MENÜ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Ses Ve Öfke (The Sound And The Fury) William Faulkner
Ekleyen : ESA , 24 Mart 2015 Salı Beğen

FAUKNER’E DAİR ANEKTODLAR

“Faulkner, kendi yaşamasından ve yaratmasından başka hiçbir şey düşünmüyormuş sanki. Sık sık Oxford’un ortasındaki alandan yürüyerek geçerken selâm almakta  kusur etmezmiş ama, gözlerinde daima uzak bir ışıltı, nerdeyse görmeyen bir bakış olurmuş.”

Eserlerinin çoğunu yayımlayan firmanın ortağı Faulkner’a yazdığı iş mektuplarına cevap almadığından, yakınmış. Faulkner cevap vermiş: “Sizden mektup gelince, Mr. Cerf, hemen açıyorum, iyice silkeliyorum, eğer içinden çek düşmezse unutup gidiyorum.” [1]

Bir kere ünlü balerin Alicia Markova ziyaretine gelmek istemişti de Faulkner şöyle bir cevap yollamıştı: “Söyleyin o hanıma, kendisiyle görüşemeyeceğime üzülüyorum ama, daha önce verilmiş sözüm var: Tilki avına gideceğim.”

10 Kasım 1950 günü Nobel Edebiyat Armağanını kazanmış olduğu haberi gelmişti. Daha önce, 1946 yılında da Nobel için aday gösterilmişti.

Nobel müjdesi geldikten bir hafta sonra, Faulkner birkaç, günlüğüne ava gitti. Av arkadaşları ne yapacaklarını, ne diyeceklerini şaşırmış gibiydiler. Bir tanesi dedi ki: “Bill, 30 bin dolar alacakmışsın o armağan için. Artık bizimle, ava çıkmaya tenezzül etmezsin herhalde?”Faulkner dedi ki: “Boş ver canım, para bu. İsveç’te geyik eti yok ki.” [2]

 

SES VE ÖFKE

Ses ve Öfke (The Sound and The Fury), Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar William Faulkner’in 1929 yılında yayımlanan dördüncü romanıdır. Pek çok eleştirmen-  ve Faulkner’in kendisi dahi-  Ses ve Öfek’nin yazrın en iyi romanı olduğunu söylemiştir. [3]

Ses ve Öfke , yüzyılın klasikleri arasına girmiş,  Faulkner’in “kendine özgü yoğun dili ve kurgusuyla, yaşananları, düşünülenleri, yayılan ya da sıkışan duyguları tüm bir atmosfer içinde  göstermiştir.”[4]

Roman, ayrı ayrı bakış açılarıyla anlatılan  dört bölümden oluşur.  İlk bölüm zihinsel özürlü olan olan Benjy nin ağzından ben diliyle  anlatılmıştır, ikinci bölüm ise Benjy’nin kardeşi Quentin’in intihar ettiği gün aklından geçenlerden, üçüncü bölümdiğer erkek kardeş Jason’ın ağzından anlatılmıştır. Dördüncü bölüm ise her şeyi bilen  Tanrısal bakış açısına sahip hikâyeci tarafından anlatılır.

 

Konusu

Romanın konusu ABD’nin güneyinde yaşayan Compson ailesinin dağılışı, Jason Lycurgus Compson’ın varisi Compson ailesinin çöküşüdür. Zihinsel engelli oğul Benjy’nin, suçluluk ve onur duyguları, azap çeken ağabeyi Quentin’in, sert, mantıklı ve kurnaz erkek kardeş Jason ile  ailede yaşananlar yavaş yavaş açığa çıkar. Kız kardeş Candace’ten Jason’ın vasiliğini aldığı yeğeni Quentin’e, zenci hizmetçi Dilsey’den torunu Luster’a pek çok karakterin   trajedisi romanın konusudur.

 

ROMANDAKİ KİŞİLER

Jason Campson: Campson ailesinin reisi. Alkolik, sorumsuz, zayıf karakterli , ailesine düşkün ama ailesine faydası olmayan biri.

Caroline Bascomb Campson: Jason’ in  ben­cil, yalnızca kendini düşünen, çocuklarıyla ilgilenmeyen karısıdır. Encak da  Jason’ı sevmektedir.

Quantin Campson (3): Ailenin HarwardÜniversitesinde öğrenim gören huzursuz, kendisine varlıkla ilgili sorular soran, cevaplar bulamayan, sonunda intihara sürüklenen büyük çocuğudur.

Candace Compson: Ailenin tek kız çocuğudur. Güzel, fedakâr bir kızdır. Aile içinde Caddy ismini kullanır.

Jason Compson: Üçüncü çocuktur. Kaba, paraya düş­kün, bencil bir insan.

Benjy Compson: Ailenin geri zekâlı son çocuğudur.  . Kardeşi Caddy’ye düşkündür.

Miss Quanten: Caddy’nin 17 yaşındaki havaî kızı. Ananesi, dayısı Jasonve Benjy ile yaşar. Güzel, asi, ahlaksız bir kızdır.

Maury Amca: Bayan Campson’ın erkek kardeşidir. İş­siz, zevkleri için yaşayan bir tiptir.

Dalton Arnes: Caddy’nin sevgilisidir. Romanda üstü örtülü olarak Miss Quanten’in babası olduğu anlatılır. Egoist, ahlaki değerleri olmayan bir kahramandır.

Herbert Head: Caddy’nin kocasıdır. Hilekâr, zengin biridir.

Dilsey: Compsonların zenci hizmetçisidir. Compson ai­lesini ayakta tutan bir kişidir.

Luster: Dilsey’in torunudur. Benjy’ye bakmaktadır.

Gerald, Spoade, Shreve: Quanten’in arkadaşları. 

 

sesROMANIN ÖZETİ

Romanın ilk üç bölümünün her biri Compson ailesinin bir başka üyesi tarafından anlatılmaktadır; ilki Benjamin (Benjy) tarafından, ikincisi Quentin tarafından ( Jason III’ün oğlu olan) ve üçüncüsü ise Jason IV tarafından anlatılır. Okuyucular dördüncü bölümü Compson’ların ihtiyar zenci hizmetkarı Dilsey’nin anlattığını farkederler fakat bu üçüncü tekil şahıs ağzından bir anlatımdır. Romanı üç erkek kardeş ve bir hizmetkar anlatır ancak romanın merkezini aslında kız kardeş, Caddy oluşturur. Erkek kardeşlerden her birinin Caddy’nin önüne gelenle yatıp kalması hakkında farklı bir görüşü vardır. Benjy’ye göre Caddy onun şefkatli bakıcısıdır; Caddy’nin evliliği ve ahlaksız yaşam tarzından kaynaklanan yokluğu Benjy’nin hayatını cehenneme çevirmiştir. Quentin için, Caddy’nin ahlaksızlığı İç Savaş öncesi Güney’deki aile onurunun zedelendiğine dair bir işaret ve onu (Quentin) intihara sürükleyen olaydır. Jason’a göre ise Caddy’nin bu durumu onun iş fırsatını kaçırmasına sebep olmuştur ; fazlasıyla zahmetli olan masa başındaki işinin ve aynı zamanda da, onu soyup soğana çeviren hastalık hastası annesi, zihinsel özürlü kardeşi, isyankar gayri meşru yeğeni ve hizmetkarlarının ailesiyle eve tıkılıp kalmasının nedenidir.Romanın son bölümündeki anlatım Caddy’nin yaşam tarzı hakkında daha tarafsız bir tutum sergiler. Faulkner, romanın içinde olmayan Caddy karakteri ve onun hikâyesi etrafında döndüğünü bizzat doğrulamıştır; yazar çamurlu külotuyla ağacın tepesindeki küçük bir kız imajı olan basit bir fikirle yola çıktığını ve bunun “Alacakaranlık” isminde kısa bir öyküye dönüştüğünü söylemiştir; fakat Caddy karakterini o kadar sevmiştir ki bu kısa öyküyü bir romana çevirmiştir.

İlk üç bölüm bilinç akışı tekniği ile yazılmıştır, bu teknikte yazar karakterin düşüncelerini olaylara ve oluş sırasına çok dikkat etmeksizin olduğu gibi aktarır. Teknik en fazla Benjy’nin bilincinin zamanla geçmişten geleceğe atladığı ve geçmişteki olayları şimdiki zamandaymış gibi anlattığı ilk bölümde kendini belli eder. Quentin’in bölümü onun huzursuz ruh halinden dolayı zaman zaman benzer sekmeler yapsa da biraz da düzenlidir. Jason’ın bölümü ise neredeyse tamamen kronolojik olup ilk iki bölümden çok daha düzenlidir. Romanın okunmasını kolaylaştırmak amacıyla Faulkner bir keresinde farklı zaman dilimlerinin renkli bir mürekkeple basılması önerisinde bulunmuştur fakat bu fazlasıyla masraflıdır. Bunun yerine, ilk bölümde zaman değişimini belirtmek için bazı cümleleri italik olarak yazmıştır. Ancak italik yazılara rağmen hikâyenin okunması zordur.

Romanın çoğunun geçtiği ilk üç gün içerisinde pek fazla olay yaşanmaz; aksine bilinç akışı tekniğiyle yapılan anlatım, okuyucuyu Compson ailesinin tarihine götürüp bozulmakta olan bu Güneyli ailenin yaşamına ilk adımı attırır. Ailedeki sorunlu ilişkiler hepten sıradan fakat bir hayli trajik olup okuyucuyu derin bir girdaba doğru sürükler.[5]



  • [1] Talat Sait Halman, W. Faulkner, http://gunfrfd.blogspot.com.tr/2010/02/william-faulkner_07.html
  • [2] Talat Sait Halman, W. Faulkner, http://gunfrfd.blogspot.com.tr/2010/02/william-faulkner_07.html
  • [3] http://www.gradesaver.com/classicnotes/titles/fury/about.html
  • [4] http://www.idefix.com/kitap/ses-ve-ofke-william-faulkner/tanim.asp?sid=D2U8W5XMT7EQS22ZYTB1
  • [5] http://tr.wikipedia.org/wiki/Ses_ve_%C3%96fke_(roman)

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...