülhamit tarafından Nişan-i Mecidi’yle ödüllendirildi…Yazının Devamı Hoca Ali Rıza

 


Hüseyin Zekâi Paşa

d. 1860 Üsküdar ö. 1919) Osmanlı dönemi Türk ressam, Asker ressam

Türkiye’de batılı anlayışta çalışan ilk ressamlardan biridir. [3] Hoca Ali Rıza ve Şeker Ahmet Paşa gibi Hüseyin Zekai Paşa da Üsküdar'da dünyaya gelmiştir. Harbiye'de okuduğu sırada, çocukluk arkadaşı Hoca Ali Rıza'yla dostluklarını pekiştirmiş olmaları dikkat çekicidir. İki gencin Harbiye'deki resim derslerine olan ilgileri, dost sohbetleri ile pekişmiş olmalıdır. lköğrenimini tamamladıktan sonra Kuleli Askeri İdadisi’ne girdi. Aralarında Hoca Ali Rıza’nın da bulunduğu birkaç öğrenci arkadaşıyla birlikte özel bir resim atölyesi kurulması için okul yönetimine başvurdu. Bu atölyede Osman Nuri Paşa ve Süleyman Seyyid’in öğrencisi oldu. Mezun olduktan sonra Mekteb-i Harbiye’ye girdi. Orada öğrenciyken yaptığı, Boğaziçi’ndeki donanma gecelerinden birini canlandıran resmi, Abdülhamid tarafından beğenilince, 1883 yılında mezun olduktan sonra teğmen rütbesiyle Şeker Ahmet Paşa’nın yanına hünkâr yaverliğine getirildi… Yazının Devamı Hüseyin Zekâi Paşa


Halil Paşa

(d. 1857, İstanbul - ö. 1939 İstanbul), Türk ressam.

Türk resminin Asker Ressamlar kuşağından tanınmış bir ressamdır. Doğum tarihinin kesinliği ile ilgili kuşkular olsa bile ölüm tarihi, kesin olarak, 1939 Ağustosudur, Portreleri, İstanbul ve Kahire peyzajları ile tanınmıştır.

Hoca Ali Rıza ile beraber Üçüncü Asker Ressamlar Kuşağı’ndan olan Halil Paşa, genellikle portreleri ve İstanbul-Kahire peyzajları ile tanınır. 1852 yılında İstanbul’un Beylerbeyi semtinde babası Ferit Selim Paşa’nın yalısında doğan sanatçı, 1939’da yine aynı yalıda vefat eder. 

Halil Paşa’nın doğum-ölüm tarihlerinde çelişkiler vardır. Doğum tarihi 1852’den 1858’e kadar, ölüm tarihi 1937’den 1940’a kadar değişmektedir. Am pek çok kaynak 1857 yılında İstanbul’un Beylerbeyi semtinde dünyaya geldiği görüşündedir. Rodos kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası Selim Paşa, Mekteb-i Harbiye’nin kurucuları arasında yer alan tanınmış bir askerdi. Yazının  Devamı Halil Paşa

 

 


Osman Hamdi Bey,

Ressam, Müzeci ve Arkeolog

 (d. 30 Aralık 1842, İstanbul - ö. 24 Şubat 1910 İstanbul) Türk arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanı. 

Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu, müzeci Halil Ethem Bey ve nümizmat İsmail Galip Bey’in ağabeyidir. İlk Türk arkeologu kabul edilir. En önemli arkeolojik kazısı 1887-1888’de gerçekleştirildiği Sayda Kral Mezarlığı (Lübnan) kazılardır. Bu kazılar sırasında dünyaca ünlü İskender Lahidi’ni bulmuştur.


Çağdaş Türk müzeciliğinin kurucusudur. İstanbul Arkeoloji Müzesi'ni kurmuş, 29 yıl müdürlüğünü yapmış ve müzeyi dünyanın sayılı müzeleri arasına sokmuştur.
Günümüzde varlığını Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak sürdüren Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi’nin kurucusudur. İlk Türk ressamlarından birisidir ve Türk resminde figürlü kompozisyon kullanan ilk ressam olarak tarihe geçmiştir.[1]
Yazının Devamı Osman Hamdi Bey,

 


GİRİTLİ HÜSEYİN (1873, Girit-?)

 

1873 yılında Girit'te doğduğu ve babasının adının Mustafa olduğu bilinen Giritli Hüseyin, 13 Ağustos 1883 tarihinde Darüşşafaka Lisesi'ne kayıt yaptırmış ve 28 Mart 1891 tarihinde mezun olmuştur. Giritli Hüseyin, Telgraf Okulu'na gitmek için 1891 yılında Paris'e gönderilmiş ve bir yıl kaldığı Paris'ten döndükten sonra posta ve telgraf memuru olarak göreve başlamıştır. MSGSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde yer alan ve 19. yüzyıl sonuna tarihlendirilen Yıldız Sarayı Bahçesi'nden adlı tuval üzerine yağlıboya resminin arkasında ortada "Hüseyin Girit" olarak adı yazılıdır. Sanatçının Balıkesir Güzel Sanatlar Galerisi'nden Ankara Güzel Sanatlar Müdürlüğü'ne gönderilen Yıldız Sarayı'nda Büyük Mabeyn adlı tuval üzerine yağlıboya bir diğer resmi de Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nde yer almaktadır. Diğer Darüşşafakalı ressamlar gibi Giritli Hüseyin'in bu iki resmi de fotoğraftan yararlanılarak yapılmıştır.

 

Kaynakça:

Adnan Çoker, "Fotoğraftan Resim ve Darüşşafakalı Ressamlar", Yeni Boyut Plastik Sanatlar Dergisi, S.2/9, Ocak 1983, s.4-12. 

( Alıntı Adresi: giritturk.org/index.php?/topic/1110-giritli-)

 


Kaymakam Ahmet Şekür (d.1856 ?) 

Ressam Kaymakam Ahmet Şekür (d.1856 ?)

Nuruosmaniye İstanbul 1856 (1291) Babası, Emin Bey annesi ise  Hüsnü Melek Hanım’dır.  1875 yılında Mekteb-i Harbiye’den mezun olur. Aynı yıl bu okula tarama ve meç muallimi olarak atanır. 1888 tarihli salnamede Şekür’ün binbaşı olarak ve 1894 tarihli  Mirat-ı Harbiye’de Kaymakam olarak Harbiye’nin meç ve harita hocası olduğu belirtilir.  (Boyar, 1948. s.57) “(Şekür Efendi Nur’u Osmaniye) 1895 yılında altın ve gümüş imtiyaz madalyalarıyla taltif edilir. 1898’de Harbiye’deki öğretmenliğine ek olarak Meclis-i Muarif-i Askeriye azalığına tayin olur. Osmanî, Mecidi; altın ve seniye madalyalarıyla da taltif edilir. Hoca Ali Rıza’nın çok beğendiği ve onun hakkında büyük ümitler beslediği talebelerindendir…Yazının Devamı Kaymakam Ahmet Şekür (d.1856 ?)

 

 


Üsküdarlı Osman

d. 1886 ' da Üsküdar,  İstanbul, ö. 1921 İstanbul


1885'te  Mekteb-i Harbiye'den mezun olan  Üskü­darlı Osman'a üçüncü asker ressamlar kuşağı için­de yer verilebilir.. Sanat yaşamını  1914'e dek  " Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane " de  ikinci asker ressamlar kuşağının ünlü ressamı Süleyman Seyyim Bey'in yardımcısı olarak geçiren sanatçı , bu hocanın etkilerinden deneyim kazanmış ve önemli yapıtlar ortaya koymuştur.. Üsküdarlı Osman'ın kla­sik pentür üslubuyla primitif fotografik yorum eği­limini birleştiren bir sanatçı olduğu söylenebilir.. " Sümbül Efendi Avlusu " adlı yapıtı İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ndedir.

 

 


AHMET BEDRİ

Şeker Ahmet Paşa'nın çabalarıyla 1 Temmuz 1875'te İstanbul'da açılan ikinci sergide Halil Paşa, Osman Hamdi ve Nuri Bey gibi ressamların resimlerinin yanında Ahmet Bedri Beyin resimleri de yer aldı. Gözleme dayanan ve Osmanlı Naifieri ile benzeşen bir disiplin içinde "Şişli Çocuk Hastanesi", "Saray İçi Resimleri" gibi konuları içeren çeşitli kurum ve yapıların resimlerini yaptı.

Şişli çocuk Hastanesi” (Resim108) konulu yapıtıyla öne çıkan Ahmet Bedri, ressam özelliğini ve gücünü daha iyi yansıtır.

Alıntı Adresi: turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters

 

 

AŞKÎ (Salih Molla)

 

AŞKÎ (Salih Molla), türk ressamı (İstanbul 1864-ay. y. 1925). «Türk Primitifleri» diye adlandırılan ressamlar arasındadır. Salih Molla Aşki Darüşşafakalı sanatçılardandır ve 1892 mezunudur.

Salih Molla Aşkî’nin Resim ve Heykel mü­zesindeki «Yıldız Sarayı Parkı» adlı tablo­su, Türk primitif sanatının en başarılı ör­neklerinden biri kabul edilir. Yıldız Sarayı Bahçesinden adlı tablosu İstanbul Resim ve Heykel müzesinin birinci salonunda gösterilmektedir.



İLGİLİ LİNKLER

  • Resim Sanatında Çağdaş Akımlar
  • CUMHURİYET DÖNEMİ RESMİ VE RESİM TOPLULUKLARI
  • Çallı Kuşağı , Ressamları, Tabloları
  • 19.yy.Çağdaş Resim Sanatımız ve Askeri Ressamlar
  • Cumhuriyete Kadar Resim Sanatımızın Tüm Özellikleri
  • ESKİ TÜRKLERDE MİNYATÜR VE RESİM SANATI
  • Türk Resim Sanatı Tarihi ve Evreleri
  • Türk Resminde Toplumcu Gerçekçiler
  • Türk Resim Sanatında İzlenimcilik
  • Soyut Sanat Akımları


İLGİLİ LİNKLER

  • Resimde Dadaizm
  • SÜPREMATİZM RESİM AKIMI
  • POP-ART SANATI VE RESSAMLARI
  •  SOYUT, NON-FİGÜRATİF RESİM VE SANAT AKIMI
  • Sembolizmin Ressamları ve Resimleri
  • D GRUBU VE RESSAMLARI
  • Resimde Sürrealizm
  • Fütürizm Akımı, Fütirist Ressamlar
  • ORFİZİM - SAF RESİM
  • Resimde Kübizim ve Genel Özellikleri
  • Resimde Ekspresyonizm  
  • Art İzlenimcilik, Post Empresyonizim Genel Özellikleri
  • Barbizon Ekolü ve Ressamları
  • Noktacılık veya Puantilizm,  
  • Resim Sanatında Çağdaş Akımlar
  • Rokoko Resim, Ressamları ve Tablo Örnekleri
  • CUMHURİYET DÖNEMİ RESMİ VE RESİM TOPLULUKLARI
  • Çallı Kuşağı , Ressamları, Tabloları
  • 19.yy.Çağdaş Resim Sanatımız ve Askeri Ressamlar
  • Cumhuriyete Kadar Resim Sanatımızın Tüm Özellikleri
  • ESKİ TÜRKLERDE MİNYATÜR VE RESİM SANATI
  • Maniyerizm, Ressamları, Tablo Örnekleri
  • EMPRESYONİZM ‘İN GENEL ÖZELLİKLERİ ( Edebiyat- Resim)  
  • Fovizm Resim Akımı, ressamları, Fovist Resmin Özellikleri

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...