MENÜ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
Kalemkârlık ve Kalemişi
Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen

rta Asya’dan Hint ve Çin denizlerine, Hazar, Akdeniz ve Karadeniz in kıyılarından Viyana’ya ve Mısır'dan Fas'a kadar uzanan Türk kültürü, çok farklı inanç ve sanat anlayışına sahip olan toplum ve kültürlerle yaptığı  ilim ve sanat ilişkileri nedeni ile  zengin ve benzeri bulunmayan bir kültür hazinesine sahip olmuştur. Kalem işi sanatı da işte bu tarihi maceralarda zenginleşen sanat dallarımızdan birisidir.

Kalemişi, mimaride duvarlarda, kubbelerde, tavanlarda, ahşap, taş, bez gibi malzemeler üzerine renkli boyalar ve altın varak kullanılarak yapılan süslemelerdir. Bu süslemeleri yapan kişilere 'kalemkâr', desenleri hazırlayan kişilere de 'nakkaş' denilmektedir. Mekâna mana katan sanat olarak nitelendirilen kalem işi, süsleme sanatları içerisinde önemli bir yere sahiptir

Cami, türbe, mescit, saray, kasır, köşk, yalı, konak gibi yapıların kubbelerini, tavanlarını ve iç duvarlarını sıva, ahşap, bez, taş, deri gibi elemanlar üzerine renkli boyalar, kabartma ve bazen de altın varak kullanılarak ince uzun kıllı kalem tabir edilen fırçalarla yapılan süsleme sanatına denir. Bu tezyinatı yapan kişiye de kalemkâr denir.

Genellikle mimaride iç dekoru tamamlayan süsleme sanatıdır. Kalem adı verilen ince fırçalar yardımı ile zemin üzerine desen uygulanmaktadır. Kalem işinin fresk tekniği, malakari tekniği vb teknikleri vardır. Taş, mermer, ahşap üzerine yapılan boyalı süslemeler bu teknikler arasındadır. Ahşap tuval veya ince bir bez gerilerek üzerinin süslenmesi de ayrı bir kalem işi tekniğidir. Türk sanatında kalem işi tekniği ile süslenmiş tavanlar çok tanınmıştır ve talep görmektedir.

Günümüzde yarı geçirgen kâğıtlara (eskiz kâğıdı) kurşun kalem yardımı ile çizilen kurallı ve gelenekli desenler, yarı geçirgen kâğıt üzerinde iğnelenerek delinir. Uygulanacağı yüzeye; tercihen söğüt ağaçlarından elde edilen kömür tozundan yapılan tampon ile silkelenip (silkilip) yüzeye aktarılır. Daha sonra çeşitli renkler ile muhtelif fırçalar yardımı ile boyanıp, yine ince fırçalar ile kontürlenmesi (tahrirlenmesi) sonucu elde edilen süsleme tarzıdır.

Kalem işi sanatımız nakkaş, cami nakışı, hat yazıları, duvar ve tavan bezeme işleri, ev ve işyeri, oturma odası, salon, çocuk odası nakışlama, süsleme ve tarihi yapıları yenileme  amaçlı olarak günümüzde de yaşama alanı bulmaya çalışmaktadır.

Osmanlı mimari eserlerinde çok yoğun olarak kullanılan kalem işi tekniği ile yapılmış çok sayıda bina ve süslemeleri son dönemlerdeki  bazı yenileme çalışmalarında  orijinal nakışların tahribata uğramasına sebep olmuş, ancak çok az bazı eserlerin orijinalliği korunarak onarılabilmiştir. Özellikle ahşap üstü kalem işlerine müdahale edilememiştir.

 

Osmanlı imparatorluğu döneminde erişilmesi zor bir zirveye taht kurmuştur. Kalem işi ise bu köklü uygarlığın, Orta Asya’dan günümüze kadar gelişerek Osmanlı döneminde özellikle de “klasik dönem” diye ifade ettiğimiz 16. ve 17. yüzyılda diğer sanat dallarımız gibi olgunlaşarak zirveye oturmuştur. Osmanlı mimarisinin 18 yy kadarki üstün örneklerinin ve özgün kalemişi sanatkârlığının tam manasıyla günümüze ulaşamamış olmasının nedeni 18. ve 19 yy da geleneksel kalemişi sanatımızın yerine  batı etkisi ile oluşan ampir, barok, rokoko üslubu Kelemişlerinin uygulanmaya başlanmış olmasıdır. Bu süslemelerin yabancı ustalar tarafından yapılmış olması, Osmanlı kalemkarlarının ve kalem işi nakkaşlığının işlevini düşürmüş , hatta 15-16yy dan günümüze ulaşan özellikle sıva üstü kalemişi örneklerini azaltmıştır.

 

Batı zevkine uygun kalem işi örneklerinin ve kalemkârlarının tercih edilmeye başlanması Osmanlı kalemkârlığının ve nakkaşlarının önemini azaltınca bu sanat dalımızda iyi ve yetenekli ustaların artık yetişmemeye başlamasına, bu sanatın inceliklerinin parlak günlerinden günümüze taşınamamasına sebep olmuştur. Mükemmel kalem işi örneklerimizin eskimesi sonucunda bilinçsiz kişiler tarafından üzerlerin  boyanması, temizlenmeye çalışılması, yıpratılması ve özgünlüğüne uyulmadan kafalara esildiği şekilde restorasyonlarının yapılması, özgün örneklerinin günümüze kadar taşınmasına da engel olmuştur.

Osmanlı kalemişi nakkaşçılığında ilk zamanlarda geometrik ve Edirnekari ,Rumi ve Hatayi motifler, geç dönemlerde ise Barok ve Rokoko motifler ağırlıklı olarak kullanılmıştır.( Gamze TATLIDİL,KALEM NAKŞI,http://www.restoraturk.com/)

 

 

KALEM İŞİ İLE SÜSLEME NASIL YAPILIR.

 

Ahşap, Taş, Sıva veya deri yüzeylere uygulanacak olan süslemeler için önce şablon olarak hazırlanmış motiflerin yüzeye aktarılması işlemi yapılır.

Geleneksel yöntemlerde ahşap, taş, deri, mermer veya sıva olan  yüzeye motif aktarma genellikle aşağıdaki şekillerde olmaktadır.

Kömür tozuyla aktarma:

Bu yöntemin en fazla kullanılan yöntem olduğu tahmin edilmektedir. Meşe odunu ile motiflerin yüzeye aktarılması kömür tozunun özelliği yüzeyden rahat silinmesi ve boyaya karışmamasıdır. Hazırlaması biraz zor ama uygulaması çok pratiktir. Bir kağıt üzerine çizilmiş motifin desenleri iğne ile  tüm hatlarını belirtecek şekilde delik delik üzerinden gidilir.

Meşe odunu kömürü dövülerek toz haline getirilir. Kömür tozu ince geçirgenliği olan (Bayan çorabı gibi) bez içerisine konur. Motif yüzeye sabitlenir. Hazırlanan bez tampon hafif darbelerle motif üzerinde gezdirilir. Kömür tozu iğne deliklerinden geçerek ahşap yüzeye yapışır. Daha sonra motif yüzeyden yavaşça, aşağı yukarı oynatmadan kaldırılır. kaldırılır. Böylece motif yüzeye aktarılmış olur.

Geleneksel yöntemlerde ise ahşap yüzeye motif aktarma genellikle aşağıdaki şekillerde olmaktadır. Kömür tozuyla aktarma: Bu yöntemin en fazla kullanılan yöntem olduğu tahmin edilmektedir. Sadece ahşap yüzeye değil; duvar gibi kalem işi yapılacak birçok yüzeyle uygulanmıştır.

 

Karbon aracılığıyla aktarma:

 

1. yöntemde motif ters çevrilerek motif üzerinden Hb veya 2b gibi kalemlerle çizilir. Daha sonra bu çizilen yer aşağı gelecek şekilde yüzeye sabitlenir üzerinden tekrar çizdiğimizde önceki çizdiğimiz çizgiler karbon görevini görür. Böylece motif yüzeye aktarılmış olur. Bu yöntem özellikle karton gibi yüzeylere aktarmada çok etkili ve kullanılışlıdır.

 

2. yöntemde ise karbon kâğıdı motifin altına konur. Motif yüzeye sabitlenir. Motif üzerinden kurşun kalemle çizilerek yüzeye aktarma işlemi yapılır.

Motif yüzeye aktarıldıktan sonra, önce motif üzerinde kestirme atıp daha sonra kestirmeler arasında kalan motif zeminini boyayıp en son ise kontur çekerek motifin ortaya çıkarılması sağlanır.

Motif içi zemin boyama Motife kestirme attıktan sonra uygulanır. Motifin içini oluşturan boşluklar boya taşmayacak şekilde özenle boyanır. Motif boyama işleminin en az hata ile yapılabilmesi için motif eğrileri üzerinde kestirme atılır. Böylece motifin kontur sınırları belirlenir. Motif içi zeminin ise rahat boyanması sağlanır. Fırça olarak yüzeyin genişliğine göre uygun ebatlarda bezeme fırçaları kullanılır. Kontur motifin sınırlarını belirleme ve motife nitelik verme işlemidir. Kestirme atılıp zemin boyama işlemi bittikten sonra en son kontur çekilerek motif tamamlanır. Kontur çekme motif boyamanın en zor kısmıdır. (Ergin AKTAŞ,Ahşap Bezemede Motifi Hazırlama,http://www.restoraturk.com/)

 

KALEMİŞİ SANATINDA KULLANILAN TEKNİKLER

1) Sıvaüstü kalemişileri

2) Ahşapüstü kalemişleri

3) Taş- mermerüstü kalemişleri

4) Deri-bezüstü kalemişleri

5) Malakari

( MEB- MESLEKÎ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

1) Sıvaüstü kalemişleri

Camii ve Türbe gibi yapılarda görülen sıva zeminine sürülen kireç üzerine yapılan tekniktir.

Kullanılan malzemeler toprak ve bitkisel kökenli toz boyalar, arap zamkı (Zamkı arabi) ve yumurta akıdır. Bugün ise plastik boya nispeten doğal olan toz boyalar ve beyaz tutkal kullanılmaktadır. Ayrıca zaman zaman zemine alçı ve macun çekilerek yağlı boya kullanılarak kalemişi yapılmaktadır. Sıva üstü Kalem işi örnekleri olarak Üsküdar Atık valide camii, Eminönü Yeni camii, Üsküdar Aziz Mahmut Hüdayi camii ve türbesi, Sultanahmet camii vb. gösterebiliriz.

 

2) Ahşap üstü kalemişleri

 

Özellikle (15-16yy’da) dini ve sivil mimarimizde Müezzin mahfi tavanlarında ve dolap kapaklarında kullanılan bir tarzdır. Bugünlere ulaşan örneklerin çok olması yapıların iç mekânlarında kullanılarak dış etkenlerden arındırılması ve bu gibi çalışmaların üzerine uygulanan lake tekniğinden dolayıdır. Lakenın anlamı şapla kestirilmiş yumurta akı ( aher ) veya Osmanlı beziri, gaz veya tinerile inceltilerek oluşan şeffef bir sır tabakasına verilen isimdir. Edirnekari motifleri, genelde çiçek, yaprak ve meyvelerden oluşur. Bu motifler ahşap, karton ve deri üzerine işlenerek. Edirnekari oluşturulur. Kapı, dolap kapağı, kepenk gibi ahşap elemanlarda kullanılır. Ayrıca bu tür çalışmalarda kabartma tekniği üzerine altın varak bol miktarda kullanılmıştır.

 

3) Taş – mermer, mermer üstü Kelemişleri Tutkallı toz ve yağlı boya malzemesi kullanarak yapılan bir tekniktir. Ayrıca desenler içerisinde altın varak da kullanılmıştır. (Kadırga sokullu paşa camii)

 

4) Deri- bez üstü Kelemişleri

Ahşap tabla (yapı) üzerine deri veya bez (muşamba veya amerikan bezi ) gerilerek yapıştırılıp uygulanan bir tekniktir. Üzerine tutkalla sulandırılmış üstübeç veya litopan sürülerek yağlı boya ve toz boyalarda uygulanmaktadır. Özellikle 17 yy’da başlayan moda akımı olan ampir, barok üslup çalışmalarında uygulanmıştır. Bu tekniğin duvarlara uygulanmış örnekleri de bulunmaktadır. ( Yıldız sarayı cariye odası iç bölümleri )

 

5) Malakari Kelemişleri

Osmanlı mimarisinde kubbe, tavan ve duvarlara yapılan alçı kabartmalı ve boya ile yapılan süsleme tarzı.

Mala ile yapılan alçı süsleme denmektedir. Bu teknik kendi içinde 4 bölümde incelenebilir.

 

a) Normal malakari

Horasan harçlı zemin üzerine 1- 2 mm inceliğinde alçı sıvanır. Kuruduktan sonra üzerine kullanılacak renkler, desenlerin taksimatına göre o alanlara sürülür. Daha sonra 3-4 mm kalınlığında sirke ile çürütülmüş alçı sıvanır ve hemen desenler tozlanıp özel hazırlanmış bıçaklar ille eğimli kesilerek desenler kabartmalı olarak ortaya çıkartılmış olur. (Eminönü yeni camii )

 

b) Müzeyyen malakari

Bu teknikle motiflerin iç bünyeleri oyularak desende detaylar sağlanmış olur.

 

c) Hendese malakari

Geometrik formatlardan oluşan tarzdır.

 

d) Rölyef malakari

Mermer oyma işçiliğinde olduğu gibi detaylar balirlenerek zeminle desenin yanlarından kaynaşması sağlanarak kesilme işlemi yapılır. En son olarak kullanılacak renkler ince kıllı fırçalar ile boyanır. (Anonim,Türk Süsleme Sanatları - Kalem işi.msxlabs.org/forum/satirlarla-turkiye)

http://farm1.static.flickr.com/231/495909480_84e52d8218.jpg

 

AŞI BOYASI:

 

Tarihi ahşap yapıların cephe boyası olarak kullanılan aşı boyası, Osmanlı Beziri, Oksit Sarı, Kırmızı Aşı, ve Neft karışımıyla elde edilmektedir.

 

 

KAYNAKÇA
  • Anonim,Türk Süsleme Sanatları - Kalem işi.msxlabs.org/forum/satirlarla-turkiye
  • MEB- MESLEKÎ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ
  • Gamze TATLIDİL,KALEM NAKŞI,http://www.restoraturk.com/
  • Ergin AKTAŞ,Ahşap Bezemede Motifi Hazırlama,http://www.restoraturk.com/r

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...