MENÜ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
DEPREM GERÇEĞİ KARŞISINDA İNSANOĞLU
Ekleyen : Sevim Kınalı , 07 Ağustos 2017 Pazartesi Beğen
     DEPREM GERÇEĞİ KARŞISINDA İNSANOĞLU
     Yavaş yavaş sallanan avizeler,  evin beşik gibi sallandığını hissetme, tam olarak ne yapacağına karar verememenin şaşkınlığı ve çaresizliği...Belki de bunların hiçbirini yaşamadan,  birkaç saniyede her şeyin yerle bir olması... 
     17 Ağustos 1999  Marmara depreminin 18.yıldönümü yaklaştı. Yine depreme dair anlar ekranlarda görünecek, acılar tazelenecek. Depremde hayatını kaybedenler, çeşitli etkinliklerle anılacak. Deprem gerçeği hakkında programlar yapılıp depreme hazırlıklı olmamız gerektiği dile getirilecek. Depremden değil depreme hazırlıklı olamamaktan korkmamız gerektiğinin altı çizilerek depreme dayanıklı yapılaşmanın önemi vurgulanacak. Deprem anında ve  sonrasında neler yapmamız gerektiği konusunda bilgilendirmeler yapılacak. En önemlisi de yetkililerin daha sorumlu ve duyarlı davranmaları gerektiği dile getirilecek. Yapıların depreme dayanıklılığı, afet sırasında ve sonrasında karşılaşılabilecek tüm olumsuzluklar tekrar masaya yatırılacak. Tabii önemli olan, bütün bunların konuşmalardan ibaret olmayıp ciddi bir yaklaşımla vakit kaybetmeden hayata geçirilmesidir. 
     Bu yazıyı kaleme almak için biraz erken davrandığımı düşünebilirsiniz. Belki garip karşılayacaksınız ama samimi olarak bir paylaşımda bulunmak istiyorum. Daha bu sabah uyanmaya yakın gördüğüm bir rüya beni bu yazıyı kaleme almaya yönlendirdi. O kadar etkisi altında kaldım ki güne biraz keyifsiz başladım. Bazılarınız şunu geçirebilir aklından: “Rüyadan yola çıkarak yazmaya gerek yok. Birçok depremde gerçeğine tanık olduk.” Haklısınız ama her şey o kadar netti ki yaşamış gibi oldum. Binaların sallanması,yükselen dalgaların, insanları, araçları, her şeyi alıp götürmesi… Bir anda yok olan yaşamlar ve mutlu anları yaşadığımız mekânların dümdüz olması ve enkazın altından sevdiklerini çıkarmaya çalışanlar...
     Yaşamın darmadağın olduğu anlara tanıklık etmek ve o anları anlatmaya çalışmak çok zor. O anlarda en büyük teselliniz sevdiklerinizin yaşadığını görmek oluyor. Pencereden baktığımda birçok bina dümdüz olmuştu. İnsanların feryatları ve olayın en sıcak anları gözümün önünde gerçekleşiyordu. Evdekilerin çaresizliği ve benim onlarla olan diyaloglarım o kadar canlıydı ki! Her şey o kadar canımı yaktı ki uyandığımda hep o görüntüler geçti gözümün önünden. Evet... Deprem ve diğer doğal afetler insan hayatının acı bir gerçeği ama kendimizi daha güvende hissedebilmek içinde yapabileceğimiz birçok şey var. 
     İnsanoğlu doğal afetlere karşı hazırlıklı ve bilinçli olmalı. Güçlü durmalı ve hayat koşuşturmasına dalıp bu gerçeği ihmal etmemeli. Tedbiri elden bırakmayarak ve hep birlikte yaşama  tutunarak doğal afetler gerçeğini de unutmadan hayata devam etmeliyiz. Sevinçte, tasada ve her türlü doğal afette, en zor zamanlarda, hayata devam etme dirayetini gösterebilmeliyiz. 
     Bilinçle, inançla ve kararlılıkla "hayata devam " demeliyiz. Umuyorum ve diliyorum ki bütün kötü anlar bir rüyadan ibaret olsun. Ama biz yine de o anları yaşayacakmışız gibi hafızalarımızdan silmeyelim ki daha sorumlu ve bilinçli davranalım.
      Tüm insanlığın, doğal afetler karşısındaki bilincinin ve mücadele etme inancının artması dileğiyle!
 
7 Ağustos 2017
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...