MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Kat'ı Sanatı Tarihi Yapımı ve Malzemeleri
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 13 Ekim 2011 Perşembe Beğen


KAT’I SANATI

Kat Arapça kesme anlamına gelen bir kelimedir. Kat’ı, sanatı bu kelimeden türemiştir ve bir desenin veya yazı stilinin kâğıt veya deri gibi tabakaların üzerine oyulmasıyla yapılan Türk süsleme sanatlarından birisidir. Kağıt oymacılığı, tezhip ve cilt gibi sanat dallarıyla ilişkili olarak kullanılan bir sanattır. Kâğıt oymacılığı sanatını tezhip ve ciltçilik sanatı ile çok yakından ilişkili bir sanat dalı olarak değerlendirmemiz gerekir. Kullanım ve yapım amacına uygun olarak ciltleme ve benzeri işler için kullanılır.

Kat'ı denilen söğüt yaprağı biçimindeki bir kalemtıraşla yapılan bir süsleme sanatıdır. Katı sanatının kökeni kesme işlevini gören ve Kat'ı ( KESEN, KESİCİ, anlamına gelen ) adı verilen kalemtıraşla yapılmış olmasından dolayı bu adı almıştır. (Meydan Laorusse, Kat'ı maddesi,C. 13, Shf. 6508 )

Katı sanatı ile ilgili farklı bir tarif daha yapılmak istenirse şu şekilde de açıklamak mümkündür. " Bir kâğıt veya deri üzerindeki yazıyı, motifi, bir kalemtıraşla kesip çıkartarak içi oyulmuş olan parçayı veya çıkan parçayı diğer bir kâğıt, bir deri veya bir cam üzerine yapıştırmak suretiyle yapılan bir sanat dalıdır." (http://www.delinetciler.net/forum/el-sanatlar). Celal Esad Arseven Sanat Ansiklopedisi’nde katı sanatını şu şekilde tarif etmiştir: “Bir kâğıt veya deri üzerindeki yazıyı, motifi, bir kalemtıraşla kesip çıkartarak içi oyulmuş olan parçayı veya çıkan parçayı diğer bir kâğıt, bir deri veya bir cam üzerine yapıştırmak suretiyle vücuda getirilen işler. Bu şekil kesilip çıkartıldığı vakit içleri boş kalan kâğıt kısmına dişi ve çıkan yazı ve şekle de erkek denir ki, bu erkek veya dişi şekiller ayrı ayrı bir satha yapıştırılarak muhtelif iki levha vücuda getirilebilir. Deriden yapılan kat’ı işleri de vardır. Gerek deriden ve gerek kâğıttan yapılan işlere mukatta denildiği gibi, bunları yapanlara katta (çoğulu kat’taan) denir.”

Katı’ sanatında, kesilip çıkartıldıktan sonra başka bir yere yapıştırılan kısma “erkek oyma”, içi oyulmuş kısma ise “dişi oyma” adı verilir. Cilt sanatının şemse ve köşebent tarzındaki ince ve zarif motifleri, hüsn-i hat örnekleri, vazo desenleri tek çiçekler, buketler, tabiat manzaraları ve tasvirleri oyma sanatında en çok rastlanan şekiller olarak, cilt kapaklarında, murakka’ kıt’alarda, albümlerde ve el yazması eserlerin süsleri arasında görülür.(Rıza GÖRÜŞ,Kat’ı Sanatı,http://www.kalemguzeli.net/kati-sanati )

En eski örnekleri deri kullanılarak yapılan ve İran’ kültüründe yapılan örnekleridir. İran sanatında deri üzerinde yapılan katı sanatı 14. Yüzyıla kadar tarihlenmektedirler. Kağıt üzerinde yapılan katı sanatına dair en eski örneklere İran kültüründe 15. Yüzyıldan itibaren görülmeye başlanmıştır. Osmanlılara gelişi XVI. yüzyılın başlarında Kanuni Sultan Süleyman devrinde tezhipten sonraki en önemli süsleme sanatlarından biri olmuştur. Bu ydevre ait yazam eserlerde oyma olarak motiflerden ve çiçeklere kadar hemen her şekil denenmiştir. Kâğıt oyma sanatıyla uğraşanlara “Katı’an” (Oymacılar) denmiştir.

İnce kâğıt oymacılığı Osmanlı kitap sanatları nezdinde hususi bir mevkiiye sahip olarak değer verilen başlıca sanat dallarından biri olmuştur. Kitap ciltlerinde, kitap içi süslemelerde, hüsn-i hatlarda, yazı çekmeceleri gibi çok çeşitli türlerde katı sanatı ile ilgili başlı başına eserler verilmiş. Önemli sanatkârlar yetişmiş ve özellikle saray nakışhanesindeki katı' ustaları önemli eserlere, albümlere imza atarak devrin padişahı tarafından cömertçe ödüllendirilmiştir.

II. Bayezıt devrinde parlamaya başlayan Osmanlı ciltcilik sanatı örneklerinde iç sayfalarda kat'ı sanatı ile yapılmış süsleme örneklerinin bulunduğu görülür. Dış kapaktaki re4nklendirmelere tezat teşkil eden ama Timurlu ve Safevi katı örneklerinden farklı olarak daha sade olan ve genellikle kahverengi tonlara ve renklere önem veren katı örnekleri görülür. (Ahmet Saim Arıtan, Ciltçilik, İslam Ansk.C.7, Shf. 556 )

16. yy da her renk deriyi üretiblecek hale gelen Osmanlı dericiliğindeki gelişmelere paralel olarak her renk cilt kapağı ve Katı sanatı uygulamaları görülür. Kırmızı, vişne çürüğü, mavi, mor, nefti, zeytini, tahini renklerle Üçlü yaprak, ( seberg) gonca , ıtır, bulut, tepelik, penç ( beş), hatayi, ortabağ,( ağraf) tığ, nilüfer, gül, rumi, küfi, manzara, süslemiştir. Bu dönemde lake ve kumaş ciltle rde kullanılmış, ayrıca, deriden kumaşı andıran, kumaştan yapıldığı halde deriye benzeyen çilt ve katı sanatı örnekleri de görülmektedir.( Ahmet Saim Arıtan, Çiltcilik, İslam Ansk.C.7, Shf. 556 )

16. yüzyılın önde gelen kat’ı sanatçıları arasında; Efşancı Mehmed, Ali Çelebi, Abdülkerim Çelebi (Ali Çelebi’nin oğlu), Mevlana Kasım Arnavut, Mehmed bin Gazanfer sayılabilir. 1540 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman’ın Şehzadesi Mehmed için Hattat Ali Çelebi tarafından hazırlanan “Kırk Hadis” adlı eserin yazıları kat’ı olarak yazılmıştır.

Bu dönemin diğer önemli kat’ı eserlerinden olan ve 1540 yılında Mehmet Bin Gazanfer tarafından ta’lik hattı ile hazırlanmış Güy u Çevgan adlı kitap, mukatta yazı türünün bir şaheseridir. Ayrıca, dişi oyma kalıplarla yapılmış sayfa kenar süsleri ve deri üzerine oyma nakışlı ciltler de bu zamanın en güzel sanat eserleri arasında sayılabilir.

1650 tarihini taşıyan Şah Mahmud Nişapuri Albümü içinde yer alan mükemmel bir bahçe çalışması, gene kat’ı eserlerine en eski ve muhteşem örneklerdendir.

16. yüzyılda gördüğü rağbetle giderek gelişen kâğıt oymacılığı, 17. ve 18. yüzyıllarda da ilişkide oldukları tezhip ve cilt gibi sanat dallarındaki gelişmelere paralel bir seyirle ilerlemesini sürdürmüştür. ( A.Derya, KAT’I SANATI,ww.kaybolansanatlar.com/?tag=kati-sanati-nedir )

17. yüzyılın ilk dönemlerinde Bursalı Mevlevi Fahri Dede başta olmak üzere, Derviş Hasan Eyübi, Mahmud El Gaznevi, Nakşi Halazade Mehmed gibi üstadlar, kat’ı sanatını zirveye taşıyan eserlere imza atmışlardır. 17. yüzyıla ait kat’ı örnekleri içinde Bursalı imzalı kıtalar ve manzaralar, buketler ve çeşitli nakışlarla bezeli olan Gazneli Mahmud Albümü ile oyma çiçek süslemeli bir minyatür albümü olan Mundy Albümü gibi eserler sayılabilir.

Kat’ı sanatı 18. yüzyılda da özellikle çiçek motiflerinin zenginleştiği bir dönem olarak canlılığını sürdürmüştür. 16. yüzyıl sonlarıyla 17. yüzyıl başlarında Avrupa’da büyük bir ilgi görmeye başlayan kat’ı örnekleri, Oryantalizm akımı ile Doğuya sürüklenen batılı gezginlerin ilgisi sonucu tekniğinin de Avrupa’ya taşınması ile dünyaya mal olmuş bir sanat dalıdır.( A.Derya, KAT’I SANATI,ww.kaybolansanatlar.com/?tag=kati-sanati-nedir )

18. yy da geleneksel cilt ve Katı sanatımızın örnekleri batı dünyasını etkilemeye başlarken bizde başlaya rokoko, barok ve şah tarzı çiltcilik sayesinde katı ve cilt sanatımız yok olmaya başlamıştır. Bu süreç içerisinde geleneksel katı ve ciltçilik sanatımızı yapan ustalara rağbet kalmayınca bu sanatımızın yerine batı tarzı rokoko barok stillerini taklit eden kötü örnekler yer alamaya başlayınca muhteşem ciltçilik ve katı sanatımızın incelikleri ve ustalığı da bir daha belini doğrultamaz hale gelmiştir.

"Artık son devir ciltçilik ve katı sanatımızda özgünlük veya herhangi bir üsluptan söz etmek mümkün değildir." ( Ahmet Saim Arıtan, Çiltcilik, İslam Ansk.C.7, Shf. 556 )

YAPILIŞI:

Diğer Türk el sanatlarında olduğu gibi Katı sanatı da son derece yoğun emek, dikkat ve sabır isteyen bir sanat dalıdır. Her hangi bir kâğıt deri hafif renkli ebrular üzerinde de yapılabilir. Sanatkârın zevkine kalmış motifler, resimler uygulanabilir ya da hat örnekleri kesilebilir.

İthal pastel renkli fon kartonlarında güzel durur. Kâğıdın arkası 0,5 mm x 0.2mm. (bu kesin bir ölçü değildir 0.7mm. x 0.3mm. de olabilir) Dikey ve yatay olarak kareler çizilir, istenirse baklava dilimi şeklinde yada altı köşeli yıldızlar şeklinde de çizilebir… Yazacağınız yazı ya da yapacağınız resim bu çizilen şekillerin üzerine ters olarak çizilir. (Eğer hat yazılacaksa yazının ters yazılması gerekir) Kareler ucuna karga burun uç takılmış gretuar yardımıyla birer birer kesilir. Yazıya denk gelen kareler de yazının kenar çizgisiyle karenin içte kalan kısmı kesilir. Bu şekilde kesim işine devam edilir. Yaklaşık 50×70 ebadındaki bir kâğıtta 05×02 ebadında çizilmiş karelerle 2500–3000 civarında kare kesmeniz gerekir. Bittikten sonra dantel gibi işlenmiş yekpare bir kâğıt üzerinde bir hat ya da resim elde etmiş olursunuz.. İsterseniz arkasına başka bir kartonu da fon olarak kullanabilir hatta kestiğiniz kâğıtla fon karton arasında boşluk bırakarak derinlik kazanabilirsiniz.( Rıza GÖRÜŞ,Kat’ı Sanatı,http://www.kalemguzeli.net/kati-sanati )

 

 

KATI SANATINDA KULLANILAN MALZEMELER

Osmanlı katı sanatçılarının özel yapılmış deri ve kâğıt kullandıkları, ebrulu kâğıtlarla lake ve deri kullandıkları bilinmektedir. Katı ve ciltçilik için hazırlanmış çok çeşitli renklerde derile üretildiği görülmüştür. Kat'ı denilen ve söğüt yaprağı şekline benzeyen kesici bir alet Osmanlı sanatkârlarının ana kesici maddesi idi. Günümüzde bu tür kâğıt ve derilerin yerini teknolojik ürünler almıştır. Osmanlı katı ve ciltçi ustalarının yapıştırma işinde kullandıkları malzemeler çok net olarak bilinememektedir.

Günümüzde katı sanatını yaşatmak isteyen sanatçıların kullandıkları malzemeler ise şunlardır:

Katı sanatında ebru kâğıtları, aharlı kâğıtlar veya boyadığımız kâğıtlar başlıca malzemelerdir.. Ayrıca kalitesi uygun hazır fantezi kağıtlar da kullanılabilir.. Kesmek için ucu kıvrık küçük makas ve kretuar dediğimiz sanat bıçaklarını kullanılır. Yapıştırıcı olarak nişasta muhallebisini kullanılmaktadır. Muhallebinin uzun ömürlü olması için içine az miktar şap konulmaktadır.(İbrahim Ethem Gören,Sermayesi sabır olan sanat: Katı',Safiye Morçay Gülen ile Söyleşi, http://www.dunyabulteni.net/)

KAYNAKÇA
 

  1. Rıza GÖRÜŞ,Kat’ı Sanatı,http://www.kalemguzeli.net/kati-sanati
  2. Anonim, Katı Sanatı, http://www.delinetciler.net/forum/el-sanatlar.
  3. Meydan Laorusse, Kat'ı maddesi,C. 13, Shf. 6508
  4. Ahmet Saim Arıtan, Çiltcilik, İslam Ansk.C.7, Shf. 556
  5. A.Derya, KAT’I SANATI,ww.kaybolansanatlar.com/?tag=kati-sanati-nedir
  6. brahim Ethem Gören,Sermayesi sabır olan sanat: Katı',Safiye Morçay Gülen ile Söyleşi, http://www.dunyabulteni.net/) http://www.delinetciler.net/forum/el-sanatlar

Hazırlayan : Şahamettin Kuzucular

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, Fotoğraf, minyatür, hat ve  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...