MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Körlük (Blindless ) Hakkında ve Özeti Jose Saramago
Ekleyen : ESA , 07 Haziran 2015 Pazar Beğen




Körlük özgün adı Blindless adlı roman  1998 de Nobel Edebiyat Ödülünü de  almış olan   Portekizli yazar Jose Saramago' nun bir eseridir.

Jose Saramago, bu romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, “kişilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortamı “ körlüğe benzeterek bulaşıcı körlük sembolü  ile anlatmak istemiştir.  Körlüğü bir metafor olarak kullanan yazar bu romanında insanların içinde hayvani duyguları ve  insani erdemleri başarıyla yansıtmıştır. Roman pek çok dile çevrilmiş , yazarının  Nobel Ödülü almasında büyük bir katkıda bulunmuş,  bakmak ve görmek arasındaki farkı insanlara izah eden bu roman oldukaçsevilmiş tir.

Romanda körleşme felaketine uğrayan insanların içine düştükleri durum Nazi toplama kamplarında yaşananların durumunu   andıran bvir yaklaşımladilegetirilmiştir. Körlük Romanı  özgün adı  Blindless ile  sinemaya da uyarlanmıştır.

 

KONUSU

“Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken ansızın körleşiyor. Körlüğü, başvurduğu doktora ve doktorun karısı hariç herkese  bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlâki değerleri yok etmeyi  de başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte körlükten kurtulan tek kişi, göz doktorunun karısıdır.”[1]

 

ROMANIN ÖZETİ

Arabasının içinde yeşil ışığı bekleyen adam birdenbire kör olur.  Adam korku ve caresizlik içinde kalmıştır.

Arabasında kör olan adamın yardımına giden hırsız, ve bu iki adamı tedavi etmeye çalışan doktor  ve yanındaki tüm çalışanlar da kör olmuştur.  Doktor’un karısı hariç  bu insanlarla temasa geçen her kes kör olmaya başlar. İktidar derhal çözümü bularak bu insanları  akıl hastanesine kapatır.; Hastane görünümlü  bu Hapishanenin tarihi, gözetim altında tutma ve cezalandırmanın tarihidir.

Tutsaklık günleri  anonslarla  başlar.  Kimse dışarıya çıkmayacaktır. Özgürlük isteminin cezası ölümdür.. Günler geçerken  körlük  bütün ülkede yayılır. İlk başlarda her şey kontrol altında gibi görünse de, hastalık iktidarı da  bulaşır.

Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün şehre yayılır; öldürücü olmasa da bütün etik değerleri yok etmekte, insanlar , görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olmaktadır. Ancak iktidar “ her şey kontrol altında “ demektedir. Fakat hiç bir şey eskisi gibi değildir. Adı belirsiz bu ülkenin başkentinde seçim günü kimse oy vermeye gitmez, sonraki seçimde ise oyların yüzde 83 ü boş çıkmıştır. Bu durum bozguncu bir örgütün işi olduğunu düşünen hükümet sıkıyönetim  ilan eder.

Gerçekten de düzen ve  demokrasi çıplak gerçeği  saklamaya çalışmaktadır. Körler  grubunu kurtuluşa doğru yönlendiren  ve salgından etkilenmeyen tek kişi olan doktor ve  karısı, körleri kurtarmaya çalışmaktadır.

Hastane görünümlü bu yeni hapishanede sayı her geçen gün artmakta ve bireyler oto kontrolü yavaş yavaş  kaybetmektedir. Çeteler kendi hükümdarlıklarını ilan etmeye çalışmakta ve zulüm ederek diğer körleri sömürmek istemektedir. Çeteler, ölümler, ve açlık sıradan halegelmiştir.  iletişim araçları baş döndürücü  bir hızla gelişmekte  iken İnsanlar onurlarını yitirmeye  ve uyuşmaya başlamıştır.

Zamanla doktor, karısı ve çevresindekilere karşı  tavizler koparmakla işe başlayan, bir çete   insanları gözlerini kırpmadan öldüren  katiller şebekesi haline gelmiştir.  Kör taklidi yaparak içerideki insanlara yardım etmeye çalışan  Doktorun karısı baskı yapan çetenin başının  boynunu parçalar.Bir insanı öldüren  doktorun karısı bir insanın ne tamamen iyi ne de tamamen kötü olmayacağını düşünür.
Karantina bölgesinde büyük bir yangın çıkar. Hastalar bu  yangın sayesinde kurtulur.

Artık ülkede gören kimse kalmamıştır. Karentinadan kurtulanlar   hayatta kalmak için uğraş vermeye başlamıştır. Doktorun karısının gözlerinin görmesi, ve olaylar karşısındaki sakin duruşu sayesinde , ayakata kalmaya çalışmaktadırlar.

Hastalar doktorun evine ulaşır. Eski kurallar hatırlanır ve yenibir düzen kurulamaya çalışılır.  Salgın bitmiş ve herkes tekrar görmeye başlamıştır. Doktorun karısı ise her an beklediği körlüğün artık kendisini bulduğuna inanır, ancak gördüğü herkes onu da görmektedir.



[1] http://www.idefix.com/kitap/korluk-jose-saramago/tanim.asp?sid=R3OS5B9UC88RTH4WXH3E





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...