MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Zühtü Müridoğlu Hayatı Heykel Sanatı
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 14 Nisan 2012 Cumartesi Beğen
  • TÜRKİYE'NİN İLK HEYKEL SANATÇILARI
  • Cumhuriyet Öncesi Türk Heykel Sanatı
  • Heykel Nedir
  • Heykel Nasıl Yapılır ve Yapım Teknikleri
  • Yunan Roma ve Helen Heykeciliği


Zühtü Müridoğlu





 

Zühtü Müridoğlu (1906-1992). Türk heykeltıraş. 26 Ocak 1906'da İstanbulda doğdu.1924'te girdiği Sanayi-i Nefise Mektebi'nde önce Resim Bölümü'nde  Hikmet Onat 'ın, sonra da Heykel Bölümü'nde İhsan Özsoy'un öğrencisi oldu. 1924 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi Resim Bölümü’ne giren Zühtü Müridoğlu ise daha sonra  İhsan  Özsoy’un ( bkz: TÜRKİYE'NİN İLK HEYKEL SANATÇILARI )  yüreklendirmesiyle Heykel bölümüne geçmiştir. (1)  


1928'de Avrupa sınavını kazanarak Paris'e gitti. Paris'te Collarossi Akademisi'ndeki Marcel Gimond atölyesinde çalıştı. 1928-1932 arasında özel Colarossi Akademisi'nde Marcel Gimond'un öğrencisi oldu. 



Zühtü Müridoğlu, ülkeye döndükten sonra Samsun Lisesi'nde öğretmenlik,1936-1939 yılları arasında Arkeoloji Müzesi İstanbul'da çalıştı. 12 Eylül 1932’de Alay Köşkü’nde Türkiye’de  ilk kez  kişisel bir heykel sergisi gerçekleştiren sanatçı olmuştur.1932 yılında Zühtü Müridoğlu’nın Gülhane Parkı içindeki Alay Köşkü’nde açmış olduğu sergi ise ülkemizdeki ilk heykel sergisi olarak kabul edilmektedir.(4) 


1933’de ise 1933’teZeki Faik İzer ,Nurullah Berk , Cemal Tollu, Abidin Dino ve Ressam Elif Naci' den oluşan beş ressam arkadaşıyla birlikte ‘D GRUBU’nun kurucu üyeleri arasında tek heykeltıraş olarak yerini alır. (1)  Daha sonra Arkeoloji Müzesi 'nde heykeltıraşlık yapan Zühtü Müridoğlu 1939-1947 arasında da Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nde bir yıl resim öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra1947'de girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü'nde öğretim görevlisi olmuştur.


1947-49 yılları arasında Müridoğlu yeniden Paris’e gitti. Bu dönemde Soyut Sanata ve Heykelciliğe yöneldi. 1950 yılında Paris’te çalışmalarda bulunduğu Ali Hadi Bara ile birlikte Heykel Atölyeleri’nden birinin başına geçti ve Heykellerini orada yapmaya başladı. 1950-55 arasında Ali Hadi Bara ile birlikte heykeller ve anıtlar yapıyordu. 1971'de emekli olana değin de ağaç uygulama atölyesini yürüttü.  Akademi'nin öğretim üyesi oldu. 1969'da profesör oldu. 1974'te de emekliye ayrıldı. (2) ( http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=458 )


Ali Hadi Bara ile İstanbul Beşiktaş'taki Barbaros Anıtı'nı, Zonguldak'taki atlı Atatürk ve İnönü heykelini o yaptı. Anıtkabir'deki kabartmalar, Büyükada'daki, Sivas'taki, Muş'taki, Eyüp'teki Atatürk heykelleri de onun yapıtlarıdır. Yurt içinden ve dışından çok sayıda ödül almıştır. 1979'ta Simavi Ödülü'nü aldı. Çok sayıda sergi açmıştır. Birçok yapıtı İST. RESİM VE HEYKEL MÜZESİ 'nde sergilenmektedir.




Türkiye'de Heykel Sanatının gelişmesine önemli katkıları oldu. İlk dönem yapıtlarında A.Maillol'un düzen ve uyumundan etkilendi. Figüratif heykellerinde yumuşak bir hacimlendirme yöntemi kullandı. Hadi Bara ile birlikte 1941-43 arasında Beşiktaş'taki "Barbaros Anıtı"nı gerçekleştirdi. İlk Soyut çalışmalarını 1950'den sonra yapmaya başladı. Önceleri doğal biçimleri stilize bir anlayışla Heykel ve kabartmalara uyguluyordu. 1950'lerin ortalarında geometrik Soyuta yöneldi ve heykel alanında ki bu anlayışın Türkiye'deki ilk temsilcilerinden biri oldu. 1953'te Londra Çağdaş Sanatçılar Enstitüsü tarafından düzenlenen uluslararası heykel yarışmasında "Bilinmeyen Siyasi Esir" adlı yapıtıyla ödül kazandı.


Türkiye’de Heykel Sanatının gelişmesine önemli katkıları oldu. İlk dönem yapıtlarında A. Maillol’un düzen ve uyumundan etkilendi. Figüratif heykellerinde yumuşak bir hacimlendirme yöntemi kullandı. Hadi Bara ile birlikte 1941-43 arasında Beşiktaş’taki “Barbaros Anıtı”nı gerçekleştirdi. İlk soyut çalışmalarını 1950'den sonra yapmaya başladı. Önceleri doğal biçimleri stilize bir anlayışla heykel ve kabartmalara uyguluyordu. 1950'lerin ortalarında geometrik soyuta yöneldi ve heykel alanında ki bu anlayışın Türkiye’deki ilk temsilcilerinden biri oldu. 1953'te Londra Çağdaş Sanatçılar Enstitüsü tarafından düzenlenen uluslararası heykel yarışmasında “Bilinmeyen Siyasi Esir” adlı yapıtıyla ödül kazandı.


Çağdaş akımların Akademi’de öğretilmesi ve ülkemizde heykel sanatının modern bir çizgiye başlaması 1950 yılında Ali Hadi Bara ve Zühtü Müridoğlu’nun atölye hocaları olarak görev almasıyla başlamış, Akademi’deki eğitimlerinden sonra gittikleri Paris’te soyut çalışmalardan etkilenen İlhan Koman ve Şadi Çalık’la bu dönem hız kazanmıştır.(4) Modernleşme azminde olan bir ülkenin genç sanatçısı olarak, Paris yıllarının birikimi ile sanat anlayışı derinden etkilenir. Çağdaşlık ve modernizm, Zühtü Müridoğlu için adeta bir misyona dönüşür. Değişmek isteyen bir kuşağın temsilcisidir.  Bu bakımdan sanatçı ülkemizdeki modern ve soyut fiğüratif  heykelciliğin babalarından birisi sayılmaktadır.


1980'lerde de figüratif ve soyut çalışmalarını birlikte sürdürdü. Taş,Ahşap , alçı, Bakır, demir gibi çok çeşitli malzemeler kullandı. Anıt heykelleri arasında Anıtkabir’in büyük merdivenin batı yanındaki kabartma (1953), Büyükada’daki “Atatürk Anıtı” (1965), Muş’taki “Atatürk Anıtı” (1965), Zonguldak Atlı Atatürk / İnönü heykellerini (1946) Hadi Bara ile birlikte gerçekleştirmiştir. (3) 


1977'de Sedat Simavi Vakfı Ödülü (ressam Cevat Dereli ile), 1981'de de Atatürk Sanat Armağanı Müridoğlu’na verilmiştir.(3)

Anıt heykelleri arasında Anıtkabir'in büyük merdivenin batı yanındaki kabartma (1953), Büyükada'daki "Atatürk Anıtı" (1965), Muş'taki "Atatürk Anıtı" (1965) bulunmaktadır. 1994 yılından beri her Temmuz ayında başlayan ve kısmen aralıklı olsa da gelenekselleşerek günümüze dek sürdürülen Uluslararası Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu’nun ondokuzuncusu 1-19 Temmuz 2012 tarihleri arasında yapılmıştır.





Sanatı


  


Zühtü Müridoğlu; Ali Hâdi Bara (1906-1971), NUSRET SUMAN (1905-1978), Ratip Aşir Acudoğlu (1898-1957),Prof. Hüseyin Gezer (1920), Şadi Çalık (1917-1984) ve İlhan Koman (1921-1986) ile birlikte Cumhuriyet kuşağının ilk heykel sanatçılarını oluşturur.
 

Figüratif ve Soyut anlayışta yapıtlar üreten, ülkemizdeki Heykel Sanatının öncülerinden biri olan, sayısız öğrenci, sanatçı yetiştiren bir eğitmen; sürekli araştıran, kendisiyle yarışan bir sanatçı ve sonsuz alçakgönüllü bir kişilik olan heykelcimiz Çağdaşları gibi heykel dalındaki etkinliklerin çok sınırlı olduğu bir dönemde, daha çok anıt heykelciliği türünde kendini göstermiş, zamanla özgür yaratıcı bir sanatçı disiplini doğrultusunda, değişik gereçlerle sınırını genişletmiştir. Avrupa sınavı için yapmış olduğu heykel de dahil olmak üzere (başta Barbaros Anıtı) birçok heykelinde geleneksel ölçüleri ve biçim anlayışını çağdaş düzeyde değerlendirdiği ve hocası İhsan Özsoy'un doğa paralelindeki çalışmalarını temel aldığı görülür. İST. RESİM VE HEYKEL MÜZESİ 'nde yer alan ve ağaç gereçle bakır levhaların kullanıldığı bağımsız heykellerindeyse soyut anlayış ağır basar. Ama bunlarda bile doğayı anımsatan yada doğa kaynaklı bir anlayışı düşündüren izlere rastlamak olanaklıdır. (3)


Gençlik  dönemi  yontularında Maillol’un etkisinin çok belirgin olduğunu söyleyen Müridoğlu, bunun aslında Maillol’u aşırı beğendiğinden değil, onun yapıtlarının yapısal sağlamlığından önce düzen ve uyumu ortaya  çıkaran etkisinden kaynaklandığını belirtmektedir. (1) 


Onun Soyut heykelleri, bir insan bedeninin hareket halindeki uyumsal görüntüsünü yansıtmaya yönelik bir etki yaratır. Nitekim daha yeni çalışmalarında da bu konuyu, kırmızı topraktan yaptığı küçük insan heykellerinde yeniden ele almış ve ilk heykellerini oluşturan temel işlevlere dönerek doğa kökenli duyarlığını yeniden canlandırmak is­temiştir. Bu nedenle ondaki değişmeyen kaygının, canlı bir organizmaya eşlik eden hareket uyumunda biçimlendiği söylenebilir.


Müridoğlu,  sanatının  temelindeki  anlayış  sorulduğunda, “klasik” bir anlayıştan söz edilemeyeceğini  belirtmektedir.  Evrensel boyutlara ulaşmış, kurumsal nitelikler kazanmış durumlar ve olgular için kullanılır hale gelen “klasik”  deyiminin  onun  yontuları  için kullanılamayacağını düşünmektedir. Çünkü o  yapıtlarını ne klasik çağ ile yakınlık kurulabilecek bir yapıda ne de evrensel nitelik taşıyan bir özellikte görmektedir. “Beş bin yıldır uygulanan kimi kuralları yinelemek bir yapıta kalsik nitelik  bağışlamaz kanısındayım” demektedir (1).

Zühtü Müridoğlu’nun modernden anladığı, başlangıçta Soyuttur. Onun ilk soyut çalışmaları 1950’li yılların başlarına rastlar. O zamana kadar sürdürdüğü figüratif anlayış, yerini yavaş yavaş figüre bağlı olmayan yönelimlere bırakır.(5) 

 


Düzen ve uyum, daha sonraları  çalışmalarının odak noktası haline gelen iki  kavram olacağı için önemlidir.   “Erken dönem çalışmalarında, ağaç dallarını ve köklerini ayıklayıp, cilalayarak, ya da onları ince bakır levha ile kaplayarak yaptığı ve bir bakıma “doğa arıtması” diyebileceğimiz çalışmalarını, daha sonra kendi şekillendirdiği elemanlarla  düzenlediği  kompozisyonları  izlemişti.(1) Ahşap yontu alanında da büyük ustalığa sahiptir. 1934 tarihli ‘Savaş’ rölyefi onun bu alandaki başyapıtı sayılabilir.Müridoğlu’nun doğrudan soyut olarak tasarladığı, ahşabı bakır ve demir ile birlikte kullandığı heykellerini 1980’lerde dans eden bronz kadın figürleri izlemiştir.(5) 

Zarif ve uçucu bir deseni, çamurda taze, canlı, duyarlı, yaşayan biçimler oluşturan bir modlaj üslubu vardır. Ahşapta düz perdahlanmış alanlardan kaçınır; ürperen, titreşimli yüzeyleri yeğler. Sanatı bir oyun olarak algılamış ve öyle uygulamıştır. (5) 

 


Öğrencilik yıllarından itibaren tasarladığı anıtlar, ona bir dizi ödül getirmiştir. Müridoğlu’nun Hâdi Bara ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Barbaros Anıtı (1939-1944), büyük kalitesi olan bir anıt çalışmadır. (5) 


Hâdi Bara ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Barbaros Anıtı (1939-1944), (4)  büyük kalitesi olan bir anıt çalışmadır. Ali Hâdi Bara ile gerçekleştirdikleri  diğer anıtlar:  Zonguldak Atatürk Anıtı (1941-1946), Anıtkabir kabartmalarından Dumlupınar (1951-1953), Muş’taki Atatürk Anıtı (1963-1965) ve Büyükada’daki Atatürk Anıtı (1964-1965)dır.(5) 

 

Figürlü heykellerinde Despiau ve Gimond’dan etkilenen yumuşak, sentezci ve duygulu modlenin yapıtlarına kazandırdığı sıcak hava, artık yerini malzemenin nispeten kuru etkisine bıraktı.(1)


Genel olarak sanatında vardığı noktayı anlatırken de soyut yapıtlarında dış dünya koşullarından bir etkilenmenin olabileceğini ama onu ilgilendirenin yalnızca biçimlerin düzeni, oranları ve uyumu olduğunu ortaya koyar (1) (Şekil 10).“Müridoğlu ve Bara, birlikte oluşturdukları anıtlar,  paylaştıkları atölye hocalıklarını ve 1950’lerden sonra yöneldikleri soyut heykel anlayışını Akademi’ye taşımalarıyla heykel tarihinde Cumhuriyet’in ilk  kuşak heykelcileri  olarak önemli bir yer tutarlar

 



  
Atatürk Anıtı: A.H.Bara, Z. Müridoğlu



Kaynak:

  1. Yrd. Doç. Olcay ATASEVEN,OLUŞUM SÜRECİ İÇİNDE TÜRK HEYKEL SANATINA İLİŞKİN KISA BİR DEĞERLENDİRME,Türk Sanatları Araştırmaları Dergisi Sayı 2/Cilt 1 (2011)
  2. http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=458
  3. isteataturk.com/haber/5310/zuhtu-muridoglu-ataturk-bustu
  4. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/179-cumhuriyet__d%C3%B6nemi_heykelcileri_ve_heykel_sanati.html
  5. SkyLife - Mart 2006.thy.com/tr-CY/corporate/skylife/a
  6.  www.sanalmuze.org, 
  7. www.edebiyatsanat.com, 
  8. www.bilgicik.com
  9. http://gsf.kocaeli.edu.tr/images/2012/07_temmuz_01_zmuridoglusempozyum/zmurid_ahsheykelsemp_2012_sartname.pdf
Zühtü Müridoğlu   Zühtü Müridoğlu  
Görsellerin sağlanmasındaki katkılarından dolayı Yapı Kredi Yayınları’na teşekkür ederiz.

Zühtü Müridoğlu      Zühtü Müridoğlu     




İLGİNİZİ ÇEKEN BAŞLIĞI TIKLAYIN
 

  • Heykelci Mehmet Aksoy
  • Heykelci Prof. Hüseyin Gezer Hayatı ve Heykelleri 
  • Hüseyin Anka Özkan Hayatı ve Heykelciliği
  • Yervant Osgan İlk Türk Heykelcisi ve Hocası 
  • İhsan Özsoy İlkTürk Heykel Sanatçısı ve Hocası 
  • Nijad Sirel Hayatı ve Heykelciliği 
  • Günseli Aru ve Heykelciliği
  • Heykelci, Zerrin Bölükbaşı
  • Gürdal Duyar
  • İlk Kadın Heykelcimiz Nermin Farukî
  • Ali Teoman Germaner, Hayatı ve Sanatı
  • Saim Bugay , Hayatı, Sanatı ve Detayları
  • Kuzgun Çetin Acar, Hayatı ve Heykelciliği
  • Heykelci Prof. Dr. Kenan Yontunç
  • Yavuz Görey, Hüseyin Gezer ,Hüseyin Özkan,
  • Hakkı Atamulu, Hayatı ve Heykelleri
  • Şadi Çalık Hayatı ve Heykelciliği 1
  • Kadın Heykeltıraş Sabiha Bengütaş
  • HEYKELCİ PROF. DR. MUSTAFA NUSRET SUMAN
  • Ratip Aşir Acudoğlu
  • İlhan Koman, Hayatı ve Heykelcilik Detayları
  • Zühtü Müridoğlu , Hayatı, Heykel Sanatı
  • Ali Hadi Bara, Hayatı ve Heykeltıraşlık Detayı

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, Fotoğraf, minyatür, hat ve  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...